T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/588 - 2025/653
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/588
KARAR NO : 2025/653
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19.12.2022
NUMARASI : 2021/581 Esas 2022/789 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 15.05.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 28.05.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.12.2017 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu, ... plakalı aracın çarpıştığını, meydana gelen kaza sonucu davalıya sigortalı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu belirterek HMK’nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 30.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 12.968,12 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 97.171,74 TL’ye, bakıcı giderini 1.777,50 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının gerekli belgeler ile başvuru yapmadığından dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının zararının ispat edilmesi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, talep edilen faiz türünün mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/896 Esas 2021/1463 Karar sayılı kararı ile, maluliyet oranına ilişkin raporda uygulanan yönetmeliğin hatalı olduğu, maluliyet oranı yönünden adli tıp kurumundan yeniden rapor alınması gerektiği, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılmasının doğru olmadığı gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %8 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğu, bakıcı ihtiyacı bulunmadığının mbelirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 48.649,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 8.609,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 57.259,54 TL'nin poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere 30.01.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece, maluliyet oranı yönünden hükme esas alınan adli tıp kurumu raporunda hatalı yönetmelik hükümlerinin esas alındığını, maluliyet oranları yönünden raporlar arasında çelişki olduğunu, aktüerya raporunda, kaldırma kararı öncesi esas alınan bilirkişi raporu tarihi verilerine göre hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, karar tarihine en yakın veriler esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı aracın kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek daimi işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.
1-Mahkemece, davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi yönünden, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan rapor alındığı, kaza tarihi olan 15.12.2017 tarihi itibariyle yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının belirlendiği, raporda davacının kaza sonrası tüm tedavi evraklarının ve raporlarının incelendiği, raporun ayrıntılı ve gerekçeli olduğu, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, kaldırma kararı öncesi alınan maluliyet raporu hatalı yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiğinden maluliyet oranları arasında fark olsa da iki rapor arasında çelişki olduğunun kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin maluliyet oranına yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, ilk kararın Dairemizce kaldırılması üzerine kaldırma kararı doğrultusunda alınan aktüer bilirkişi raporunda güncel verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de; kaldırma kararı öncesinde, davacının daimi maluliyet oranı %23 olarak kabul edilerek aktüer bilirkişi tarafından hesaplama yapıldığı ve davanın kısmen kabulüne, 98.173,37 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı sadece davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu, davacı vekili tarafından hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna itiraz edilmediği gibi karara karşı da istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, bu itibarla davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetildiğinde mahkemece, kaldırma kararı sonrası alınan aktüer bilirkişi raporunda, kaldırma kararı gereğince TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması ancak hesaplamanın önceki aktüer bilirkişi raporu tarihindeki verilere göre yapılmasında bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615.40 TL karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435.50 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine ,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 15.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.