T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/386 - 2025/400
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/386
KARAR NO : 2025/400
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12.01.2023
NUMARASI : 2022/59 Esas 2023/17 Karar
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 21.03.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 14.04.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 09.10.2021 tarihinde davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsün yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'ye çarpması sonucu davacı ...'ın eski eşi, davacı ...'nin babası ...'nin vefat ettiğini, meydana gelen kazada müteveffanın bir kusurunun bulunmadığını, kaza sonrası Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/4086 Sor. sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığını, nafaka alacaklısı eski eş ...'ın müteveffadan Kayseri 2. Aile Mahkemesi'nin 2005/696 Esas 2005/1337 Karar sayılı kararı ile boşandığını davacı lehine 70,00TL nafaka bağlandığını, müteveffanın nafaka borçlusu olduğunu, diğer davacı ...'nin %45 engel oranının bulunduğunu, davalı sigorta şirketine 08.11.2021 tarihinde başvuru tebliğ edildiği halde ödeme yapılmadığını, davalının 19.11.2021 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... için 100,00TL, eski eş ... için 100,00TL olmak üzere toplam 200,00TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil, teselsül hükümleri uyarınca davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın trafik sigorta poliçesi ile 15.07.2021-2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, öncelikle kazadaki kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, çocuklar için destekten yararlanma sürelerinin kız çocuklarında 22, erkek çocuklarda ise 18 yaşa kadar sınırlı olduğunu, davacı ...'nin 1993 doğumlu olduğunu, diğer davacının ise eş sıfatı bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini, davalıya yapılan başvuru üzerine verilen cevapta destekten yoksun kalma tazminatını hak eden bulunmadığının bildirildiğini, davacıların müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispatlamasını, aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacıların desteği durumundaki ...'nin davalı tarafından ZMSS ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle vefat ettiği, kazaya karışan tarafların kusur durumları hakkında birden fazla rapor bulunduğu, ilgili savcılık ve ceza mahkemesince alınan raporlar ile mahkemece Adli Tıp Kurum tarafından alınan raporlar arasında çelişki bulunması üzerine alanında uzman bilirkişi heyeti oluşturularak alınan 19.12.2022 tarihli raporda davacılar yakını yaya ...'nin ışık ihlali yapması nedeniyle olayın meydana gelmesinde % 100 (yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın ise olayda tamamen kusursuz olduğunun tespit edildiği, davacıların desteğinin kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin ZMSS kapsamı dışında kaldığı, kazanın gerçekleşmesinde desteğin tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu halde, kusursuz bulunmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağına göre, sürücü ...’ın KTK'nın 52/1-a maddesini ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kavşağa yaklaştığı ve yaya geçidi olmasına rağmen hızını azaltmadığını, soruşturmada alınan 13.10 2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanın gerçekleştiği yolda hız sınırının 50 km/h olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün hızının 97,3 km olduğunun tespit edildiğini, Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/788 Esas sayılı dosya kapsamında keşif sonrası tanzim edilen 07.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün KTK’nın 51 ve 52/a maddelerini ihlal ettiğinin bildirildiğini, yolun karşısına geçişini tamamlamak üzere olan yayanın çarpmanın şiddeti ile savrularak 53 metre sürüklendiğini, sigortalı araç sürücüsünün yola gereken dikkat ve özeni göstermediğini, azami hız limitlerini %37 üzerinde bir hızla seyrettiği, fren tedbirine başvurmadığını, asli kusurlu olduğunu, ceza mahkemesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu kabulü ile verilen kararın kesinleştiğini, yayanın kaza tarihinde 57 yaşında olduğunu, karşıdan karşıya yavaş ve dikkatlice geçtiğini, yola fırlamadığını, kazanın sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru ile gerçekleştiğini ileri sürmüş, 21.02.2025 tarihli ek beyanında aynı kaza nedeniyle ölenin çocukları tarafından ... sigortaya karşı manevi tazminat istemi ile açtıkları Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/218E. 2023/66 K. Sayılı davanın reddine karşı istinaf başvurusu üzerine verilen Ankara BAM 35. Hukuk Dairesi'nin 2023/400 E. 2024/989K. sayılı kaldırma kararından sonra Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/648 E. Sayılı dosyasında İTÜ öğretim üyelerinden alınan 02.01.2025 tarihli bilirkişi raporunu sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, 09.10.2021 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın yaya ...'ye çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı ...'ın eski eşi, davacı ...'nin babası ...'nin vefat ettiğini belirterek davacılar için destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kazadan sonra düzenlenen 09.10.2021 tarihli kaza tespit tutanağında, sürücü ...’ın kullandığı ... plakalı aracıyla Kemer'den Antalya istikametine seyir halindeyken yaya geçidi üzerinde aracının sağ ön kısımlarıyla yolun sağından yaya geçidinde kendisine kırmızı yandığı esnada karşıdan karşıya geçmekte olan ...'ye çarpıp yayanın kaza yerinde savrulup sürüklenmesi ve yaşamını yitirmesi sonucu ölümlü yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda yayanın KTK’de yer alan asli kusurlardan 68/1-b-1 maddesini, sürücünün diğer kusurlardan KTK’nın 52/1-a maddesini ihlal ettiği, kaza yeri ve Karayolları 13. Bölge kamerası, Beldibi Jandarma önünde bulunan kamera incelemesi sonucu tespit edildiği belirtilmiştir.
Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/4226 Soruşturma sayılı dosyasında, trafik bilirkişiden alınan 13.10.2021tarihli raporda ... plakalı minibüs sürücüsü ...'ın hız sınırlarına uyma zorunluluğu kuralını ihlal ettiği, yaya maktül ...'nin yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde geçitte yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak zorundadırlar kuralını ihlal ettiğinin bildirildiği, Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/788 E., sayılı dosyasında keşfe istinaden alınan 04.04.2022 trafik bilirkişi raporunda araç sürücüsünün KTK'nın 51, 52/a maddelerini, yayanın KTK'nın 68/1-b maddesini ihlal ettiğinin belirtildiği, ceza mahkemesinin 2022/443 K. sayılı kararı ile kaza tespit tutanağı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan raporların aynı yönde olduğu belirtilerek sanığın tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olduğu kabulü ile neticede 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine Antalya BAM 11. Ceza Dairesi'nin 11.11.2022 tarih, 2022/2628 E., 2022/3168 K. sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Mahkemece Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 10.08.2022 tarihli raporda sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki minibüsle yeşil ışıkta girdiği kavşakta, aracın ön kısmıyla karşıya geçmek için yayalara yanan kırmızı ışıkta seyrine göre sağ taraftan yola giren yaya ...'ye çarptığı olayda kusursuz olduğu, yaya ...'nin geçişin yayalara kapalı olduğu kırmızı ışıkta girdiği yolda, yeşil ışıkta kavşağa giren sürücü ... idaresindeki geçiş hakkına sahip minibüs tarafından çarpıldığı olayda %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, çelişkinin giderilmesi için bilirkişi heyetinden alınan 19.12.2022 tarihli raporda ise yaya ...'nin, kendisine yönelik kırmızı ışıkla verilen dur talimatını dikkate alıp mutlak surette durması gerekirken, aksine davranışı nedeniyle olayın meydana gelmesinde % 100 (yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın, kendisine hitaben yanan yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığı sırada seyir yönüne göre yolun sağından taşıt yoluna girip karşı tarafa geçmek isteyen yaya çarptığı olayda kural ihlali bulunmadığı belirtilmiş mahkemece bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 74.maddesi “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz ” hükmünü içermektedir. Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 Esas, 2014/1091Karar) Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır.
Bu durumda, öncelikle Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/788 E. sayılı dosyası ve Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/218 Esas sayılı dosyasının dosya arasına getirtilmesi, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile maddi vakıa belirlenmiş olduğundan ceza mahkemesinin kabulüne göre kazaya karışan araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile meydana gelen çelişkinin giderilmesi için İTÜ’den seçilecek bilirkişi heyetinden yeni bir kusur raporu alınarak sonucuna karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.