T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1254 - 2025/1311
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1254
KARAR NO : 2025/1311
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21.09.2023
NUMARASI : 2022/633 Esas 2023/944 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi)
KARAR TARİHİ : 31.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 25.11.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 24.04.2022 tarihinde davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın, bisikleti ile seyreden davacı ...’ye çarpması ile meydana gelen kaza sonucu davacı ...'nin ağır şekilde yaralandığını, yaşı itibariyle eğitimine devam edemediğini, yürüyemediğini, yemek yemekte günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, kazanın oluşumunda davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, diğer davacıların da, davacı ...’nın anne ve babası olduğunu, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu, yaşanan olay sebebiyle ...'nin anne ve babasının da büyük üzüntü duyduklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için geçici iş göremezlik nedeniyle 100,00 TL, kalıcı iş göremezlik sebebiyle 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ortaklaşa ve zincirleme olarak tahsilini, ... için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacıların kusuru, zararı ve maluliyeti kanıtlaması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları olduğunu, kazada davalının kusurunun bulunmadığını, davalının aracı ile Ayaş yolu üzerinde seyir halinde iken kendisine yeşil ışık yandığı esnada, davacı ...'nin bisikleti ile hiçbir kontrol yapmaksızın aniden davalının önüne çıktığını, kaza tespit tutanağında da bisiklet sürücüsü ...'nin asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının maddi tazminat isteminin neye dayandığının belirsiz olduğunu, manevi tazminat talebinin ise fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazası nedeniyle oluşan yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu; davacı ...'nin 24.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, maddi ve manevi zarara uğradığı iddia edilerek tüm davalılardan maddi, davalı ...'dan ise ayrıca davacı küçüğün anne ve babası olan diğer davacılar yönünden de manevi tazminat talep edildiği; kusur oranlarının tespiti amacıyla dosyaya kazandırılan 01.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ...’nin % 85 oranında asli kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsü ...’ın %15 tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği; her ne kadar taraf vekillerince kusur raporuna itiraz edilmiş ise de ceza dosyası kapsamında Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan ve dosyaya kazandırılan 13.04.2023 tarihli kusur raporuyla çelişki içermemesi nedeniyle rapora itirazların reddine karar verildiği; davacının maluliyetinin tespiti amacıyla AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 06.04.2023 tarihli raporda; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %0 olduğu, erişkin olması halinde 3 (üç) ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağının bildirildiği; tazminat hesabına ilişkin olarak dosyaya kazandırılan 05.07.2023 tarihli raporda, davacı ...'nin 24.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğramadığı, geçici iş gücü kaybına uğradığı üç aylık dönemde ise yaşı itibariyle çalışması ve kazanç kaybı söz konusu olmadığından bu yönde bir hesaplama yapılmadığının bildirildiği; toplanan deliller, kayıt ve belgeler, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre; davacı ...'nin 24.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğramadığı, geçici iş gücü kaybına uğradığı üç aylık dönemde ise yaşı itibariyle çalışması ve kazanç kaybı söz konusu olmadığından geçici ve kalıcı iş göremezlik talebine yönelik olan maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği; manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile; maddi tazminat talepli davanın reddine, manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulü ile ; davacılar ... için 4.000 TL, ... için 2.000 TL, ... için 2.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 24.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, “ karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kusura ilişkin bilirkişi raporunu kabul edilmediklerini, eksik inceleme ile kusurun belirlendiğini, dosyadaki CD'lerde kaza anına ilişkin görüntü olmadığı belirtilmesine rağmen asli kusurun davacının olduğunun kabul edilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacının özürüne ilişkin alınan raporunda uygun olmadığını ÇÖZGER’e göre rapor tanzim edilmesi gerektiğini, bu nedenle raporun karar vermeye elverişli olmadığını, davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş görmezlik zararı olmadığına yönelik raporunda uygun olmadığını, takdir edilen manevi tazminatında yetersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istmeiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda, kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, alınan maluliyet/engellilik raporuna göre davacının, kaza neticesinde sürekli maluliyeti/engeli oluşmadığından, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin bu nedenle, geçici iş görmezlik talebinin davacının yaşının küçük olması ve fiili çalışması bulunmaması nedeniyle reddine, manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından, kusur ve maluliyet raporunun, dosya kapsamına uygun olmadığından bahisle istinaf edilmiştir.
Davacılar vekilinin maluliyet/engellilik raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, maluliyet durumunun tespiti yanı sıra, kaza sonrası tedavi evraklarının da değerlendirilmesi ile maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Ayrıca, TBK'nın 54. maddesindeki düzenlenen çalışma gücü kaybı ve yitirilmesine yönelik zararların tespitinde alınacak maluliyet/engellilik raporunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatları ile benimsediği Yönetmelik hükümlerine göre alınmalıdır.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacı 24.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle cismani zararlarını talep etmiş olup Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, TBK'nın 54. maddesi gereğince davacının maluliyetinin olay tarihinde uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Zarar görenin 18 yaşından küçük olması halinde de, erişkin olduğunda oluşacak maluliyeti nazara alınacağından, ayrıca "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerinde özür oranı belirlenmesine yönelik cetvel bulunmadığından, açıklanan Yönetmelik uygulanacaktır.
İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 06.04.2023 tarihli raporda; davacının maluliyet durumunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Davacı 18 yaşından küçük olduğundan "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre de, kazaya bağlı maluliyet oranın tespit edilmesi imkanı bulunmadığından, "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre engel/maluliyet oranı tespit edilmesi gerekirken, Yönetmelik (ÇÖZGER m.14) hükmü hatalı değerlendirilmek suretiyle mülga Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre rapor tanzim edilmiş olması nedeniyle maluliyet/engellilik raporu denetime ve karar vermeye elverişli değildir.
Bu durumda, davacı vekili tarafından rapora itiraz edildiğinden (Her ne kadar ÇÖZGER'e göre rapor tanzimine yönelik itirazı yerinde değil ise de, maluliyet/engel oranına itiraz edildiğinden), davacıya ait tüm tedavi evrakları dosyaya getirilerek Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan, davacının meydana gelen kaza nedeniyle çalışma gücünün azalmasına veya yitirilmesine neden olabilecek maluliyetinin/özürünün meydana gelip gelmediği, gelmiş ise oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tespit edildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, açıklandığı üzere maluliyet/engellilik durumunun tespit edildiği rapor alınarak, karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 21.09.2023 tarihli 2022/633 Esas 2023/944 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
3-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacılara iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.N