T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06.04.2023
NUMARASI :....
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 13.06.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07.07.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 06.06.2016 tarihinde davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, dava dışı ... ... Başkanlığı'na ait, dava dışı sürücü ... idaresindeki özel amaçlı arazöze ... idaresindeki araçla çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı ...’nin eşi diğer davacıların babası ...'ın vefat ettiğini, davacıların müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, kaza tespit tutanağında müteveffaya atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kazanın sigortalı aracın ışık donanımı ve arkasında bulunması gereken uyarı levhasını bulundurmaması sebebiyle meydana geldiğini, müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerine dayanıldığını, müteveffanın tecrübeli kamyon şoförü olduğunu belirterek, belirsiz alacak olarak, 35.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.02.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı eş ... için 25.000,00-TL, ... için 5.000,00-TL, ... i,çin 3.000,00-TL, ... için 2.000,00-TL olarak açıklamış, taleplerini davacı eş ... için 37.060,03-TL'ye, ... için 6.814,84-TL'ye, ... için 3.734,13-TL'ye, ... için 2.536,75-TL'ye arttırmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili, ... plakalı aracın ZMMS poliçesi ile 15.3.2016-2017 tarihleri arasında sigortalandığını, davalının poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacıların destekten yoksun kaldıklarını ispatlaması ve aktüer siciline kayıtlı bir bilirkişi tarafından hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 17.02.2022 tarih, 2019/2307 E., 2022/388K. sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın 06.06.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasına dayalı olarak destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, kaldırma kararı uyarınca, aktüer bilirkişiden alınan 28.11.2022 tarihli ek raporda dava konusu olay nedeniyle davacıların maddi zararlarının (%80 kusur indirimi sonrası); davacı eş ... ... için 49.602,42 TL, davacı çocuk ... ... için 2.188,94 TL, davacı çocuk ... ... için 3.338,06 TL, davacı çocuk ... ... için 9.670,70 TL, dava dışı baba ... ... için 7.109,30 TL, dava dışı anne ... için 10.387,50 TL olduğunun bildirildiği, hesaplama sonucu davacıların uğramış olduğu zararlar miktarları kaldırma kararı öncesinde yapılan ıslaha göre değişmiş ise de davacı vekilinin fazlaya ilişkin taleplerini saklı tuttuğu hususu da göz önünde bulundurulduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davacı ... ... için 37.060,03 TL, davacı ... için 6.814,84 TL, davacı ... ... için 3.338,06 TL, davacı ... için 2.188,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 28.11.2016 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigortadan tahsili ile ayrı ayrı davacılara verilmesine, karar verilmiş karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ceza dosyasında keşfe istinaden alınan kusur raporunda müteveffanın %30 kusurlu olduğu şeklinde görüş bildirildiğini, kusur oranlarındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, müteveffanın tecrübeli bir şoför olduğunu, asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği halde, asgari ücret elde ettiği varsayımıyla yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiği ve bilirkişi raporu 28.11.2022'de tanzim edildiği halde raporda 2019 yılı verileri kullanılarak hesaplama yapıldığını, davacıların zararlarının eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, olayın iş kazası olduğunu, müteveffanın şoför olarak çalıştığı ve ekmek dağıttığı esnada kazanın meydana geldiğini, SGK gelirlerinin tespiti ile SGK gelir bağlanmasının bekletici mesele yapılmasını, rücuya tabi gelirlerin tazminattan mahsubu gerektiğini, kusur atfını kabul etmediklerini, işverenin sorumluluğu İş ve İşçi Güvenliği Mevzuatından kaynaklandığını, zararların, işveren sorumluluk sigortası teminatına dahil olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, hesaplamanın her halükarda genel şart hükümlerine uygun yapılmasının zorunlu olduğunu, hesaplamaların TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerekirken, progresif rant esasına göre hesap yapılmış olmasının doğru olmadığını, faizin türü ve faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, 06.06.2016 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu sulama aracı (arazöz) ile davacılar desteğinin idaresindeki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek davacı eş ve çocuklar için destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemenin 28.03.2019 tarih, 2018/203 E., 2019/309 K. sayılı kararı ile meydana gelen kazada müteveffa sürücü ... ...'ın %80 oranında, dava dışı ... ... Başkanlığı'nın ise %20 oranında kusurunun bulunduğu kabulü ile davacı eş ... ... lehine 37.060,03-TL, davacı çocuk ... lehine 6.814,84-TL, davacı çocuk ... ... lehine 3.734,13-TL, davacı çocuk ... lehine 2.536,75-TL, destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilinin, kusur raporları arasında çelişkinin giderilmesi, bilirkişi raporunda destek süreleri ve paylarının yanlış hesaplanmış olması ve vekâlet ücreti sebepleri ile; davalı vekilinin ise, rücuya tabi ödemenin araştırılması, kusur oranı, davalı sorumluluğu, faiz türü ve başlangıç tarihi sebepleriyle istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Dairemizin 17.02.2022 tarih, 2019/2307 E., 2022/388 K. Sayılı ilamı ile davacıların doğum tarihlerinin doğru şekilde tespiti, davacı ...’ün de yüksek öğrenim yapmasının kuvvetle muhtemel olması nedeniyle adı geçen davacı için de 25 yaşa kadar destek tazminatı hesaplanması, dağıtılan payların toplamının 100 olması gerektiği halde, toplamın 99 olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak aktüer bilirkişiden rapor alınması ve davacı ... lehine kabul edilen vekalet ücretinin 2.725,00-TL yerine, 2.715,00-TL olarak yazılmış olmasının hatalı olduğu gerekçeleriyle kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılamada aktüer bilirkişi raporu alınarak neticede davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Somut olayda, müteveffanın trafik kazasında ölümü nedeniyle davacı eş ... ... ile çocukları ..., ... ve ... için destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Dairemiz kaldırma kararı gereği TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre tazminat hesaplaması yapılmış ise de mahkemenin ilk kararına karşı davacı vekilinin de istinaf başvurusunda bulunduğu, destek süre ve paylarının hatalı ve eksik hesaplandığı belirtilerek aktüer bilirkişi raporuna ilişkin istinaf sebepleri bulunduğu, Dairemiz kaldırma kararında davacılar vekilinin de istinaf başvurusu kabul edilerek mahkemenin ilk kararının kaldırılmış olmasına göre, kaldırma kararından sonra alınan aktüer bilirkişi raporunun Yargıtay yerleşik içtihatları ile kabul edildiği üzere karar tarihine en yakın güncel veriler dikkate alınarak tazminatın hesaplanması gerekirken ilk karara esas alınan rapor tarihi (2019) verilerine göre hesaplama yapılarak işlemiş dönem 31.12.2019 tarihi itibariyle sona erdirilerek, 2019 yılı asgari ücreti bilinen son gelir olarak kabul edilerek işleyecek aktif dönem gelirinin hesaplanmış olması isabetli görülmemiştir.
Kabul şekline göre, davalı vekili tarafından ilk karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde de avans faize hükmedilmiş olmasına yönelik istinaf başvurusunda bulunulduğu gözönünde bulundurularak; Dosya kapsamından davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın özel amaçlı arasöz vasfı ile dava dışı ... ... Başkanlığı adına kayıtlı olması nedeniyle hüküm altına alınan maddi tazminata yasal faiz işletilmesi gerekirken avans faiz işletilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.