T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1054 - 2025/1232
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1054
KARAR NO : 2025/1232
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12.04.2023
NUMARASI : 2021/189 Esas 2023/251 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 17.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 24.10.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili, 01.02.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı Belediye otobüsünde yolcu olarak bulunan davacının, otobüsün ... AVM önündeki durağa geldiğinde inmek için orta kapı tarafına hareketlenip dışarıya bir adım attığı esnada, sürücünün otomatik kapıyı kapatmasıyla diğer ayağının kapı aralığında sıkışması sonucu yaralandığını, meydana gelen trafik kazasında davacının kusursuz, dava dışı otobüs sürücüsü ...un asli kusurlu olduğunun Ankara 44.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/264E.sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğini, davacının meydana gelen kazadan sonra psikolojik rahatsızlıklar yaşadığını, davalı sigorta şirketine başvuru yaparken aldıkları Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 10.02.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyetinin %30, tahkim sürecinde alınan Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim edilen 19.08.2020 tarihli maluliyet raporunda %40, 08.09.2020 tarihli ek rapor niteliğindeki maluliyet raporuna göre de, davacının maluliyetinin bir yıl sonra tekrar değerlendirilmek üzere %30 olarak tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının sürekli iş göremezliği için 100,00 TL, geçici bakıcı gideri için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kazanın 01.02.2018 tarihinde meydana geldiğini, poliçenin düzenleme tarihinin de 01.02.2018 saat 12:00 olduğunu, dava konusu kazanın saatinin daha erken olması hâlinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının aynı kazaya ilişkin olarak Sigorta Tahkim Heyetine başvurduğunu ve başvurunun 2020/45792E.-2020/85108K.sayılı karar ile sonuçlandığını ve davalı şirket tarafından Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2020/9614E.sayılı dosyasında 03.12.2020 tarihinde 30.812,14 TL ödeme gerçekleştirildiğini, eldeki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli maluliyetinin olmadığının tespit edildiği, alınan raporun dosya kapsamındaki davacının tıbbi belgeleri ile uyumlu olduğu, davacının kalıcı maluliyetinin ve bakıcı ihtiyacının olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun yanlış yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğini, 01.02.2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle maluliyet belirlemesinin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekirken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmesinin hatalı olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle 07.07.2020 tarihinde Tahkim yoluna başvurduklarını, Tahkim sürecinde Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim edilen 19.08.2020 tarihli maluliyet raporuna göre davacının maluliyet oranının %40 olarak belirlendiğini, davalı sigorta şirketince yapılan itirazlar sonucu alınan 08.09.2020 tarihli ek rapor niteliğindeki maluliyet raporuna göre davacının maluliyetinin 1 yıl sonra tekrar değerlendirilmek üzere %30 olarak tespit edildiğini ve Tahkim heyetince bu yönde sadece bir yıllık maruz kalınan zarar için tazminata karar verildiğini, davacının bedensel olarak yaşamak durumunda kaldığı maluliyetine ek olarak, kaza sebebiyle ortaya çıkan ruhsal sıkıntıların durumunu daha da ağırlaştırdığını, travma sonrası stres bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozukluğu, korku, endişe gibi sıkıntıların davacının hayat akışını telafi edilmesi güç şekilde bozmasına rağmen araz bırakmadan iyileşmiş olduğu gerekçesiyle herhangi bir maluliyet tayinine yer verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re"sen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 01.02.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı Belediye otobüsünde yolcu olarak bulunan davacının durakta inmek için orta kapı tarafına hareketlenip dışarıya bir adım attığı esnada, sürücünün otomatik kapıyı kapatmasıyla diğer ayağının kapı aralığında sıkıştığını, sürücünün kapıyı tekrar açıp kapatması sonucu tek taraflı, yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece davanın reddine ilişkin verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda 01.02.2018 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı hakkında mahkemece alınan İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen 04.11.2021 tarihli raporda, davacının yapılan muayenesinde, travma sonrası stres bozukluğu düşünülmediği, anksiyete bozukluğu düşünüldüğü, tıbbi belgeleri ile birlikte yapılan değerlendirme sonucunda kişide olayla illiyetli engelliğine neden olacak mahiyet ve derecede psikopatoloji tespit edilmediği değerlendirmesiyle engel oranının %0 olduğu, iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, rapora davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca düzenlenen 10.01.2023 tarihli raporda da, davacının 01.02.2018 tarihli trafik kazası sebebiyle, maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, maluliyet oranının %0 olduğu, iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği ve bakıcı ihtiyacının olmadığının belirtildiği dikkate alındığında, davacının talebinin yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin olduğu, mahkemece alınan her iki raporda da, davacıda meydana gelen kaza neticesinde sağ bacağında hassasiyet olduğu, fiziksel yaralanma ve kırık olmadığı, travma sonrası stres bozukluğu düşünülmediği, anksiyete bozukluğunun düşünüldüğü, tıbbi belgeleri ile birlikte yapılan değerlendirme sonucunda kişide olayla illiyetli engelliğine neden olacak mahiyet ve derecede psikopatoloji tespit edilmediği, kazaya bağlı maluliyetinin bulunmadığı ve bakıcı ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın taraflara usûlüne uygun şekilde tebliğine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 17.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.