T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1279 - 2025/1225
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1279
KARAR NO : 2025/1225
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21.06.2023
NUMARASI : 2021/787 Esas 2023/489 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 16.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 24.10.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.12.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacının kullandığı motosiklete çarpması sonucu oluşan kazada davacının yaralandığını, geçici ve sürekli işgöremezliğinin oluştuğunu, bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, davacının sürekli işgöremezlik zararının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, %5 oranında daimi maluliyetinin bulunduğu kabul edilerek tazminata hükmedildiğini ancak Katip Çelebi Üniversitesinden alınan rapora göre davacının maluliyetinin %8 olduğunun anlaşıldığını, davacının maluliyetinin arttığını belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik 500,00 TL bakıcı gideri, 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 9500,00 TL artan maluliyet nedeniyle daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 8.700,63 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 190.700,24 TL’ye, bakıcı gideri için 4.086,79 yükseltmiş; ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 319.207,31 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, davada hükmedilmesi gereken faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %25 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, dava açılmadan önce düzenlenen Katip Çelebi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporunda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %8 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 4 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay olduğunun belirlendiği, raporunun dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince alındığı ve rapor yeterli bulunduğundan yeniden maluliyet raporu alınmadığı, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı, ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 327.907,94 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile, 4.086,79 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 331.994,73 TL tazminatın 10.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu kararı ile davacının sürekli işgöremezlik zararının karşılandığını, mahkemece davacının artan maluliyetinin olup olmadığı yönünde rapor alınmadığını, davacı tarafça dava açılmadan önce alınan raporu kabul etmediklerini, aktüerya raporunda %1.65 teknik faiz yönteminin uygulanmadığını, davacının kask ve koruyucu teçhizatı bulunmadığından müterafik kusur uygulanması gerektiğini, faiz başlangıcının ve faizin türünün hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın davacının kullandığı motosiklete çarpması sonucu oluşan kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talep etmiştir.
Davacının, eldeki davayı açmadan önce, davalı şirkete karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, sürekli işgöremezlik zararının tazminini talep ettiği, 21.02.2020 tarihli SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporuna göre davacının %5 oranında daimi maluliyetinin olduğu kabul edilerek 62.092,06 TL sürekli işgöremezlik zararının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, Sigorta Tahkim Komisyonu kararından sonra düzenlenen Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %8 olduğunun belirlendiğini, davacının maluliyetinde artış olduğunu belirterek artan maluliyeti yönünden sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir. Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.Davacıya tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.
Bu durumda mahkemece, Sigorta Tahkim Komisyonunun 12.01.2021 tarihli 2020/73725 Esas 2021/1137 Karar sayılı dosyasında, davacının daimi işgöremezlik oranı yönünden hükme esas alınan 21.02.2020 tarihli SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporu gözetilerek bu rapor tarihinden (21.02.2020) itibaren davacının devam eden tedavisi olup olmadığı, maluliyetinin bu tarihten sonra gelişen durumlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği, kaza nedeniyle maluliyet durumunun ve tespit edilen maluliyetin kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi için kazaya ilişkin tüm tedavi evraklarının ve raporlarının getirtilmesi Adli Tıp Kurumundan, davacının maluliyetine ilişkin raporlar arasında farklılığın nedeninin de açıklandığı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. Maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6- Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2023/21662 sayılı dosyasına yatırılan 640.000,00 TL Teminat Mektubu ile 1.000,00 TL Nakit Teminatın talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.