T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/677 - 2025/759
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/677
KARAR NO : 2025/759
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21.11.2022
NUMARASI : 2018/751 Esas 2022/890 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 30.05.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11.06.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 08.09.2015 tarihinde davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, davalı ...’in idaresindeki ... plakalı motosikleti ile kalabalık halde yolu kapatan grubu izlemek için caddeye inerek tekrar kaldırıma çıkmak isteyen yaya davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, kazaya ilişkin Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/93 E., 2018/142 K. sayılı kararı ile davalı araç sürücüsünün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi'nden alınan Sağlık Kurulu Raporu ile davacının %10 oranında maluliyeti oluştuğunun tespit edildiğini, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, belirsiz alacak olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 600,00 TL sürekli, 400,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın müracaat ve temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 15.000 TL manevi tazminatın davalı ...’den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 299.038,85 TL' ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.389,83 TL' ye arttırmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davacının davalı şirkete müracaatında eksik belgeleri sunmadığından değerlendirme yapılamadığını, usulüne uygun başvurusu bulunmadığını, ... plakalı aracın davalı şirkete 10.02.2015-10.02.2016 tarihleri arasında 95860454 numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm/sakatlık halinde kişi başına azami 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur ve davacının maluliyetine ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, davacının kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığını, talep edilen geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., savunma yapmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Ankara 35.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/93 Esas, 2018/142 Karar sayılı dosyasında sanık ...'in üzerine atılı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yapılan yargılama neticesinde mahkumiyetine karar verildiği, kararın 19.01.20189 tarihinde kesinleştiği, İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu’nunu 27.10.2021 tarihli raporu ile davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %16 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın %25, davalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, 15.08.2022 tarihli ek raporda 2022 yılı güncel asgari ücret verilerine ve TRH 2010-Progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda davacı ...’ın 8.389,83 TL geçici iş göremezlik, 281.448,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, maddi tazminata ilişkin davanın sübut bulduğu, manevi tazminat talebine ilişkin ise, davalı sürücü ...'in yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği, ceza dosyasında dinlenen tanık anlatımlarından motosikleti ile gösteri yapmak istediği esnada, motosikletinin frenine basıp, gaza basarak, motorsikletinden dumanlar çıkartıp bu esnada motorsikletin hakimiyetini kaybettiği, hızlı bir şekilde insanların arasına girerek davacıya çarptığı ve durmadan kaçtığı olayda asli kusurlu olduğu, davacının ise %25 oranında kusurlu bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 8.389,83 TL geçici iş göremezlik, 281.448,33 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 289.838,16 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiş karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, kazanın davalının, terör olaylarını protesto etmek üzere toplanmış olan kalabalığın içine motosikletiyle dalması sonucunda gerçekleştiğini, bilirkişi raporunda tanıkların bu yöndeki beyanlarından bahsedilmediğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, maluliyet oranının yanlış belirlendiğini, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %16, Çalışma Gücü ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetinin %17 olarak tespit edildiğini, mahkemece resen alınan ikinci rapordaki oranın esas alınmamasının hatalı olduğunu, davacının inşaat işinde çalışan kalifiye işçi olduğunu, boya sıva işi yaptığını, aylık kazancının raporun düzenlendiği tarih itibariyle 7.500,00 TL civarı olduğu 2021 yılı öncesindeki dönemde de aynı işi yaptığını gelirinin asgari ücretten fazla olduğunu, bir kısım maaş bordrosu dosyaya ibraz edildiği halde, maddi tazminat miktarının eksik hesaplandığını, tazminata işletilen faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, maddi tazminatın müracaat ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, Anayasa mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak gerçek zararın iskontosuz olarak bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini, davalı sigorta şirketi lehine lehine hükmedilen vekalet ücreti hatalı olduğunu, 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmişse de, munzam zararının giderilmesi gerektiğini, gerekçeli karar ile hüküm kısmındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde, davacının protesto yapan kalabalık bir grubu cep telefonu ile görüntülemek için caddeye indiğini ve tekrar yaya kaldırımına çıkmak istediği esnada aracın çarpması ile kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, davacıya atfedilen %25 kusur oranının yetersiz olduğunu, davalının sendikada işçi olarak çalışmakta olup maaşının oldukça düşük olduğunu, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesabında, eksik ve hatalı değerlendirmeler yapıldığını, davacı yanın sürekli olarak iş göremez hale gelecek şekilde hayatının etkilenmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taleple bağlılık ilkesi gereğince ancak %10 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde talep aşılarak oldukça fahiş bir miktar belirlendiğini, maddi tazminat hesaplanırken asgari ücretin çok üzerinde bir gelir üzerinden hesaplama yapıldığını, tüm bordroların dosyaya kazandırılarak her yıl için asgari ücret üzerinden oranlama yapılarak hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 08.09.2015 tarihinde davalıların işleteni/sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu motosiklet ile davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatın araç işleteni/sürücüsü davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece maddi tazminat davasının kısmen, manevi tazminat davasının tam kabulüne karar verilmiştir.
1-Davacı vekili ve davalı ... vekilinin maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Mahkemece, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 14.2.2019 tarihli ön raporu gereği Gazi Üniv. Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden nöroloji uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 04.04.2019 tarihli davacının son durum raporu temini ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 17.02.2021 tarihli raporda, davacının 11.02.2019 tarihinde muayenesinde davacının beyin kanaması geçirdiği, ameliyat olmadığını, unutkanlık, baş ağrısı şikayetlerinin olduğunu beyan ettiği, yapılan fiziki muayenede sol parietal alanda 3x2 cm boyutunda 0.5 cm derinliğinde çökme kırığı olduğu, nörolojik muayenesinin normal olduğu, aktif psikopatoloji olmadığının tespit edildiği, tedavi kayıtlarının incelendiği, son durum raporunda palatal güçsüzlük bulunmadığı, motor muayenede dört ekstremite proksimal ve distal kas gücü 5/5, duyu defisiti yok, nörolojik muayenesinde belirgin nörodefisit saptanmadığı belirtilerek Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, 9 (dokuz) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, iş göremez kaldığı 1 (bir) ay süresince başkasının bakımına muhtaç olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin rapora itirazı üzerine İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan 27.10.2021 tarihli raporda tedavi kayıt ve raporlarının incelendiği, 01.10.2021 tarihli muayene kaydında davacının olaydan sonra baş ağrısı, baş dönmesi, unutkanlık şikayetlerinin olduğunu beyan ettiği, fiziki muayenesinde sol paryetal posteriorda 5x0,1 cm ciltten açık, ciltten çökük “C” şeklinde skar, bu skar alanında gözle görülen ve palpasyonla ele gelen çöküklük olduğu, Nöroloji muayenesinde nörolojik muayenesinin normal sınırlarda olduğu, klinik görüşmede bellek kusuruna dair nesnel kanıt saptanmadığı, Nöropsikolojik değerlendirmede uzun süreli hatırlanan seçili kelime sayısının norm değerlerinin altında olduğu, kişinin uzun süreli bellek kapasitesinin yetersiz olduğunun belirlendiği, Radyolojik görüntülerde 08.09.2015 tarihli BBT’de sol paryetal çökme kırığı, SAK, Servikal BT’de ve 10.09.2015 tarihli Servikal MR’da vertebra korpuslarında ve posterior elamanlarında kırık bulgusu saptanmadığı belirtilerek Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar; B- Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozukluklarına (2-Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen) göre; %40x2/5=%16 olup; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %16 (yüzdeonaltı) olduğu, İyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 ya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiş, davacı vekili ve davalı sigorta vekili rapora itiraz etmiş, İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu' nun 28.02.2022 tarihli raporunda ise önceki rapordaki bulgu, muayene ile tespitler aynen alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının yaralanması nedeniyle E cetveline göre % 17 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir.
Mahkemece Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan rapor Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre, hükme esas alınan 27.10.2021 tarihli İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ise kaza tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş ise de, 1. Raporda nöroloji uzmanı heyetten alınan sağlık raporu ile davacıda 'belirgin nörodefisit saptanmadığı' tespit edilerek davacının sürekli iş göremezlik halinin oluşmadığı bildirildiği halde, hükme esas alınan ATK raporunda nöropsikolojik değerlendirmede davacının uzun süreli bellek kapasitesinin yetersiz olduğu tespiti nedeniyle beyin işlev bozukluğuna bağlı davranış bozukluğu arazı nedeniyle %16 sürekli iş göremezlik oranının oluştuğununu tespit edildiği, raporlar arasındaki tespit ve maluliyet oranlarına ilişkin farklılık bulunduğu anlaşıldığından iki rapor arasındaki maluliyet oranlarındaki farklılığın giderilmesi yönünden Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Davacı vekili ve davalı ... vekilinin davacının gelirine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, davalılar dava konusu kaza nedeniyle oluşan davacının gerçek zararından sorumludur. Davacının yaralanması nedeni ile uğradığı geçici ve sürekli işgöremezlik zararının tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekmektedir.
Dosya içeriğinden, SGK kayıtlarında davacının kaza tarihinde 4/A'lı çalışan olduğu, dosya arasına alınan hizmet dökümünde sürekli çalışması bulunduğu, hükme esas alınan 15.08.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, tazminat hesaplamasında 2021 öncesi için asgari ücret, dosyaya sunulan 2021 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran maaş bordrolarının ortalaması asgari ücretin 1,78 katı olduğundan 2021 için asgari ücretin, 1,78 katı, 2022 için ise dosyaya sunulan 2022 yılı Şubat ve Mart maaş bordrolarının ortalaması asgari ücretin 1,76 katı olduğundan 2022 için asgarinin 1,76 katı alınarak hesaplama yapılarak sürekli işgöremezlik zararının hesaplandığı görülmüştür. Davacının belirli bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan maaş bordrolarının çalıştığı işyerinden getirilmesi ve kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirinin net olarak belirlenmesinden sonra sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebeplerine göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davacı ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.