T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/829 - 2025/1035
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/829
KARAR NO : 2025/1035
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30.05.2023
NUMARASI : 2022/405 Esas 2023/433 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat)
KARAR TARİHİ : 19.09.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 01.10.2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.05.2007 tarihinde, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü olan ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeki başka bir araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası vefat ettiği, vefat edenin davacının çocuğu olması nedeniyle desteğinden mahrum kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında talebini 46.849,02 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, talebin zamanaşımına uğradığını, kazada tek kusurlu tarafın müteveffa olduğunu, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen 24.09.2019 tarih, 2018/324 E. 2019/736 K. sayılı kararın, davalının istinaf talebi üzerine Dairemiz 21.04.2022 tarih 2019/3166 E. 2022/1094 K. sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle kaldırılması sonrasında, yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın yaptığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olduğu, 07.05.2007 tarihinde davacıların murisi olan ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile sürücü ... sevk ve idaresindeki araca arkadan çarptığı ve kaza neticesinde vefat ettiği, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davacıların desteği olan ...'ın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, 2918 Sayılı Yasanın 91. maddesi çerçevesinde, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması halinde zarar gören kişilerin zararlarının ZMMS sigorta teminatı kapsamında bulunduğundan, ölenin desteğinden mahrum kalanların sigorta şirketinden destek zararı talep edebileceği, davacının ölenin annesi olduğu ve bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığı, mahkemece daha önce verilen kabul kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. HD tarafından, ölenin babasının da sağ olması nedeniyle garame hesabı yapılması gerektiğinden bahisle kaldırıldığı, bu hususta kaldırma kararı sonrası aktüer bilirkişiden alınan 22.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda usulü kazanılmış haklar gereği önceki rapor verilerine göre hesaplama yapıldığı ve poliçe limitinin garameten dağıtılması sonucu davacının 36.050,77 TL destekten kalma tazminatı hesaplandığı, davacının rapor doğrultusunda zararını talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne; 36.050,77 TL'nin temerrüt tarihi olan 04.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra, alınan ek raporda tazminatın 36.050,77 TL olarak hesaplandığını, hesaplanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, vefat edenin sigortalı aracın sürücüsü olması nedeniyle, kendi kusuru ile vefat edenin yakınlarının destek zararınından davalının sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca meydana gelen zararın teminat kapsamında da olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemidir. Davacı, 08.05.2007 tarihinde, davalı tarafından sigortalı aracın sürücüsü olan, oğlunun tam kusuru ile meydana gelen kazada vefatı nedeniyle desteğinden mahrum kaldığından ve zararının sigorta şirketinin teminatı kapsamında olduğundan bahisle davalıdan tahsilini istemiş. İlk derece mahkemesi tarafından kaza tarihindeki ZMMS Genel Şartları gereğince, sigortalı araç sürücüsünün vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalanların zararının, doğrudan zarar olması nedeniyle sigorta şirketinden talep edilebileceği kabul edilerek, davacı yanı sıra desteğin babasının da hayatta olması nedeniyle, sigorta limitini aşan davacının zararından sigorta şirketinin garame hesabına göre sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.
1-Davalı vekili tarafından, sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuruna isabet eden zararlardan davalının sorumlu olmayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davalının sorumluluğun belirlenmesinde kaza tarihini kapsar poliçenin tanzim tarihinin ve KTK'nın 92. maddesinin nazara alınacak olmasına, olay tarihindeki yasal düzenleme çerçevesinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin destek zararını, desteğin doğrudan zararı niteliğinde olduğunu kabul ederek, bu kapsamdaki zararın da KTK'nın 92. maddesinde ve Genel Şartlarda teminat dışı olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle, sigorta teminatı kapsamında olduğunu yerleşik içtihatları ile kabul etmiş olmasına göre mahkemece, davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.
2-Davacı vekili tarafından, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, ölüm ile sonuçlanan trafik kazasında, sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki şahıs başına sorumluluğunun belirlenmesinde, ölen kişi nazara alınacak olup, bir ölüm nedeniyle tazminat talep edenler için ayrı ayrı limit öngörülmemiştir.
KTK'nın 96/1 maddesinde " Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur." denildiğinden, mahkemece henüz dava açılmamış olsa dahi, aynı teminat kapsamında başkaca zarar görenlerin bulunduğu dosyadan anlaşılması durumunda, diğer zarar görenlerin de, zararlarını nazara alarak, toplam zararın sigorta teminatını aşması halinde garame (proporsiyon) hesabı yapılarak, her bir zarar görenin zararı ölçüsünde limitten pay almasına olanak sağlaması yasal bir gerekliliktir.
Somut olayda da, sigortalı araç sürücüsünün vefatıyla, anne ve babasının ölenin desteğinden mahrum kaldığının anlaşılmasına, anne ve baba için hesaplanan tazminat miktarının da sigorta limiti aşmış olmasına göre garame hesabı yapılmasının kanuna uygun olmasına, yapılan hesaplamada da hata bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalıdan alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.