T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/323 - 2025/1598
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/323
KARAR NO : 2025/1598
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/11/2023
NUMARASI : 2023/365 Esas 2023/657 Karar
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 12.12.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07.01.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... Turizm vekili ve ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 11.01.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, ... Turizm ...'ın işleteni olduğu, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsün seyir hâlindeyken şeritten çıkarak solun sağında bulunan su kanalına girerek istinat duvarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, minibüste yolcu olarak bulunan davacının kafa ve yüz bölgesinde birden fazla kemik kırığı oluşarak yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle davacının yüzünde kalıcı iz oluştuğunu, manevi tazminat şartlarının oluştuğunu, davalı sigorta şirketine yaptıkları yazılı başvurunun ve arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek 633.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi yönünden ihtiyari mali mesuliyet poliçe teminat limitiyle sınırlı olacak şekilde, müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını ve görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri, yetkili mahkemenin de Zonguldak Mahkemeleri olduğunu, davacının yüzünde oluştuğu iddia edilen sabit izlerin estetik ameliyat veya müdahale ile giderilip giderilemeyeceğin belirlenmesi gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 78.maddesi gereğince, davacı yolcunun aracın sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davacı tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı minibüsün davalı sigorta şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ve manevi tazminat teminat limitinin 150.00,00 TL olduğunu, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi arasında sıralı sorumluluk ilişkisinin söz konusu olduğunu, ancak zorunlu mali mesuliyet sigortasının limit aşımı hâlinde ihtiyari mali mesuliyet sigortasına başvurulabileceğini, müterafik kusur incelemesinin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 08.12.2022 tarihli alınan maluliyet raporunda, kişinin engellilik oranının %28 olduğu, kaza nedeni ile tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin ise 10 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde 150.000,00 TL ile sınırlı olmak ve 21.02.2023 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili, davalı ... Turizm vekili ve ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının yaşadığı elem ve sıkıntılar karşısında çok düşük belirlendiğini, kısmen ret edilen kısım yönünden davalılar lehine vekâlet ücretine ve davacının adli yardım talebi kabul edilmesine rağmen davacıdan başvuru ve peşin harç tahsiline hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Turizm vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve görüldüğünü, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde davacının yüzünde sabit iz kaldığı belirtilmiş ise de, davacının yüzünde oluştuğu iddia edilen sabit izlerin estetik ameliyat veya müdahale ile giderilip giderilemeyeceğine ilişkin rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm verildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 78.maddesi gereğince, davacı yolcunun aracın sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespit edilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, gerekçeli kararda manevi tazminat unsurları hakkında hiç bir gerekçeye yer verilmediğini, davalı ... Turizm aleyhine hükmedilen yargılama ve vekâlet ücretlerinin de yanlış belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinin incelendiğinde bedeni zararlarda şahıs başına ihtiyari mali mesuliyet teminat limiti 75.000,00 TL olmasına rağmen, hükümde 150.000,00 TL kaza başı limitinin belirtilmesinin infazda tereddüt oluşturacağını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kaza tespit tutanağında davacı ile birlikte 7 yolcunun kazada yaralandığının belirtildiğini, zarar gören diğer kişilerin de davalı sigorta şirketine karşı dava açıp açmadıklarının araştırılmadığını, açmışlar ise, limit dahilinde garameten paylaşım yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, manevi tazminat takdirinin Yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğini, müşterek ve müteselsilen sorumluluk çerçevesinde hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketinin faiz sorumluluğunun bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu minibüsün tek taraflı kaza yapması sonucu yaralandığını belirterek aracın işleteni, sürücüsü ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı sigorta şirketine karşı manevi tazminat talepli olarak dava açmıştır.
Bu hâli ile, davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usûl ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de, işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hâl böyle olunca usûl ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usûl kurallarına da uygun düşecektir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince, görev hususunun dava şartı olması, HMK'nın 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, davanın, davacı yolcunun, davalı sürücü ... idaresinde bulunan davalı işleten ... Turizm ...'a ait olan minibüsün (dolmuşun) tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda yaralanmasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacı vekili, davalı ... Turizm vekili ve ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak göre hususunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekili, davalı ... Turizm vekili ve ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, HMK’nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek hâlinde yatırana iadesine.
3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.