T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2280 - 2024/1605
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2280
KARAR NO : 2024/1605
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/11/2021
NUMARASI : 2019/427 Esas 2021/776 Karar
DAVACILAR
VEKİLİ
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 08/01/2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 09.03.2019 tarihinde davalı ...'ın işleteni, davalı ... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacıların içinde bulunduğu ... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta ağır hasar oluştuğunu, davacı ...'ın ağır yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde kusurun davalılara ait olduğunu, davalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, sigorta şirketine yapılan başvuru ile davalı şirketin 20.04.2019 tarihinde temerrüde düşürülmesine rağmen ödeme yapılmadığını, Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2019/37 D.iş sayılı dosyasında aracın onarımının ekonomik olmadığı, davacı zararının 31.000 TL olarak tespit edildiğini belirterek, davacı ... için 500,00 TL hasar bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsilen 20.04.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile, 500,00 TL araç mahrumiyet zararının davalılar ... ve ...’dan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davacı ...'ın yaralanması nedeniyle 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri, 500,00 TL tedavi ve yol giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen 20.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davacı ...'ın geçici iş göremezlik tazminatı talebini 10.974,12 TL'ye, bakıcı gider talebini 2.558,40 TL' ye, tedavi amaçlı yol gideri talebini 2.366 TL'ye; davacı ... için araçta oluşan hasar nedeniyle maddi tazminat talebini 30.000TL'ye, mahrumiyet bedeli talebini 1.500,00 TL'ye artırmıştır.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, dava konusu kazadaki kusur durumunun ATK tarafından tespit edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk ettiğinden kusur tespiti yapılmamış olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davacının yol gideri talebinin dolaylı zarar olduğundan genel şartlar uyarınca teminat kapsamı dışında kaldığını, aksi halde giderlerin resmi belgelerle ispatı gerektiğini, davacı tarafından hasar bedeli yönünden eksik evrak ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, davalının sorumluluğunun araç başına geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, sovtaj bedelinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, araca pert total işleminin uygulanıp uygulanılmaması hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve yeni bir rapor aldırılması talepleri bulunduğunu, davacının maluliyet yönünden tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ..., ... plakalı araçta meydana gelen motor arızası nedeniyle sinyal vererek ve yavaşlayarak yolun kenarına ihtiyatla yanaşmaya çalıştığını, bu sırada yol içerisindeki başka bir aracın kendisine sağ şeride geçiş yapabilmek için yol verdiği esnada yol veren aracın sağından hızla gelen davacının kullandığı aracın kendilerinin sağ yanından yakınından geçmeye çalışırken direksiyon hakimiyetini kaybederek kendi dikkatsizliği ve hızı neticesinde kazaya sebebiyet verdiğini, araçların birbirine temasları olmadığını, ...’in emniyetteki ifadesinde de direksiyonu çarpmamak için sağa kırdığını, yol kenarındaki kaldırıma çarptığını beyan ettiğini, görgü ve tespit tutanağında tespit edilen sağ ön çeki demiri ve sol tampon göçüğün kaza ile ilgili olmadığını, olay yerinden kaçmadıklarını, trafiği rahatlatmak için aracı biraz ileriye çekmiş olduğunu, davalı ...’in de davacılara yardım için gittiğini, davacı ...’ı araç içerisinden çıkardığını, davacıların araçlarını düzelttiğini, kendileriyle konuştuğunu, ...’ın yaralanmasının nedeninin emniyet kemeri kullanmaması olduğunu, kusur oranının belirlenmesinde bu hususun dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın aracının değerinin 43.000 TL olduğu araçta meydana gelen zararın 31.000 TL olduğu iddia ve tespitleri kabul etmediklerini, zararın sigorta şirketinden tahsil edilebileceğini, kaza nedeniyle bakıcı ücret ve tedavi amaçlı yol giderlerinin kanıtlanması gerektiğini, araç mahrumiyet zararına ilişkin zararın ispatlanması ve aracın davacı tarafından işletilmesi halinde yapması gereken masrafların tenkis edilmesi talepleri bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminat talebinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığını, davacının gereksiz şekilde yaptırmış olduğu delil tespitine yönelik gider talebini ve kusuru bulunmadığından manevi tazminat talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 09.03.2019 tarihinde ... plaka sayılı aracın ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında aracın ağır hasar aldığı ve araçta bulunan davacı ...'ın yaralandığı, meydana gelen kazada davalı sürücü ... ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...e ait araçta 30.000,00 TL hasar meydana geldiği, aracın hasar görmesi nedeniyle kullanılamamasından kaynaklanan zarar miktarının ise 1.500,00 TL olduğu, davacı ...'ın ise Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen rapor ile, dava konusu kaza nedeniyle 6 ay süre ile geçici iş göremez kaldığı ve 1 ay süre ile bakıcı ihtiyacının bulunduğunun tespit edildiği, 10.974,12 TL geçici iş göremezlik zararı, 2.558,40 TL bakıcı gideri zararı ve 2.366,00 TL tedavi ve yol giderleri zararının oluştuğu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olduğunun belirtildiği, bu hali ile araçta meydana gelen hasar ile davacı ...'ın geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri zararı ve tedavi ve yol giderleri zararından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu, aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararın dolaylı zarar niteliğinde bulunduğu ve dolaylı zararlardan sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığı, meydana gelen kazanın oluş şekli, davacı ... için manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacı ...’in davasının kabulü ile, 30.000,00 TL araç hasar tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 08.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ..., ... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacı ...e verilmesine, 1.500,00 TL araç mahrumiyet zararı tazminatının kaza tarihi olan 09.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...e verilmesine, davacı ...’ın maddi tazminat davasının kabulü ile, 10.974,12 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 2.558,40 TL geçici bakıcı gideri zararı tazminatı ile 2.366,00 TL tedavi ve yol giderleri zararı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 08.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ..., ... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacıya ...'a verilmesine, manevi tazminat davasının kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...’a verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde, davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın oğlu ... ...'ın idaresinde iken araçta meydana gelen motor arıza uyarısı nedeniyle sinyal vererek ve yavaşlayarak yolun kenarına doğru ihtiyatla yanaşmaya çalıştığını, yol içinde bulunan bir aracın da diğer davalı oğlunun kullandığı araca sağ şeride geçiş için yol verdiğini, ancak yol kenarına yanaşabilmek için kendilerine yol veren aracın sağından hızla gelen, davacı ...in idaresindeki ... plakalı aracın kendilerinin sağ yanından belki 1 cm aralıkla geçmeye çalışırken direksiyon hakimiyetini kaybederek kendi dikkatsizliği ve hızı neticesinde kazaya sebebiyet vermiş olduğunu, davalı sürücü ...’in gerçek dışı beyanda bulunduğunu, diğer davalı oğlunun davacı ...’in kullanmakta olduğu araca çarpmasının söz konusu olmadığını, davacının aracının hızlı ve kontrolsüzce gelerek davalı aracını sıyırırcasına yanından geçtiğini, sürücünün panikle direksiyonu kırması nedeniyle kazanın gerçekleştiğini, araçların birbirine teması olmadığını, davacı tarafın zararının kendi kusuru ve hatalı sürüşü nedeniyle gerçekleştiğini, davalıya ait araçtaki sağ ön çeki demiri yanındaki 5 cm lik çatlağın, sol ön tampondaki göçüğün, bu kazayla ilgili olmadıklarını, kamera kayıtları incelendiğinde tespit edilebileceğini, davalıların olay yerini terk etmediklerini, diğer davalının kaza yapan araçta bulunan davacılara yardım için gittiğini, davalı ...’ın ise trafiği rahatlatmak için aracını biraz ileriye çekmiş olduğunu, ATK dan kusur durumunun tespiti için rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, davacı aracının davalı aracına çarpması söz konusu olmadığı gibi herhangi bir çarpma durumunda dahi yaşanılan şekilde bir kazanın oluşabilmesi mümkün olmadığını, yeterli inceleme yapılmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek mahiyette bulunmadığını, olayın ayrıntılı ve davacının kusuru açısından gerçek anlamda incelenmesi ve kararın bu şekilde kurulması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, 09.03.2019 tarihinde davalı ...’ın işleteni, davalı ...’ın sürücüsü, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacı ...’in işleteni olduğu idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde davacı ...’e ait araçta maddi hasar oluştuğu, araçta yolcu olarak bulunan davacı ...’ın ağır yaralandığını belirterek, davacı ... yönünden hasar bedeli, davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminat, bakıcı ve tedavi giderinin tüm davalılardan, davacı ... için mahrumiyet bedeli ile davacı ... için manevi tazminatın davalı ... ve ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davacıların davalarının ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.
Kazadan sonra düzenlenen 09.03.2019 tarihli kaza tespit tutanağında kazanın yerleşim yeri içinde, gündüz vakti, eğimsiz, düz yolda meydana geldiği, sürücü ...’in iddia ve beyanına göre ... plakalı aracın Ayaş yolunu takiben Aile Yaşam kavşak bağlantı yolunu takiben Sincan istikametine 302 sokak kavşağına yaklaştığında Tünel içinden çıkıp sağa 302 sokağa dönüş yapmak isteyen ... plakalı aracın kendi aracının sol arka yan kısmına ve sol dikiz aynaya çarparak direksiyon hakimiyetini kaybettirerek 302 sokak köşe kısmına çarpması sonucu çarpan aracın kaza yerinden kaçtığını beyan ettiğinin belirtildiği, kazaya karışan araçların kusur değerlendirmesi yapılmadığı, kolluk görevlilerince tutulan CD izleme tutanağında Kam 01 adlı kamera görüntüsünde, 09.03.2019 saat 18.18 de orta şeritte sola sağa sinyal vermiş ve normal seyrindeki araçlardan çok yavaş bir şekilde devam eden plakası ve marka modeli okunamayan beyaz doblo tarzı bir aracın sağ şeride doğru geçtiği anda arkadan gelen gri renkli sedan aracın sol tarafına çok (hafif dokunmuş olabilir, çarpma sarsıntısı anlaşılamıyor ama çok yakın temas şekli görülüyor) geçtikten hemen sonra sedan aracın sağdaki kaldırıma çarparak yan devrildiği, devrilmenin olmasından sonra doblo aracın içinden sürücü ve yolcu iki kişinin indiği görülmüş, aracın çevresinin kalabalıklaştığı, doblo aracın 18.22 de olay yerinden ayrıldığının belirlendiği, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 10.03.2019 tarih 2.10 saatli görgü tespit tutanağında ise Eryaman Aile Yaşam merkezi tünelinde 09.03.2019 günü saat 18.15 meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak, ... plakalı 2014 model ... marka beyaz renkli aracın Şehit Osman Avcı polis merkezi önünde yapılan incelemesinde sağ ön çeki demiri yanında yaklaşık 5 cm lik çatlak olduğu, sol ön tamponda göçük olduğunun tespit edildiği, görgü tanığı ...’in 09.03.2019 tarihli kolluk ifadesinde ... plakalı araç tünelin bitiminden sağa doğru kontrolsüz şekilde girdiğini, kendisinin ani fren yaptığını, ancak kendisinin sağında bulunan ... plakalı gri renkli Honda marka aracın bu ani giriş yapan ... plakalı aracı göremediğini, ... plakalı aracın direksiyonu sağa doğru kırdığını fakat ... plakalı aracın yine sağ tarafa doğru kontrolsüz şekilde gelmeye devam ettiğini, ... plakalı aracın, ... plakalı aracın sol arka tekerine çarptığını, ... plakalı aracın kazanın etkisiyle yalpaladığını kaldırıma çarptıktan sonra yan yattığını beyan ettiği, olaya ilişkin bir kişinin davacıların müşteki, davalı sürücü sanık sıfatıyla yer aldığı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan Ankara Batı 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/561 Esas sayılı dosyasında mahkemece trafik bilirkişiden alınan 21.11.2019 tarihli CD inceleme raporunda sanığın sağa dönüşü sırasında müştekinin sol arka lastik kısmına teması olduğu, müştekinin normal şeridinde seyir halinde olduğu, kazayı engelleyebilmek adına manevra yapamadan yol kenarında bulunan kaldırıma çarptığı, araçtan sanıkla birlikte bir yolcunun da indiği, bir süre sonra araç ile olay yerini terk ettiği tespit edilmiştir.
Mahkemece alınan 03.01.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda, kazanın davalı sürücünün kavşakta sağa dönüş yaptığı sırada bağlantı yolunu kullanarak düz seyreden davacı sürücünün ön idaresindeki aracın sol yan kısımlarına çarpmasıyla meydana geldiği, davalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden kusur tespiti yapılamadığı, davalı sürücünün sağa dönüş yapmak için yolun sağ şeridine giriş yaparak dönüşünü dar bir kavisle yapması gerektiği, aksi hareketle olayın meydana gelmesine nedeni olduğu, olayda %100 kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğu, davacı ... adına kayıtlı ... plakalı ... marka 2011 model aracın kazadan önce 13.05.2011, 26.05.2012, 06.9.2013, 30.07.2017 tarihli toplam 4 (dört ) adet kaza kaydının bulunduğu, aracın kasko değeri 49.752 TL olduğu, hasarsız emsalinin satışı yapan servisler ve oto galerileri nezdinde yapılan araştırmada ikinci el piyasa değerinin 45.000 ila 51.000 TL arasında değiştiğinden olay anında 48.000 TL mertebesinde olacağı, geçmişteki hasarları nedeniyle aracın olay anındaki değerinin 42.000 TL olduğu, aracın hasarına ilişkin muhtelif fotoğrafların, tespit raporu ve olayın oluş şekline göre aracın ön ve sol yan kesiminden hasara uğradığı, Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi' nce alınan tespit raporunda parça bedel ve işçilik bedellerinin piyasa rayicine uygun olduğu, araç parça ve işçilik bedeli toplam 39.282,95 TL olduğu, aracın ikinci el piyasa değerine yaklaştığı, onarımın ekonomik olmayacağı, pert total kabulü gerektiği, sovtaj bedeli 12.000 TL olduğu, davacı zararının aracın kaza tarihindeki değerinden sovtaj/ hurda bedeli düşüldüğünde 30.000 TL olarak hesaplandığı, yeni araç almak için gereken sürenin mahrumiyet zararı olarak kabulü gerektiği belirtilerek davacının aracından faydalanamayacağı sürenin 15 gün olduğu günlük 100 TL den 1.500 TL mahrumiyet bedeli hesaplandığı, raporun dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, dosya mevcudundaki tüm beyanlar, kazanın oluşumu ile uyumlu, belirlenen somut olgulara uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece davacının %100 tam kusurlu olduğu kabulü ile raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacı ...'ın maluliyet oranının yasal mevzuat uyarınca ve yetkili kurumca belirlenmiş olmasına, bilirkişi tarafından belirlenen kusur oranlarının olayın oluşuna ve CD izleme tutanağı ile uyumlu olması nedeniyle benimsenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı ...' in araç zararı ve mahrumiyet bedeli hesaplamasının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde yapılmış olmasına, davacı ...'ın tazminat talebinin aktüer bilirkişi tarafından hesaplanmış ve tedavi yol giderine ilişkin doktor bilirkişiden rapor alınmış olmasına, manevi tazminatın takdirinde TBK’nın 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde, davalı işletenin maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ...'ın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.579,35 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 894,84 TL'nin mahsubu ile kalan 2.684,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.