T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2178
KARAR NO : 2024/1612
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2022
NUMARASI : 2019/373 Esas 2022/495 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 06/01/2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Taşımacılık Gıda İnşaat San Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 18.04.2016 tarihinde davalılardan ... Taşımacılık Gıda İnşaat San Tic Ltd Şti’ne ait ... Sigorta Şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi (artan mali mesuliyet sigorta) ile sigortalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçın davacıya ait sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu davacının yaralandığını, aracın ise hasar gördüğünü, Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/88 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuna göre davacının aracının hasarının 32.846,48 TL ikinci el değerinin 35.000 TL sovtaj değerinin 8.500 TL, pert olarak değerlendirilmesi halinde zararın 26.500 TL olarak belirlenmesine rağmen aracın kaza tarihindeki hasarsız 2. el değerinin en az 50.000 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.0000 hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan, 2.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 10.07.2015 - 10.07.2016 tarihleri arasında 100.000 TL kombine tek limit ile artan mali mesuliyet sigorta poliçesi ile davalı şirkete sigortalı olduğunu,sıralı sorumluluk gereği ZMMS poliçe limiti tüketilmeden davalı şirkete başvurulamayacağını davacının 26.500 TL hasar miktarı ZMMS limiti olan 29.000 TL’nin içinde kaldığından davanın ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ’ne ihbar edilmesini, kusur ve hasar raporu alınarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Taşımacılık Gıda İnşaat San Tic Ltd Şti vekili, kavşakta dur levhasına uymayan davacının asli ve tam kusurlu, hasar miktarının fahiş olduğunu, davacı kendi isteği ile tedavisinin yaptırmadan hastaneden çıktığı için manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkin olduğu mahkemenin 2018/436 Esas - 2018/858 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ..., davalının ... Sigorta olduğu, 18.04.2016 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle tazminat talep edildiği, alınan bilirkişi raporunda davacı aracındaki hasar ve değer kaybı zararı toplamının 37.836 TL olduğu, davalının kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu bulunduğundan trafik sigortasınca ödenmesi gereken 9.459 TL tazminat bedeli trafik sigortası limiti olan 29.000 TL'nin altında bulunduğundan davalı ... sigortanın sorumluluğu zorunlu mali mesuliyet sigorta teminatını aşan kısım için söz konusu olduğundan, davacı tarafça ZMMS sigortacısı ... Sigortaya bir başvuru yapılmadan ve ZMMS sigortacısı teminatı kapsamında zararın giderilmesi istenmeden artan mali mesuliyet sigortacısına başvurulamayacağından davalı ... Sigortaya yönelik davanın özel dava şartı niteliğindeki bu şartın yerine getirilmemesi nedeniyle usul yönünden reddine karar verildiği, davacının 18.04.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle aracında oluşan hasar bedeli için işbu davayı açtığı, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 18.03.2021 tarihli raporunda davacı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu bildirildiği, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 17.01.2022 havale tarihli raporda davalıların araçta meydana gelen hasardan 8.208,96 TL tutarında sorumlu olacağını bildirdiği, trafik kazası sebebiyle araçta meydana gelen hasar sebebiyle yani malvarlığına dahil eşyaların zarar görmesi gibi hallerde kural olarak manevi tazminat talep edilemeyeceği ancak eşya ile hak sahibi arasında parayla ölçülemeyen duygusal bağlılık bulunması gibi istisnai hallerde eşyanın kişinin manevi kişilik değerleri arasında yer aldığı kabul edileceğinden manevi tazminat istenebileceği ne var ki somut olay açısından iddia olunan üzüntünün kişilik haklarının ihlâlinden değil mal varlığı niteliğindeki araca verilen zarardan ve dolayısıyla mal varlığı hakkının ihlâlinden doğduğu, bu şartlarda ise manevi tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılarak davacının manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği belirtilerek davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 8.208,96 TL hasara ilişkin tazminatın 18.04.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ile davalı ... Taşımacılık Gıda İnşaat San ve Tic Ltd Şti vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, mahkemece 03.08.2022 tarihli ek karar ile mahkeme kararının karar tarihi itibariyle miktar bakımından kesin olarak verilmiş olduğu belirtilerek HMK'nın 346. maddesine göre davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiş ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin ek kararıyla, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ret ve kabul edilen kısımları kesinlik sınırı içinde kaldığı için karara karşı istinaf kanun yoluna başvuramayacağına karar verilmişse de, dava kısmı dava olup bilirkişi tarafından davacının aracındaki hasar tutarını 32.835,86 TL olarak hesapladığından, HMK 341/3 maddesindeki "Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda ...kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği" hükmüne göre kararın, maddi tazminata ilişkin hükmünün; aynı maddenin 2'nci bendindeki " manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir." hükmüne göre manevi tazminat hükmünün istinafı mümkün olduğundan ek kararın kaldırılması gerektiğini, trafik polislerince resen düzenlenen trafik kazası tespit tutanağının hatalı olduğunu dolayısıyla gerek ceza davasında ve gerekse ATK'nın hatalı tutanağı baz alan kusur raporlarının da ayni şekilde hatalı düzenlendiğini, mahkemenin hatayı ispat için gösterdikleri tanıkları dinlememesi, keşif ve bilirkişi incelemesi talebini reddetmesinin HMK'nın 27. maddesindeki, hukuki dinlenme hakkının açık ihlali olduğunu, kazanın trafik polisinin düzenlediği kaza tutanağının krokisinde gösterildiği, ceza davasındaki savunmasında ... ve bu davada rapor alınan bilirkişi ... tarafından da doğrulandığı gibi, Baksan Mesleki Eğitim Merkezinin (çıraklık okulu) önünde, davacının seyrettiği Güfte Sokak ile davalı ...’ın seyrettiği Eğitmen Sokağın kesiştiği kavşakta meydana geldiğini bu hususun gerek Mahkemenin gerekse tarafların üzerinde tasarrufta bulunamayacakları değiştirilemez maddi bir vakıa olduğunu, buna karşılık tutanağa, hatalı olarak davacının seyrettiği sokağın adı kaza yerine yaklaşık 100 metre ilerideki Dilruba Sokak, okul önündeki hız limiti de 30 km iken tutanağa 50 km yazıldığını, davalının ceza davasındaki ifadesinde süratinin 55 km olduğunu bildirdiğini, bu miktarın kaza mahallinde Belediyenin 03.06.2021 tarihli yazısında bildirdiği hız limitin yaklaşık 2 katı olduğunu, kaldı ki davacının ortasından çarptığı 3100 kg ağırlığındaki aracını 11 metre sürüklediği dikkate alındığında kaza sırasındaki hızının beyan ettiğinin en az iki katı olduğunu ortaya koyduğunu, 05.11.2019 tarihli ilk celse ara kararı uyarınca verdikleri delil dilekçesinde tutanaktaki yanlışlıkları bildirilerek mahallinde tanıkların dinleneceği keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını istedikleri halde Mahkemece 4. celsede bu konuda bir karar verilmeden bilirkişiden hasar raporu alınmasına 5. celsede ise ATK'dan kusur raporu alınmasına karar verildiğini, 6. celsede ise taraflara yeniden kazanın oluşumu, kaza yeri ve kaza tespit tutanağı, önceki keşiflere ilişkin beyanda bulunmak ve delillerini bildirmeleri için süre verilirken, Belediyeden de kaza yerindeki hız limitinin sorulduğunu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin 03.06.2021 tarihli cevabi yazısıyla olay yerindeki hız limitinin 30 km olarak bildirildiğini, böylece bizzat Mahkemece, davalının hız limitinin üstünde seyrettiğini ve kararına dayanak gösterdiği kaza tutanağı ve bu tutanağı baz alan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, dolayısıyla ortada adli bir hata bulunduğunu tespit ettiğini, ceza hâkiminin kusura ilişkin kararıyla bağlı olmadığı halde, kesinleşen ceza davasında alınan bilirkişi raporları ve tanık beyanlarının birbiriyle örtüştüğü gerekçesiyle ispat taleplerini reddetmesinin Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde açıklanan adil yargılanma ve nihayet HMK 27. maddesindeki hukuki dinlenme hakkının ihlali olduğunu, mahkemece daha önce 12.06.2022 tarihli dilekçe ile bildirdikleri gibi, karara dayanak olan 17.01.2022 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda, kök raporda davacının aracında bildirilen 10.410 TL değer kaybının da dikkate alınmadığını, davacının dava konusu kazada sağ diz kapağından ve sağ kaval kemiğinden yaralandığını, tedavi gördüğünü acı ve ıstırap çektiğini dolayısıyla manevi tazminat talebinin yasal dayanağının TBK'nun "manevi tazminat" başlıklı 56. maddesi olup kararda tartışılan, "Kişilik hakkının zedelenmesi" başlıklı 58. maddesi olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep emiştir.
Davalı ... Taşımacılık Gıda İnşaat Tic San Ltd Şti vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda hasar bedelinin tespitinin hangi kıstaslarla yapıldığı, işçilik bedellerinin neye istinaden belirlendiği açıklanmadığını, bilirkişi tarafından hazırlanan 06.10.2021 tarihli rapora ve 32.847,66 TL hasar bedeline itiraz ettiklerini, alınan ek raporda da itirazlarının yine karşılanmadığını, hasarlı ve değişimi yapılması gereken parçaların dökümü ve bedelleri ile işçiliklerin dökümü ve bedelleri tespit edilmiş ise de söz konusu kalemler ve bedeller son derece fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda görüldüğü üzere hasarlı ve değişimi yapılması gereken parçalar belirlenirken nasıl tespit edildiği, bu parçaların tespitine dayanak herhangi bir belge yahut bilgi sunulmadığını, hasarların bedelinin ise nasıl tespit edildiği hususunda da yine bir belge yahut bilgi sunulmadığını, bilirkişinin ek raporda değişiklik yapmadığını, davaya konu araçta değişmesi gerekli hasarlı parça olarak kalemlere dahil ettiği "Torpidonun" davaya konu kazada hasarlanması mümkün olabilecek kalemlerden olmadığı halde torpido için belirlenen bedel 1.355,00 TL olup söz konusu bedelin de son derece fahiş olduğunu emniyet kemerine belirlenen 475,00 TL, sağ kapı direğine belirlenen 780,00 TL bedel, sağ dış aynaya belirlenen 425,00 TL bedel, sağ ön kapı ve arka kapı toz lastiklerine belirlenen 75,00 TL bedel, sağ ön koltuk için belirlenen 2.350,00 TL bedel ve benzeri son derece fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını işçilik bedellerinin de son derece fahiş olduğunu, delil tespit dosyasında tanzim edilen bilirkişi raporunun somut uyuşmazlıkta hükme esas alınamayacağını, davacının davaya konu kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini asli ve tek kusurlu olduğunu, dur levhasına uymayan davacı taraf kazada asli kusurlu olup, davalıya ait aracın sürücüsüne ve davalı şirkete kusur atfedilebilmesi, hasar bedelinin vs. taleplerin davalılara yöneltilmesinin mümkün olmadığını, tüm bunlara ek olarak dosya kapsamında her ne kadar kusur raporu alınmışsa da hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığından kazaya konu kusur oranı tespitinin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı ... Taşımacılık Gıda İnşaat San Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava; trafik kazasından kaynaklanan, araç hasarı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 18.04.2016 tarihinde davalıların işleteni,ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ve sürücüsü olduğu aracın davacıya ait sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu davacının yaralandığını aracın hasar gördüğünü belirterek hasar bedelinin davalılardan, manevi tazminatın sürücü ve işletenden tahsilini talep etmiş mahkemece 02.03.2017 tarihli ilk karar ile kaza tarihi itibariyle davacı aracına çarpan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısının ... Sigorta AŞ olduğu, davalı ... Sigortanın ise, ... plakalı aracın artan mali mesuliyet sigortacısı olduğu, davalı ... sigortanın sorumluluğu, zorunlu mali mesuliyet sigorta teminatını aşan kısım için söz konusu olup, davacı tarafça ZMMS sigortacısı ... Sigortaya bir başvuru yapılmadan ve ZMMS sigortacısı teminatı kapsamında zararın giderilmesi istenmeden artan mali mesuliyet sigortacısına başvurulamayacağından davalı ... Sigortaya yönelik davanın özel dava şartı niteliğindeki bu şartın yerine getirilmemesi nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davalı sürücü ve işleten yönünden davanın tefrikine, tefrik edilen dava yönünden davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş,Asliye Hukuk Mahkemesince de karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 13.06.2019 tarihli kararı ile sürücü ve işleten yönünden Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiş mahkemece merci tayini kararından sonra yapılan yargılamada davacının %75, davalı sürücünün %25 kusurlu olduğu kusur durumuna göre davacının isteyebileceği hasar tutarının 8.208,96 TL olduğu, somut olay açısından iddia olunan üzüntünün kişilik haklarının ihlâlinden değil mal varlığı niteliğindeki araca verilen zarardan ve dolayısıyla mal varlığı hakkının ihlâlinden doğduğu, bu şartlarda ise manevi tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılarak davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 8.208,96 TL hasara ilişkin tazminatın 18/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sürücü ve işletenden) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Taşımacılık Ltd. Şti vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış, mahkemece ek karar ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili ek kararın yerinde olmadığına, kusur oran ve hasar miktarına, değer kaybının ve manevi tazminatın reddine; davalı işleten vekili kusur ve hasar miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1-Davacı vekili dava dilekçesi ile davasını araç hasarı yönünden kısmi dava olarak açmış olup bilirkişi tarafından hasar miktarı 32.835,86 TL olarak belirlendiğinden HMK'nın 341/3 maddesindeki "Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda ...kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği" hükmüne göre maddi tazminata ilişkin hükmünün;aynı maddenin 2. bendindeki ".manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir." hükmüne göre de manevi tazminat kararına karşı davacı tarafca istinaf kanun yoluna başvuru yapılabileceğinden mahkemenin 03.08.2022 tarihli ek kararının kaldırılması gerekmiş, davacı vekilinin asıl karara yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir.
2-Trafik kazası neticesinde, hasarlanan araç için hasar bedelini zarar gören, zarara neden olanlardan talep edebilir.
6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" düzenlemesi benimsenmiştir. Davacı aracında meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesinin, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği de izahtan varestedir.
Somut olayda; 18.04.2016 tarih saati 11.32 olan kaza tespit tutanağı, kesinleşen Eskişehir 5 Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2017 Tarih 2017/273 Esas 2017/2133 Karar sayılı dosyasında keşif sonrası alınan 21.06.2017 tarihli bilirkişi raporu ile eldeki davada makine mühendisi bilirkişiden alınan 09.12.2020 tarihli kusur raporu ile itiraz üzerine ATK’dan alınan 18.03.2021 tarihli kusur raporundan davacı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Dilruba Sokak istikametinden gelerek olay mahalli kavşağa giriş yaptığı sırada aracının sağ yan kısmına istikametine göre sağ taraftan Eğitmen Sokak istikametinden gelen ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun sol ön köşe kısmı ile çarpması sonucu dava konusu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, olay mahallinin yerleşim yeri içi, iki şeritli, 10 m genişliğinde, olay mahalli azami hız limitinin 50 km/h, zemin asfalt, yol yüzeyi kuru, hava açık, vakit gündüz, ışıklı/sesli işaret bulunmayan, yatayda düz, düşeyde eğimsiz yol, dört yönlü kavşak olduğu, çarpma noktasının kavşak alanı içerisinde yer aldığı, davacı sürücüye hitaben Dilruba Sokak çıkışında "Dur" trafik levhasının yer aldığı, çarpma sonrası ... plakalı aracın ... plakalı aracı 11 m sürüklediği ve yolun sağında yer alan demir çitlere çarpma sonrası son konumunu aldığı, davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, olay mahalli kavşağa geldiği sırada kendisine hitaben mahalde bulunan "Dur" trafik levhasını dikkate alarak durması, kavşak kollarına dair gerekli ve yeterli kontrolleri yapması, ilk geçiş hakkını sağ tarafından düz devam etmek suretiyle gelen davalı sürücü idaresindeki araca vermesi, yolun müsait olduğu durumda kavşaktan geçişini dikkatli bir şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce kavşağa giriş yaptığı sırada sağ tarafından gelen davalı sürücü idaresindeki aracın kullandığı araca çarpması ile meydana gelen olayda %75 oranında, davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki kamyon ile meskun mahalde gündüz vakti seyir halinde iken olay mahalli kavşağa yaklaştığı sırada seyrini tedbir alabilecek vaziyette sürdürmesi, istikametine göre sol taraftan gelerek kavşağa giriş yapan davacı sürücü idaresindeki araca karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, davacı sürücü idaresindeki araca tedbirsizce çarptığı olayda %25 oranında kusurlu olduğu, davacının aracının sağ yan kısmından hasar aldığı belirlenmiştir.
Hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 09.12.2020 tarihli kök raporda davacıya ait ... plakalı 1994 model ... marka, ... Araç sınıfında, otomobil ( arazi taşıtı ) olduğu, nispi metoda göre araçtaki değer kaybının 10.410 TL olduğu ;06.10.2021 tarihli ek raporda davacıya ait aracın sağ taraftan darbe aldığı,sağ ön-arka kapı, tavan saçı, ön-arka çamurluk, torpido,ön cam,sağ kapı direği,sağ ön-arka kapı camları,kapı krikoları,kapı|toz lastikleri,kapı cam çerçeveleri, marşbiyel, sağ dış ayna,sağ ön koltuk v.kısımlarının hasarlandığının tespit edildiği,hasarlı ve değişmesi gereken parçaların 24 kalem toplam 16.597,00 TL (kdv’siz ), yapılması gereken işçiliklerin kaporta işçiliği 4.000 TL, döşeme işçiliği 2.800,00 TL, cam işçiliği 240 TL, elektrik işçiliği 200 TL, boya işçiliği 4 000 TL olmak üzere toplam 11.240,00 TL ( KDV’Siz ) olduğu toplam hasar bedelinin KDV’siz 27.837,00 TL, KDV’li 32.847,66 TL olduğu; 17.01.2022 tarihli ikinci ek raporda da dava konu kaza ile ilgili olarak ... plakalı araç için Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/88 D.İş dosyası ile 10.05.2016 tarihinde keşif yapıldığı, yapılan keşif ile ilgili çekilen fotoğrafların ve hasarlı parçaların listesinin ve bedellerinin bilirkişi raporu ile dosyada yer aldığı 06.10.2021 tarihli ek raporun Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/88 D.İş dosyasındaki 10.05.2016 tarihli bilirkişi raporundaki parça ve işçilik bedelleri denetlenerek ve uygun olduğu görülerek hazırlandığı hasarlı parça toplamı sehven 16.597.00 TL olarak yazılmış olup düzeltilmiş hali ile değişmesi gereken parça toplamının 16.587.00 TL + KDV, işçilik bedelinin 11.240,00 TL+KDV olmak üzere genel toplamın KDV’siz 27. 827,00 TL; KDV’li 32 835.86 TL olup davalıların %25 kusur oranına göre 8.208,96 TL’den sorumlu olduğu bildirilmiş olup anılan raporun aracın hasar bedeli yönünden denetime müsait ve yeterli olmadığı, 1994 model olup kaza tarihinde 22 yaşında olan aracın belirtilen yedek parçaların kaza ile uyumlu olup olmadığı, parça değişimi nedeniyle kıymet kazanma tenzili yapılıp yapılmaması ve onarımının ekonomik olup olmadığı hususları değerlendirilmediğinden hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
Meydana gelen kaza nedeniyle, aracın hasar gördüğünden bahisle hasar miktarının ve bedelinin tespiti, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda –amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirmek suretiyle hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti ;tamiri ekonomik değilse (araç pert ise ) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespiti ilkesine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenlerle, davacı tarafından yaptırılan delil tespitine ilişkin Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/88 D.İş dosyası, eldeki davadan tefrik edilen Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/436 Esas 2018/858 Karar sayılı dosyası, araçlara ait fotoğraflar, davacıya ait eski hasar kayıtları ve ekspertiz raporları, muayene raporları istenerek başka bir makine mühendisi bilirkişiden; kaza nedeni ile hasar gören parçalar tek tek belirlenerek, parça bedeli + işçilik bedeli + KDV gösterilmek suretiyle aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, tamiri ekonomik ise ayrıntılı hasar bedeli tespiti yapılması, tamiri ekonomik değilse (araç pert ise ) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespiti yapılması bakımından rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Davacının manevi tazminat istemi TBK'nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Mahkemece, davacının manevi tazminat isteminin TBK'nın 58. Maddesine dayanadığı, somut olay açısından kişilik haklarının ihlâlinden değil mal varlığı niteliğindeki araca verilen zarardan ve dolayısıyla mal varlığı hakkının ihlâlinden doğduğu, bu şartlarda ise manevi tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılarak davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de davacının dava konusu kaza nedeniyle yaralandığını belirterek TBK'nın 56. Maddesine dayanılarak cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep ettiği 18.04.2016 tarihli muayene notundan davacının sağ patellada hassasiyet, sağ tibia ön yüzde ödem ve hassasiyet olduğunun belirlendiği, davacının tedaviyi reddettiği anlaşıldığından ceza dosyası ve anılan muayene belgesi incelenerek davacının yaralanması sonucu duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; davacının yaralanmasının şekli ve niteliği, iyileşme süresi, gördüğü tedaviler, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, tarafların kusur durumu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olmayan gerekçe ile manevi tazminat isteminin reddi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... Taşımacılık Gıda İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekili ile davalı ... Taşımacılık Gıda İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesinin 03.08.2022 tarihli ek kararı ile 16.06.2022 tarihli kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde yatırdıkları oranda davacı ve davalı ... Taşımacılık Gıda İnşaat San ve Tic Ltd Şti ‘ne iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
4-Eskişehir 3. İcra Dairesinin 2022/7085 Esas sayılı dosyasına yatırılan 27.500,00 TL teminat tutarının yatıran tarafa iadesine,
5-Eskişehir 2. İcra Dairesinin 2022/7089 Esas sayılı dosyasına yatırılan 6.202.49 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,
7-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.12 .2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.