T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2437 - 2024/1562
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2437
KARAR NO : 2024/1562
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/09/2022
NUMARASI : 2021/776 Esas 2022/446 Karar
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 06/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 20/12/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili, 22.04.2018 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek aydınlatma direğine çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya 10.11.2021 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107.maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,11.06.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini 360.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın 2918 Sayılı KTK’nın 111 maddesinde öngörülen iki yıllık süre içinde açılmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacı ile davalı sigorta şirketi arasında davacının zararının 24.07.2019 tarihli ödeme ile karşılanması nedeniyle ibraname düzenlendiğinden davanın reddi gerektiğini, sürekli bakıcı giderinin sürekli sakatlık teminatı içinde olup teminat limitinin davacıya ödendiğini, hatır taşıması ve emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle belirlenecek tazminattan indirim yapılmasını, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle bakıcı giderine konu maddi tazminatın tahsili isteğine ilişkin olduğu, kazaya neden olan davacının içinde yolcu olarak bulunduğu aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı ... Sigorta AŞ tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu 330.000 TL vefat ve sakatlık, 330.000 TL tedavi giderleri limiti belirlendiği, kaza tarihi itibariyle sözleşme içerisindeki artışlardan dolayı limitin 360.000TL'ye ulaştığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan 08.04.2022 tarihli raporda davacının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik nazara alınarak 22.04.2018 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğunun belirtildiği,davacı, sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğundan ve kaza tek taraflı trafik kazası olduğundan davacıya atfedilecek kusur bulunmadığı, tüm kusurun sigortalı araç sürücüsünde olduğunun mahkemece kabul edildiği, hesap bilirkişinin 01.06.2022 tarihli raporunda; davacının 22.04.2018 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde bakıcı gideri tazminatının (brüt asgari ücretten ) 2.668.923,60 TL olarak hesaplandığı, toplam hesaplanan tazminatın poliçe limitini aştığı, poliçe limiti olarak 360.000,00 TL olarak hesaplandığının bildirdiği, davalı sigorta şirketinin, davacının sigorta tahkim heyetine başvurarak tazminat talep ettiği, bu süreçte davacı ile anlaşarak ibraname -sulh-feragat protokolü düzenlendiğini, davacının maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğini beyan ile davanın reddini talep etmiş ise de, incelenen protokol gözetildiğinde, açıkça sigorta tahkim komisyonunda yürüyen 2019/26027 sayılı dosyaya atıfta bulunulduğu, söz konusu dosyada davacı talebinin sürekli iş görmezlik tazminatına dair olduğu, işbu davanın konusu bakıcı giderinin talep arasında yer almadığı, her ne kadar protokolün bazı yerlerinde "poliçeden, olaydan ve hasar dosyasından dolayı " ibranın söz konusu olduğu yazılı ise de, TBK 19. Madde kapsamında tarafların gerçek iradelerinin belirlenmesi gerektiği gözetildiğinde davacının ibraname düzenleyip feragat ettiği taleplerinin Sigorta Tahkim Dosyası ile sınırlı olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonundan talep edilmeyen bakıcı giderini kapsamadığı, davalı tarafın hatır taşıması savunması kaza sonrası alınan ifadeler gözetildiğinde, davacının akrabalık bağı olmayan dava dışı işletenin aracında herhangi bir karşılık söz konusu olmaksızın yolculuk ettiği anlaşıldığından yerinde görüldüğü ve Yerleşik İçtihatlar kapsamında hesaplanan tazminattan % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, davalının diğer bir savunma sebebinin emniyet kemeri takılı olmamasına dayalı müterafik kusur iddiası olup; kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olmadığı belirlenmiş olduğundan davacının emniyet kemeri takmayarak yaralanmasının artışına neden olduğu, alınan maluliyet raporu da gözetildiğinde mahkemece kabul edildiği ve müterafik kusur nedeni ile de Yerleşik İçtihatlar gözetilerek % 20 oranında tazminatta indirim yapılması gerektiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/14845 Esas 2021/2469 Karar sayılı 07.06.2021 tarihli içtihatında da benimsendiği üzere; Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nın 90. Maddesinin genel şartlara atıf cümlesi iptal edildiğinden bakıcı giderinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği, tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiği, davacının % 100 maluliyeti nedeniyle ömür boyu başkasının bakımına muhtaç olacağı gözetilerek THR 2010 yaşam tablosu ve brüt asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda bulunan 2.668.923,60 TL toplam bakıcı giderinden % 20 oranında müterafik kusur indirimi, % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılsa dahi kalan 1.708.111,10 TL bakıcı gideri tazminatının poliçe limitinin üzerinde olması gözetilerek davanın kabulüne, sigortalı araç ruhsatında aracın ticari amaçlı kullanıldığı belirtildiğinden avans faizi uygulanması gerektiği, davacının dava önceden sigortaya müracaat ettiği, müracaat tarihinin 11.11.2021 tarih olduğu, 8 iş günü eklendiğinde temerrütün 21.11.2021 tarihinde oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü ile; 360.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının 21.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranın avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri "c) Sürekli Sakatlık Teminatı: Üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride ekonomik olarak uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere, bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisinin tamamlanması sonrasında yetkili bir hastaneden alınacak özürlü sağlık kurulu raporu ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan bakıcı giderleri bu teminat limitleri ile sınırlı olmak koşuluyla sürekli sakatlık teminatı kapsamındadır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde sakat kalan kişi esas alınır." maddesinde de anlaşılacağı üzere maluliyet oranının tespitinde sonra ortaya çıkan bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık teminat kapsamında olduğunu, sürekli sakatlık yönünden teminat limiti tüketilerek zarar karşılanmış olduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sona ermiş olmasından dolayı yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davalı şirket tarafından zarar 24.07.2019 tarihinde karşılanmış olup, davacı tarafından yapılan ödeme kabul edilmekle ibra edilerek tüm maddi taleplerden feragat edildiğini, dava tarihi itibarıyla ibranamenin iptali için dava açma süresinin de geçtiğini, ibranamede davalı sigorta şirketi poliçeden, olaydan ve hasar dosyasından poliçe limiti itibariyle ibra edilmiş olmasından dolayı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını,Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri "b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." maddesinde belirtildiği üzere sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderlerinin sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğunu, sürekli sakatlık raporunun ise, iyileşme tamamlandıktan sonra tanzim edilen bir rapor olup tedavi giderleri kapsamında teminat altına alınan bakıcı giderlerinin ise malul kalan kimsenin tedavi süresince ihtiyaç duyduğu geçici bakıcı giderleri olduğunu, bu nedenle sürekli bakıcı giderinin sağlık giderleri teminatı kapsamında değerlendirilmesi hatalı olup, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davacı yan ile davalı sigorta şirketi arasında sigorta ilişkisi bulunmamakta olup, dava konusu uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığından avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, sürekli bakıcı gideri, geçici bakıcı giderleri ve tedavi giderleri SGK sorumluluğunda olup, sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan bakıcı gideri istemine ilişkindir .
Davacı vekili 22.04.2018 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek aydınlatma direğine çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek bakıcı giderinin davalıdan tahsilini talep etmiş; mahkemece davalı sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu, davacının hatır için taşındığı araçta emniyet kemerini takması nedeniyle müterafik kusurlu olması, ömür boyu bakıcı ihtiyacı bulunması nedeniyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili davanın süresinde açılmamasına, davacının zararının davadan önce karşılanmış olmasına, poliçe limitine, bakıcı giderinin teminat dışı olmasına ve faiz türüne yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1-Davalı sigorta şirketi vekili davacıya 24.07.2019 tarihinde 412.970 TL maddi tazminat ödendiğini ve ibraname imzalandığını KTK'nın 111/2 maddesi gereğince ibraname tarihinden itibaren iki yıl içinde dava açılmadığını, davacının tüm haklarından feragat ettiğini, poliçe limitinin kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dosya kapsamına göre davacının yaralanmasına neden olan kazanın 22.04.2018 tarihinde meydana geldiği,eldeki davanın 22.12.2021 tarihinde açıldığı, davacı tarafından sürekli işgöremezlik tazminatının karşılanması için kazaya neden olduğu belirtilen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacı olan ... Sigorta AŞ aleyhine STK’na başvuru yapıldığı, STK Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 26.03.2019 Tarih 2019 E 26027, 13.06.2019 _K- 2019/28378 Sayılı kararı ile başvurunun kabulü ile 360.000 TL sürekli işgörmezlik tazminatının 12.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği, anılan karar gereğince davalı tarafından davacıya 28.06.2019 tarihli ibraname feragat makbuz ile 360.000 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 27.550 TL ilam vekalet ücreti,5.750 TL yargılama gideri 19.770 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 412.970 TL ödeme yapıldığı, anılan ödemenin sürekli işgöremezlik tazminatına ilişkin olduğu, bakıcı giderine yönelik olmaması nedeniyle uyuşmazlık yönünden 2918 Sayılı KTK’nın 111.maddesinin uygulama alanı bulunmaması, ibraname makbuz ve feragatnamenin sürekli işgöremezlik tazminatına ilişkin olması nedeniyle davalı vekilinin açıklanan yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekili sürekli bakıcı giderinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu poliçe limitinin ödeme ile tükendiğini ve sorumluğun SGK ait olduğunu ileri sürmüştür.
Bakıcı gideri yaralanan kişinin iyileşme döneminde veya sürekli olarak başkasının bakımına ihtiyaç duyması olup 2918 sayılı KTK’nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK’nın 54. maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK’nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK’nın 98. maddesinde belirtilen SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında bakıcı gideri zararı bulunmadığından davalı sigorta şirketinin bakıcı giderinin teminat dışı olmasına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı birlikte değerlendirildiğinde davalı sigorta şirketinin tedavi giderleri kapsamında olan bakıcı giderinden 2918 sayılı KTK'nın 85.maddesi ve 91. Maddesi, TBK'nın 54. Maddesi gereğince sorumluluğunun devam ettiği her ne kadar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında sigortacının poliçe kapsamında sürekli sakatlık ve sürekli bakıcı gideri için tek limitten sorumlu olduğu belirtilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve KTK'nın 95. Maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden ve kanundan doğan tazminat yükümlülüğünün kaldırılması ve miktarının azaltılması hallerinin zarar görene karşı ileri süremeyecek olmasına, Yargıtay tarafından bakıcı giderinin tedavi ve sağlık giderleri teminatında kabul edilmesine, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına atıf yapan KTK'nın 90. Maddesindeki ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin sağlık gideri ve tedavi giderlerinden sorumlu olmasına, tedavi gideri ve sağlık giderinin ne olduğunun kanun ve Yargıtay tarafından belirlenmiş olmasına, Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen ve poliçede bulunması zorunlu teminatlardan olan ve primi de tahsil edilen teminat limitine göre sigorta şirketi tarafından poliçeye yazılarak tahsil ettiği prim karşılığı verdiği teminatları ödemekten kaçınamayacağından bakıcı gideri zararından davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 2019/6189 E- 2020/8324 K. 2020/2566 E-2021/902 K. Sayılı ilamları)
3-Davalı vekili hüküm altına alınan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüş ise de davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın Mitsubishi L 200 çift kabin kamyonet cinsi ticari araç olduğu anlaşıldığından avans faiz uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamına kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta AŞ'den alınması gereken 24.591,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 6.147,90 TL'nin mahsubu ile kalan 18.443,70 TL harcın davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.