T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/633 - 2025/757
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/633
KARAR NO : 2025/757
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27.02.2023
NUMARASI : 2022/311 Esas 2023/131 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 30.05.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 27.06.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 29.12.2008 tarihinde, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile neden olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan alınan raporda kaza nedeni ile davacının sürekli maluliyetinin %16,2 olarak belirlendiğini, davalı sigortaya 26.04.2018 tarihinde yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı giderinin, ayrıca sağlık kurul rapor ücreti olarak ödenen 1.000,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 123.800,00-TL'ye arttırmıştir.
Davalı vekili, kaza tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, kazanın oluşuna ilişkin kusur durumu ile davacı tarafın yaralanmasına ilişkin maluliyet durumunun yürürlükteki mevzuata uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından davadan önce başvuruda bulunulmuşsa da yapılan başvurunun zamanaşımına uğradığından talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 25/03/2022 tarih, 2021/2655 E. - 2022/782 K. sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın trafik kazası nedeni ile davacıda oluştuğu ileri sürülen bedensel zararlar ile bakıcı giderinin tahsili istemine ilişkin olduğu, sigortalı aracın dava dışı sürücü ... idaresinde Siverek ilçesinden Diyarbakır'a doğru seyir halinde iken kar yağışının devam ettiği sırada araç sürücüsünün kontrolünden çıkarak yol dışında devrilmek sureti ile meydana gelen trafik kazası sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının talebi üzerine Hacettepe Üniversitesi'nin düzenlediği 03.04.2018 tarihli raporda davacıda % 16.2 oranında sürekli çalışma gücü kaybı, 6 ay geçici iş göremezlik, 1 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğunun bildirildiği, ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 30.10.2020 tarihli raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının % 20.2 sürekli iş gücü kaybı, 9 ay geçici iş göremezlik, 1 ay süre ile de bakıcı ihtiyacı oluştuğunun belirlendiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan ATK. 2. İhtisas Üst Kurulu'nun 07.07.2022 tarihli raporunda davacıdaki yaralanmaların % 20.2 oranında sürekli çalışma gücü kaybı, 9 ay süre ile geçici iş göremezlik oluşturduğu ve 1 ay süre ile de bakıcı ihtiyacı oluştuğunun bildirildiği, Hacettepe Üniversitesinin raporu esas alındığında sürekli iş göremezlik zararının 382.842,95 TL, geçici iş göremezlik zararının 3.162,78 TL ve bakıcı gideri alacağının ise 525,69 TL olduğu, ATK raporları esas alındığında ise sürekli iş göremezlik zararının 477.372,08 TL, geçici iş göremezlik zararının 4.799,62 TL ve bakıcı gideri alacağının ise 525,69 TL olduğunun hesaplandığı, davacı vekili ilk karardan önceki 04.01.2020 tarihli dilekçesi ile 123.800,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL de bakıcı gideri ve 1.000,00 TL de rapor gideri talep ettiklerini belirttiği için bu dilekçede belirtilen miktarlar ile sınırlı olarak davanın kabulü gerektiği, zararın belirlenmesi için yapılan giderlerden de davalı sigorta şirketi limite bağlı olmaksızın sorumlu olmakla birlikte ıslah dilekçesinde rapor gideri de limit içerisinde talep edildiği için dava açılmadan önce alınan rapor giderinin de davalıdan tahsili gerektiği, davalı sigorta şirketi 30.04.2018 tarihinde ödeme yapmayacaklarını bildirdiğinden tüm alacak yönünden temerrütün bu tarihte gerçekleştiği belirtilerek 123.800,00 TL sürekli iş göremezlik alacağı, 100,00 TL geçici iş göremezlik alacağı, 100,00 TL bakıcı gideri, 1.000,00 TL ATK rapor giderinden oluşan toplam 125.000,00 TL'nin 30.04.2018 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, cevap dilekçesi süresinde verilmemiş ise de ıslaha ilişkin itiraz dilekçesinin süresinde verildiğini, davacının ıslah dilekçesinin 04.01.2021 tarihli olup Uyaptan sunulma tarihinin 11.01.2021 olduğunu, BAM kararında tebliğ tarihi olarak belirtilen 08.01.2021 tarihinde henüz davacı tarafından ıslah dilekçesinin Mahkemeye sunulmadığını, ıslah dilekçesinin kendilerine 18.01.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, ıslaha itiraz dilekçesinin 27.01.2021 tarihinde Uyaptan gönderdiklerini, ıslahla arttırılan bedelin zamanaşımına uğradığına ilişkin itirazın 2 haftalık yasal süre içerisinde yapılmış olduğunu, ıslahla arttırılan bedelin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 29.12.2008 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemenin 20.09.2021 tarih, 2018/392 E., 2021/552 K. sayılı kararı ile trafik kazasının 29.12.2018 tarihinde meydana geldiğini, ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan rapora göre, kaza sonrasındaki 9 aylık süreçte davacının iyileşmesinin stabil hale geldiğini ve gelişen durum olmadığının belirtildiğini, gelişen durum olmaması halinde olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 8 yıllık zamanaşımı süresi olduğunu ve kaza tarihinden dava tarihi olan 23.05.2018 tarihine kadar bu sürenin dolmuş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 25/03/2022 tarih, 2021/2655 E., 2022/782 K. Sayılı ilamı ile dava dilekçesinin davalıya 11.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı taraf 04.07.2018 tarihinde cevap dilekçesi sunarak zamanaşımı itirazında bulunduğu, davalı tarafın cevap süresi geçtikten sonra zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacı tarafın 04.01.2020 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile dava değerini 125.000,00-TL'ye arttırdığı, ıslah dilekçesinin davalıya 08.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 27.01.2021 tarihinde ıslaha karşı cevap süresi geçtikten sonra zamanaşımı itirazında bulunduğu tespiti ile davalı vekili tarafından cevap süresi içinde yapılmayan zamanaşımı itirazının, davacı tarafın açık muvafakatı olmaksızın dikkate alınamayacağı gözetilerek, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılamada davanın esasına girilerek davacının yaralanması nedeniyle Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'ndan maluliyet raporu ve aktüer bilirkişi raporu alınarak neticede davanın kabulüne karar verilmiştir.
2918 Sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Bilindiği üzere özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin tükenmesi anlamına gelmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 146-161 maddeleri arasında düzenlenen zamanaşımı, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup, alacak hakkı alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılmaktadır. Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda Devlet kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu halde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber, artık doğal bir borç (Obligatio naturalis) haline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli değildir; bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide bulunması gerekir (HGK’nun 05.05.2010 gün ve 2010/8-231 E., 255 K. sayılı ilamı).
Zamanaşımı def'i, davalının aslında var olan bir borcunu özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına olanak veren bir haktır. Bu hakkı kullanıp kullanmamak tamamen borçluya kalmıştır. Diğer bir anlatımla, davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe, o hak ve alacak için yasanın öngördüğü zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile hakim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz ( BK m.140, TBK m.161).
Davacı taraf 23.05.2018 tarihli dava dilekçesinde 29.12.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00TL geçici, 100,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00TL bakıcı giderinin ve davadan önce yapılan 1.000,00TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.01.2021 tarihli ıslah dilekçesinde ise sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 123.700,00-TL arttırarak 123.800,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00TL bakıcı gideri ile 1.000,00TL rapor ücreti olmak üzere 125.000TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, aynı gün ıslah harcını yatırmıştır.
Davaya konu trafik kazasının 29.12.2008 tarihinde gerçekleştiği, kazada davacının yaralandığı anlaşılmıştır. Bu durumda, eldeki davada uygulanması gereken zamanaşımı süresi, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olup davalı sigorta şirketine dava dilekçesi ekli tebligatın 11.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği halde davalı tarafça cevap dilekçesinin 04.07.2018 tarihinde cevap süresi geçtikten sonra sunulmakla Dairemiz Kaldırma kararında da belirtildiği üzere, davanın esasına girilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan davacı vekili tarafından sunulan 04.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi mahkemece 12.01.2021 tarihinde oluşturulan tebligat ekinde, davalı sigorta şirketi vekili Av. ...'nun adresinde çalışanına 18.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketi vekili Av. ... tarafından 27.01.2021 tarihinde vekalet harcı yatırılarak ıslaha cevap dilekçesi sunulmuştur. Dairemiz Kaldırma kararında maddi hata ile davalı sigorta şirketine ıslah dilekçesinin 08.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği kabulü ile davalının ıslaha süresinde zamanaşımı definde bulunmadığı belirtilmiş ise de, davalıya 18.01.2021 tarihinde tebliğ edilen ıslaha cevap süresinin son gününün 01.02.2021 tarihi olmakla dilekçenin süresinde sunulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, ceza zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davanın kısmi olarak açıldığı, dava dilekçesi ile talep edilen miktara davalı tarafından süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ise de sürekli iş göremezlik tazminat talebinin 123.700,00TL arttırılmasına ilişkin ıslah dilekçesine karşı 27.01.2021 tarihinde süresinde zamanaşımı definde bulunduğundan ıslah ile artırılan kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı da dikkate alındığında davalının bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir.
Kabul şekline göre, dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyetinin tespiti için yapılan başvuru üzerine 03.04.2018 tarihli Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen maluliyet rapor ücretinin, yargılama gideri olarak kabul edilerek hüküm altına alınması gerekirken tazminat kalemleri arasında kabul edilerek hüküm altına alınması isabetli görülmediğinden, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik,100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 300,00TL maddi tazminatın 30.04.2018 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-123.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan 423,00 TL toplamı 458,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 156,50 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 458,90 TL peşin harç (ıslah harcı dahil) olmak üzere toplam 494,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden, kabul edilen dava değeri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 300,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden, reddedilen dava değeri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 300,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 1.353,60 TL, bilirkişi ücreti 1.500,00 TL, ATK gideri 3.861,00 TL ve 1.000,00TL rapor ücreti olmak üzere toplam 7.714,60 TL yargılama giderinin kabul- red oranına göre 80,23 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına
8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine,
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 91,00 TL yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,
3-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.