T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/182 - 2025/1531
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/182
KARAR NO : 2025/1531
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29.11.2023
NUMARASI : 2023/137 Esas 2023/809 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 04.12.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 08.12.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 07.01.2022 tarihinde davalı ...’a ait olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, yaralanma nedeniyle iş ve güç kaybı meydana geldiğini, engellilik raporuna göre davacının %34 oranında engelinin tespit edildiğini, bakıcı gideri ortaya çıktığını, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, ayrıca manevi olarak zarar gördüğünü davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı giderinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, davalı araç maliki ... yönünden haksız fiil tarihi olan 07.01.2022 tarihinden işleyecek yasal faiz ile 200.000,00 TL manevi tazminatın araç maliki ...’dan haksız fiil tarihi olan 07.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 3.190,05 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 8.040,98 TL ve bakıcı gideri talebini 291,90 TL olarak artırmıştır.
Davalı ... vekili, kazaya karışan aracın davalı tarafından müteveffa sürücü ...’ye uzun süreli kiralanmış olup pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın davalı yönünden reddi gerektiğini, davalının ... Oto kiralama işletmesinin sahibi olduğunu, araç kiralama faaliyeti gösterdiğini ve aracın kiralanması hususunda 25.11.2021 tarihli oto kiralama sözleşmesi akdedildiğini ve aracın 25.11.2021-17.03.2022 tarihleri arasında sürücü uhdesinde kaldığını, kiraya verilen araç hakkında KABİS sistemine bildirimde bulunulduğunu, kira bedelinin banka havalesi ile ödendiğini, kasko poliçesinde de aracın kullanım tarzının araç kiralama olarak belirtildiğini, davalının işleten sıfatı bulunmadığını, davacı tarafça ibraz edilen maluliyet raporunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur
Davalı sigorta şirketi vekili, davacının maluliyetine ilişkin olarak rapor düzenlenmesi gerektiğini, ibraz edilen raporun iyileşme ve stabilizasyon süresi tamamlanmadan düzenlendiğini, trafik kazasından kaynaklanan maluliyetinin %1 olduğunun belirtildiğini, sağ ayak protezinin kaza ile ilgisi bulunmadığını, kazaya karışan aracın hususi araç olduğunu ve avans faizinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu, 09.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında, davacı yayanın %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 13.09.2023 tarihli rapor ile davacının engel oranının %1 olduğu, 3 ay süre ile iş göremez halde kaldığı ve 1 hafta bakıcı ihtiyacının bulunduğunun belirlendiği, davalı ...'ın ibraz edilen kira sözleşmesi dikkate alındığında işleten sıfatı bulunmadığı, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davalı ... yönünden HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca davalı sıfatına ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, davalı sigorta şirketi yönünden davanın 3.190,05 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 291,90 TL bakıcı gideri, 8.040,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05.01.2023 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davalı ...’ın aracı kiralamış olması nedeniyle işleten sıfatı bulunmadığı kabulünün hukuka aykırı ve eksik inceleme ile verilmiş karar olduğunu, adi yazılı araç kiralama sözleşmesi ile asayiş şube tarafından gönderilen araç bildirim sistemi belgesi incelendiğinde aracın 3 ay 22 gün süre ile kiraya verildiği, kiralama nedeniyle davalının menfaat elde ettiği fakat sürücünün finansal bir kiralama yapmadığınını görüldüğünü, 3 ay 22 günlük kira ilişkinin uzun dönem kiralaması olarak kabulünün mümkün olmadığını, asgari 6 aylık kiralamanın uzun süreli olarak kabul edildiğini, davalının işleten sıfatına haiz olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ...'a ait olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumundaki davacıya çarpması sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin her iki davalıdan, manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davalı ...'ın işleten sıfatı bulunmadığından hakkındaki davanın reddine, davalı sigorta şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekilinin davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, işleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatı belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüte göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüttür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir.
Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halel getirecek bir sonuç yaratmaması şarttır.
Somut olayda, 07.11.2022 tarihinde sürücü ... idaresinde olup davalı ... adına kayıtlı olan ... plakalı aracın, 25.11.2021 tarihi ile 17.03.2022 tarihleri arası dönem için davalı ... tarafından dava dışı ...'ye kiralandığı, kaza tarihi itibariyle aracın anılan kişi zilyetliğinde ve kullanımında olduğunun davalı ... tarafından dosyaya sunulan uzun süreli kira sözleşmesi ve ekleri ile ispatlandığı, ayrıca Ankara Emniyet Müdürlüğünün 06.07.2023 tarihli cevabi yazısı ile ... plakalı aracın Kiralık Araç Bilgi Sistemine bildirimde bulunulduğuna göre davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacının adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvurusunda alınmayan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.