T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1216 - 2025/1257
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1216
KARAR NO : 2025/1257
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17.01.2023
NUMARASI : 2022/20 Esas 2023/30 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 23.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 17.11.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 06.08.2017 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın yaya olarak karşıya geçmekte olun davacı ...’ın eşi, diğer davacıların babası olan ...’a çarpması neticesinde vefat ettiğini, olayla ilgili ceza dava dosyası açıldığını, davacıların babası ve eşi olan müteveffanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını ve manevi olarak zarara uğradıklarını, davalı sigorta şirketine başvurmalarına rağmen olumlu cevap alamadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı eş ... için 100.000,00 TL manevi, şimdilik 300,00 TL maddi; çocukları ... ve ... için 40.000,00'er TL manevi şimdilik 300,00'er TL maddi tazminatın kaza tarihi itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş;18.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı eş ... yönünden maddi tazminat talebini 21.202,53 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, olayla ilgili ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, müteveffanın yaşı itibariyle emekli olup emekli maaşı aldığını ve maaşın davacı eşine intikal ettiğini, herhangi bir maddi kaybın söz konusu olmadığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, kaza neticesi ...'a ait olan aracın büyük hasar gördüğünü, kasko sigortasından kaynaklı talep haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, zarardan poliçe kapsamında, azami limitle ve kusur oranında sorumlu olduklarını, kusur yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, davacıların destek tazminatı talep edip edemeyeceği hususunun resen araştırılmasını, TRH 2010 tablosunun dikkate alınarak teknik faizin 1.8 olarak alınmasını, yasal faiz istenebileceğini, manevi tazminatın teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 29.01.2018 tarihli ve 2018/310 Esas, 2019/38 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili ve dava ihbar edilen vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 25.11.2021 tarihli ve 2019/1525 Esas, 2021/2207 Karar sayılı kararla hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada davanın destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.06.2022 tarihli ve 17.11.2022 tarihli raporlarda kazanın meydana gelmesinde müteveffanın % 60 oranında, davalı sürücünün % 40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 06.09.2018 tarihli rapor ve manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre davanın kısmen kabulü ile, davacılar ... ile ... yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ... yönünden maddi tazminat isteminin kabulü ile; 21.202,53-TL destek tazminatının davalılar ... ile ...’dan 06.08.2017 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ’den 15.02.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...’dan 06.08.2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, 05.09.2023 tarihli ek karar ile davalı sigorta şirketi vekilinin tashih talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, hükmün ve ek kararın vekalet ücreti yönünden istinaf edildiğini, manevi tazminat talebinin davalı sigorta şirketi açısından reddedilmesine rağmen kararda belirtilmediğini, ayrıca lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, talebin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen şeklinde olup lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın yaya konumundaki davacı ...'ın eşi, diğer davacıların babası ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, Dairenin 25.11.2021 tarihli ve 2019/1525 Esas, 2021/2207 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme ve tashih talebinin reddine ilişkin 05.09.2023 tarihli ek karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, davanın trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle kazaya karışan araç sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısına husumet yöneltilmek suretiyle açıldığı, her ne kadar davalı sigorta şirketi vekili manevi tazminat talebinin reddedilen kısmına göre lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek tashih talebinde ve istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, 2918 sayılı Kanun'un Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Kapsamı Dışında Kalan Hususlar başlıklı 92/1.f maddesinde manevi tazminata ilişkin taleplerin poliçe kapması dışında olduğunun belirtildiği, Kanun hükmü uyarınca davalı sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumluluğu bulunmadığı, öte yandan mahkemece verilen ilk karar olan 29.01.2018 tarihli kararda da manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, anılan karara karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında ve bu yöndeki tashih talebinin de 05.09.2023 tarihli ek karar ile reddedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı sigorta şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere 23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.