T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/503 - 2025/717
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/503
KARAR NO : 2025/717
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2022
NUMARASI : 2022/69 Esas 2022/900 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 23.05.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 23.05.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 27.07.2009 tarihinde davalı ...'ün işleteni, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, davalı ... idaresindeki ... plâkalı tankerin ... idaresindeki ... plâkalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların oğlu ...'ın vefat ettiğini, davacıların oğullarının ölümü ile desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... için 100,00 TL, davacı baba ... için 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini davacı anne için 4.889,98 TL, davacı baba için 5.118,98 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili, davacıların yasal mirasçı olmadıklarını, müteveffanın desteğinden yoksun kalmadıklarını, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında müteveffanın eş ve çocukları için 117.535,10-TL tazminata hükmedildiğini, kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından onandığını, müteveffanın davacılara desteği olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, ...'ın ölümü nedeniyle ölenin eşi ve 3 çocuğuna poliçe teminatı kapsamında 117.535,00-TL ödendiğini, bakiye teminatın 32.465,00 TL olduğunu, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davacılar için destek payı ayrılmadığını, desteğin davacılara yasal olarak bakma yükümlülüğü bulunmadığını, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını ispatlamakla yükümlü olduklarını, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., savunma yapmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/1791 E- 2021/2375 K. sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle, ZMMS sigortacısı aleyhine TBK’nın 53. maddesine dayalı açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu, 18.10.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı ile davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ve kesinleşen yönler gözetilerek destekten yoksun kalma tazminat tutarının anne ... için 507,63 TL olduğu, davacı baba ... için 736,63 TL olduğunun tespit edildiği belirtilerek, davalı ... Sigorta AŞ (Yeni Unvanı ... Sigorta AŞ) yönünden ödeme nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... yönlerinden açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı anne ... için 507,63-TL, davacı baba ... için 736,63-TL olmak üzere toplam 1.244,26 TL' nin kaza tarihi olan 27.07.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 28.12.2022 tarihli istinaf dilekçesinde, davanın kısmen reddi durumunda aleyhe hükmedilen vekalet ücretinin lehe hükmedilecek olan vekalet ücretini geçmeyecek olduğunu ileri sürmüş, 30.01.2023 tarihli dilekçesinde ise ilk karar tarihi itibariyle verilen kararın bilinen son asgari ücret verilerine göre yapılmış olduğu için kararı istinaf etmekte hukuki yararları bulunmadığından istinaf etmediklerini, son raporda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini ve duruşmada da rapora karşı itirazlarını tekrar ettiklerini, 2022 yılında açıklanan asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılarak karar verilmesi gerekirken 2 ilk karardaki (09.07.2018) verilere göre hesaplama yapıldığını, kararın hatalı olduğunu, davanın kısmen reddi durumunda aleyhe vekalet ücretine hükmedilirken lehe hükmedilecek olan vekalet ücretini geçmeyecek şekilde olması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacılara yapılan sigorta ödemesinin ödeme gününden hesaplama tarihine kadar işlemiş yasal faizi ile birlikte tazminattan mahsubu gerektiğini, 23.03.2017 tarihinden 18.10.2022 tarihine kadar işlemiş faizinin davacı ... için ödenen 16.347 TL' nin 8.202,61 TL , davacı ... için 16.118 TL' nin faizinin 8.087,70 TL olduğunu, hesaplanan miktardan bu tutarın düşülmesi ile rapor tarihinde alacağın bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, BAM kararı anlaşılamadığından pay hesabının hatalı yapıldığını, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasında desteğin kendisi için ayrılan %35 paydan, anne babaya ayrılması gereken %11,1 pay +%11,1 pay düşülerek hesap yapıldığını, TMK'ya aykırı olduğunu, eşlerin yarı yarıya pay sahibi olarak hesaplanması gerektiğini, %11,1 payın tamamının desteğin payından değil, hem desteğin hem de sağ kalan eşin payından ayrılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu 39.660 TL ödeme yönünden davalıların da borcunun sona erdiğini, davacının 15.03.2017 tarihli yazıda 32.465 TL tazminat tutarı üzerinden dava vekalet ücreti ve yargılama gideri kadar davalıyı da ibra ettiğini, tazminat için de 300 TL yargılama gideri, 3.895 TL dava vekalet ücreti, 2.000TL işlemiş faiz, 1.000 TL icra vekalet ücreti ödenmiş olduğunu, davacı lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, 27.07.2009 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıların oğlu ...'ın idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek davacılar için destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davalı sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan ödeme nedeniyle imzalanan ibraname dosyaya sunulmuş, Mahkemenin 18/02/2019 tarih, 2016/539 E., 2019/134 K. sayılı kararı ile, davalı sürücünün olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta AŞ'nin trafik poliçesi kapsamında müteveffanın eşi, çocukları, anne ve babası için yapılan ödemeler ile poliçe teminat limitini doldurduğundan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile, davalı ... Sigorta AŞ yönünden ödeme nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı anne ... için 4.889,98-TL. davacı baba ... için 5.118,98-TL' nin 27.07.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2019/1791 E.,2021/2375 K. Sayılı kararı ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/571E., 2011/283K. Sayılı kararında müteveffanın anne ve babasına pay ayrılmadan eş ve çocukların zararlarının belirlenmiş olması ve kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2012/14200E., 2013/2062K. Sayılı ilamı ile temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olması nedeniyle davalıların mahkeme kararına dayanarak iyiniyetli ödeme yaparak bir kısım borçtan kurtulduğu, ancak Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında müteveffaya ayrılan % 35 pay için ödeme yapılmadığından hesaba anne ve baba da dahil edilseydi müteveffaya ayrılacak pay oranı azalacağından davalıların ancak 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında müteveffaya ayrılan pay ile anne ve babanın da dahil edilmesi ile müteveffaya ayrılan pay arasındaki farka isabet eden tazminattan davalının sorumlu tutulabileceği, davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ve kesinleşen yönler gözetilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra mahkemece aktüer bilirkişiden rapor alınarak neticede davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Davalı ... vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, 6100 sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre karar tarihi olan 2022 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı olarak belirlenmiştir.
Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 8.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4)
HMK'nın 346. maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi HMK'nın 352/b maddesi gereğince istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece davanın 1.244,26 TL'lik kısmına ilişkin destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmiş olup HMK'nın 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kabulüne karar verilen alacak miktarı olarak kesin olan bu karara karşı davalı taraf istinaf yasa yoluna başvuramayacağından davalı ... vekilinin davanın kısmen kabulüne ilişkin istinaf başvurusunun miktarın kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin 30.01.2023 tarihli katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinin değerlendirilmesinde;
HMK'nın 348. Maddesi -" (1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.
(2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir." düzenlemesi yapılmıştır.
Dosya kapsamından, davacı vekili gerekçeli kararın tebliğinden sonra istinaf kanun yoluna başvuru yaparak sadece hükmedilen vekalet ücretlerine karşı istinaf sebeplerini ileri sürdüğü, davalı ... vekilinin istinaf başvurusu dilekçesinin tebliği üzerine davacılar vekili tarafından 30.01.2023 tarihinde katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvuru yapıldığı ancak davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş olması nedeniyle davacı vekilinin 30.01.2023 tarihli katılma yoluyla istinaf dilekçesinin de HMK'nın 348/2. Maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davacılar vekilinin 28.12.2022 tarihli vekalet ücretine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebiyle açılan davada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/3. maddesinde düzenlenen "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükmüne aykırı olarak davalı yararına davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek istinaf konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/4.maddesi gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,
Davacılar vekilinin 31.01.2023 tarihli istinaf dilekçesinin HMK'nın 348/2. Maddesi gereğince REDDİNE
II-Davacılar vekilinin 22.12.2022 tarihli istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş (Yeni Unvanı ... Sigorta A.Ş) yönünden ödeme nedeniyle dava konusuz kaldığından Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2-Davalılar ... ve ... yönlerinden açılan davanın Kısmen Kabulü ile,
Davacı Anne ... için 507,63-TL, davacı Baba ... için 736,63-TL olmak üzere toplam 1.244,26-TL'sının kaza tarihi olan 27.07.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 84,99 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harç ile tamamlanan 168,00 TL harçların mahsubu ile fazla alınan 112,21 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
4-Davacılar vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 1.244,26 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 1.244,26 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan ve tamamlanan harçlar toplamı 226,40 TL ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen ve aşağıda dökümü yapılan 2.784,93 TL yargılama giderinin kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 334,19 TL sinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine,
7-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafça yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ile 200TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.