T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2486 - 2024/1566
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2486
KARAR NO : 2024/1566
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2022
NUMARASI : 2020/511 Esas 2022/638 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 06/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 27/12/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 09.02.2015 tarihinde davacıya ait davalı şirkete sigortalı, dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın yaya ...'a çarparak vefat etmesine neden olduğunu, ...’un mirasçıları tarafından araç sahibi davacı şirkete sürücü ... ve aracın ZMMS aleyhine Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/561 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, yargılama sırasında davanın ... Sigorta Şirketine ihbar edilmesine rağmen davalı tarafından dosyaya cevap verilmediği gibi karardan sonra ödeme de yapılmadığını, yapılan yargılama sonunda Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/561 Esas ve 2018/654 Karar sayılı kararı ile maddi tazminatlara ek olarak 30.000 TL manevi tazminat 2.049,30-TL harç ve 3.600,00-TL vekalet ücretinin hüküm altına alındığını, mahkeme kararına istinaden alacaklılar tarafından Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2019/533 E sayılı dosyasıyla davacı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinde davacı şirket tarafından manevi tazminat ve manevi tazminata bağlı ferilerin toplamı olarak 30.000,00-TL manevi tazminat, 24.183,20-TL ilam vekalet ücreti, icra vekalet ücreti, masraf, faiz ve diğer feriler olmak üzere toplam 54.183,20-TL ödendiğini, kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından taahhüt edilen teminat tutarlarının ihbar ve ihtara rağmen ödenmediğini, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan P-0056292170-1 numaralı 16.01.2015 başlangıç ve 16.01.2016 bitiş tarihli poliçede, Manevi Tazminat Klozunun yer aldığını, poliçede manevi tazminat taleplerinin koruyucu mali sorumluluk sigortası ile sınırlı olmak kaydıyla teminata dahil edildiğini ödemelerin bu kapsamda yapılması gerekirken, davalı tarafın bu ödemelerden imtina ettiğini, genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketinin ihtiyari mali mesuliyet açısından şahıs başına 15.000 TL manevi tazminat yönünden sorumluluğunun bulunduğunu, mahkeme kararı uyarınca davalı şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan 30.000TL manevi tazminatın poliçe teminat bedeli 15.000,00TL'si yönünden ödenmek zorunda kalınan vekalet ücreti, harç ve yargılama giderleri olmak üzere tüm ferilerinden poliçe limitiyle orantılı olmak üzere sorumluluğunun bulunduğu belirtilerek davacı şirkete ödenmesi gereken 27.091,60-TL'nin davanın ihbar olunduğu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, 09.02.2015 tarihinde trafik kazasına karışan davacı şirkete ait... plakalı aracın davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olmasına rağmen poliçede manevi tazminat klozunun yer almadığını, bu nedenle davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından zararın ve sigorta şirketinin sorumluluğunu ispatlaması gerektiğini, zararın öncelikle zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamında giderilmesi, ZMMS poliçesi teminat limitlerinin tüketilmesi halinde ise karşılanmamış bakiye zarar kalması halinde davalı şirkete başvurulması gerektiğini, manevi tazminat takdirinde Yargıtay uygulamalarının esas alınması gerektiğini, kusur. müterafik kusur ve tazminat yönünden bilirkişi raporu alınmasını, davalı şirkete yapılan müracaat olmadığından faiz isteme hakkının doğmadığını, ceza yargılaması sırasında şikayetten vazgeçme veya uzlaşma bildirimi olup olmadığının araştırılmasını. zarara sebebiyet veren sürücünün veya araç işleteninin ibra edilmiş olmasının borçtan müşterek ve müteselsil sorumlu davalı şirketi de etkileyeceğini, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın davalı sigorta şirketine Genişletilmiş Kasko Sigortası Paket Poliçesi ile sigortalı bulunan... plakalı aracın karıştığı 09.02.2015 tarihli trafik kazasında vefat eden ... mirasçıları tarafından Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/561 Esas sayılı dosyasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davası sonunda hüküm altına alınan 30.000,00 TL manevi tazminat miktarı ile karar ve icra ferilerinin davacı şirket tarafından ödendiği belirtilerek yapılan ödemenin genişletilmiş kasko sigortası paket poliçesi kapsamında kalan kısmının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsiline yönelik rücuen tazminat davası olduğu. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/561 Esas, 2018/654 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacılarının ... ..., (kendi adına asaleten ... ... adına velayeten) davalılarının ... Sigorta Şirketi, ... ve ... İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlık Eğitim Hizmetleri Temizlik ve İlaçlama Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davanın ... Sigorta AŞ'ye ihbar edildiği, yapılan yargılama sonunda manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, eş için 10.000,00 TL, çocuklar için 5.000,00'er TL'den toplam 30.000,00TL manevi tazminatın 09.02.2015 kaza tarihinden davalı ... ve ... İş Sağlığı ve Güv. Dan. Eğt. Hizm. Tem. İl. Gıda İth. İhr. Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verildiği, kararda, 2.049,30 TL harcın 3.600,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği, kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2022/1432-1608 E-K sayılı kararı ile davacılar vekilinin istinaf talebinin feragat nedeniyle reddine kesin olarak karar verilmiş olup hükmün karar ilam tarihi olan 16.06.2022 tarihinde kesinleştiği, Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/533 sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., (kendi adına asaleten ... ... adına velayeten) borçlularının ... Sigorta Şirketi, ... ve ... İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlık Eğitim Hizmetleri Temizlik ve İlaçlama Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, icra takibinin 16.01.2019 tarihinde başlatıldığı, takip çıkışının 154.760,14-TL olarak gösterildiği, bu miktarın 109.516,62-TL'sinden ... Sigorta Şirketinin sorumlu olduğunun belirtildiği, takibin dayanağı olarak Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/561 Esas, 2018/654 Karar sayılı ve 17.10.2018 tarihli kararının gösterildiği, 25.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirket tarafından icra dosyasına yatırılan ödeme miktarları toplamı 54.183,29-TL esas alındığında, davacı şirketin davalı sigorta şirketinden talep edebileceği miktarın (54.183,29/2=27.091,64) 27.091,64-TL olarak hesaplandığı, davadaki talebin 27.091,60-TL olduğu, raporun hesaplamalar bölümünde yapılan hesaplar esas alındığında, davacı şirketin davalı sigorta şirketinden talep edebileceği miktarın (52.998,82/2=26.499,41) 26.499,41-TL olarak hesaplandığı, davacı şirket tarafından Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/533 sayılı dosyasına 20.02.2019 tarihinde 5.688,90-TL, 18.02.2019 tarihinde 48.494,39-TL yatırıldığı yönündeki görüş ve kanaatini bildirdiği. 09.02.2015 tarihinde davacı şirkete ait... plakalı aracın ...'a çarpması sonucu vefatına sebep olduğu, ... plakalı araca ilişkin P-0056292170-1 nolu sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 16.01.2015, bitiş tarihinin 16.01.2016 tarihi olduğu, Genişletilmiş kasko sigortası paket poliçesinin 'Manevi Tazminat Klozu' başlıklı bölümünde, "Manevi tazminat talepleri koruyucu mali sorumluluk sigortası limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminata dahil edilmiştir." açıklamasına yer verildiği, sigorta poliçesinde şahıs başına bedeni zarar teminatının 15.000,00 TL olarak gösterildiği, davacılar murisi yaya ...'un olayda %75 oranında asli kusurlu, ... plakalı aracı sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında vefat eden ...'un mirasçıları tarafından Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/561 Esas sayılı dosyasıyla açılan dava sonunda verilen kararda hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı olan 30.000,00 TL'nin yarısına tekabül eden 15.000,00 TL ile karar ve 15.000,00 TL'ye karşılık gelen karar ve icra ferilerinden sorumlu olacağı kabul edilmiş olup 25.03.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda yapılan denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli hesaplama dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 26.499,41 TL'nin 18.02.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; poliçe teminat limitini aşacak şekilde hüküm kurulduğunu, 09.02.2015 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın davalı şirkete 16.01.2015-2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup söz konusu poliçede manevi tazminat bakımından teminat limitinin 15.000,00 TL olduğunu, manevi tazminat yönünden teminat limiti 15.000,00 TL olan bir poliçeye istinaden 26.499,41 TL asıl alacak şeklinde hüküm kurulmasının poliçe teminat limitinin oldukça aşılmasına sebebiyet vermekte olup hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. Maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu sebeple kusur durumuna ilişkin inceleme yapılmaksızın hüküm kurulması hatalı olup kusura ilişkin itirazları gözetilerek yetkili kurum olan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması gerekirken eksik inceleme nedeniyle hatalı hükmün kaldırılmasını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hükme esas alınan 25.03.2021 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/561 E., 2018/654 K. sayılı ve 17.10.2018 tarihli kararı ile eş için 10.000,00-TL, çocuklar için 5.000,00-TL'den toplam 30.000,00-TL manevi tazminatın 09.02.2015 kaza tarihinden itibaren davalı ... ve ... İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlık Eğitim Hizmetleri Temizlik ve İlaçlama Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçe teminat limiti gözetilmeksizin 30.000 TL asıl alacağa kaza tarihi olan 09.02.2015 tarihinden itibaren faiz işletilerek ve 30.000 TL asıl alacağa tekabül edecek şekilde 3.600 TL ilam vekalet ücreti esas alınarak takip çıkışı hesaplandığını, oysa ki davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte rücuya tabi alacağın tespiti için davalı şirketin sorumluluğu çerçevesinde takip çıkışı hesaplanması gerektiğini. rücuya tabi asıl alacaktan davalı şirketin sorumluluğu ile sigortalının sorumluluğu tamamen farklı olacağından davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin sorumlu olduğu asıl alacak tutarı, asıl alacak tutarına tekabül eden vekalet ücreti ve temerrüte düştüğü tarih esas alınarak sorumluluğun belirlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapıldığı şekilde sigortalı yönünden bir hesap yapılarak yapılan hesabın ikiye bölünmesinin son derece hatalı bir sonuç verdiğini, davalı şirketin sorumlu olduğu tutarın sigortalı yönünden yapılan takip çıkışının yarısına tekabül etmeyeceği açık olup yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilen asıl alacak manevi tazminatla sınırlı olup, icra dosyasına yapılan ödemenin tamamının asıl alacak olarak hükmedilmesinin mükerrer faiz ödenmesine sebebiyet vereceğini, dosyada ilgili icra dosyasına yapılan ödemenin 27.091,60 TL tutarlı kısmı davaya konu edilmekle birlikte davalı şirket aleyhine hüküm kurulması halinde asıl alacak tutarı icra dosyasına yapılan ödeme değil, hesaplanan manevi tazminat tutarının olması gerektiğini, yapılan ödeme davalı şirketin sorumluluğu dışında kalacak şekilde bir takip çıkışı hesaplamasına istinaden hesaplandığını ayrıca 26.499,41 TL ödemenin yalnızca manevi tazminat ve ferilerini kapsadığı ihtimalinde dahi asıl alacak olarak hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun da düzenlenmiş olduğu üzere sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğü, sigortacının ödeme yükümlülüğün öğrendiği tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde geçerli olup eğer bir tazminat sorumluluğu doğacak ise ancak 8 iş gününün geçmesi ile davalı şirketin temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiğini davacı sigortalı ilgili dosyada kaza tarihi olan 09.02.2015 tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulmakla birlikte davalı şirketin kaza tarihinde temerrüde düşmediğini, aleyhe hüküm kurulması ihtimalinde dahi davalı şirketin sorumluluğu yönünden ayrıca bir hesap bilirkişi raporu alınması gerektiğini, karar ile hükmedilen manevi tazminat tutarı fahiş oranda yüksek olup zenginleşmeye mahal verecek nitelikte olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle ölenin mirasçılarına davacı işleten tarafından mahkeme kararı gereğince ödenen manevi tazminatın ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında ihbar edilen sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
09.02.2015 tarihinde ... İş Sağlığı ve Güvenliği Tic Ltd Şti’ne ait ...’nın sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile yaya ...'a çarpması sonucu ...'un vefat ettiği, ölenin eşi ... ve kızı ... için destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat, diğer çocukları ..., ... için manevi tazminat istemiyle aracın sürücüsü. işleteni ve ZMMS sigortacısı olarak ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davada, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2018 tarih 2015/561 Esas 2018/654 Karar sayılı kararıyla “….davacılar murisi ...’un karşıdan karşıya geçerken ilk geçiş hakkını sürücüye vermediğinden %75, sürücü ...’nın yola dikkatini vermesi gerektiği gibi vermeyerek zamanında ikaz ve fren tedbirine başvuruda bulunmadığı için %25 kusurlu olduğu, ….manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, eş için 10.000 TL, çocuklar için 5.000'er TL'den toplam 30.000 TL manevi tazminatın 09.02.2015 kaza tarihinden davalı ... ve ... İş Sağlığı ve Güv. Dan. Eğt. Hizm. Tem. İl. Gıda İth. İhr. Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine “ karar verildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2022/1432-1608 E-K sayılı kararı ile davacılar vekilinin istinaf talebinin feragat nedeniyle reddine kesin olarak karar verilmiş olup hükmün 16.06.2022 tarihinde kesinleştiği dosyada ... Sigorta AŞ’nin “ihbar edilen” olarak yer aldığı anlaşılmıştır.
Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/533 Esas sayılı dosyasında 16.01.2019 tarihinde takibe başlandığı ve takip çıkışının manevi tazminat kısmına ait bölümünün 30.000 TL manevi tazminat, 10.627,50 TL işlemiş faiz, 3.600 TL vekalet ücreti, 80,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.307,60-TL olduğu, 4.331,93-TL vekalet ücreti, 2.015,99-TL tahsil harcı, (16.01.2019- 20.02.2019) arası 294,00-TL işlemiş faiz, kararda hüküm altına alınan harç 2.049,30-TL toplamı 52.998,82-TL esas alındığında, davacı şirket tarafından Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/533 sayılı dosyasına 20.02.2019 tarihinde 5.688,90-TL, 18.02.2019 tarihinde 48.494,39-TL olmak üzere toplam 54.183,29 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
09.02.2015 tarihli trafik kazasına karışan... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ’ne 16.01.2015/16.01.2016 tarihleri arasında P-0056292170-1 poliçe nolu Genişletilmiş Kasko Sigortası Paket Poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçede ihtiyari mali mesuliyet sigortasının da bulunduğu, poliçede teminat limitlerinin şahıs başına bedeni 15.000,00-TL, kaza başına bedeni 45.000,00-TL olarak gösterildiği, manevi tazminat taleplerinin ise koruyucu mali sorumluluk sigortası limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminata dahil edildiğinin belirtildiği, davalı ... Sigorta AŞ’nin Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2018 tarih 2015/561 Esas 2018/654 Karar sayılı dosyasında ihbar edilen olarak yeraldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın “İhbarın etkisi” başlıklı 64. maddesi “(1) İhbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.”
Aynı Kanun'un 69/2. maddesi “(2) Fer’î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir.” şeklindedir.
Dosya kapsamına göre davalı ... Sigorta AŞ tarafından davacıya ait aracın ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçe kapsamında 15.000,00 TL manevi tazminattan sorumlu olduğu, davacı tarafından trafik kazası sonucu zarar görenlere ödenen manevi tazminat ve ferilerinin davalı sigortacıdan rücuen tahsilinin talep edildiği, mahkemece davacı tarafından ödenen toplam tazminatın 30.000,00 TL olduğu, sigorta şirketinin 15.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olması nedeniyle davacı tarafından ödenen faiz, yargılama gideri ve ferilerin yarısından sorumlu olduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, rücuya konu Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/561E. 2018/654 K. sayılı dosyasında davacının üçüncü kişilerin zararından olay tarihinden işleyecek faizi ile sorumlu tutulduğunun anlaşıldığı, ancak ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan davalının ise temerrüde düştüğü tarihten itibaren faizden sorumlu olacağı gözetilmeden yargılama giderleri ve faizden ödenen miktarın yarısı oranında sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin belirlenerek bu tarihten itibaren poliçe teminat limiti olan 15.000,00 TL'na isabet eden işlemiş faizden ve yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gözetilerek buna göre rücu edilecek miktarın tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf yoluna başvuran tarafca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.