T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1219 - 2025/1242
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1219
KARAR NO : 2025/1242
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16.06.2023
NUMARASI : 2022/478 Esas 2023/461 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat)
KARAR TARİHİ : 17.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 17.11.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 30.07.2019 günü saat 22.20 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki aracı ile olay mahalli kavşağa geldiği sırada istikametine göre solundan kavşağa giriş yapan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacıların desteği ...’ın vefat ettiğini, Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/183E sayılı dosyasında toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre araç sürücüsü ...’un tali kusurlu, karşı araç sürücüsü ...’ın asli kusurlu olduğunu, kaza yapan araçların ZMMS poliçesininde davalı sigorta şirketleri tarafından yapıldığını, maddi zararlarından sorumlu olduklarını, davacıların müteveffanın annesi, babası ve kardeşleri olduğunu, anne ve babanın oğullarının ölümü le destekten yoksun kaldığını belirterek; HMK'nın 107. Maddesi gereğince davacılar ... ve ... için şimdilik 2.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat tutarlarının ... ve ... İçin ayrı ayrı 150.000,00 TL, kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı olmak üzere 75.000,00 TL toplamda 450.000,00 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen t olay tarihinden işletilecek faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile destek tazminatını, davacı Anne ... için 553.547,00 TL ve davacı Baba ... için 389.041,00 TL olmak üzere toplam 942.588,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... idaresindeki aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, manevi tazminattan herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, kusur oranların tespiti için dosyanın ATK - Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının, ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler tarafından istenebileceğini, cenaze ve defin giderleri talebinin reddinin gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, cenaze ve defin masraf taleplerinin reddini, sadece dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, müteveffanın alkollü sürücünün kullandığı araca binmekle müterafik kusurlu olduğunu, Sigorta Genel Şartlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini, Sigorta şirketinin sorumluluğunun temerrüt tarihinden başlamakta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalıların kusurunun bulunmadığını, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması ve hatır taşımasının mevcut olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere indirim yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, zararın poliçe limitlerini aşması halinde aşan zarar yönünden aracın kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketine davayı ihbar etme hakkını saklı tuttukları savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dilekçesinde belirttiği delillerin tamamının taraflarına tebliğ edilmediğinden dolayı HMK'ya aykırılık teşkil ettiğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusurunun olmadığını, Ceza davası ile doğrudan bağlı olduğundan, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Ankara Asliye Ticaret mahkemesinin yetkili olmadığı, Sorgun Asliye (Ticaret) Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, müteveffanın teyzesinin oğlu olduğunu ve talep edilen manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, hatır taşımacılığı indiriminin yapılması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; “Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 442.837,72 TL, davacı ... için 311.233,45 TL toplamı 754.071,17 TL’nin davalılar ... ile ... yönünden tamamı, davalı ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ yönünden poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile, diğer davalılar ..., ... yönünden ise 603.256,94 TL’sinden sorumlu olmak koşulu ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden alacağa davalılar ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ yönünden 09.08.2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise 30.07.2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminat talebi yönünden ise, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL tazminatın davalılar ... ..., ..., ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, alacağa 30.07.2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş hüküm davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosyaya 24.08.2022 tarihinde vekaletname sundukları halde, davalı ... Sigorta AŞ vekili olarak, hatalı olarak davalı ... AŞ vekili Av. ...’ın vekil olarak UYAP Sisteminde kayıt edildiğini, doğan Sigorta AŞ'ne ve vekillerine tebligat yapılmadığından hukuki dinlenilme haklarının kısıtlandığını, kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, gerekçede hatır taşıması indirimi yapıldığı belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında 603.256,94 TL’nin tahsiline karar verilerek hatır taşıması indiriminin uygulanmadığını, bilirkişi raporlarının taraflarına tebliğ edilmediğinden savunma haklarının kısıtlandığını, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bu nedenle hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hesaplamanın progresif ranta göre yapılamayacağını, davalının 360.000,00 TL ile sorumlu tutulmasına rağmen harcın tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince, yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından; davalıya dava dilekçesinin tebliği üzerine, dosyaya vekaletname ibraz edilerek, davaya cevap verdikleri halde, UYAP Sistemine vekil olarak kendileri yerine, diğer davalı ... Sigorta AŞ vekilinin, davalı vekili olarak eklenerek davalı ... Sigorta AŞ'nin vekili olmayan avukata yapılan tebligat ile yargılamaya devam edilerek, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğinden bahisle kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
1-Davalının adil yargılanma hakkı kapsamında, hukuki dilenilme hakkının ihlal ediliğine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Anayasa'nın 36. maddesinde "Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." denilmiş olup, hukuk yargılamasında da; HMK'nın 27. maddesinde adil yargılanma hakkı kapsamından kalan "hukuki dinlenilme hakkı" düzenlenerek, maddede " (1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir." denilerek, hukuki dinlenilme hakkının kapsamı düzenlenmiş, "yargılama ile ilgili bilgi sahibi olması da," hukuki dinlenilme hakkı kapsamında, olduğundan, taraflara usulüne uygun duruşma günü bildirilmeden yargılamaya devam edilemeyeceği gibi, "açıklama ve ispat hakkı" çerçevesinde, yargılamaya esas raporlar tarafa veya vekiline tebliğ edilmeksizin yargılamaya devam edilerek, yokluklarında karar verilemez. Nitekim HMK'nın 139. maddesinde de; " (1) Mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve yukarıdaki maddelerde belirtilen incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir." denilerek usulüne uygun tebligatın gerekliliğini vurgulamıştır.
Somut olayda, davalı ... Sigorta AŞ'ne dava dilekçesi tebliğ edilmesi üzerine, davalı vekili olarak vekaletname ibrazı ile davaya cevap vermesi sonrasında, vekilin UYAP Sistemine kaydı esnasında, Av. ..., dosyada taraf olan diğer davalı ... Sigorta A.Ş'nin vekili olduğu, ... Sigorta AŞ'nin vekili olmadığı halde, ... Sigorta AŞ'nin vekili olarak gösterilerek, gerek ön inceleme duruşması, gerekse de raporlar bu vekile tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmiş, mahkemece gerekçeli karar aşamasında durum fark edilerek, ... Sigorta AŞ vekili olarak vekaletname ibraz eden avukata tebliğ edilmesi üzerine, karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. Bu durumda, ön inceleme aşamasında ve tahkikat aşamasında davalının yargılama ile ilgili bilgi alma hakkı sağlandığı söylenemeyeceğinden, davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... Sigorta AŞ vekiline usulü uygun duruşma günü tebliğ edilmeden yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilerek, hukuki dinlenilme hakkı ihlal edildiğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, duruşma günü, davalının yokluğundan yapılan işlemler davalıya tebliğ edilerek, itiraz hakkı tanınmak suretiyle karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.06.2023 tarihli 2022/478 Esas 2023/461 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-(4).(6). maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,
4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/769 D.İŞ 2023/777 K sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden, Ankara 3. İcra Müdürlüğü 2023/20280 Esas sayılı dosyasına depo edilen, 650.000,00 TL-Türk Lirası Bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.