T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/252 - 2025/648
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/252
KARAR NO : 2025/648
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06.12.2022
NUMARASI : 2022/171 Esas 2022/1168 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 15.05.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 20.05.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.11.2020 tarihinde, ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken ani fren yapması neticesinde aracının arka kısımlarına davacı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması, sonrasında davacının aracının arka kısımlarına ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması, bu aracın arka kısımlarına da davalı sigorta şirketime zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması, bu aracada ... ve ... plaka sayılı araçların çarpması neticesinde yaralamalı, maddi hasarlı, zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, davacının yaralandığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince karşı yana yapılan başvuru neticesinde 25.10.2021 tarihinde 19.094,17 TL ödeme yapıldığını, ancak bahse konu ödemenin davacının zararını karşılamaktan uzak olduğunu belirterek HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın (8.000 TL’si sürekli işgöremezlik tazminatı, 1.000 TL’si geçici işgöremezlik tazminatı, 1.000 TL'si bakıcı gideri olmak üzere), kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, birden fazla kazanın meydana gelmesi halinde kazaların birbirinden bağımsız bir şekilde değerlendirilmesi ve kusur dağılımı yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün davacının yaralandığı kaza ile illiyeti ve kusuru olmadığından davalı sigorta şirketinin tazminata ilişkin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının meydana gelen kazada yaralandığı konusunda tereddüt olmamakla beraber, davacının yaralanmasının hangi kaza sonucu meydana geldiğinin dosya kapsamında sabit olmadığı, davacının hangi kaza sonucunda yaralandığının gerek soruşturma aşamasındaki kök ve ek raporda, gerekse eldeki dosyada alınan bilirkişi raporunda tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, zira, ilk kazanın davacının sevk ve idaresindeki aracın önünde seyir halinde olan ... plakalı aracın önüne çıkan araç sebebiyle etkili fren tedbirine başvurması ile davacının takip mesafesini koruyamayarak önündeki araca çarpması sonucu meydana geldiği ve bu kazanın meydana gelmesinde davacının %100 kusurlu olduğu, ikinci kazanın ilk kazaya bağlı olarak meydana geldiği ve zincirleme şekilde araçların birbirine arkadan çarptığı, davacının yaralanmasının ilk kaza sonucunda mı yoksa zincirleme şekilde gerçekleşen ikinci kaza sonucunda mı meydana geldiğinin tespitinin mümkün olmadığı, davacının ilk kazada yaralanmış olma ihtimalinin bulunduğu ve ilk kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğu, bu konudaki ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, ancak tüm dosya kapsamına göre davacının yaralanmasının hangi kazanın sonucu olduğunun ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında belirtilmemiş olmasına rağmen kazanın meydana gelmesinde, davalıya sigortalı aracın sürücüsü olan ... idaresindeki aracın, hızlı bir şekilde seyredip davacının önünde seyir halinde olan ... idaresindeki aracın önüne aniden geçmesi sonucu ...’nin ani fren yapmak zorunda kaldığını, davacının da önündeki ... idaresindeki araca çarpmak zorunda kaldığını, kazaya ilişkin ceza soruşmasında alınan bilirkişi raporunda, davalıya sigortalı araç sürücüsü ...’ın %100 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiğini, raporlar arasında çelişki olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davacı idaresindeki araç ile davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı zincirleme kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek daimi işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.
Mahkemece, kaza tespit tutanağı ve kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi raporuna göre, kazanın zincirleme şekilde meydana geldiği, davacının idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken takip mesafesine uymaması nedeniyle önünde seyir halinde olan ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığı, davacı idaresindeki aracın arkasından gelmekte olan ... idaresindeki ... plakalı aracın fren yaparak durduğu esnada bu aracın arkasından gelen ... idaresindeki ... plakalı, davalı şirkete sigortalı aracın ... plakalı araca arkadan çarptığı, ... plakalı aracın da davacı idaresindeki araca arkadan çarptığının anlaşıldığı, buna göre zincirleme kazada davacının önündeki araca çarpmasında tam kusurlu, davalıya sigortalı aracın da önündeki araca çarpmasında tam kusurlu oldukları kabul edilmiş, ne var ki davacının yaralanmasının, kendi kusuru ile önündeki araca çarpmasıyla mı yoksa davalıya sigortalı aracın, ... plakalı araca çarpması bu aracında davacının aracına arkadan çarpmasıyla mı meydana geldiğinin tespit edilemediği, dolayısıyla davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, eksik inceleme ile karar verilemez.
Dava konusu olay nedeniyle Ankara Batı 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/625 Esas 2023/543 Karar sayılı dosyasında sanığın ..., katılanın ... olduğu, sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu nedeniyle yapılan yargılamada ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan 26.12.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde katılan ...'nın ön ilerisinde seyreden araçla arasında güvenli takip mesafesi bırakmadığı ve yavaşlayan trafikte fren tedbiri almadan öndeki araca çarpması nedeniyle asli kusurlu, sanık ...'ın ön ilerisinde gerçekleşen kazayı fark edip fren tedbiri alan ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu asli kusurlu olduğu, ...'in kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, ceza mahkemesi tarafından sanık ...'ın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmiş, karara itiraz edilmesi üzerine itiraz reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle mahkemece, öncelikle dava konusu kazaya ilişkin Ankara Batı 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/625 Esas 2023/543 Karar sayılı dosyasının getirilmesi, zincirleme şeklinde meydana gelen kazada, ceza mahkemesi dosyası içeriği, ifadeler, kusura ilişkin alınan raporlar, davacının aracındaki hasarın niteliği (aracın ön ve arka kısımlarındaki hasarın ağırlığı) değerlendirilerek, önden çarpmanın ve arkadan çarpmanın şiddetlerinin irdelenmesi, davacının yaralanmasının niteliği ve kazanın tüm yönleri ile oluş şekli değerlendirilerek, davacının yaralanmasının, kendi kusuru sonucu önündeki araca çarpmasıyla mı yoksa davalıya sigortalı aracın, ... plakalı araca çarpması bu aracında davacının aracına arkadan çarpmasıyla mı meydana geldiğinin tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan peşin karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.