T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/391 - 2025/712
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/391
KARAR NO : 2025/712
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16.06.2020
NUMARASI : 2019/154 Esas 2020/448 Karar
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 22.05.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30.05.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 05.11.2015 tarihinde, davalı ...'un maliki olduğu ve diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile davacı ... idaresindeki motosiklete çarptığını ve davacı ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, meydana gelen kazadan dolayı davacının ve ailesinin maddi ve manevi olarak zarar gördüklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere; geçici ve sürekli iş göremezlik, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 30.000,00-TL, davacı anne ... için 15.000,00-TL ve davacı baba ... için 15.000,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25.01.2016 tarihli dilekçesi ile; davalılar ... ve ... hakkında açılmış bulunan manevi tazminat taleplerinden feragat etmiş, 30.09.2016 tarihli dilekçesi ile; 11.158,08-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 14.138,25-TL bakıcı gideri talebinde bulunmuş, 28.08.2017 tarihli dilekçesi ile; 512.114,66-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsilini istemiş, 14.09.2017 tarihli dilekçesi ile; 6.000,00-TL tedavi gideri talebinde bulunmuş ve davalı sigorta şirketinin geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı miktarını sakatlık teminat limiti olan 290.000,00TL, tedavi ve bakıcı gideri olan 20.138,25TL'nin sağlık gideri teminat limitinden tahsilini talep etmiş, 09.12.2017 tarihli dilekçe ile davalılar ... ve ... yönünden davayı takip etmediklerini belirtmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının yaşının küçük olduğunu ve herhangi bir işte çalıştığının belirtilmediğini, bu nedenle geçici iş göremezlik zararı talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup sigorta genel şartları gereği teminat dışında olduğunu, tedavi giderleri ile ilgili tüm sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, tazminat hesaplamasının TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılması gerektiğini, kaza sırasında davacının kaskının bulunmaması ve uygun kıyafet giymemesi nedeni ile %25 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazası tespit tutanağını kabul etmediklerini, davalı ...'nın meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, istenen tazminat miktarının çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasının oluşuna ilişkin olarak alınan kusur raporuna göre, davalı sürücü ...'un %100 kusurlu olduğu, yaralanmaya bağlı olarak davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda adli tıp uzmanı bilirkişi Şerafettin Demirci'den alınan rapora göre, davacının %63 oranında maluliyetinin bulunduğu ve 9 ay süre ile iş ve gücünden kaldığı, bu oluş şekli ile davacının, 11.158,08-TL geçici iş göremezlik, 14.138,25-TL bakıcı gideri, 6.000,00-TL tedavi gideri zararının ve 512.114,66-TL sürekli maluliyet zararının bulunduğu, bu zararın poliçe limiti ile kabul edilmesi gerektiğinden davalı sigorta şirketi yönünden davanın kabulü ile 290.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının sakatlanma klozundan karşılanmak üzere ve 20.138,25-TL'nin sağlık giderleri klozundan karşılanmak üzere dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, davacı vekili tarafından 09.12.2017 tarihli yazılı beyanı ile, davalılar ... ve ... ... hakkındaki davayı takip etmedikleri bildirilmiş olsa da, HMK'nın 3. bölümünde davaya son veren taraf işlemleri içerisinde davadan feragat yer almadığı için, bu beyanın feragat olduğu kabul edilerek, sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine, davalı ... Sigorta AŞ'nin 290.000,00TL sakatlanma klozundan, 20.138,25TL sağlık gideri klozundan karşılanmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2018/787 Esas 2019/650 Karar sayılı kararı ile, “ …davalılar ... ve ... hakkındaki davanın takipsiz bırakılması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç ay içerisinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davacılar tarafından verilmiş bir feragat beyanı olmamasına rağmen bu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır… Davacının maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi, ayrıca geçici iş göremezlik döneminde bakıcıya ihtiyacı olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarından, yaralanmanın niteliğine göre, oluşturulacak uzman doktor heyetinden, olay tarihinde yürürlükte olan çalışma gücü ve maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin mevzuat hükümleri dikkate alınarak rapor alınmalıdır. Kaldı ki, aynı bilirkişi raporundaki davacı ...'in tedavisine ilişkin olarak, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi giderlerine ilişkin değerlendirme de yeterli değildir. Bu konuda yeni bir bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime imkan sağlayacak şekilde rapor alınması gerekmektedir....” gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda Selçuk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %22 , tıbbi iyileşme süresinin 9 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, tedavi ve bakıcı gideri yönünden doktor bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı giderleri ile tedavi giderleri toplam miktarı olan 228.147,84 TL’nin davalı ... Sigorta AŞ’den tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalılar ... ve ... hakkında açtıkları maddi manevi tazminat talepli davayı takip etmediklerini beyan ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ın 208.056,56 TL sürekli iş göremezlik, 11.159,09 TL geçici iş göremezlik, 5.579,04 TL kaçınılmaz tedavi gideri, 3.353,15 TL bakıcı gideri, zararına bağlı olmak üzere toplam 228.147,84 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 04.12.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ( kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın davalı sigorta şirketine yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacıların davalılar ... ve ... hakkında açtıkları davanın HMK'nın 150/5.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, karar verilmiş, hükme karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın davalı sigorta şirketine müracaat edilmeden açılmış olması nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, aktüerya hesaplamasında asgari geçim indirimi uygulanmasının doğru olmadığını, davacı kaza tarihinde çocuk olup üretici konumda olmadığından geçici işgöremezlik zararına hükmedilmesinin doğru olmadığını, maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tanzim edilmediğini, davalı şirketin bakıcı gideri, geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderlerinden sorumluluğu olmadığını, davacının tescilsiz motosiklete yeterli ehliyeti olmadan ve kask takmadan bindiğini, davacının bu eylemleri nedeni ile en az %25 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacı ... idaresinde bulunan motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek daimi işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı giderinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece BAM kaldırma kararı gereğince davalı ... Sigorta AŞ hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar vermiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
1-Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin evrakların ve raporların incelendiği, fiziki muayenesinin yapıldığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi olan 05.11.2015 itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının, bakıcı ihtiyacı süresinin ve tıbbi iyileşme süresinin belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiğinden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2- Borçlar Yasasının, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.
Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.
Davalı vekili, davacının motosiklet sürücüsü olduğunu ve kaza esnasında kaskının olmadığını, bu durumun zararın artmasına neden olduğunu, belirlenen zarardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de; davacının kazada ayağının kırıldığı, davaya konu işgöremezlik zararının davacının ayağının kırılmasına dayandığı anlaşılmakla davacının kask, dizlik gibi güvenlik tertibatını alsa dahi bu tertibatın davacının ayağının kırılmasını engelleyici özelliğinin bulunmadığı, bu itibarla davacının zararın artmasına neden olduğu iddiasının ispat edilemediği anlaşıldığından davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
4-Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden, tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulmasından kaynaklanan zarar olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. Ayrıca, faturalandırılmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu değildir. Bu nedenle, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
5-Dava konusu olayın, davacının vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK'nın 54. maddesinde özel olarak hükme bağlandığı, bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlendiği, davacı çocuğun kaza tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren herhangi bir işte çalışması bulunmuyorsa ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden çocuk için hesaplanan geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu itibarla, davacı ...’ın, kaza tarihinde 15 yaşında olduğu, kazanç getiren bir işte çalışmadığı, her ne kadar maluliyet raporunda davacı için 9 ay tıbbi iyileşme süresi belirlenmiş olsa da davacının kaza tarihinden itibaren 9 ay süresince çalışamayacağı kabul edilerek davacı lehine geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı ancak bu durumda kaza tarihinden itibaren davacının daimi maluliyet oranına göre sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması gerektiği gözetilmelidir. O halde, davacının, tıbbi iyileşme süresi olan 9 ay süresince %100 daimi maluliyeti olduğu kabul edilerek hesaplanan 11.159,09 TL geçici işgöremezlik zararının, davacının %22 daimi maluliyetine isabet eden 2.254,99 TL’sinin, raporda hesaplanan 208.056,56 TL sürekli işgöremezlik zararına eklenmesi ve davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine, davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin 210.511,55 TL üzerinden kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamış, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılması ve düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, geçici işgöremezlik zararı yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşen hususlar korunmak suretiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1-Davacının, davalılar ... ve ... hakkında açtıkları davanın HMK'nın 150/5.maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Davacının, davalı ... Sigorta AŞ’ye yönelik davası yönünden; davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine,
3-Davacının diğer taleplerinin kısmen kabulü ile, 210.511,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.579,04 TL tedavi gideri, 3.353,15 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 219.443,74 TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 04.12.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den ( kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacının davalı ... Sigorta AŞ’ye yönelik fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
4-Maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 14.990,20 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 27,70 TL harç (peşin alınan 205,28 TL'den manevi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) ile ıslah sırasında alınan 1.650,76 TL harç olmak üzere toplam 1.678,46 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.311,74 TL harcın (kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen davacının talepleri yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 177,58 TL harçtan(peşin alınan 205,28 TL'den maddi tazminat talebi için alınan 27,70 TL peşin harcın mahsubundan sonra kalan)mahsubu ile davacı tarafça fazladan yatırıldığı anlaşılan 123,18 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
6-Davacı tarafça yapılan toplam 59,50 TL ilk yargılama harcı ve ıslah sırasında alınan 1.650,76 TL harç ve 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.808,36 TL'nin (kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere)davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça istinaf incelemesi öncesinde yapılan 700,00 TL bilirkişi ücreti, 210,00 TL adli tıp gideri, 835,00 TL tebligat ve posta gideri, istinaf incelemesi sonrasında yapılan 1.900,00 TL bilirkişi ücreti, 643,75 TL tebligat ve posta gideri, mahkememizce davacı ...'ın Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevki yapılarak gerekli tetkiklerin yapıldığı, söz konusu tetkiklerin yapılması amacıyla davacı tarafça yapılan ve Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından ayrı ayrı faturalandırılan 40,58 TL, 15,50 TL ve 15,50 TL olmak üzere toplam 71,58 TL masraf olmak üzere toplamda 4.360,33 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.09583 TL'sinin (kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere)davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL maktu istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
9-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye VERİLMESİNE,
10-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 150,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 39,66 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta AŞ'ye VERİLMESİNE,
11-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 35,90 TL maktu istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı ... Sigorta AŞ'ye İADESİNE,
12-Davalılar ... ve ... (Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen)tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
13-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 35.110,99 TL vekalet ücretinin (kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
14-Davalı ... Sigorta AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden AAÜT'ne (13/1 maddesi gözetilerek) göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye ödenmesine,
15-Davalı ... (Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen) maddi tazminat yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'a ödenmesine,
16-Davalı ...(Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen)manevi tazminat yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'a ödenmesine,
17-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 149,95 TL tebligat ve posta masrafı ile 148,60 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 298,55 TL istinaf yargılama giderinin davacı ...'tan tahsili ile davalı ... Sigorta AŞ'ne ödenmesine,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.