T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01.02.2023
NUMARASI : ...
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 13.06.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30.06.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 29.08.2017 tarihinde davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu .... plakalı aracın davacıların desteği kızları ... çarparak ölümüne neden olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 03.11.2017 tarihinde 13.038,10TL ödendiğini, ödemenin kısmi ödeme olduunu, kazanın meydana gelmesinde desteğin kusuru bulunmadığını belirterek, belirsiz alacak olarak, şimdilik 3.000,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatının kısmi ödeme tarihi olan 03.11.2017 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini davacı anne için 52.331,60 TL, davacı baba için 25.212.50 TL' ye arttırmıştır.
Davalı vekili, plakalı aracın ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, sigortalının kusuru oranında sorumluluklarının bulunduğunu, 03.11.2017 tarihinde davacılara 13.038,10 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 10.02.2022 tarih, 2019/2317 E., 2022/303 K. sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın 29.08.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/253E. sayılı dosyasında alınan kusur raporunda dava dışı sürücü ...olayda %60, vefat eden yaya ... ise, %40 oranında kusurlu bulunduğu, bu kusur durumuna göre hesap bilirkişisinin 12.04.2019 tarihli rapor ile zararın belirlendiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 26. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararından sonra kusur durumunun tespiti için Karayolları (eski) Fen Heyetinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 12.09.2022 tarihli raporda dava dışı sürücü ... %60 oranında, vefat eden yaya .%40 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, bu kusur durumuna göre BAM kaldırma kararı gereği hesap bilirkişisinden 08.01.2023 tarihli bilirkişi raporu alındığı, belirlenen tutarlardan davalının sorumlu olduğu belirtilerek davanın kabulüne, davacı anne ... için 52.331,60 TL ve davacı baba ... için 25.212,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.11.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı yanın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, olay yerinde 50 km/s hız limiti ve kavşak girişinden önce yolun her iki tarafında gerekli uyarıcı levhaların bulunduğunu, kazaya ilişkin olarak yürütülen soruşturma dosyasında kamera görüntülerinin incelenmesi üzerine davalının sigortalısı aracın sürücüsünün hızının 100-110 km/s olarak tespit edildiğini, kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davalının yaptığı ödemenin güncellenmesinin doğru olmadığını, ... bakımından yetiştirme giderinin zarar miktarından düşülmesinin hatalı olduğunu, kazanın oluşumundaki kusurun zarar gören 3. kişi konumundaki davacılara yansıtılamayacağını, davalı sigorta şirketinin avans faiziyle sorumluluğu bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan kusur raporunda dosyaya sunulan 25.07.2019 tarihli kusur mütalaasının değerlendirilmediğini, eksper raporu ile mahkemece alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün bir rapora göre %25 oranında ve tali kusurlu iken diğer rapora göre %60 oranında kusurlu bulunduğunu, kusur raporları arasındaki çelişki BAM kaldırma kararından sonra da giderilmediğini, müteveffanın gelir elde etme yaşının 20 yaş olarak kabul edilmesi gerekirken 18 yaş olarak kabul edildiğini, anne ve babanın ikisi için de yetiştirme gideri indirimi yapılması gerektiğini, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmadığını, davacılar tarafından hiçbir tedbir alınmadığını, gerekli özenin gösterilmediğini, davacıların 3 yaşındaki kızlarını tek başına bırakarak kazanın meydana gelmesinde ihmalleri bulunduğunu, hesap raporunun gerçek zarar ilkesine aykırı olduğunu, hatalı hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, 29.08.2017 tarihinde davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile yaya ... çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların kızları ... vefat ettiğini belirterek davacılar için destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemenin 19.06.2019 tarih, 2017/759 E., 2019/559 K. sayılı kararı ile Karabük 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/253 E. Sayılı dosyasında alınan İTÜ kusur raporuyla sigortalı araç sürücüsünün %60 oranında kusurlu olduğu tespiti hükme esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacı anne ... için 52.331,60-TL, davacı baba ... için 25.212,50-TL destekten yoksun kalma tazminatının 06.11.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 10.02.2022 tarih, 2019/2317 E., 2022/303 K. Sayılı kararı ile mahkemece Karabük Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında alınan kusur raporuna göre karar verilmiş olması, ceza mahkemesi dosyasında kazanın meydana gelmesinde sürücünün tali kusurlu, çocuk üzerindeki denetim ve gözetim görevini yerine getirmeyen baba ... asli kusurlu olduğunun belirlenmesi, ceza mahkemesi kararının sonucunun beklenmesi ve ceza mahkemesi kararı ile kesinleşen maddi olgular dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması, ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılarak zararı karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi, davacı annenin çalışıp çalışmadığının belirlenmesi, yetiştirme gideri belirlenmeden ve tazminattan mahsup edilmeden hesaplama yapılmış olması, destekten yoksun kalma zararı belirlendikten sonra en son davalının kusur oranına göre sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi, davacılar için yapılan ödemelerin ayrı ayrı belirlenmesi, belirlenen tazminattan mahsup edilmesi, 03.11.2017 tarihinde ödeme yapıldığına göre sigorta şirketinin ödeme tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılamada kusur ve aktüer bilirkişi raporu alınarak neticede davacıların fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz kaldırma kararından sonra alınan 12.09.2022 tarihli kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün kavşak giriş ve çıkışlarında yolun karşısına geçmekte olan yayaların geçiş önceliğine haiz olduğu kuralını dikkate almadığı, ön ilerisi ve yakın çevresine dikkatini vermediği, ön ilerisinde seyretmekte olan çocuğu fark edip yolun sağında durup yaklaşan araç sürücüleri uyarmaya çalışan araç sürücüsünü ve orta refüj civarında olan çocuğu fark edip tedbir alamadan çocuğa çarpmakla, fren tedbirine başvurmamakla KTK' nın 52/a,b ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 109/d maddelerini ihlalle %60 oranında, yayanın ise yaşı itibariyle tehlikeyi idrak edemediği, can güvenliği yönünden tedbir almamasının kazanın meydana gelmesinde ikinci derecede etkili olduğundan %40 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, taraf vekillerinin rapora itiraz ettiği, mahkemece hükme esas alınarak aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın sonucuna göre karar verilmiş ise de bilirkişi raporunda Kaldırma kararında belirtilen ceza mahkemesince kabul edilen maddi vakıa değerlendirilmeyerek kaldırma kararının gereği yerine getirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kazaya ilişkin Eskipazar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarih 2018/3E., 2020/70 K. sayılı dosyasında, 08.10.2018 ve 11.10.2019 tarihlerinde Adli Tıp Kurumu raporlarında sürücü ... tali kusurlu olduğu, diğer sanık baba ... ise ilk raporda kusur belirlemesi yapılmamış iken ikinci raporda ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği, sanığın kazada tali kusurlu olması, kaza sonucu meydana gelen sonucun ağırlığı karşısında alt sınırdan uzaklaşıldığı gerekçesiyle sanık ... 18.200-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii, katılan ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi' nin 18.03.2022 tarih, 2022/491 E. 2022/645K. sayılı kararı ile, kusura yönelik itirazlar da değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddi ile ceza mahkemesi kararı 18.03.2022 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamından Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2017/253 E. sayılı dosyasında davacı ...'e velayeten ve kendi adlarına davacılar ... ve ... tarafından araç sürücüsü ..karşı açılan manevi tazminat davasında, 13.03.2019 tarih 2019/71 K. Sayılı kararda kazanın meydana gelmesinde sürücü ... %60, yaya ... %40 oranında kusurlu olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 27.01.2022 tarih ve 2019/2075 E., 2022/102 K. sayılı kararı ile kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, ceza mahkemesince maddi vakıa, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan kişilerin ve kusur oranlarının belirlenmesi yönünden ceza mahkemesi kararının sonucunun beklenmesi gerekçesiyle kaldırılmış, kaldırma kararından sonra Mahkemenin 12.10.2022 tarih, 2022/40 E. 2022/173 K. Sayılı kararı ile istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen ceza mahkemesi dosyasında, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan kusur raporlarında davalı sürücü ... tali kusurlu olduğu, müteveffa .. ise asli kusurlu olduğunun bildirildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 15.09.2022 tarihli raporda davalı sürücü ... %40 oranında kusurlu olduğunu, davacı ... %60 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/40E., 3022/173K. Sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 24.03.2023 tarih, 2023/235 E., 2023/203 K. Sayılı kararı ile kusur dağılımı ve hükmedilen manevi tazminat miktarı oluşa uygun olması nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bu durumda, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen ceza mahkemesi tarafından kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ... tali kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine, davacı sanık ... ise asli kusurlu olduğu belirtilerek hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, aynı kazaya ilişkin davacı anne baba ile dava dışı sigortalı araç sürücüsünün tarafı olduğu manevi tazminat davasında da sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu kabulü ile verilen kararın kesinleştiği, kesinleşen maddi olgular dikkate alınarak, ceza mahkemesinde ve manevi tazminat davasında hükme esas alınan bilirkişi raporları değerlendirilerek yeni bir bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.