T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/837 - 2025/1022
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/837
KARAR NO : 2025/1022
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/10/2018
NUMARASI : 2015/585 Esas 2018/659 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 18.09.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 26.09.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.08.2012 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı davacı yönetimindeki motosiklete çarparak davacının kısmi ve kalıcı maluliyet yaratacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davalı sigorta şirketinin kaza nedeniyle davacıya 5.053,00 TL ödemede bulunduğunu, ödemenin yetersiz olduğunu, bu yöndeki ibranamenin ise müzayaka halinde imzalandığını belirterek maluliyeti nedeniyle HMK'nın 107. Maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden mümkün olmaz ise davalı tarafın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 14.03.2017 tarihli talep artırım dilekçesi ile, 7.211,82 TL'ye yükseltmiştir.
Birleştirilen Ankara 12. ATM'nın 2016/99 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili; asıl davada alınan maluliyet raporuna göre davacının 3 ay geçici iş görmezliğe uğradığı ve 15 gün bakıma muhtaç olduğunun belirlendiğini ifade ederek HMK'nın 107. Maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10,00 TL geçici iş görmezlik, bakım tazminatı ve tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş;
Birleştirilen Ankara 14. ATM'nın 2018/412 Esas sayılı birleşen dosyasında davacı vekili; dava dilekçesinde davacının asıl dava dilekçesindeki kazadan bahisle asıl dava dosyasında daimi maluliyetten kaynaklanan zararlar için dava açtığını, görülen davada alınan bilirkişi raporundan sonra davalarını 7.211,82 TL olarak ıslah ettiklerini, ancak sonrasında alınan 17.05.2018 tarihli rapor neticesinde zarar miktarının 7.950,12 TL olarak tespit edildiğini, bu nedenle ek dava açmak zorunda kaldıklarını belirterek, iş bu dava dosyasının asıl dava dosyası ile birleştirilmesini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 738,30 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 21.05.2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile toplam tazminat talebini 30.293,65 TL’ye, 06.04.2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile toplam tazminat talebini 48.734,72 TL’ye yükseltmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya kaza nedeniyle dava açılmadan önce 11.02.2015 tarihinde 5.053,00 TL ödeme yapıldığını ve ibralaşıldığını bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, ibranamenin geçersiz sayılması halinde ibraname tarihi itibari ile yapılan ödeme nazara alınarak ödemenin zararı karşılamaya yeterli olup olmadığının tartışılması gerektiğini, davalının sorumluluğunun kusur ve sigorta limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru, maluliyetini ve zararını ispatlaması gerektiğini, ayrıca SGK'dan alınan bir ödeme var ise düşülmesi gerektiğini, ticari faiz talep edilemeyeceğini, birleşen dava yönünden dava öncesinde davacının davalı sigortacıya müracaatının bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, bakıcı ve tedavi giderlerinin teminat kapsamı dışında ve tedavi gideri kapsamında olduğundan sorumluluğun 2918 Sayılı Yasanın 6111 Sayılı Yasa ile değişik 98. maddesi ve 6111 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesi gereğince SGK'da olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, Ankara 14. ATM'nın birleşen 2018/412 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesi ve birleştirme kararı davalıya tebliğ edilmiş, davalı iş bu davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesinden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %6,2 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 3 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 15 gün olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, sonuç olarak asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/87 Esas 2021/935 Karar sayılı kararı ile “… asıl dava ve birleşen iki ayrı dava (Ankara 12.ATM'nın 2016/99 esas ve mahkemenin 2018/412 esas sayılı dava dosyaları) mevcut olup, mahkemece asıl ve birleşen 2018/412 esas sayılı davalar yönünden, davaların birbirinden bağımsız ayrı ayrı davalar olduğu gözetilerek hüküm kurulmuş ise de, asıl dava ile birleştirilen Ankara 12. ATM'nin 2016/99 Esas sayılı dava dosyasında davacı tarafça neticeten 2.219,37TL geçici iş göremezlik, 470,25TL bakıcı gideri ve 2.761,25TL tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 5.441,49TL tazminat talep edildiği, gerekçede davacı tarafın tedavi gideri zararının 279,75TL yönünden kabulünün hakkaniyete uygun olduğunun belirtildiği, bu dosyada ayrıca 470,25TL geçici bakıcı gideri tespit edildiği, kabul edilen 750,00TL'nın gerekçe ve hüküm fıkrasının birlikte yorumlanması halinde 279,75TL'sının tedavi gideri, 470,25TL'sının geçici bakıcı gideri olduğu sonucuna varılmakla birlikte, mahkemece bu hususta açıklama yapılmaksızın toplam 750,00TL tedavi giderinin davalıdan tahsiline şeklinde, davalının hangi zarar kaleminin ne kadarından sorumlu tutulduğu, davacının hangi tazminatın ne kadarını tahsil edebileceği hususunda yeterli açıklık içermeyen, bir başka anlatımla taraflara tanınan hak ve yüklenen borçların birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ilkesine uygun bulunmayan ve infazda tereddüt uyandıracak biçimde hüküm kurulması ve talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı yönünden olumlu yada olumsuz her hangi bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir...” gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı sonrası, aktüer bilirkişiden ek raporlar alındığı, 31.03.2023 tarihli ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik kaybı nedeniyle uğradığı zarardan kaynaklı maddi tazminatının 45.777,05 TL’sinin kısmi ödeme tarihi olan 11.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen 2018/412 Esas 2018/397 Karar sayılı dosya yönünden davanın kabulüne, davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik kaybı nedeniyle uğradığı zarardan kaynaklı maddi tazminatının 738,30 TL’ sinin kısmi ödeme tarihi olan 11.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine; birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/99 Esas 2016/515 Karar sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle meydana gelen geçici iş göremezlik nedeniyle uğradığı 2.219,37 TL, geçici bakıcı gideri nedeniyle uğradığı 470,25 TL ve davacının tedavi giderleri kapsamında belge harcamalarına ilişkin belge sunmamış olmasına, tedavileri devlet hastanesinde yapılmış olmasına, yargılama gideri kapsamında yapılacak bir kısım giderlerinde tedavi gideri olarak istenemeyecek olmasına göre takdiren 279,75 TL tedavi giderinin toplamı 2.969,37 TL'den ibaret maddi tazminatının kısmi ödeme tarihi olan 11.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tedavi gideri yönünden yeterli araştırma yapılmadığını, uzman doktordan rapor alınması gerektiğini, tedavi giderinin daha fazla olduğunu, aktüerya hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, hükmedilen tazminata ticari avans faiz uygulanması gerektiğini, asıl ve birleştirilen davada, davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından yapılan ödemeler tenzil edilmeden karar verildiğini, mahkemece verilen ilk kararın icraya konulduğunu, icra müdürlüğüne ödeme yapıldığını, bu ödemenin yeni verilen kararda dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Asıl ve birleşen davalar, davalıya trafik sigortalı aracın, davacı yönetimindeki motosikletle karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle açılan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı ve SGK tarafından karşılanmayan belgesiz tedavi gideri istemine ilişkindir.
1-Davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacının tedavi giderinin hesaplanması yönünden doktor bilirkişiden rapor alındığı, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde düzenlendiği, dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu görülmekle davacı vekilinin aktüerya raporuna ve tedavi giderine yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı şirkete sigortalı aracın otomobil olduğu, ... isimli gerçek şahıs adına kayıtlı olduğu, aracın ticari bir niteliği olmadığı anlaşıldığından hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3-Davalı vekili, her ne kadar, dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödeme yapıldığını, ödemelerin hükümde dikkate alınmadığını ileri sürmüşse de; davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin ilk kararda hüküm altına alınan tazminata ilişkin olduğu, bu ödemelerin, son kararın infazında dikkate alınması gerektiği gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.
4-Dava dilekçesinde, davanın HMK’nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça belirtildiği, belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca, davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir veya ek dava açabilir.
Somut olayda, davacı vekilinin, 14.03.2017 havale tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 7.211,82 TL’ye artırdığı, bu talep artırım dilekçesinden sonra alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının sürekli işgöremezlik zararının 7.950,12 TL olarak hesaplanması üzerine, davacı vekilinin, sürekli işgöremezlik talebini ıslah etme veya ek dava açma hakkını, ek davadan yana kullanarak 04.06.2018 tarihinde açılan Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/412 Esas 2018/397 Karar sayılı dosyası ile davalıdan 738,30 TL sürekli işgöremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, bahse konu dosyanın eldeki dava ile birleştirildiği görülmüştür. Bu nedenle, davacı vekilinin, ek dava açtıktan sonra sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 21.05.2022 havale tarihli talep artırım dilekçesi ile 30.293,65 TL’ye, 06.04.2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile 48.734,72 TL’ye yükseltmeye ilişkin işlemlerinin usulsüz olduğu, hukuken geçerliliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, asıl davada, davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebi yönünden, 14.03.2017 tarihli talep artırım dilekçesi ile talep edilen 7.211,82 TL'yi aşmamak üzere karar verilmesi gerekirken hukuken geçerliliği bulunmayan 06.04.2023 tarihli talep artırım dilekçesi esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılması ve yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I–Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II–Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
A)1-Asıl davanın KABULÜ ile; 7.211,82 TL sürekli işgöremezlik tazminatının, kısmi ödeme tarihi olan 11.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 492.63 TL karar harcından peşin alınan 173,70 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 318,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025 yılı AAÜT'ye göre (13/2 maddesi dikkate alınarak) belirlenen 7.211,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B)1-Birleştilen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/412 Esas 2018/397 Karar sayılı dosyasında;
Davanın kabulü ile, davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik kaybı nedeniyle uğradığı zarardan kaynaklı maddi tazminatının 738,30 TL’ sinin kısmi ödeme tarihi olan 11.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 179,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 144,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilip takdir edilen 738,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C)1-Birleştirilen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/99 Esas 2016/515 Karar sayılı dosyada;
Davanın kısmen kabulü ile, davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle meydana gelen geçici iş göremezlik nedeniyle uğradığı 2.219,37 TL, geçici bakıcı gideri nedeniyle uğradığı 470,25 TL ve davacının tedavi giderleri kapsamında belge harcamalarına ilişkin belge sunmamış olmasına, tedavileri devlet hastanesinde yapılmış olmasına, yargılama gideri kapsamında yapılacak bir kısım giderlerinde tedavi gideri olarak istenemeyecek olmasına göre takdiren 279,75 TL tedavi giderinin toplamı 2.969,37 TL'den ibaret maddi tazminatının kısmi ödeme tarihi olan 11.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 202,84 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 64,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 138,64 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilip takdir edilen 2.969,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 2.482,12 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Ç)Asıl dava ve birleşen davalarda karar ve ilam harcından mahsup edilen toplam 273,80 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
D)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 92,80 TL başvuru harcı, 13,60 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 513,00 TL tebligat ve müzekkere posta gideri olmak üzere toplam 2.619,40 TL'nin, davada red ve kabul oranına göre 2.358,04 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
E)HMK'nın 333 ve GAT'nin 5. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine,
II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan 738+738 (toplam 1.476,00) TL istinaf başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3- Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.