T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/261 - 2025/1594
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/261
KARAR NO : 2025/1594
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07.12.2023
NUMARASI : 2023/219 Esas 2023/766 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 12.12.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07.01.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 16.08.2020 tarihinde, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığını ve malul kaldığını, kaza tespit tutanağına göre ve Ankara 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/445E. sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05.01.2023 tarihli rapora göre ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kusurlu olduğunu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 04.04.2023 tarihli rapora göre davacının 16.08.2020 tarihli trafik kazasına bağlı engellilik oranının %5, tıbbi iyileşme süresinin 3 ay, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiğini, davacının Selçuk Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi programından mezun olduğunu ve Gıda Teknikeri Uzmanı olarak mesleğe başlayacakken meydana gelen kaza nedeniyle mesleki faaliyetine başlayamadığını, maddi tazminatın öğrenim gördüğü programdan mezun olan kişilerin ortalama maaşına göre hesaplanması gerektiğini, gıda teknikeri sorgusu sonucu raporlanan TUIK kazanç verileri dikkate alındığında davacının muhtemel gelirinin asgari ücretin en az 3 kat üstünde olacağını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak 100,00TL geçici iş göremezlik, 100,00TL sürekli iş göremezlik ve 100,00TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 300,00TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik talebini 19.945,92TL'ye, sürekli iş göremezlik talebini 694.728,04TL'ye, bakıcı gideri talebini 2.948,00TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvurusu bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yapılacak hesaplamaların Genel Şartlara göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, hatır taşıması ve davacının alkollü olan sürücünün aracına binmesi nedeniyle müterafik kusur indiriminin uygulanması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmesi söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut Ankara 37.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/494E. sayılı dosyasında alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporuna göre, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı aracın sürücüsü ...'nin %25, dava dışı araç sürücüsü ...'in %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 04.04.2023 tarihli rapora göre, davacının 16.08.2020 tarihli trafik kazasına bağlı engellilik oranının %5, tıbbi iyileşme süresinin 3 ay, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, davacının Selçuk Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Gıda Teknolojisi programından 2018 yılında mezun olduğu, yakın bir zaman sonra 2020 yılında kazanın oluştuğu dikkate alınarak ve davacı tarafın talebi yerinde görülerek üniversite mezunu olan davacının asgari ücret üzerinde bir gelir sahip olacağı kabul edildiğinden mezun olduğunda alabileceği ücret hakkında gelir araştırmasının yapıldığı, TÜİK kazanç bilgisi raporu celp edilerek aktüer bilirkişiden rapor alındığı, davacının davalıdan asgari ücret üzerindeki gelir araştırmasına göre 19.945,92TL geçici işgöremezlik, 2.943,00TL bakıcı gideri ve 694.728,04TL sürekli işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminat talep edebileceğinin belirtildiği, davalı tarafın dilekçeler aşamasında sigortalı aracın alkollü sürücü tarafından kullanılması ve hatır taşıması yapılması sebebiyle itirazlarının bulunduğu, davacının araçta yolcu olmasına rağmen alkollü olduğunu bildiği kişinin sürdüğü araca binmek suretiyle müterafik kusurunun bulunduğu, bu nedenle bilirkişi tarafından tespit edilen toplam zarar miktarından %20 oranında bu sebeple indirim yapılması gerektiği, ayrıca davacının araç sürücüsü ile herhangi bir yakınlığı bulunmadığı bu nedenle araçta hatır için taşındığı anlaşıldığından %20 oranında hatır taşıması indiriminin de yapılması gerektiği, bu durumda 1.883,52TL bakıcı gideri 12.765,38TL geçici iş göremezlik ve sakatlık teminat limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla 410.000,00TL sürekli işgöremezlikten kaynaklı toplam 424.648,90TL maddi tazminat talep edebileceği belirtilerek açılan davanın kısmen kabulü ile, 410.000,00TL sürekli iş göremezlik, 1.883,52TL bakıcı gideri ve 12.765,38TL geçici iş göremezlikten kaynaklı toplam 424.648,90TL maddi tazminatın 22.10.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalının sigorta poliçesindeki teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre, davacının meydana gelen kaza nedeniyle 19.945,92TL geçici işgöremezlik, 2.943,00TL bakıcı gideri ve 694.728,04TL sürekli işgöremezlik tazminatı talebinde bulunabileceğinin belirtildiğini ve mahkemece dava konusu olayda davalının itirazı üzerine mahkemece müterafik kusur ve hatır taşıması yönünden indirim yapılmasına karar verildiği, ancak hesaplanan tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı %20 oranında indirim yapılması hâlinde belirlenecek miktarların, 12.765,40TL geçici iş göremezlik, 1.883,52TL bakıcı gideri ve 444.625,96TL sürekli iş göremezlikten tazminatı olması gerekirken mahkemece 12.765,38TL geçici iş göremezlik, 1.883,52TL bakıcı gideri ve 410.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi sonrasında poliçe limiti üzerinde kalan (444.625,96 - 410.000,00 = 34.625,96) 34.625,96TL için de kısmen red kararı verildiğini ve reddedilen 34.625,96TL için 17.900,00TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 44.709,21TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin 410.000,00TL olduğunu, poliçe limiti üzerinde sorumluluğa hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla her ne kadar %20 hatır taşıması, %20 müterafik kusur indirimi yapılmış ise, hesaplanan tazminat üzerinden indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, yapılacak indirimin hükmedilen tazminattan yapılması gerektiğini, hesaplamanın da teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, maluliyet belirlemesinin de Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan alınacak raporla yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davanın, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 16.08.2020 tarihinde, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı isteminde bulunduğu, mahkemece Ankara 37.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/494E.sayılı dosyasında alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporuna göre, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı aracın sürücüsü ...'nin %25, dava dışı araç sürücüsü ...'in %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 04.04.2023 tarihli rapora göre, davacının 16.08.2020 tarihli trafik kazasına bağlı engellilik oranının %5, tıbbi iyileşme süresinin 3 ay, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, davacının Selçuk Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Gıda Teknolojisi programından 2018 yılında mezun olduğu, yakın bir zaman sonra 2020 yılında kazanın oluştuğu dikkate alınarak ve davacı tarafın talebi yerinde görülerek üniversite mezunu olan davacının asgari ücret üzerinde bir gelir sahip olacağı kabul edildiğinden mezun olduğunda alabileceği ücret hakkında gelir araştırmasının yapıldığı, TÜİK kazanç bilgisi raporu celp edilerek aktüer bilirkişiden rapor alındığı, davacının araçta yolcu olmasına rağmen alkollü olduğunu bildiği kişinin sürdüğü araca binmek suretiyle müterafik kusurunun bulunduğu, bu nedenle bilirkişi tarafından tespit edilen toplam zarar miktarından %20 oranında bu sebeple indirim yapılması gerektiği, ayrıca davacının araç sürücüsü ile herhangi bir yakınlığı bulunmadığı bu nedenle araçta hatır için taşındığı anlaşıldığından %20 oranında hatır taşıması indiriminin de yapılması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, dava dilekçesi ekinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24.03.2022 tarihli raporda, davacının engel oranının %5 olduğu, sekel hâlini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, yargılama sırasında maluliyete ilişkin rapor alınmadan davadan önce davacı tarafın müracaatı üzerine düzenlenen bahse konu rapor dosyaya getirilerek bu rapora göre yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması ile ilgili tüm tedavi evrakları getirtilip davacının muayenesi sağlanarak Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi olan 16.08.2020 tarihi itibariyle geçerli olan Yönetmelik hükümlerine göre davacının dava konusu kazada yaralanması sonucu daimi maluliyeti olup olmadığı, var ise oranı, geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı ihtiyacı olup olmadığının ve süresinin belirlenmesi için heyete ortopedi uzmanı hekim bilirkişide dahil edilerek oluşturulacak heyetten Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
2-Davalı, dava konusu kaza nedeniyle oluşan davacının gerçek zararından sorumludur. Davacının yaralanması nedeni ile uğradığı gerçek zarar miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekmektedir. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre, çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturur.
Davacının 27.03.1996 doğum tarihli olup, Selçuk Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programından kaza tarihinden yaklaşık 2 yıl önce 08.06.2018 tarihinde mezun olduğu, davacıya ait sigortalı hizmet dökümünü incelenmesinde, kaza tarihinde sigortalı olarak çalışmasının bulunmadığı, 2017 yılı Aralık ayından 2019 yılı Nisan ayına kadar ... İhtiyaç ve Gıda Maddeleri İnşaat Ticaret Limited Şirketinde reyon görevlisi olarak çalıştığı, 2021 yılı Mayıs ayından itibaren ... isimli iş yerinde halkla ilişkiler görevlisi olarak asgari ücret ile çalıştığı belirlenmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 24.03.2023 tarihli raporda TÜİK ücret sorgulama sisteminden sorgulama yapılarak 2014 yılı itibariyle yıllık brüt kazancının 37.923,00TL olduğu ve 2022 yılında bu mesleği yapan birinin geliri brüt asgari ücretle oranlanarak davacının asgari ücretin 2,86 katı kadar gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Davalı, dava konusu kaza nedeniyle oluşan davacının gerçek zararından sorumludur. Davacının yaralanması nedeni ile uğradığı geçici ve sürekli işgöremezlik zararının tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekmektedir.
Somut olayda, 16.08.2020 tarihinde meydana gelen kazadan sonra 2021 yılı Mayıs ayından itibaren ... isimli iş yerinde halkla ilişkiler görevlisi olarak asgari ücret ile çalıştığının hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği, bilinen dönem için farazi hesaplama yapılamayacağından davacının rapor tarihine kadar çalışıp çalışmadığının belirlenmesi, SGK kayıtlarının istenmesi, SGK kaydının bulunması hâlinde gelirinin çalıştığı işyerlerinden sorularak gerçek gelirinin belirlenmesi ve buna göre bilinen dönem hesabı yapılması işleyecek bilinmeyen dönem için ise davacının mezun olduğu okul ve mesleği gözetilerek mesleği ile ilgili kurum ve kuruluşlardan, meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılarak işleyecek bilinmeyen dönem tazminatının hesaplanması gerekirken hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep hâlinde ilgililerine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.