T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/217 - 2025/1591
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/217
KARAR NO : 2025/1591
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25.04.2023
NUMARASI : 2022/880 Esas 2023/296 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 12.12.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07.01.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
Davacı vekili, 10.06.2019 tarihinde davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari taksinin Bülbülderesi Caddesi üzerinde ters istikamette seyir hâlindeyken bindiği dolmuştan inen dava dışı ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'ın yaralanması nedeniyle ... tarafından davacı şirket aleyhine Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/656E. sayılı dosyası ile açılan davanın yapılan yargılaması sırasında davacı şirket tarafından ...'a 45.000,00 TL tazminat ödemesi yapılarak sulh olunduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'ın ağır kusurlu olması nedeniyle rücu şartlarının oluştuğunu, şimdilik ödenen 12.000,00 TL'nin rücuen alacağın tahsili amacıyla Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2021/4380E.sayılı dosyası ile davalılar aleyhlerine başlattıkları ilâmsız icra takibinde davalıların borca haksız olarak itiraz etmeleri üzerine takibin durdurulduğunu belirterek Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2021/4380E.sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali ile davalıların alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, kaza tarihi olan 10.06.2019 tarihinde kazanın gerçekleştiği Bülbülderesi Caddesi üzerinde "ters yöne girilmez" tabelasının bulunmadığını, olay tarihinden daha sonraki bir dönemde kolluk kuvvetleri tarafından taktırıldığını, rücu şartlarının oluşmadığını, dava dışı ...'ın kaza sonrası düzenlenen adli tıp raporunda, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek dahi bir lezyona rastlanılmadığının belirtildiğini, 45.000,00 TL tazminat ödemesinin de haksız olduğunu, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., meydana gelen kaza nedeniyle kendisine atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı sigorta şirketine sigortalı davalı ...'ya ait aracın sürücüsü ...'ın meydana gelen olayda tamamen kusurlu olduğu, yaya ...'ın meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı, olayın oluşumunda sürücünün ağır kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceği, davacı sigorta şirketi lehine rücu koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı adına kayıtlı aracın kaza yaptığını, kazada zarar gören üçüncü kişiye davacı şirket tarafından ödeme yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün ağır kusurlu olması nedeniyle davacı lehine rücu koşulunun oluşması üzerine başlattıkları icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali isteminde bulunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İtirazın iptali talep edilen Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2021/4380E.sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı ... Sigorta Şirketi tarafından 12.000,00 TL asıl alacak, 82,85TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.082,85 TL'nin tahsili amacıyla davalılar ... ve ... aleyhlerine genel haciz yoluyla ilâmsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılardan ...'a 30.03.2021 tarihinde, ...'ya 31.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'nın 01.04.2021 tarihinde, ...'ın ise 02.04.2021 tarihinde borca itiraz ettikleri ve takibin durduğu, itirazın iptali talepli olarak eldeki davanın 24.06.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2023 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 17.830,00 TL olarak belirlenmiştir.
Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 17.830,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 17.830,00TL'lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilen bölümü 17.830,00 TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (HMK 341/4)
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; itirazın iptali talep edilen takip miktarının 12.000,00 TL asıl alacak, 82,85TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.082,85 TL'ye ilişkin olduğu ve ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş olup hüküm altına alınan miktar itibariyle davacı yönünden kesin olan bu karara karşı davacı istinaf yasa yoluna başvuramaz.
HMK'nun 346. maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması hâlinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
Açıklanan nedenlerle dava konusu icra takibine dayanak alacağın miktarının, 12.000,00 TL asıl alacak, 82,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.082,85 TL olduğu dikkate alındığında karar verilen miktarın kesin nitelikte olduğu anlaşılmış olup kesin olan karara karşı istinaf yasa yoluna başvuramayacağından davalı ...'ın istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK'nın 341/4.maddesi gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,
2-Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,
3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tebliği, kesinleştirme ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.