T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/515 - 2025/709
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/515
KARAR NO : 2025/709
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30.11.2022
NUMARASI : 2022/475 Esas 2022/850 Karar
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 22.05.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30.05.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı birleştirilen dosyada davacı ... vekili, asıl ve birleştirilen dava dosyalarında davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl dava dosyasında davacı ... vekili, 19.10.2014 tarihinde davalı ...’ın işleteni, ...’in sürücüsü ve ... Sigorta AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın davalı bakıcı ...'nin gözetiminde bulunan yaya küçük ...'a çarptığını, meydana gelen kaza sonucu ...’ın 21.10.2014 tarihinde vefat ettiğini, davacının müteveffanın annesi olduğunu ve velayetinin anneye verildiğini, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinde ... ve sürücü ... hakkında dava açıldığını, sürücünün asli, ...’nin tali kusurlu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 24.400,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 600,00 TL hastane gidiş geliş, sair harcamalar olmak üzere 30.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu maddi tazminatla sınırlı kalmak kaydı ile) davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden, diğer davalılardan olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında destekten yoksun kalma tazminatı talebini 46.891,48 TL olarak ıslah etmiştir.
Birleştirilen dava dosyasında davacı ... vekili, 19.10.2014 tarihinde davalı ...’ın işleteni, ...’in sürücüsü ve ... Sigorta AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın davalı bakıcı ...'nin gözetiminde bulunan yaya ...'a çarptığını, meydana gelen kaza sonucu ...’ın 21.10.2014 tarihinde vefat ettiğini, davacının müteveffanın babası olduğunu bakıcı ...'nin gözetiminde bulunan yaya ...'ın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı Çocuk Koordinasyon Merkezinden Altınpark'a gittiği sırada olayın meydana geldiğini, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının adam çalıştıran olarak sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini 27.730,28 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili, davalının olayın meydana gelmesinde her hangi bir kusurunun bulunmadığını, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı ... Çocuk Bakım Evinde bakıcı olarak çalıştığını, olayla ilgili açılan kamu davasının bekletici mesele yapılmasını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalının sorumluluğunun poliçe teminat limiti kapsamında kalmak kaydı ile sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zararla sınırlı olduğunu, gerçek zararın belirlenmesinde çocuğun çocuk bakım evinde kalması nedeniyle özel durumunun dikkate alınması gerektiğini, kusur ve aktüer bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosyada davalı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili, davalının adam çalıştırırken gerekli özen ve denetim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, Bakanlığın ...'yi işe alırken çocuk gelişimcisi kadrosuyla kurum personeli olarak göreve başlatıldığını, çocuk gelişimi, eğitimine uygun olarak ilgili şahsı 5 çocuğun bakımı ile görevlendirdiklerini, personelin bu konuda eğitim almış uzman personel olduğunu, aldığı eğitime uygun bir işte çalıştırıldığını, olayın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, olay günü çocukların kurum dışına çıkarılmasına ilişkin, ev sorumlusu olan ve kuruluşta görev yapan ...'ye yazılı olarak izin verildiğini, olayda adam çalıştıran olarak sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2021/2163 Esas 2022/1389 Karar sayılı kararı ile, dava konusu kazaya karışan aracın işleteni, sürücüsü, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve müteveffa küçüğün bakımından sorumlu görevli hakkında dava açılmış, ancak mahkemece kararda davada taraf olmayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı hakkında da hüküm kurulmuş olmasının ve davalı ... yönünden hizmet kusuru bulunduğu, bu nedenle idari yargının görevli olduğunun kabulünün doğru olmadığı gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılamada, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’nin %30, davalı sürücü ...’in %70 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, 31.05.2018 tarihle ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, 34.404,04 TL maddi tazminat, 600 TL harcama gideri toplamı 35.004,04 TL'nin ... ve ...'ten 19.10.2014 olay tarihinden, ... Sigorta AŞ'den 29.12.2014 dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline, davalı ... yönünden 11.887,44 TL'nin 19.10.2014 olay tarihinden yasal faizi ile tahsiline, 25.000 TL manevi tazminatın ..., ... ve ...'den 19.10.2014 tarihinden yasal faizi ile davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleştirilen davanın kısmen kabulüne, 19.411,20 TL maddi tazminatın ... Sigorta AŞ'den 28.05.2015 dava tarihi, ..., ...'den 19.10.2014 olay tarihinden yasal faizi ile tahsiline, davalı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yönünden hizmet kusuru olduğu gözetilerek İdare Mahkemesinin görevli olması nedeni ile yargı yolu yönünden HMK 114/1-b ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, maddi tazminata ilişkin talebin reddine, manevi tazminatın kısmen kabulü ile 15.000 TL'nin 19.10.2014 olay tarihinden ..., ... ve ...'den yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... vekili ve birleştirilen dosyada davacı ... vekili vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin fazla olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davalı sürücünün çok hızlı seyrettiğini, davacı anne yönünden yetiştirme giderinin mahsup edilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı bakıcı ... ile müteveffa küçüğün tam kusurlu olduklarını, kusur raporları arasında çelişki olduğunu, aktüerya hesabında destek pay oranlarının fazla olduğunu, harç ve vekalet ücreti yönünden davalı sigorta şirketinin sadece maddi tazminat yönünden sorumlu tutulması gerekirken manevi tazminata ilişkin harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen dava dosyasında dava Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı çocuk koordinasyon evlerinden ... Bakım Evinde kalan ...'a bakmakla sorumlu, bakıcı olarak bakımevinde çalışan, ...’nin olay günü, bakmakla yükümlü olduğu, himayesinde bulunan ... ve 4 çocukla birlikte Altınpark'a giderken İrfan Baştuğ Caddesi üzerindeki yaya geçidi ve yaya üst geçidi kullanılmadan karşıdan karşıya geçmeğe çalışırken aracın ...’a çarpması sonucu küçüğün vefat etmesi nedeniyle açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda; davalı sürücü ...’in idaresindeki otomobil ile seyri esnasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde olay mahalline geldiğinde, mahalde bulunan ve yatay işaretlemelerle belirtilmiş yaya geçidini ve bu yaya geçidi mahallinden yolun karşısına geçmek üzere bekleyen çoğunluğu çocuk olan yayaları zamanında fark edememesi, bununla birlikte yaya geçidi mahallinden karşıya geçen veya geçmek üzere olan yayaların varlığını ve bu yayalara ilk geçiş hakkını vermek zorunda olduğunu göz önüne alarak yavaşlayıp her an duracak şekilde kontrollü seyretmesi gerekirken, bu hususlara özen göstermediği, mevcut hızıyla geçişini sürdürdüğünde sağından kontrolsüzce kaplamaya giren küçük yaştaki yayaya idaresindeki aracın sağ ön kısmıyla tedbirsizce çarpması ile meydana gelen kazada %70 oranında asli kusurlu olduğu, davalı ...’nin, bakım ve gözetiminden sorumlu olduğu küçük yaştaki çocuklarla birlikte yaya geçidi mahallinden yolun karşısına geçmek üzere olay mahallinde bulunduğu esnada, gözetim ve denetiminden sorumlu olduğu küçük yaştaki müteveffanın can güvenliğini temin edecek şekilde gerekli tedbirleri almadığı, bu haliyle kontrolsüzce kaplamaya giren yayaya seyir halindeki aracın çarpması ile meydana gelen kazaya zemin hazırladığı anlaşılmakla, kazanın oluşumunda %30 oranında tali kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu görülmekle davalıların kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
2-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, davacının müteveffaya yakınlık derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde (2014) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacı tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davalı ... vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, ilk karar ile hükmedilen manevi tazminat miktarına birleştirilen dosyada davacı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmamış olduğundan bu davalı yönünden kesinleşen manevi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
3-Birleştirilen davada, davacı ... yönünden, manevi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle, yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunun AAÜT’nin 10. Maddesinin 2. Fıkrasında yer alan “Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” düzenlemesi gereğince davalılar lehine 9.200,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken 9.600,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değildir.
4-Davalı ... Sigorta AŞ’nin, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini tanzim eden şirket olduğu, bu durumda, asıl davada davalının sorumlu tutulduğu maddi tazminat miktarı (34.404,04 TL) esas alınarak hesaplanan karar harcından sorumlu tutulması gerekirken davalı ... aleyhine hükmedilen maddi tazminata ilişkin harçtan da sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının, harç ve vekalet ücretleri yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davacı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
A)Asıl davada:
1-Maddi tazminat talebinin kabulüne, 34.404,04 TL maddi tazminat ve 600,00 TL harcama gideri toplamı 35.004,04 TL'nin, davalılar ... ve ...'ten 19.10.2014 olay tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ'den 29.12.2014 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalı ... yönünden 11.887,44 TL'nin 19.10.2014 olay tarihinden yasal faizi ile tahsiline,
Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 25.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ..., ... ve ...'den 19.10.2014 tarihinden yasal faizi ile davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunun gereği, maddi tazminat yönünden alınması gereken 3.203,15 TL karar harcından harçtan peşin alınan 721,55 TL harcın düşümü ile eksik kalan 2.481,60 TL harcın (1.628,58 TL’sinden davalılar ..., ..., ... Sigorta AŞ sorumlu olmak, 853,02 TL’sinden davalı ...'den sorumlu olmak üzere) adı geçen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.707,75 TL harcın ..., ... ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 880,75 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan kabule göre hesaplanan taktiren 874,25 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı ... tarafından yapılan redde göre hesaplanan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan redde göre hesaplanan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Karar kesinleştiğinde artan avansın iadesine,
B)Birleştirilen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/329 Esas sayılı dosyasında : 1-19.411,20 TL maddi tazminatın ... Sigorta AŞ'den 28.05.2015 dava tarihi, ..., ...'den 19.10.2014 olay tarihinden yasal faizi ile tahsiline,
-Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yönünden hizmet kusuru olduğu gözetilerek İdare Mahkemesinin görevli olması nedeni ile yargı yolu yönünden HMK 114/1-b ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,
-Manevi tazminatın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin 19.10.2014 olay tarihinden ..., ... ve ...'den yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 1.325,97 TL harçtan peşin alınan 595,32 TL harcın düşümü ile eksik kalan 730,65 TL harcın ..., ... ve ... Sigorta AŞ'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.024,65 TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 623,02 TL harcın davalılar ..., ...'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar kendisini vekille temsil ettiğinden maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Davalılar kendisini vekille temsil ettiğinden manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan kabule göre hesaplanan taktiren 295,35 TL yargılama giderinin ..., ..., ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalılar tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
12-Karar kesinleştiğinde artan avansın iadesine,
III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davacı ... ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'den alınması gereken 5.123,52 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.204,61 TL harcın mahsubu ile 3.918,91 TL harcın tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ... tarafından yapılan 254,66 TL tebligat ve posta masrafı ile 492,00 TL istinaf başvurma harcının davalılardan alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 315,34 TL tebligat ve posta masrafı ile 492,00 TL istinaf başvurma harcının davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
5-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.