T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/953 - 2025/1119
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/953
KARAR NO : 2025/1119
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/05/2023
NUMARASI : 2022/512 Esas 2023/301 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 02.10.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 27.10.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 27.05.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün yaptığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacılar ... ve ...’nün kızı, davacı ...’un annesi ...’un vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davacıların destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketine 22.08.2017 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacılar anne ... için 500,00 TL, baba ... için 500,00 TL, çocuk ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 03.10.2018 tarihli dilekçesi ile dava değerini davacı ... yönünden 23.903,57 TL’ye, ... yönünden 40.307,28 TL’ye, ... yönünden 58.771,29 TL’ye yükseltmiş; 04.07.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile de davacı ... yönünden 39.103,51 TL, ... yönünden 53.789,39 TL, ... yönünden 107.987,14 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, sorumlulukların sigortalının kusuru oranında, poliçe limitiyle ve gerçek zararla sınırlı olduğunu, davacı ... adına hesaplanan tazminatın davacı tarafça kabul edilmediğini, davacı anne ve baba yönünden ölenin desteğinden yararlandıklarına dair ispata yarar belge sunulamadığından ödeme yapılamadığını, kazadaki kusur oranının belirlenerek poliçe limitini geçmemek kaydı ile kusur oranına isabet eden destek tazminatı yönünden aktüer bilirkişiden THR 2010 ve 1,8 teknik faiz oranına göre rapor alınmasını, davacı tarafça destekten yoksun kaldığı iddia edilen müteveffanın annesi ve babasının devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunması gerektiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, temerrüt söz konusu olmadığından faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 01.11.2019 tarihli ve 2018/28 Esas, 2019/919 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 80.576,30 TL, davacı ... yönünden 38.433,02 TL, davacı ... yönünden 31.282,81 TL destekten yoksun kalma tazminatlarının davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacılara ödenmesine ilişkin olarak verilen hükme karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 03.06.2022 tarihli ve 2020/69 Esas, 2022/1485 Karar sayılı kararıyla hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada, davanın trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olup müteveffa ...'un yolcu konumunda olduğu, müteveffanın anne, babası ve oğlu olan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakları bulunduğu, 04.04.2023 tarihli bilirkişi ek raporundaki hesaplamalar, davacılar vekilinin 03.10.2018 tarihli dilekçesindeki talebi ve müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 47.017,04 TL, müteveffa davacı ... yönünden 21.137,16 TL, müteveffa davacı ... yönünden 11.324,64 TL olarak belirlenen destekten yoksun kalma tazminatlarının davalı şirketten temerrüt tarihi olan 24.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile söz konusu tutarların davacı ... ile müteveffa davacılar ... ve ...'un mirasçıları olan ve davaya dahil edilen mirasçılara mirasçılık belgelerindeki payları oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, maddi tazminat hesabında bilinen en son asgari ücretin hesaplamada gözetilmesi gerektiğini ve yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin uygulanması gerektiğini, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olsalar dahi sonradan yürürlüğe giren asgari ücretin uygulanması gerektiğini, davalı yararına kazanılmış hak oluşmayacağını, belirsiz alacak davasında yargılama yapılıp alacak tutarı netleştiğinde iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davacının talebini artırabileceğini, talep sonucunun artırılmasının ıslah olmayacağını, belirsiz alacak davasında gerçek talebinin yargılama ile ortaya çıkacak olan tutar olduğunu, davacıların gerçek alacakları tam ve kesin olarak belirlenmeden karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun Genel Şartlardaki hükümlere göre TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz dikkate alınması gerektiğini, kaldırma kararı sonrasında alınan ek bilirkişi raporunda kök rapordaki hesaplama unsurlarının esas alındığının belirtildiğini, bilirkişi tarafından Genel Şartlara uygun olmadan hesaplama yapıldığını, davalı sigorta şirketinin temerrüdü söz konusu olmayıp ancak dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, mahkemece davacılar lehine hükmedilen tazminatlar yönünden belirlenen faiz tarihini kabul etmediklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacılar vekili, 27.05.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacılar ... ve ...'nün kızları, diğer davacının annesi ...'un vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairenin 03.06.2022 tarihli ve 2020/69 Esas, 2022/1485 Karar sayılı kararıyla davacılardan ...'nün 04.11.2021 tarihinde, davacı ...'un ise 14.07.2020 tarihinde vefat ettiği, adı geçen davacılar yönünden taraf teşkiline ilişkin usul hükümlerinin yerine getirilmesi ve vefat tarihleri esas alınarak destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplanması gereklerine değinilerek kaldırılmış, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 04.04.2023 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar ile davacı ... yönünden 03.10.2018 tarihli dilekçedeki talep ile davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu tutarlardan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacılar vekili hüküm tarihine en yakın asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; mahkemece verilen ilk karara karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, davacı tarafın ilk hükme ilişkin olarak istinaf kanun yoluna başvuru yapmadığı, ilk hesap raporundaki verilerin ve hesaplama yönteminin davacı yönünden kesinleştiği gibi Bölge Adliye Mahkemesi kararında da belirtildiği gibi davacılar vekili tarafından verilen 03.10.2018 tarihli dilekçe ile davacı ... yönünden kabul beyanı dikkate alınarak karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve HMK'nın 355. maddesi gereğince tarafların istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacılar vekilinin ve katılma yoluyla davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL’nın mahsubu ile kalan 345,55 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3- Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 5.429,19 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.400,00 TL’nın mahsubu ile kalan 4.029,19 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,
4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın taraflara tebliğine ,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.