T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2392 - 2024/1586
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2392
KARAR NO : 2024/1586
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/09/2022
NUMARASI : 2022/499 Esas 2022/555 Karar
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 25/12/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.08.2016 tarihinde, davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, sigortalı ... tarafından tamir amacıyla ...’un tamirhanesine bırakıldığını, ...’un araçla trafiğe çıktığını, tek taraflı kaza yaptığını, kazada ...’un ve araçta yolcu olarak bulunan ... ...'un vefat ettiğini, davacı şirket tarafından ... ...’un annesi davalı ... ...’a 34.458,14 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, oysa aracın tamirhaneye bırakılmasından sonra kazanın meydana gelmesi nedeniyle kazanın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, ödenen bedelin davalıdan iadesinin istendiğini, iade etmediğini, davalıya yönelik Ankara 8. İcra müdürlüğünün 2021/2829 sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kazanın poliçe teminatı kapsamında olduğunu, aracın çalınmasının ve gasp edilmesinin sözkonusu olmadığını, araç sahibi tarafından rızası ile tamirhaneye bırakıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı müteveffa araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, aracın sigortalı araç malikinin rızası dışında kullanılması sonucu kazanın meydana geldiği, Sigorta Genel Şartlar A.6. Maddesinde "...aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen..." şeklinde düzenlenmiş olup, kazaya karışan 3. şahıs konumunda bulunan yolcu, davalı yan murisi müteveffa ...'in kaza tarihi itibariyle 12 yaşında olduğu ve amcası olan ...'un kullandığı aracın çalıntı veya gasp sonucu ele geçirilmiş araç olabileceğini bilebilecek yaşta olmadığı, dava konusu olayda rücu şartlarının gerçekleşmediği, davalı murisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın, araç malikinin rızası ve izni olmaksızın tamirhaneden çıkarılması sonucu gerçekleştiğini, bu durumun ZMSS Genel Şartlarının A.6. maddesinde belirtilen teminat dışı hallerden olduğunu, bu nedenle davalıya yapılmaması gereken bir ödemenin davacı şirket tarafından yapıldığını, davalının iade etmesi gerektiğini, müteveffa ...’in 12 yaşında olduğunu, aracın amcası Serkan’a ait olmadığını bilecek yaşta olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, poliçe teminatı kapsamında olmadığı halde sehven yapılan ödemenin istirdatı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı şirkete, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, ... sevk ve idaresindeyken tek taraflı trafik kazasının gerçekleştiği ve araçta yolcu olarak bulunan davalı ... ...’un 12 yaşında olan çocuğu ... ...’un vefat ettiği, davalı ... ... tarafından davacı şirkete başvuruda bulunulduğu ve destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, davacı şirket tarafından davalının başvurusunun kabul edildiği ve davalıya 34.458,14 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı, yapılan bu ödemenin davalıdan iadesi için davacı şirket tarafından davalıya yönelik icra takibi yapıldığı davalının itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket vekili, her ne kadar, sigortalı aracın kaza öncesi, sigortalı tarafından onarım amacıyla ...’un tamirhanesine bırakıldığını, aracın sigortalı tarafından tamirhaneye bırakıldığını, tamirhane sahibi tarafından araç malikinin rızası olmaksızın aracın alındığını, KTK’nın 104. Maddesi gereğince tamirhane sahibi ...’un işleten gibi sorumlu olacağını, ... idaresindeyken meydana gelen kazaya ilişkin zararlardan sigortalının ve davacı şirketin sorumlu olmadığını, çalıntı araç nedeniyle teminat dışı kaldığı anlaşılan davalı ... ...’a yapılan ödemenin istirdatını talep etmiş ise de; davalının çocuğu ... ...’un davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı araç sürücünün neden olduğu kazada vefat ettiği, davacı şirket tarafından davalıya yapılan ödemenin davalının zararının karşılanması niteliğinde olduğu, davalının sebepsiz zenginleşmesinin sözkonusu olmadığı, davacı şirketin, sigortalı aracın kaza öncesi onarım için tamirhaneye bırakıldığı ve bu nedenle tamirhane sahibinin zarardan sorumlu olduğu iddiasının davacı şirket ile tamirhane sahibi arasındaki rücu ilişkisine konu olabileceği, ayrıca aracın çalındığı iddiasının sigorta şirketi tarafından ispat edilemediği, bu iddianın sigortalı araçta zarar gören davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, davacı şirket tarafından davalıya yapılan ödeme ile davalının sebepsiz zenginleşmesi sözkonusu olmadığından ödenen bedelin istirdatının mümkün olmadığı kanaatine varıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine ,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 12.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.