T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2284 - 2024/1531
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2284
KARAR NO : 2024/1531
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/06/2022
NUMARASI : 2021/210 Esas 2022/467 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 12/12/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.04.2013 tarihinde, ... sevk ve idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plaka aracın, davacı idaresindeki araca çarpması sonucu davacının yaralandığını, Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen maluliyet raporuna göre davacının çalışma ve meslekle kazanma kaybı oranının %1 olduğunu, tıbbi iyileşme süresinin 1 (bir) aya kadar uzayabileceğinin belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini geçici işgöremezlik tazminatı için 699,61 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 15.113,41 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesi davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunun araştırılmasının gerektiğini, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için ilgili SGK İl Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasının gerektiğini, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığını, geçici iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünce tanzim edilen raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %1 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı vekilinin zamanaşımı definin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın 18.03.2021 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ıslah ile artırılan fazlaya dair istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya ilişkin ceza dosyasında verilen kararın 12.01.2016 tarihinde kesinleştiğini, bu tarih esas alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığını, davacının Hacettepe Üniversitesinden aldığı rapor ile maluliyetini öğrendiğini, dolayısıyla raporun tanzim edildiği 03.03.2021 tarihi dikkate alındığında yine zamanaşımı süresinin dolmadığını, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, davanın açılması ile zamanaşımı süresinin kesildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacı idaresindeki araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.
Mahkemece, ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile bu kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, dava dilekçesi ile talep edilen miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nun 109 maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı, Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/778E-2014/120 K. Sayılı dosyasına göre kaza sonucu birden fazla kişinin yaralandığı anlaşıldığından bu durumda eyleme uygulanacak ceza zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğu, davanın kısmi dava olarak açıldığı dava dilekçesinde, davanın HMK’nın 107. Maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açıldığına ilişkin bir açıklama bulunmadığı, kazanın 12.04.2013 tarihinde meydana geldiği, bu itibarla dava tarihi itibariyle sadece dava dilekçesi ile talep edilen kısım yönünden zamanaşımı süresinin kesildiği, talep edilen tazminatın artırılmasına ilişkin ıslah dilekçesinin, kaza tarihinden itibaren 8 yıllık süre geçtikten sonra 13.04.2022 tarihinde dosyaya ibraz edildiği, davalı vekilinin süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmakla ıslah ile artırılan talep yönünden zamanaşımı nedeniyle ret karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Kararın tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.