T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2163 - 2024/1600
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2163
KARAR NO : 2024/1600
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/05/2022
NUMARASI : 2021/726 Esas 2022/328 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 08.01.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 20.05.2015 tarihinde davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyonet ile davacının kullandığı bisiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik, 2.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik talebini 4.050,05 TL' ye, sürekli iş göremezlik talebini 14.997,74 TL'ye artırmış, 03.03.2017 tarihli dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatını 4.150,05 TL, sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 16.090,94 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibari ile davalı şirket nezdinde 290.000,00 TL limitle sınırlı olmak kaydı ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalı aracı kullanan sürücünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranının tespiti için ATK dan rapor alınması gerektiğini, davacının gelir durumu ve maluliyet raporunun zararın belirlenmesinde etkili olduğu için sağlıklı olarak saptanmasını, davalının yalnızca sürekli maluliyet halini teminat altına aldığını, zarar hesabının aktüer siciline kayıtlı bilirkişiler tarafından yapılmasını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 24.10.2016 tarihli rapordan davacının 4 ay süreli geçici olarak iş göremezlik halinde kaldığı, vücut genel çalışma gücünün %6 nispetinde kaybettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Isparta İl Müdürlüğünce verilen müzekkere cevabında davacı ...'a 20.05.2015 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle rucuya tabi geçici iş göremezlik ödemesinin yapılmadığının bildirildiği, 30.11.2016 tarihli bilirkişi kurul raporunda, kazanın oluşumunda davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeni ile davacının geçici iş göremezlik zararı alacağının 4.150,05 TL kalıcı iş göremezlik zararı 14.997,74 TL olmak üzere toplam 19.147,79 TL olarak belirlendiği, rapora karşı davalı vekilince yapılan itirazın 15.02.2017 tarihli ek rapor ile karşılandığı, 2017 yılı itibari ile asgari ücretteki artışta gözetilerek davacının oluşan toplam zararı 20.240,99 TL olarak belirlendiği, davacı vekilince de buna istinaden ıslah dilekçesi verildiği, 30.11.2016 tarihli raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, gerek kusur oranı gerekse davacının yaşı, geliri gibi unsurlar dikkate alınarak davacının talep edebileceği toplam tazminat miktarının 14.997,74 TL olarak hesaplandığı, davanın kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2017/3294 Esas 2019/1846 Karar sayılı kararı ile kısa karar ve gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında yeniden usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlanarak, yargılamaya devam olunduğu, kaldırma kararında belirtilen hususlar dairesinde davacının çalışmış olduğu kuruma yazılan müzekkereye ikmalen cevap verildiği, dava değeri olan 20.240,99 TL üzerinden dosya değerlendirildiği, davacı ...'ın 20.05.2015 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın oluşumunda davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, 15.02.2017 tarihli ek raporda 2017 yılı itibari ile asgari ücretteki artış da gözetilerek davacının oluşan toplam zararı 20.240,99 TL olduğu ancak davacı tarafça mahkemenin 14.10.2021 tarihli kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmadığı da dikkate alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 19.147,79 TL'nin 05.10.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.093,20 TL olan fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde, hesaplamanın eski verilere göre yapılmasının yerinde olmadığını, karar tarihine en yakın veriler üzerinden yapılması gerektiğini, davacı tarafından bir önceki mahkeme ilamına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğunu, istinaf talepleri doğrultusunda kaldırma kararı verildiğini, hal böyle iken usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, mahkemece dosyanın bilirkişiye verilerek ek rapor tanzimi gerekirken, aksine eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığını, kararın istinaf incelemesinden geçerek kaldırılmasını ve yeniden güncel veriler üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
2-Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde, olayın meydana geliş şekli itibariyle bilirkişi tarafından müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının eksik ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza sırasında davacının kask takmadığını, davacının kaza sonucu kafasından (başın oksipital bölgesinde 6 cm lik saçlı deride kesi) yaralandığını, davacının kask takmayarak zararın artmasına neden olduğunu, bir başka müterafik kusur türü olan emniyet kemeri takılmaması halinde %40'a varan indirime hükmedilebileceğini, avans faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacının davasını 2. kez ıslah ettiğini, ıslah dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 20.05.2015 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacının idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması neticesinde davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece verilen 2015/625 E. 2017/436 K. sayılı karar ile davanın kabulü ile 19.147,79 TL'nin 05.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması, davacı vekili ise 22.12.2016 tarihli dilekçenin bedel artırım, 03.03.2017 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olduğu, 2. kez ıslah yapılmadığı istinaf sebepleri ile istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi' nin 2017/3294 E., 2019/1846 K. Sayılı ilamı ile kısa kararın davanın kısmen kabulü, gerekçeli kararın ise davanın kabulü şeklinde olduğundan çelişki giderilmesi gerektiğinden mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararından sonra mahkemece 2019/755 E., 2020/138 K. Sayılı karar ile davanın kabulü ile, 19.147,79 TL'nin 05.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması, davacı vekili ise 22.12.2016 tarihli dilekçenin bedel artırım, 03.03.2017 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olduğu, 2. kez ıslah yapılmadığı istinaf sebepleri ile istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine Dairemizin 2021/1425 E., 2021/1765 K. sayılı ilamı ile, "mahkemece davacının işyerinden geçici işgöremezlik döneminde maaşını ve ek ödemelerini alıp almadığı araştırılarak geçici işgöremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kalınan ek ödemeler gibi ek gelirleri araştırılarak sonucuna göre geçici iş göremezlik süresi için kazanç kaybının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davacının geçici işgöremezlik süresi için zararının karşılanıp karşılanmadığı araştırılmadan karar verilmiş olması doğru görülmediği, davacı vekili dava dilekçesinde davasının HMK.nın 107/2. maddesine dayalı belirsiz alacak davası olduğunu belirttiği, mahkemece her ne kadar yargılamada iki kez ıslah yapılamayacağı belirtilerek davacının 03.03.2017 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınmadan dava değeri talep arttırım dilekçesinde belirtilen 19.147,79 TL olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve yargılamada HMK.nın 107. maddesi gereğince dava değeri belirlendikten sonra bir kez HMK.nın 176. Maddesi gereğince ıslah yapılabileceği ve dava değerinin 20.240,99 TL olduğu gözetilmeden karar verilmiş olması doğru görülmediği, 15.02.2017 tarihli ek raporda 2017 yılı verilerine göre hesaplama yapılarak davacı için 4.055,05 TL geçici, 16.090,94 TL sürekli işgöremezlik tazminatı belirlendiği, hükme esas alınan 30.11.2016 tarihli hesap raporuna ise davacının itirazı bulunmadığından davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak dava değerinin ıslah dilekçesinde belirtildiği miktar kabul edilmesi ve buna göre kabul ve reddedilen miktar belirlenmesi gerektiğinden mahkeme kararının kaldırılmasına" karar verilmiş, mahkemece kaldırma kararından sonra davanın kısmen kabulü ile 19.147,79 TL'nin 05.10.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.093,20 TL olan fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonunda; davacı vekili tarafından sunulan 20.12.2016 tarihli dilekçenin bedel artırım, 03.03.2017 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olduğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacının adli muayene formunda kafa oksipital 8-10 cm saçlı deri kesi tespit edilmişse de hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.10.2016 tarihli raporda davacının maluliyetine konu yaralanmasının tibia kırığı olduğu, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması iddiası ve maluliyetine konu yaralanma ile arasındaki illiyet bağının davalı tarafından ispatlanamadığı, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın kamyonet olduğu nazara alınarak hüküm altına alınan tazminata avans faiz işletilmesine karar verilmesi isabetli olup davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
2-Dairemizin kaldırma kararında belirtildiği üzere davacının kaza tarihi olan 20.05.2015 tarihinde ve sonraki aylarda maaşının ödendiği, maaşını almaya devam ediyor olması halinde geçici iş göremezlik süresince kazanç kaybı oluşmayacağı, davacının varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeler veya maaş farkı kadar olacağı, kaldırma kararından sonra davacının maaş bordrolarının getirildiği, davacının SGK kaydına göre 4/c kapsamına memur olarak çalıştığının anlaşıldığı, geçici iş göremez halinde kaldığı süredeki geliri arasında bir fark bulunmadığı, kaza tarihinde memur olarak çalıştığı ve geçici iş göremezlik süresince maaşını almaya devam ettiği anlaşılmakla davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olmayan gerekçe ile davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü doğru görülmediğinden davalı vekilin açıklanan yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemiz kaldırma kararında da belirtildiği üzere 30.11.2016 tarihli hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edilmediğinden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözönünde bulundurularak 14.997,74TL TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline dair yeniden esas hakkında karar verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
Buna göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ İLE,
14.997,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05/10/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.024,49 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 27,70 TL peşin, 90,40 TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 906,39 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı yargılamada bir vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden 14.997,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı yargılamada bir vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen dava değeri üzerinden 5.243,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 1.542,05 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 1.142,59 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 58,00 TL (posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 15,02 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yatırılan 27,40 TL peşin ve 90,40 TL ıslah harcı toplamı 117,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
III-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN;
1-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan toplam 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından 90,00 TL yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.