T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/800 - 2025/1118
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/800
KARAR NO : 2025/1118
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2023
NUMARASI : 2020/319 Esas 2023/331 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 02.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 06.10.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl dava dosyasında davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl ve birleşen dava dosyasında davacı vekili, 20.06.2016 tarihinde davalı ...’in sürücüsü ve maliki olup davalı sigorta şirketi şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken davacının idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz olup davalının tam kusurlu olduğunu, davacının alçı ve boya ustası olup günlük 200,00 TL yevmiye ile çalıştığını, sol elini kullanamaz hale geldiğini, kazadan bu yana çalışamadığını, elini güç kaybı nedeniyle kullanamayacağından sürekli iş gücü kaybına uğradığını, ayrıca manevi olarak zarar gördüğünü, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faiziyle davalı ...’den tahsiline karar verilmesini istemiş, 11.09.2020 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.088,25 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 24.394,02 TL olarak artırmış, 07.02.2023 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 122.294,43 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigorta olduğunu, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar görenin dava açabileceğini veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının kask kullanmadığının belirlenmesi halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 30.06.2017 tarihli ve 2016/671 Esas, 2017/654 Karar sayılı karar ile davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın usulden reddine, davalı ... hakkında açılan davanın tefrikine ilişkin karara ve 18.07.2017 tarihli ve 2017/473 Esas, 2017/770 Karar sayılı karar ile davalı ... yönünden görevsizliğe ilişkin karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 30.05.2019 tarihli ve 2017/3216 Esas, 2019/936 Karar sayılı kararı ve Dairenin 12.06.2020 tarihli ve 2020/609 Esas, 2020/751 Karar sayılı kararı ile hükümlerin kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında 13.10.2020 tarihli karar ile birleştirme kararı verilmiş ve yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 24.12.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, davacı hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 27.05.2020 tarihli raporda engel oranının % 3 olduğu, iyileşme süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, davacının kask takmamış olması nedeniyle % 20 oranında indirim yapıldığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ile 12.03.2023 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak asıl dava dosyası olan 2020/319 Esas sayılı dosyada, davanın kabulü ile 20.06.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 122.294,43 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatından davacı tarafından kaza esnasında kask takılmaması nedeniyle %20 müterafik kusur idirimi yapılarak 97.835,54 TL, 4.088,25 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatından davacı tarafından kaza esnasında kask takılmaması nedeniyle %20 müterafik kusur indirim yapılarak 3.270,60 TL olmak üzere toplam 101.106,14 TL maddi tazminatın davalı ...’ten kaza tarihi olan 20.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (Tahsilde Tekerrür olmamak üzere), fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen 2019/285 Esas no'lu dosyada, davanın kabulü ile 20.06.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 122.294,43 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatından davacı tarafından kaza esnasında kask takılmaması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılarak 97.835,54 TL TL, 4.088,25 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatından davacı tarafından kaza esnasında kask takılmaması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılarak 3.270,60 TL olmak üzere toplam 101.106,14 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı Sompo Japan Sigorta Anonim Şirketinden dava tarihi olan 25.10.2016’dan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Tahsilde Tekerrür olmamak üzere), fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 15.000,00 TL’nin ...’ten kaza tarihi olan 20.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maddi ve manevi tazminat istemli davanın tümden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat istemli davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, yargılama sırasında ıslah suretiyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararları toplamından müterafik kusur indirimi yapıldığının belirtildiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği halde örtülü biçimde ve gerçek maddi zarardan fazla miktarda vekalet ücreti ve harç hesaplandığını, birlikte açılıp tefrik edilip birleştirilen davalarda tek uyuşmazlık bulunduğunu ve tek nispi harcın alınması gerekirken ayrı ayrı harç alınmasının hatalı olduğunu, yine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 20.06.2016 tarihinde davalı ...'in sürücüsü ve maliki olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacı idaresinde bulunan motosiklete çarpması sonucu motosiklet sürücüsü davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, Mahkemece davalı ... ve davalı Sigorta Şirketi hakkındaki davaların tefrikine ve usulden reddine ilişkin verilen kararların istinaf başvurusunda kaldırılması sonucunda davalar birleştirilerek yapılan yargılamada, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 24.12.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 27.05.2020 tarihli raporda engel oranının % 3 olduğu, iyileşme süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, davacının kask takmamış olması nedeniyle % 20 oranında indirim yapıldığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ile 12.03.2023 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-Davalı ... vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda 20.06.2016 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen 27.05.2020 tarihli raporda, davacının engel oranının % 3 olduğu ve 3 ay iş göremez halde kaldığının belirlendiğini, raporun davacı muayene edilerek ve hakkında düzenlenmiş tedavi evrakları değerlendirilmek suretiyle Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göze düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, aktüer bilirkişi rapor ve 12.01.2023 tarihli ek raporunda belirlenen bu maluliyet durumu esas alınarak hesaplama yapılmış olmasının doğru olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
2-Manevi tazminata hükme yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, 6098 TBK'nın 56. maddesindeki “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmü ile aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve özellikle dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının % 3 oranında kalıcı maluliyet oluşacak ve 3 ay süre ile iş ve gücünden kalacak şekilde yaralanması ile bu nedenle uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
3-Trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli davanın, dava dilekçesinde davalı olarak kazaya karışan aracın sürücüsü ve maliki olan ... ile aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine birlikte husumet yöneltilmek suretiyle açıldığı, mahkemece 30.06.2017 tarihli karar ile davalı ... yönünden tefrik kararı verildiği, davalı sigorta şirketi yönünden davanın usulden reddine ve tefrik edilen dosyada ise davalı ... yönünden asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile verilen görevsizliğe ilişkin kararların Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 30.05.2019 tarihli ve 2017/3216 Esas, 2019/936 Karar sayılı kararı ve 26.Hukuk Dairesinin 12.06.2020 tarihli ve 2020/609 Esas, 2020/751 Karar sayılı kararı ile hükümlerin kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında davalı sigorta şirketi ve davalı ... hakkındaki davaların birleştirildiği anlaşılmıştır. Esasen açıklanan bu aşamalardan sonra davadaki husumet durumunun dava dilekçesindeki hale döndüğü, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi ek raporunda hesaplanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatından, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmış olduğu nazara alındığında davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının doğru olduğu, öte yandan mahkemece önce tefrik edilip sonra birleştirilen asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı yazılı şekilde tazminat, harç ve vekalet ücretinin tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile hüküm altına alınmış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 7.931,21 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.727,00 TL'nin mahsubu ile kalan 6.204,21 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.