T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2237 - 2024/1615
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2237
KARAR NO : 2024/1615
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2022
NUMARASI : 2015/1394 Esas 2022/577 Karar
DAVACILAR
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07/01/2025
İlk Derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 21.08.2013 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı, davalı ...’a ait, sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla şerit ihlali yaparak davacı ...’ın sevk ve idaresindeki diğer davacıların yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacılar ..., ... ve ...’nun yaralandığını ve malul kaldığını, ...’nın öğretmen olduğunu, davacıların kusuru bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... için geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından dolayı 1.000 TL maddi tazminat ile 20.000 TL manevi tazminat, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 500’er TL tedavi ve ulaşım gideri ile 5.000’er TL manevi tazminat, davacı ... için eşinin ve kızlarının yaralanması için 5.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminat ile 35.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi sadece maddi tazminattan ve poliçe limitiyle sorumlu olarak tazminatlara kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.06.2018, 03.07.2018 ve 17.06.2022 tarihli beyan ve dilekçeleriyle davalı ... Sigorta AŞ ile davacılar arasında 188.401,92 TL asıl alacak ve ferileri yönünden toplam 250.765,68 TL üzerinden sulh olunduğunu belirterek davalı ... Sigorta AŞ yönünden maddi tazminata ilişkin davadan feragat ettiklerini, davalı ... yönünden maddi tazminat talepleri bulunmadığını; sürücü yönünden manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., kusuru bulunmadığını, davacının ve yolda uyarı işareti bulunmadığından dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğünün kusurlu olduğunu, kusur yönünden bilirkişi raporu alınarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili; dava açılmadan önce davacı ... yönünden sigorta şirketine yapılan başvuruda maluliyet raporu bulunmadığını, istenmesine rağmen sunulmadığından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın 22.07.2013 - 27.02.2014 tarihleri arasında 250.000 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiş,19.06.2018 tarihli duruşmada davacılarla sulh olduklarını poliçe kapsamında fer’ileriyle birlikte 250.765,68 TL ödeme yaptıklarını yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını belirtmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 15.06.2017 tarihli maluliyet raporunda davacı ...'in Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %33,2 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu şeklinde görüş bildirdiği, kusur ve aktüer bilirkişi heyetinden alınan 09.04.2018 tarihli raporda davalı şirkete sigortalı aracın davalı sürücüsü ... ...'ın olayda %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu, davacı sürücü ... ise; olayda kusursuz olduğu, davacı ...'in geçici iş göremezlik zararının 20.540,01 TL, sürekli iş göremezlik zararının 488.499,83 TL olarak hesaplandığı, kaza tarihinde geçerli ve yürürlükte bulunan ZMMS (Trafik) poliçe limitinin 250.000 TL ile sınırlı olduğu, davanın trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup davacı yanın davalılardan sürekli/geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri ile davalı ... ...'dan manevi tazminat talebinde bulunduğu, davacılar tarafından manevi tazminat istemi dışındaki taleplerinden feragat edilmesi nedeniyle, davanın davalı ...(...) yönünden manevi tazminat istemine ilişkin olduğu Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/80 Esas 2017/373 Karar sayılı dosyasında mahkemece; sanık (davalı) tarafından yola çıktığı iddia edilen köpeğin yola çıkması ihtimali ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi ele alındığında davalının kusursuz olacağı gerekçesiyle sanığın beraatine hükmedildiği, hükmün katılan tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin 2018/187 Esas, 2018/1355 Karar sayılı ilamı ile sanığın aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymamak kuralını ihlal etmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu gerekçesiyle sanığın (davalının) cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık müdafii ve katılanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz talebini inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 23.11.2021 tarih, 2021/5195 Esas, 2021/8178 Karar sayılı ilamı ile temyiz talebinin reddine karar verildiği, kazanın meydana gelmesinde kesin delil niteliğindeki kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile davalının tali kusurlu olduğunun anlaşıldığı, dosyada mevcut tedavi evraklarının incelenmesinde kaza sonrasında davacı ...'in Gülhane Askeri Tıp Akademisi tedavi evraklarından anlaşılacağı üzere 23.08.2013, 03.02.2014, 08.04.2014 (implant çıkarma ameliyatı) tarihlerinde ameliyat olduğu dosyada mevcut sağlık kurulu raporlarından sürekli iş göremezlik haline gelecek ve 9 ay geçici iş göremezlik yaratacak, davacı ... ...'in ise klavikula kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı bu suretle mahkemece meydana gelen trafik kazası sonrasında davalının tali kusurlu olarak kabul edilmesi neticesinde, davacı ... yönünden davacının geçirdiği ameliyatlar, 9 aylık iyileşme sürecinde yaşadığı elem ve ızdırap, davacı ... yönünden ispatlanan yaralanma diğer davalılar yönünden ise kaza sonrasında kaza anında aracın içerisinde bulunmaları neticesinde yaşadıkları korku ve ızdırap nedeniyle manevi tazminat istemlerinin kabulüne, miktarın belirlenmesinde ise zenginleşme aracı olmaksızın, paranın satın alma gücü, davalının ödeme kabiliyeti hususları değerlendirilerek talep edilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun düştüğü gerekçesi ile; davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile davacı ... yönünden 20.000 TL, diğer davalılar ..., ... ve ...yönünden 5.000'er TL olmak üzere toplam 35.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan (...) tahsili davacılara ödenmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davalının Antalya ilinden Isparta iline hız sınırlarına uygun olarak gerçekleştirdiği yolculuğu sırasında, keskin viraja girerken aracının önüne aniden köpek çıktığını, köpeğin yola aniden çıktığı ve tüm kusurun köpekte olduğunun tanık beyanları ve Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/80 Esas, 2017/373 Karar sayılı dosyasındaki Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile de sabit hale geldiğini, davalının köpeğe çarpmamak için ani bir refleks ile manevra yaptığını, manevra sonucu şerit çizgisini hafifçe geçmiş olmasına rağmen daha sonrasında hemen direksiyon hakimiyetini kontrol altına almaya çalışarak orta şeride girdiğini, bu sırada karşıdan gelen davacı ...'in sevk ve idaresinde bulunan aracın sağa sola doğru hareket etmesinden dolayı dikkati dağılarak davalının ve davacıların bulunduğu araca çarpmamak için direksiyonu sağa sola doğru hareket ettirdiğini, karşılıklı yapılan bu hareketler sonucu dava konusu talihsiz kazanın meydana geldiğini, davalının iyi bir sürücü olup yıllardır araç kullandığını, bugüne kadar hiç kaza yapmadığını, hakkında trafik cezası dahi bulunmadığını, bu kadar keskin bir virajda sebepsizce aniden manevra yapması ve aracın kontrolünü kaybetmesinin mümkün olmadığını, önüne aniden köpek çıkmasaydı bu kazanın olmayacağını, davalının kazada kusurunun bulunmadığını, davacı vekili 19.06.2018 tarihli dilekçesi ile ... ile birlikte müteselsil sorumlu olarak bulunan davalı sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat ettiğini bildirmiş olup davacı tarafın iş bu feragati dosyada müteselsil sorumlu olan davalı ... yönünden de teselsülden feragat niteliğini taşıdığından davalı sigorta şirketi ile birlikte sürücü de kendiliğinden sorumluluktan kurtulacağından davanın feragat nedeniyle reddi gerektiğini (emsal Yargıtay .4.Hukuk Dairesinin 2016/2908 Es. 2017/10014 K. Ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2005/8892 E.- 2006/8740 K., Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin .04.10.2007 Tarih 2006/11591 E.- 2007/11606 K. sayılı kararı), davacı taraf dilekçesinde genel olarak feragat beyanında bulunmuş olup, sadece maddi tazminat diye belirtmediğini, bu nedenle feragatın davadan talep edilen tüm istemler yönünden feragat niteliğinde kabul edilmesi, bu itibarla eldeki davanın davacının 19.06.2018 tarihli dilekçesi doğrultusunda feragat nedeniyle reddi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davalı ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı gideri ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 21.08.2013 tarihinde davalıların işleteni/sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacı olduğu aracın davacıların sürücü ve yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu davacı yolcuların yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı bakıcı ve tedavi giderinin davalılardan, manevi tazminatın davalı işleten/sürücüden tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi ile 19.06.2018 tarihinde sulh olunduğunu bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiğini, davalı sürücüden de maddi tazminat yönünden bir talepleri bulunmadığını, manevi tazminat yönünden talepleri gibi karar verilmesini istemiş ; mahkemece kazanın meydana gelmesinde kesin delil niteliğindeki kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile davalının tali kusurlu olduğunun anlaşıldığı, dosyada mevcut tedavi evraklarının incelenmesinde kaza sonrasında davacı ...'in Gülhane Askeri Tıp Akademisi tedavi evraklarından anlaşılacağı üzere 23.08.2013, 03.02.2014, 08.04.2014 (implant çıkarma ameliyatı) tarihlerinde ameliyat olduğu dosyada mevcut sağlık kurulu raporlarından sürekli iş göremezlik haline gelecek ve 9 ay geçici iş göremezlik yaratacak, davacı ... ...'in ise klavikula kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı bu suretle mahkemece meydana gelen trafik kazası sonrasında davalının tali kusurlu olarak kabul edilmesi neticesinde, davacı ... yönünden davacının geçirdiği ameliyatlar, 9 aylık iyileşme sürecinde yaşadığı elem ve ızdırap, davacı ... yönünden ispatlanan yaralanma diğer davalılar yönünden ise kaza sonrasında kaza anında aracın içerisinde bulunmaları neticesinde yaşadıkları korku ve ızdırap nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın feragat nedeniyle reddine,davalı ... yönünden maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine,manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile davacı ... yönünden 20.000 TL, diğer davalılar ..., ... ve ...yönünden 5.000 er TL olmak üzere toplam 35.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan (...) tahsili davacılara ödenmesine dair verilen karara karşı davalı ... vekili kusur oranı ve feragatın manevi tazminata da sirayetine yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1-Davalı sürücü-işleten vekili davacı vekilinin 19.06.2018 tarihli feragat beyanı nedeniyle davanın manevi tazminat yönünden de reddine karar verilmesini gerektiğini ileri sürmüştür.
Davacılar vekilinin 19.06.2018 tarihli dilekçesinde “mahkemenizin yukarıda esası yazılı dosyasında davalı ... Sigorta AŞ yönünden davamızdan feragat ediyoruz.” şeklinde beyanda bulunduğu; davacı vekili davalı sigorta şirketi vekili ve davalı sürücünün katıldığı 19.06.2018 tarihli duruşmada davacılar vekili davalı ... Sigorta AŞ’ye yönelik davadan feragat ettiklerini, sigorta şirketi tarafımıza poliçe kapsamında bir miktar ödeme yapıldığını, belirtmiş, davalı sigorta şirketi vekili ise davacı yana poliçe kapsamında 250.765,68 TL ödeme yapıldığını belirttiği, 17.06.2022 tarihli duruşmada da davacı vekilinin davalı ... yönünden sadece manevi tazminat talepleri olduğunu maddi tazminat yönünden herhangi bir talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar vekilinin gerek 19.06.2018 tarihli dilekçesindeki ve aynı tarihli duruşmadaki beyanı gerekse 17.06.2022 tarihli duruşmadaki beyanının davalı sigorta şirketi tarafından sorumlu olduğu maddi tazminatın ödenmesine yönelik feragata ilişkin olması, maddi tazminat yönünden feragatın davalı sürücü ...'ye sirayet ettiği, manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketinin bir sorumluluğu bulunmadığı gibi davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik feragat beyanı bulunmadığından davalı sürücü/işletenin manevi tazminattan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Davalı sürücü/işleten vekili kusura itiraz etmiştir. Dosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak, kaza tespit tutanağında yapılan değerlendirme, Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 23.11.2021 Tarih 2021/5195 Esas 2021/8178 Karar sayılı onama kararına konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 10.05.2018 tarih 2018/187 Esas 2018/1355 Karar sayılı dosyasında alınan kusur raporu ve mahkemece kusur bilirkişisinden alınan 09.04.2018 kusur raporunun aynı yönde olduğu ve kazanın, 21.08.2013 günü saat 19.30 sıralarında alacakaranlık vakitte aydınlatmasız, meskun mahal dışı, iki şeritli iki yönlü asfalt Devlet karayolunda ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile seyri sırasında, kendi beyanına göre önüne bir köpeğin çıkması nedeniyle direksiyonu sola kırarak karşı yöne ait şeride tecavüz etmesi nedeniyle bu şeritte seyreden ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması neticesinde,... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'un yaralanması ile sonuçlanan davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşunda ... plakalı araç sürücü ...’ın idaresindeki otomobilin önüne kontrolsüzce çıkan köpeğin olayın oluşumuna asli derecede etken olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... ile aracındaki yolcuların kusurunun bulunmadığı, çarpışan araçlardaki hasarın ağırlığı, kazanın meydana geldiği yer-tehlikeli virajda meydana gelmesi nazara alındığında; ...’ın aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu anlaşılmış olup uzman bilirkişiler tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacılar vekilinin feragat beyanın maddi tazminata yönelik olmasına, kesinleşen ceza dosyasındaki ve eldeki davada bilirkişiler tarafından belirlenen kusur oranlarının olayın oluşuna ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olması nedeniyle benimsenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı işleten /sürücünün manevi tazminattan sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 2.390,85 TL istinaf karar ilam harcından peşin alınan 764,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 1.626,15 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.