T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/867 - 2025/1072
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/867
KARAR NO : 2025/1072
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22.06.2023
NUMARASI : 2022/920 Esas 2023/503 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 25.09.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 29.09.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22.12.2020 tarihinde, davacıların oğlu olan ...'ın içinde yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucu ...’ın vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında ve Adli Tıp Kurumu raporunda desteğin yolcu olduğu araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, müteveffanın ise kusursuz olduğunun açıklandığını, sigortalı araç sürücüsünün ceza mahkemesinde hüküm giydiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davacı baba ... için 70.000,00 TL, davacı anne ... için 180.000,00'TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile, talebini davacı ... için 125.497,79 TL’ye, davacı ... için 284.502,21 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı şirketin ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı bulunduğunu, sorumluluğun sigortalının kusuru ve limit oranında üçüncü kişilere verilen zarar için olduğunu, dava şartı eksikliği bulunduğunu, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz ile hesaplaması yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ... için 125.497,79 TL, davacı ... için 284.502,21 TL destek tazminatının temerrütün gerçekleştiği 15.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; çalınan araçların sebep oldukları ve karayolları trafik kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlardan sigortacının da sorumluluğunun olmayacağını, uzun dönem kiralama durumu söz konusu olup bu durumda aracın işleteni değişeceğinden bu hususun irdelenmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davalı şirketinin aldırdığı aktüer raporu ile yargılama sırasında alınan hesap raporu arasında çelişki bulunduğunu, müteveffanın, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiğini, bu nedenle müterafik kusurlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacıların oğlu olan ...'ın yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın kazaya karıştığını, ...’ın vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan aracın, olaydan önce çalındığını, sürücünün alkollü olduğunu, desteğin sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmesinin müterafik kusur oluşturduğunu, ayrıca aracın uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, bu nedenle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de; sigortalı aracın, sürücü ... tarafından, kardeşi ...'tan alınarak kullanıldığı esnada kazanın meydana geldiği, aracın çalındığına ilişkin bir delil dosyaya sunulmadığı, müteveffa ...'ın, araç sürücüsü ...'ın alkollü olduğunu bilerek araca bindiği iddiasının ispat edilemediği, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerektiği, bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halel getirecek bir sonuç yaratmamasının şart olduğu, davalı tarafça sigortalının işleten sıfatının ortadan kalktığına ilişkin dosyaya ispata yarar bir delil sunmadığı da anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususlara yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunun, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği görülmekle davalı vekilinin hesaplamaya yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.007,10 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.451,55 TL harcın mahsubu ile kalan 20.555,55 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3- Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 25.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.