T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1064 - 2025/1287
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1064
KARAR NO : 2025/1287
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25.11.2022
NUMARASI : 2019/314 Esas 2022/824 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 24.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 20.11.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.02.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın, yaya olan davacı ...'a çarpması ile yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının zararlarından davalının sorumlu olduğunu, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 50,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı masrafı olmak üzere toplam 1.100,00 TL'nin temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.09.2022 tarihli ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 16.121,06 TL, bakıcı gideri talebini 639,60 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru, zararı ve maluliyeti kanıtlaması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, 03.02.2019 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davalı Sigorta Şirketinden ZMMS poliçesi kapsamında daimi ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkin olduğu; davacının Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %0 (yüzdesifir) olduğu, erişkin olması halinde 4 (dört) ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyacı olacağının belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığına yeniden müzekkere yazılarak Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca rapor tanzim edilmesinin istenildiği, 11.03.2022 tarihli raporda özetle; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alındığında kişinin özür oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, erişkin olması halinde 4 (dört) ay süreyle iş göremezlik halinde kalacağı belirtildiği; 06.05.2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda; davacı ...'ın kaza tarihinde, 6 yaşında olduğu, gelir getirici bir işte çalışmaya başlamadığı, dolayısıyla üretici konuma geçmediği için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığı, zarar gören ... lehine 64.484,25 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, küçüğün % 75 oranında kusurlu olduğunun kabulü halinde, zarar gören küçük lehine 16.121,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacının 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyacı olduğunun tespiti sonrasında, kusur indirimi yapılmadığında, 2.558,40 TL bakıcı gideri zararı hesaplandığı, ancak davacının %75 oranında kusurlu olduğunun kabulü halinde, (2.558,40x0,25-639,60) 639,60 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığının belirtildiği, raporların karar vermeye elverişli olduğu; dosyadaki mevcut bilirkişi raporları, kanuni düzenlemeler uyarınca ve davacının talep arttırım dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak, davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğundan ve geçici iş göremezlik süresi reşit hale gelmeden tamamlandığından herhangi bir gelir getirici faaliyeti olmayan davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödenemeyeceğinden, geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine açılan davanın kısmen kabulüne, karar vermek gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; 16.121,06-TL sürekli iş görememezlik ve 639,60-TL bakıcı gideri tazminatının 16.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Aktüer hesap bilirkişisi tarafından kullanılan yöntem ve kullanılan verilerin dosya kapsamına uygun olmadığını bu nedenle rapora göre verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu; 03.02.2019 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak "Özürlülük Ölçütü Sınırlandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine tanzim edilen raporun karar vermeye elverişli olmadığını, Mahkemece ÇÖZGER’e göre rapor alınmasına yönelik talebi sonrasında, tanzim edilen raporda ÇÖZGER’de düzenleme olmadığından söz konusu mülga yönetmeliğe göre rapor tanziminin uygun olmadığını, raporun "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre tanzim edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının da fahiş olarak belirlendiğini, kusur raporunu da kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, pasif dönem yaşının da 65 olarak kabul edilmiş olmasının hatalı olduğunu, bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, ayrıca bakıcı giderinin net ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, hesaplamanın teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiğini, bunların yanı sıra davalının yargılamada hak arama özgürlüğünü yeterince kullanmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle açılan maddi tazminat talepli davalarda, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. TBK’nın 54. maddesi kapsamında iş göremezlik süresinin tespitinde, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından uygulanması gerektiği benimsenen Yönetmelik çerçevesinde alınacak rapor ile maluliyet/engel oranı tespit edilmeli, cismani zarar tespit edilmesinde, doğru Yönetmelik uygulansa dahi, raporlar arasında çelişki bulunması halinde çelişki giderilmeden karar verilmemelidir.
Somut olayda, davacı 03.02.2019 tarihinde meydana gelen kazada yaralandığından bahisle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik zararlarının ve geçici bakıcı giderinin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece Ankara Üniveristesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 23.12.2019 tarihli raporda, davacının yaralanması "Maluliyet İşlemleri Tespit Yönetmeliğine" hükümlerine göre değerlendirilmiş, davacının kazaya bağlı engelinin olmadığı, erişkin olması halinde 4 ay iş göremez kaldığı tespit edilmişken, aynı kurumdan alınan 14.07.2020 tarihli raporda, “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre de maluliyetinin/engelinin olmadığı, iyileşme süresinin 4 ay iş göremez kaldığı, bir ay bakıma muhtaç kaldığının tespit edilmesi sonrasında, yine aynı kurumdan 11.03.2022 tarihinde “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine tanzim edilen raporda, her hangi bir muayene yapılmadan, daha önce de davacının kazaya bağlı femur şaft kırığı ve operasyon geçirdiği ve kazaya bağlı engeli olmadığı belirtilmesine rağmen, son alınan raporda (her ne kadar 11.03.2022 tarihinde tanzim edilen raporda 16.12.2022 tarihinde yapılan muayeneden bahsedilmiş ise de muayene tarihinin rapor tarihi ile çelişmesi, önceki raporlarda muayene tarihinin ise 13.12.2019 olması ve açıkça önceki raporda atrofi olmadığının belirtilmiş olmasına rağmen son raporda atrofiden bahsedilerek) engel oranın “%2” olduğu belirtilmiş, söz konusu rapor hükme esas alınarak davacının talebine yönelik karar verilmiştir.
Kaza tarihi itibariyle, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, maluliyet/özür durumunun tespitinde benimsediği Yönetmelik “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkındaki Yönetmelik” olduğundan, davalının Yönetmeliğe ilişkin istinaf sebepleri yerinde değil ise de, aynı kurumdan ve aynı Yönetmelik hükümleri çerçevesinde tanzim edilen raporlar arasında çelişki olup, alınan maluliyet/engellilik raporu bu nedenle karar vermeye elveriş değildir.
Bu durumda, davacının aynı kurumunda, aynı Yönetmelik hükümlerine göre alınan önceki raporu ile sonrasında alınan, raporlar arasında açıkça çelişki bulunduğundan, Adli Tıp Kurumu ilgili (2., 3.) İhtisas Kurulundan, olay tarihinde Yargıtay tarafından uygulanması kabul edilen yönetmelik hükümlerine göre raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
2-Davalının kusur durumuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemece, kaza tespit tutanağı düzenlenmeyen olaya ilişkin olarak bir kısım soruşturma evrakı ve dosya, rapor tanzimi için, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından mevcut delillere göre rapor tanzim edilemeyeceğini, kroki üzerinde yayanın ve aracın seyir yönleri, çarpma noktası, mesafe, yolun özelliği gibi veriler olmaksızın rapor tanzim edilemeyeceğini belirtilmesi sonrasında mahkemece trafik kusur bilirkişisinde alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde asıl etken ve tali etken olarak değerlendirme yapılarak, kusur oranı belirtilmeksizin rapor tanzim edilmiş, aktüer bilirkişi tarafından da kavramlardan hareket ile tali kusurun %25, asli kusurun %75 olduğu kabul edilerek, yapılan hesaplamaya göre davanın esası hakkında karar verildiği görülmüştür.
Haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında, kusur oranın doğru şekilde tespit gerektiğinden, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından, eldeki veri çerçevesinde rapor tanziminin imkansızlığını belirttiği durumda, aynı veriler çerçevesinde trafik kusur bilirkişisinden alınan ve her hangi bir kusur oranı içermeyen rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verildiğinden, kararın HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, kazanın oluş şeklinin tespiti açısından gerektiğinden mahallinde keşifte yapılmak suretiyle, kazanın meydana gelmesinde oransal olarak kusur durumunun tespit edildiği kusur raporu alınarak, ayrıca maluliyet/engel oranın tespiti için Adli Tıp Kurumu (2., 3.) ihtisas Kurulundan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre maluliyet/özür oranın tespitine yönelik raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği rapor alınarak, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle davalının usulü kazanılmış hakları korunarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine; kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.