T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1122 - 2025/1284
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1122
KARAR NO : 2025/1284
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25.02.2022
NUMARASI : 2017/430 Esas 2022/153 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 24.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 20.11.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde;30.08.2016 tarihinde davalı ...’nün sürücüsü olduğu, davalı ...’nün işleteni olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı aracın kavşaktan solundaki yola kendi yönüne yanan kırmızı ışıkta dönüş yaptığı sırada, karşı istikametten kavşağa yaklaşan davacının yolcu olduğu aracın şeridine girdiği sırada trafik kazasının meydana geldiğini, kaza neticesinde davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; 30.08.2016 tarihinde davacı yanın kullanmakta olduğu araç ile davalıya ait araç arasında gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, olay her ne kadar davalının kırmızı ışıkta geçmesi suretiyle kazaya sebebiyet vermesi şeklinde anlatılsa da, aslında davalıların herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalının kurallara uygun şekilde kırmızı ışıkta durduğunu, ışığın yeşile dönmesiyle dönüşünü gerçekleştirmek için hareket ettiğini, dönüşü yaptığı esnada davacı yana ait aracın davalıların aracına çarptığını, olayın tamamen davacı tarafın trafik kurallarına uymamasından, kırımızı ışık ve hız ihlali yapmasından kaynaklandığını, olayda davacının kusurlu olduğunu, ayrıca kaza sonucu davalıların aracının pert hale geldiğini, savunarak, davanın ZMMS sigortacısı ... Sigorta AŞ'ye ihbarı ile davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davalı sigorta şirketine usulüne uygun müracaat edilmeden dava açıldığından, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esas yönden ise sorumluluklarının İMMS limiti ile sınırlı, ZMMS teminatını aşan zarar olması halinde, aşan kısım yönünden, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın tazminat davasına ilişkin olduğu; Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/789 Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkeme dosyası arasına alındığı; tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; dava konusu trafik kazasından kaynaklanan eylem nedeniyle, birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan davalılardan ...'nün Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/789 Esas sayılı dosyasında yargılamasının yapıldığı, mahkemece anılan dosyanın bekletici mesele yapıldığı, ilgili ceza dosyası kesinleşmiş olup, davalılardan ...'nün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verildiğinin görüldüğü; dosya arasına alınan bilgi ve belgeler ilgili ceza dosyası ve kapsamındaki raporlar dikkate alındığında davalı sürücünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, dava dışı sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, bu nedenle davacının davasında haklı olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece ceza dosyasında, davalı sürücünün beraat etmesi nedeniyle, kusur yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, kararın hüküm kısmı ve gerekçe kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismini zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, ceza dosyasında kesinleşen olayın oluş şekline göre; çift taraflı trafik kazasında, kavşakta ışık ihlalinde bulunan davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün tam kusurlu olduğundan, davalı araç sürücüsünün ise yeşil ışıkta geçiş yaptığından kusurunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde davalı ...'nün sevk ve idaresindeki araç ile, ışık kontrollü kavşaktan, sola dönüş için manevra yaptığı sırada, sağındaki kavşak kolundan gelen, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın ön kısımları ile davalıya ait aracın, sağ yan kısmından çarpması ile kazanın meydana geldiği, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış, ilk derece mahkemesi tarafından da; ceza mahkemesi kararı ile kesinleşen olayın oluş şekli ve ceza mahkemesince alınan kusur raporu değerlendirilmek suretiyle, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu kanıtlanmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 74. Maddesi gereğince Ceza hukuku ile ilişkisinde başlığı altında “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmünü içermektedir.
Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.(HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 E., 2014/1091K). Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla bağlıdır.
Dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında her iki araç sürücüsünün de kendisinin yeşil ışıkta kavşağa girdiğini, ışık ihlalinde bulunanın ise karşı araç olduğunu iddia etmeleri nedeniyle kusur tespiti yapılamadığı, davalı sürücü ... hakkında taksirle yaralamaya neden olma suçundan Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/789 Esas 2019/1124 sayılı dosyasında, kazanın oluş şekli, dinlenen tanık beyanları da değerlendirilmek suretiyle ışık ihlalinde bulunan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araç olduğu, davalının sevk ve idaresindeki aracın kabul edilen oluş şeklide nazara alındığında, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre kusurunun bulunmaması nedeniyle, davalı (sanık) hakkında taksirle yaralama eyleminden açılan davanın kusur yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, ceza mahkemesinin kararının istinaf incelemesinden de geçerek kesinleştiği görülmüştür. Her ne kadar hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi olgu ve olayın oluşuna ilişkin belirleme yani davalı araç sürücüsünün kavşakta kendisine yanan yeşil trafik ışığında geçtiği, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiğine ilişkin belirleme bağlayıcı olduğundan davalı sürücünün kusursuz kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacı tarafından, davalının kavşakta ışık ihlalinde bulunarak kazaya neden olduğu ileri sürülmüş ise de, kesinleşen oluş şekline göre davalının kavşakta ışık ihlalinin bulunmamasına, ilk derece mahkemesi tarafından, tespit edilen oluş şekli nazara alındığında, davalının kusuru olmadığının kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 24.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.