T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/678 - 2025/836
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/678
KARAR NO : 2025/836
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22.11.2022
NUMARASI : 2021/121 Esas 2022/908 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 19.06.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11.07.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 04.09.2014 tarihinde dava dışı ...’in idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı yaptığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olarak bulunan ...’in vefat ettiğini, davacı ...’in de yaralandığını, ...’in vefatı nedeniyle davacı annesi ve kardeşinin destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için maluliyet zararı olarak 100,00 TL ve davacıların destekten yoksun kalma tazminatları için 100,00 TL’nin belirsiz alacak davası olarak olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 78.401,63 TL olarak, davacı ... için tazminat talebini 2.673,00 TL olarak ıslah etmiş, 02.09.2022 tarihli dilekçesi ile ... yönünden dava değerini 213.291,00 TL olarak artırdıklarını ve olay tarihinden itibaren avans faizi talep ettiklerini belirtmiştir.
Davalı vekili, maluliyete ilişkin iddianın kanıtlanması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, alınacak raporların Adli Tıp Kurumu’ndan alınması gerektiğini, vefat eden ... için davacı anneye 10.05.2015 tarihinde 54.709,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin güncellenerek dikkate alınmasını, uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 10.07.2018 tarihli ve 2018/3521 Esas, 2020/2110 Karar sayılı karar ile davacılar ... ve davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile 78.401,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 25.12.2020 tarihli ve 2018/3521 Esas, 2020/2110 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek hükmün kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada 22.11.2022 tarihli kararla, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, murisin kardeşi olan davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talebi bakımından destek ile birlikte oturmak ve bekar olmanın tek başına destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı doğurmayacağından davacı ...'in destek tazminatı talebinin reddi gerektiği, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 19.09.2016 tarihli raporu uyarınca davacı ...'in vücut çalışma gücünden kaybetmediği, yetişkin olması halinde 3 ay süre ile iş ve gücünden kalacağının belirtildiği, ancak yaşı itibariyle geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunamayacağı, davacı anne ... yönünden ise, murisin ölümü ile destekten yoksun kaldığı ve zararının tazmininin gerekeceği, kaldırma ilamında da murisin gerçek gelirinin belirlenmesi gerektiği bildirilmekle murisin alabileceği ücret, atanma süresi ile davadan sonra davalı tarafından yapılan ödeme de gözetilerek alınan son aktüer bilirkişi raporu ile davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının belirlendiği, dava dışı babanın garametten feragat dilekçesi verdiğinin de gözetildiği, davacının 02.09.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini artırdığı, davacının da istinafı bulunduğu ve kaldırma ilamından önce aktüer hesap raporlarına itiraz ettiği de gerekçeleriyle davacılar ... ve ...'in davasının reddine, davacı ...'in davasının kabulü ile 213.291,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında dava dışı hak sahibi baba ...’in tazminat hakkından feragatine ilişkin beyanının geçersiz ve hukuka aykırı olduğunu, buna göre hesap yapılmasının yerinde olmadığını, davacının müteveffanın gelirine ilişkin herhangi bir istinaf itirazı söz konusu olmadığını, kazanılmış haklar gereği asgari ücretin 1,92 katı olarak esas alınan gelirin üstüne çıkılarak hesaplama yapılması ve hükme esas alınmasının doğru olmadığını, müteveffanın atanması ihtimalinde elde edeceği gelire göre hesaplama yapılmasının kabul edilemeyeceğini, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda ödeme tarihinde zararın karşılanıp karşılanmadığı tespit edilirken TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kaza tarihine göre PMF yaşam tablosu kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacılar vekili, 04.09.2014 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı aracın karıştığı kazada araçta yolcu konumunda bulunan davacı ...'in kızı, diğer davacıların kardeşi ...'in vefat ettiğini, yine araçta yolcu konumunda bulunan ...'in yaralandığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve maddi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 25.12.2020 tarihli ve 2018/3521 Esas, 2020/2110 Karar sayılı kararından sonra yapılan yargılama sonunda davacılar ... ve ...'in davasının reddine, davacı ...'in davasının kabulü ile 213.291,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, ayrıca yargılama gideri yönünden 31.01.2023 tarihli tashih kararı oluşturulmuş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekilinin davacı ... yönünden davanın kabulüne ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Somut olayda, 04.09.2014 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın tek taraflı olarak yaptığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın kızı olan ...'in vefat ettiği, mahkemece Dairenin 25.12.2020 tarihli ve 2018/3521 Esas, 2020/2110 Karar sayılı kararından sonra aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 01.07.2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporundaki tespit ve hesaplama esas alınarak davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin 10.07.2018 tarihli ve 2015/367 Esas, 2018/561 Karar sayılı kararı ile davacı ... yönünden 78.401,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının hüküm altına alındığı, davacı vekilinin bu hükme karşı istinaf başvuru sebebinin hesaplamadaki faize ilişkin olup hükmün davalı yararına istinaf başvurusu kabul edilerek kaldırıldığı, ilk kararda davacı ... hakkında hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminatı tutarı yönünden davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmıştır.
Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf nedenlerinin kabulü ile hükmün kaldırılmasına, davacı ... lehine 78.401,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşmiş yönler korunarak yeniden esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1-Davacılar ... ve ...'in davasının REDDİNE,
2-Davacı ...'in davasının KISMEN KABULÜ ile, 78.401,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alınması gereken 5.355,61 TL harçtan peşin alınan 768,44 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.587,17 TL harcın davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
4-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı ...'in tazminat talebinin reddedilen kısmı nazara alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.673,00 TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'den alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacılar tarafından kaldırma ilamından önce yapılan 937,50 TL ile kaldırma ilamından sonra yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen 896,60 TL yargılama giderinin toplamı olan 1.834,10 TL'nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 670,00 TL’sinin ve davacı tarafça peşin olarak yatırılan 768,44 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye giderlerin davacılar üzerinde bırakılmasına,
8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istem halinde iadesine,
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı Axa sigorta şirketi tarafından 109,00 TL yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalı sigorta şirketine verilmesine,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
4-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.