T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1027
KARAR NO : 2025/1125
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03.07.2023
NUMARASI : 2022/559 Esas 2023/503 Karar
DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 02.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07.10.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 01.03.2022 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, kırmızı ışıkta beklemekte olan davacıya ait ... plakalı araca çarparak hasar görmesine neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücünün tam kusurlu olduğunu, davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL değer kaybı bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 21.163,21 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücünün kusur durumunun belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davalı ... şirketinin ancak yasal faiz ile sorumlu olduğunu, davacının taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı talebine ilişkin olduğu, 01.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalara göre davacının aracında meydana gelen değer kaybını 22.000,00TL olduğu, davadan önce sigorta şirketi tarafından ödenen 836,79TL'nin mahsup edildiğinde 21.163,21 Tl değer kaybı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile; 21.163,21 TL araç değer kaybı bedelinin dava tarihi olan 25.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... AŞ vekili istinaf başvurusu dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olup davacının aracının ticari değil, hususi araç olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, değer kaybı hesaplamasının Genel Şartlar hükümlerine göre yapılması gerektiğini, Genel Şartlara göre yapılan hesaplamaya göre davacıya ödeme yapıldığını, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait aracın sürücünün kusurlu olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda Genel Şartlar hükümlerinin nazara alınmadığı, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 01.03.2022 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacıya ait aracın karıştığı kazada davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek araç değer kaybı talebinde bulunmuş, mahkemece bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-Davalı vekili davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, dava tarihinde itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Sigorta Hukuku, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, Zorunlu Sorumluluk Sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davalı, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Bu durumda zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı içinde olup davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 01.03,2022 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın kırmızı ışıkta beklemekte olan davacıya ait ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 01.05.2023 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücülsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, belirlenen kusur durumunun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, kazada hasar gören davacıya ait aracın markası, modeli, kaza nedeniyle oluşan hasar, Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış değerine göre değer kaybı belirlenerek davalı ... tarafından yapılan ödeme mahsup edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.445,65 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 370,00 TL'nin mahsubu ile kalan 1.075,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.