T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/150
KARAR NO : 2025/279
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15.11.2022
NUMARASI : 2016/430 Esas 2022/800 Karar
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 06.03.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 27.03.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 27.09.2014 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın tek taraflı olarak yaptığı kazada araçta yolcu olan davacının yaralandığını, davalı ... şirketine yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını ve ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik kaybına uğradığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde davalı ... şirketinin yapmış olduğu ödeme mahsup edilerek 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın 21.09.2015 başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 158.658,72 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 9.615,96 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlulukları bulunmadığını, SGK’nın sorumlu olduğunu, davadan önce yeterli ve gerekli belgeler sunularak müracaat halinde temerrüdün söz konusu olacağını, müracaat tarihinden önce temerrüdün söz konusu olmadığı, davacı tarafça talep edilmesi gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu, kaza haksız fiilden kaynaklandığını ve ticari iş olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olduğu, 24.08.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusura ilişkin olarak kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, yolcu konumunda olan davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre düzenlenen 30.12.2019 tarihli raporda davacının özür oranının % 9 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirlendiği, hükme esas alınan 10.04.2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda 9.615,96 TL geçici iş göremezlik,158.658,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatı belirlendiği, davacının alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmesi nedeniyle müterafik kusuru bulunduğundan tazminattan % 20 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 126.927,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.693,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 134.620,00TL maddi tazminatın, 20.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalı ... şirketi tarafından 18.12.2015 tarihinde 45.531,05 TL ödeme yapıldığını, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması durumunda yapılan ödemenin yeterli olduğunun anlaşılacağını, mahkemece hükme esas alınan kusur değerlendirmesinin denetime elverişli olmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, kazanın Genel Şartlar’da yapılan değişiklikten önce meydana geldiğini ve PMF 1931 yaşam tablosu esas alınması gerektiğini, davacıya SGK tarafından 17.702,28 TL tutarında ödeme yapıldığını ve bu tutar tenzil edilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, mahkemece hatır taşıması nedeniyle indirim talepleri göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, hatır taşıması nedeniyle % 20 oranında indirim yapılması gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun mülga yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiğini ve raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, maluliyetin iyileşme göstererek ortadan kalkabileceği de göz önünde bulundurulmadan hazırlandığını, geçici iş göremezlik tazminatından davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, tüm tazminat kalemleri yönünden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün neden olduğu tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalı ... şirketine başvuru üzerine yapılan tazminat ödemesinin yetersiz olduğunu belirterek geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, 27.09.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanma nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebiyle açılan davada, yargılama sırasında davacının maluliyetine ilişkin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 11.06.2018 tarihli raporda sağ tibia şaft kırığı nedeniyle vücut genel çalışma gücünden % 4 oranında kaybettiği ve 12 ay süre ile iş göremez halde kaldığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 30.12.2019 tarihli raporda davacının muayenesinde, sağ diz anteromedialinde 6x0,2 cm’lik ciltle aynı renkte, cilt hizasında ameliyat skar dokusu izi, sağ tibia anteriorda distalden proksimal orta kısma dikey seyirle uzanan yaklaşık 23x1,5 cmlik ciltten koyu renkte ciltten yer yer hafif çökük, ameliyat skar doku izi, sağ tibia distalde lateralde 10x1 cm’lik ciltten koyu rente cil hizasında ameliyat skar dokusu izi mevcut olduğu, ortopedik muayenesinde; bilateral alt ekstremite uzunluklarının 100 cm olduğu, sağ diz fleksiyonu 125 derece, ekstansiyonu 0 derece, sol diz fleksiyonu 125 derece, ekstansiyonu 0 derece, sağ ayak bileği dorsifleksiyonu 5 derece, plantar fleksiyon, inversiyon ve eversiyonun tam olduğu, sol ayak bileği dorsifleksiyonu 10 derece, plantar fleksiyon, inversiyon ve eversiyonun tam olduğu; bilateral uyluk çevrelerinin 41 cm olduğu, psikiyatrik muayenesinde; araç içi trafik kazası sonrası tibia, fibula kırığı geliştiği, panic atağı başlamış olduğu, sinirliliği olup araca binemediği, kazadan once tapu dairesinde (taşeron) çalıştığı, kazadan sonra işten çıkarıldığı, sağ bacağında platin olduğu, yürümede güçlük çektiği, çok yürüyünce ayakta durunca şişlik, ağrı karıncalanma şikayetleri olduğunu, kazadan uzun bir sure sonra psikiyatrik tedavi görmeye başladığını, venlaflaksin 150 mg XR, paroksetin 40 mg, klorpromazin 100 mg kullandığı, kazadan sonra çok agresifleştiğini, gece uykularının düzensiz olduğunu, kazadan sonra mecbur olunca arabaya bindiğini, sürekli tedirgin olduğunu, kazadan sonra ilk zamanlara göre biraz iyileşmiş olduğunu, kazadan sonra hayatının değiştiğini, kilo aldığını, işinden olduğunu, düzeninin bozulduğunu; davranış ve psikomotor aktivite normal, göz kontağı kurulduğu, konuşma: sorulunca yanıt verdiği, duygudurum (mood) depresif, duygulanım (Affekt): uygun, düşünme süreci: normal, düşünce içeriği: depresif, anksiyete mevcut, hezeyan olmadığı, olay ile ilgili tekrarlayıcı düşüncelerinin mevcut olduğu, olayı hatırlatan durumlara fizyolojik tepkiler verdiği, insanlardan uzaklaşma, geleceği kalmadığı duygusu, öfke kontrolü, varsanı bulunmadığı, bilişsel yetilerin açık olduğu, belleğin normal olduğu, iç görüsünün mevcut olduğu, yargının normal olduğu, uykunun düzensiz olduğu, iştahın normal olduğu, impuls kontrolü ve frustasyon toleransının azalmış olduğu, işlevselliğin %60 hafif, depresif uyum bozukluğu, remisyonda PTSB bulunduğu, görüntüleme tetkiklerinin incelenmesinde; 05.01.2015 tarihli krus grafisinde tibia-fibula orta diafizde kırıklar, tibiada plak, vida ile tespit, 22.06.2017 tarihli alt ekstremite grafilerinde; sağ tibia-fibula orta diafizde kaynamış kırık sekelleri, tibiada IMÇ ile tespit görüldüğü belirtildikten sonra geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, D-Nevrotik stresle ilgili somatoform bozukluklar nedeniyle % 5 oranında, alt ekstremite özürlülüğü nedeniyle % 4, Balthazard formulüne göre % 8,8, kişinin tüm vücut engellilik oranının % 9 olduğu ve iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun belirtildiği, mahkemece hükme bu maluliyet raporunun esas alındığı anlaşılmıştır.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece davacının maluliyeti yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 30.12.2019 tarihli raporunun Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli kabul edilen Çalışma Gücü ve Meslekle Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenmediği anlaşıldığından hükme esas alınması doğru değildir. Öte yandan mahkemece Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 11.06.2018 tarihli raporda davacının Çalışma Gücü ve Meslekle Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporda sağ tibia kırığı nedeniyle %4 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirtildiği, raporlar arasında davacıdaki yaralanmanın niteliği, görmüş olduğu tedavi ve konulan teşhisler ile belirlenen maluliyet oranı arasında farklılıklar bulunduğu, mahkemece davacının maluliyeti yönünden yapılan araştırmanın hüküm vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosya kapsamında bulunan Adana 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/850 Esas sayılı dosyasında davacının 04.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle maddi tazminat talebiyle dava açıldığı, yargılamanın halen devam ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan Adli tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunun 30.12.2019 tarihinde düzenlendiği anlaşılmakla dava konusu olan 27.09.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle meydana gelen maluliyeti ile 04.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle oluşan maluliyetinin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle oluşan maluliyetinin belirlenmesi gerektiğinden davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedavilere ilişkin tüm tedavi belgelerinin getirtilmesi, daha önce düzenlenmiş raporlarda farklı tespitlere yer verilmiş olduğu da nazara alınarak çelişkinin giderilmesi ve davacının psikiyatrik rahatsızlığı nedeniyle maluliyetine ilişkin olarak tedavisinin sona erip ermediği, tedavisi devam ediyorsa tedavi ile iyileşip iyileşemeyeceği, tedavi görmesine rağmen maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için heyette psikiyatri uzmanı hekimin de yer alması sağlanarak Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli kabul edilen Çalışma Gücü ve Meslekle Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması, davacının 27.09.2014 tarihli kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilmiş olması doğru değildir.
2-Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı ... şirketine başvuru yapılmış, davacıya 18.12.2015 tarihinde 45.531,05 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Dava açılmadan önce davalı tarafından ödeme yapıldığından öncelikle ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi gerekir.
Bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak gerçek zarar hesabı yapılması ve bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması ve sonucuna göre ödenen tazminat bedelinin yeterli olması halinde zarar görenin zararı karşılanmış sayılacağının dikkate alınması, dava açılmadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğunun anlaşılması halinde ise karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminatın hesaplanması, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak güncellenmesi ve hesaplanan tutardan mahsup edilmesi gerekir.
Bu nedenle Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Bu itibarla, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak Yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak gerçek zarar hesabı yapılması ve ödemenin denetlenmesi için ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılması gerekirken tazminat hesabında PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılan 24.08.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu durumda, kaza tarihinde ... AŞ'de çalıştığı anlaşılan davacının gelirinin belirlenmesinde kaza tarihindeki geliri asgari ücrete oranlanarak asgari ücretin 1.15 katı kabul edilmiş ise de davacının bir işverene bağlı olarak çalıştığı anlaşıldığından çalıştığı işyerinden 27.09.2014 olay tarihinden rapor tarihine kadar olan döneme ilişkin tüm maaş bordrosu ve ödeme belgeleri getirtilerek gerçek gelirin belirlenmesi, ondan sonra davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi verilerine göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapılması gerektiğinden öncelikle davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle zararın karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi, karşılanmadığının anlaşılması halinde mahkemece verilen karara davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığından hükme esas alınan ek rapor tarihi (10.04.2022) verilerine göre yapılacak hesaplamaya göre tespit edilecek zarardan önce müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp daha sonra davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme güncellenerek mahsubu gerekeceği ve kazanılmış haklar da nazara alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek ve hüküm vermeye elverişli olmayan aktüer bilirkişi raporu ve ek raporu esas alınarak karar verilmiş olması isabetsizdir.
3-Dosya içeriğinden Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünün 17.06.2016 tarihli cevabi yazısında davacıya kaza nedeniyle 17.702,28 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı bildirildiği, SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemelerinin belirlenen geçici iş göremezlik tazminatından mahsubu gerektiği gözetilmeden geçici iş göremezlik tazminatının tamamının hüküm altına alınmış olması doğru değildir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
5-Bahçe İcra Müdürlüğünün 2022/216 esasına yatırılan 310.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan ...
...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.