T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/46 - 2025/192
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/46
KARAR NO : 2025/192
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30.09.2022
NUMARASI : 2022/147 Esas 2022/751 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali, Alacak
KARAR TARİHİ : 20.02.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 17.03.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 24.05.2020 tarihinde davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup davalı şirkete ait olan ... plakalı aracın dava dışı sürücünün idaresinde iken polis kontrol noktasında görevli polis yayalara ve kontrol nedeniyle yavaşlamış olan ... plakalı araca, daha sonra ... plakalı araca çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüsünün 1,43 promil alkollü iken kazaya sebebiyet verdiğini ve bu durumun kaza tespit tutanağında tespit edildiğini, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen tutarın tahsili için Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2021/4000 Esas sayılı dosyasında takip gerçekleştirildiğini, takip öncesi borçlunun ödeme yaptığının fark edilmesi üzerine icra dosyasına beyan edilerek takibin 24.072,61 TL asıl alacak ve 480.79 işlemiş faiz olarak güncellendiğini, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, ayrıca itiraz sonrasında 2.670,00 TL ödeme yapıldığını, aynı kazada yaralanan polis memuru ... tarafından Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021/90836 Esas sayılı dosyası kararının Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2021/8848 Esas sayılı dosyasına stopaj kesintisi ile 98.463,95 TL ödenmiş olup bu ödemenin de rücuen tahsilinin talep edildiğini, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2021/4000 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu 20.772,82 TL asıl alacak ve 480,79 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, davalı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, kazada yaralanan ... isimli polis memurunun yaralanması nedeniyle ödenen toplam 98.463,95 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sürücünün alkollü olmasının tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmediğini, sürücünün münhasıran alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerektiğini, ispat yükünün davacı sigorta şirketinde olduğunu, kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesinin hatalı olup kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davacı sigorta şirketine yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini, rücu koşulları oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı sigorta şirketi tarafından trafik kazası nedeniyle zarara gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın davalı sigortalıdan rücuen tahsili ile başlatılan icra takibine itirazın iptali ve ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, 08.07.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin kusursuz olduğu, kaza anında sigortalı araç sürücüsünün 1,43 promil alkollü olduğu ve kazanın münhasıran sürücünün alkol almasına bağlı olduğunun belirtildiği, bilirkişi heyeti raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile Ankara 24. İcra Dairesinin 2021/4000 esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın 20.772,82TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, işlemiş faize ve icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine, davacı tarafından dava dışı kişiye ödenen 98.463,95TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, hatalı ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, hasarın sigortalıya rücu edilebilmesi için sürücünün alkollü olması yeterli olmayıp kazanın münsahıran alkolün etkisiyle meydana gelmesi gerektiğini, raporun yüzeysel tespitlere dayalı olarak hazırlandığını, kazanın salt sürücünün alkollü olması neticesinde meydana geldiğini kabulünün mümkün olmadığını, araç sürücüsü hakkında yalnızca kaza anında polis tarafından test yapıldığını, haricen kan testi yapılmadığını, rapordaki kusur oranı değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükünün davacı sigorta şirketinde olduğunu, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmediğini, davacı sigorta şirketinin rücu hakkını kullanabilmesi için gereken şartları meydana gelmediğini, rücu şartları olmadığı halde icra takibi başlatılması nedeniyle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, mahkemece Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2021/4000 Esas sayılı dosyaya ilişkin faiz ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddi ile rücuen tazminat talebi yönünden faiz başlangıç tarihi itibariyle hatalı olduğunu, mahkemece icra dosyasındaki takip kalemlerinden olan takip tarihine kadar işlemiş faiz yönünden talebi reddettiğini, bilirkişi raporunda faize ilişkin hesaplama yapılmadığını, mahkemece hesaplama yapılabileceğini ve yapılan ödemenin tarihinin dekontlar ile sabit olup kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, itirazın iptali istemli talep yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kazada yaralanan polis memuruna ödenen tazminat yönünden rücuen tazminat talebinde Sigorta Tahkim Komisyonuna dayalı olarak 16.03.2021 tarihinde ödeme yapıldığını, ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, davacı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı adına kayıtlı aracın kaza yaptığını, kazada zarar gören üçüncü kişilere davacı şirket tarafından ödeme yapıldığını, araç sürücüsünün alkollü olduğunun tespit edildiğini, davacı lehine rücu koşulunun oluştuğunu, kazada hasar gören ... plakalı araçlar nedeniyle yapılan ödemenin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazının iptaline, ayrıca kazada yaralanan ...'ya Sigorta Tahkim Komisyonu kararına dayalı olarak Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2021/8848 Esas sayılı dosyasında yapılan toplam 98.463,95 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
1-2918 sayılı KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Somut olayda, davacı ile davalı şirket arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 15.01.2020-2021 arası döneme ilişkindir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir.
Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Bu çerçevede 01.06.2015 tarihli sigorta genel şartlarında kazanın, aracın, uyuşturucu madde veya 2918 sayılı KTK'nın 48. maddesi, KTKY'nın 97. maddesi ile belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmesi rücu için yeterli sayılmıştır.Poliçe tanzim tarihinde geçerli olan 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4.c maddesi gereğince “aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” sigortalıdan rücuen talep edilebilir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarında alkollü sürücünün idaresinde bulunan araçla “alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa” ifadesi yer olmadığından kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçeklemediğinin rücu şartlarının oluşmasına etkisi bulunmamaktadır.
2-Davacı sigorta şirketi ödediği değil ödemesi gereken gerçek zarar miktarının rücu edebileceğinden davacının ödeme yaptığı üçüncü kişinin kaza sonucu yaralanması nedeniyle iş göremezliğinin bulunup bulunmadığı, maluliyet oranı ve buna göre ödenecek tazminatın ve gerçek zararının doğru biçimde tespiti gerekir.
Somut olayda davacı sigorta şirketi tarafından kazada yaralanan dava dışı ...'ya sürekli iş göremezlik tazminatı ve fer'ileri olarak 16.03.2021 tarihinde yapılan ödeme ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararına dayalı başlatılan Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2021/8848 Esas sayılı icra takibi sonucunda ödenen toplam 98.463,35 TL'nin davalıdan ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile bilikte tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece yargılama sırasında gerçek zararın belirlenmesi için ...'nın yaralanmasına ilişkin maluliyet raporu alınmadığı, aktüer bilirkişi tarafından dava dışı ...'nın müracaatı üzerine İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.02.2021 tarihli raporun esas alınarak hesaplama yapıldığı ve buna göre hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece davalının Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında taraf olmadığı da gözetilerek davalıya rücu edilecek gerçek zararın belirlenmesi için dava konusu kaza sonucu zarar gören ...'nın kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evraklarının getirilmesi ve daimi maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti için Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınması, davalıya denetim ve itiraz imkanı tanınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
3-Davadaki rücuen alacak talebine konu dava dışı ...'ya ödenen sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden hükme esas alındığı anlaşılan 08.07.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda ...'nın polis memuru olarak görev yaptığı belirtildikten sonra bordolarının incelenmesi sonucunda kazanın olduğu dönem itibariyle 2020 yılı Mayıs Ayı net kazancının 6.673,30 TL olduğu ve net asgari ücretin 2,87 katı olduğu belirtildikten sonra tazminat hesabında aylık kazancın yasal asgari ücretin 2,87 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığının belirtildiği, ne var ki ...'nın kaza tarihinde polis memuru olup aylık gelirinin belli olduğu, bu durumda olay tarihinden ödeme tarihine kadar olan döneme ilişkin maaş bordroları getirtilerek ödeme tarihi verilerine göre rücu edilecek tazminatın hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alınarak bir karar verilmesi gerekirken anılan hususların göz ardı edilmiş olması doğru görülmemiştir.
4-Davacı vekili tarafından Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2021/4000 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin borçlu tarafından yapılan haricen ödemelerin mahsubundan sonra 20.772,82 TL'lik asıl alacak ve bu tutara ilişkin işlemiş faiz üzerinden iptalinin talep edildiği, mahkemece tespit edilecek asıl alacak üzerinden ödeme tarihinden takip tarihine kadar dönem için talep edilen yasal faiz yönünden de takibin devamına karar verilmesi gerektiği halde bu talep yönünden reddine karar verilmiş olması ve dava dışı ...'ya maluliyet tazminatı olarak ödenen tutarın rücuen tahsili talebi yönünden sigortalı aracın kamyonet niteliğinde olduğu nazara alındığında hükmedilen alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş olması da doğru değildir.
Davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.