T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1214 - 2025/1184
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1214
KARAR NO : 2025/1184
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10.07.2023
NUMARASI : 2022/461 Esas 2023/478 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 13.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 06.11.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.06.2017 tarihinde davacının davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı otobüse yolcu olarak bindiğini, otobüs sürücüsünün aracın kapılarının kapatmayarak hareket etmesi sonucunda davacının araçtan düşerek yaralandığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 3.500,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 4.000,00 TL zararlarının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik talebini 43.492,56 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının, kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece daha önce verilen 21.10.2019 tarihli 2018/14 E. 2019/901 K. Sayılı kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemiz 02.06.2022 tarihli 2020/248 E. 2022/1434 K. sayılı kararı ile kaldırılması sonrasında, yeninden yapılan yargılma neticesinde mahkemece; davanın, trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeni ile oluştuğu ileri sürülen bedensel zararlarının davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu; mahkeme tarafından daha önce yapılan yargılama sonucu 4.773,80 TL geçici iş göremezlik ve 38.718,76 TL sürekli iş göremezlik zararından oluşan toplam 43.492,56 TL tazminatın 26.12.2017 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine yönelik kararın kaldırılması sonrasın da yeninden yapılan yargılamada eksikliklerin giderildiği, Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre kazanın meydan gelmesinde davacının %15 oranında, davalı tarafından sigortalı araç sürücünün %85 oranında kusurlu olduğunun tespit ediliği, kaza neticesinde davacının davaya konu kaza nedeniyle % 12 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluştuğu, 120 günde iyileşecek şekilde yaralandığının rapor ile tespit edildiği, Ankara BAM 26 HD kaldırma kararı sonrasında alınan 11.04.2019 tarihli raporda; davacının geçici iş göremezlik zararının 4.773,80 TL ve sürekli iş göremezlik zararının ise 201.394,78 TL olduğunun hesaplandığı, ilk hükümün sadece davalı tarafından istinaf yasa yoluna götürüldüğü için kazanılmış hakları ortadan kaldırır şekilde ıslah işlemi yapılmasının yasak olması ve kazanılmış haklara sadık kalınması gerektiği için ilk hükümde olduğu gibi 4.773,80 TL geçici iş göremezlik ve 38.718,76 TL sürekli işgöremezlik zararından oluşan toplam 43.492,56 TL tazminatın davalıdan tahsili şeklinde hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, "4.773,80 TL geçici iş göremezlik ve 38.718,76 TL sürekli işgöremezlik zararından oluşan toplam 43.492,56 TL tazminatın 05.01.2018 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine," karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet oranın %12 olarak tespit edildiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunda, ayak bileği kısıtlılığına ilişkin olarak değerlendirmenin hatalı olduğunu, öte yandan raporun da Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmesi gerektiğini, kusur ve maluliyet raporuna yönelik itirazları gözetilmeksizin aktüer bilirkişiden rapor alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazanın davacının alkollü olması nedeniyle meydana geldiğini, bu nedenle kabul edilen kusur oranını kabul etmediklerini, davacının yüksek miktarda alkollü olmasına göre raporun Karayolları Fen Heyetinden rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, faizden de ancak dava dilekçesinin tebliğinden itibaren sorumlu tutulabileceklerini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, davacının alkollü olarak bindiği otobüste, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün, araç kapısını kapatmaksızın hareket etmesi sonucunda, davacının araçtan düşmek suretiyle yaralandığı, olaya ilişkin soruşturma dosyası, sigortalı araç sürücüsünün kolluk ifadesi ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporunda; davacının kazaya bağlı yaralanmasına yönelik tedavi evrakı incelerek, muayenesi de yapılmak suretiyle son durumu değerlendilerilerek, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik çerçevesinde engel oranın ve iyileşeme süresinin tespit ediliği görülmüştür.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacı tarafından, davalıya müracaat sonrası eldeki davanın açılmış olması yanı sıra, faiz başlangıcının da dava tarihinden itibaren belirleniş olmasına göre dava şartına ve faiz başlangıcına yönelik eksiklik ve hata bulunmamasına, hükme esas alınan maluliyet raporunda; davacının yaralanması ile kaza arasındaki illiyet durumunun denetime açık şekilde değerlendirilmiş olması ve mevcut yaralanması neticesinde oluşan hareket kısıtlığının yapılan ölçüm ile belirlenerek engel oranın tespit edilmiş olması nazara alındığında, raporun karar vermeye elverişli olmasına, tespit edilen kusur oranın da, kazaya davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün araç kapısı açık hareket etmesinin etkisi de gözetildiğinde, davalı aleyhine olabilecek hata bulunmamasına, davacının alkollün etkisi nedeniyle aracın açık kapısından düşmüş olması fiile ilişkin kusur niteliğinde olduğundan, ayrıca müterafik kusur nedeniyle indirim yapılamayacak olmasına, ilk derece mahkemesi tarafından usulü kazanılmış haklar da gözetilerek son alınan rapordaki miktara göre değil, aleyhe hüküm verme yasağı gözetilerek, kaldırılan ilk karardaki miktar ile sorumluluğa karar verilmiş olmasına göre; davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 2.970,98 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 750,00 TL'nin mahsubu ile, bakiye 2.220,98 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.