T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2185 - 2024/1329
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2185
KARAR NO : 2024/1329
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/03/2022
NUMARASI : 2021/484 Esas 2022/254 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 22/11/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 26.12.2020 tarihinde davacı kuruluşa ait dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün seyir halinde iken davalı kuruma ait rögar kapağının açılarak çarpması sonucu otobüste maddi hasar meydana geldiğini, trafik tespit tutanağı ve işletme bilirkişi raporunda otobüs şoförünün kusursuz bulunduğunu, kusurun tamamının rögar kapağının bakım ve onarımından sorumlu kurum olan davalı ... Genel Müdürlüğüne ait olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucu otobüste maddi hasarın oluştuğunu, otobüsün bir süre servis dışı kalması sonucu davacı kuruluşun gelir kaybına uğradığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 12.347,46 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.12.2021 tarihli açıklama dilekçesinde dava konusu alacağın 3.075 TL’sinin gelir kaybı, 7.858,71 TL’sinin malzeme ve işçilik, 1.414,47 TL’sinin KDV olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili, davalı kurumun rögar kapaklarını düzenli olarak kontrol ederek kullanışlı hale getirdiğini, kazaya araç sürücüsünün aracını yol, görüş durumunun gerektirdiği şartlara uygun kullanmayarak sebebiyet verdiğini, yolun bakım ve onarımdan Ankara Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olduğunu, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, bilirkişi tarafından gerçek zararının belirlenmesi gerektiğini, davanın sürücüye ihbar edilerek reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın araç hasar bedelinin tahsili talebine ilişkin olduğu, kaza tespit tutanağı, araç şoförünün beyanı ile uzman bilirkişiden alınan rapordan olay günü rögar kapağının oynar durumda olup montajı düzgün yapılmadığından araca çarparak hasara sebebiyet verdiği, 2918 sk 13. maddesi uyarınca kusurun davalıda olduğu, uzman bilirkişi raporu ile hasar bedeli ile kazanç kaybının tespit edildiği gözetilerek hükme yeterli olduğu kanaati hasıl olan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, 7.858,17 TL hasar bedelinin 1.414,47 TL KDV, 3.075,00 TL kazanç kaybı 12.347,64 TL'nin 26.12.2020 olay tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı idarenin hukuki sorumluluğunun olabilmesi için zararın bulunması ve bu zararında oluşumuna idarenin sebebiyet vermiş olması gerektiğini, oysa davalı idarenin kendi üzerine düşen görevi yerine getirerek rögar kapaklarının düzenli bir şekilde kontrol ederek kullanışlı hale getirdiğini, konu ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda söz konusu yerde rastlanılan bir arıza kaydının olmadığını, kırılmadan veya çalınmadan dolayı herhangi bir baca kapağı değiştirme işlemi yapılmadığını, kazadan dolayı olay günü Bölge Şube Müdürlüğüne herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, davalıya ilgilendiren böyle bir kazada personelinin imzasının bulunduğu bir tutanağın olmadığının tespit edildiğini, ayrıca, 7. HD. 2008/6386 Esas - 2009/566 Karar sayılı ilamına göre; mahkemenin "hükmü kurar iken; ispat yükünün davacı tarafça olduğunu da belirterek, zararın davalı tarafça meydana getirildiğini veya davalı tarafın doğan zarardan yasa gereğince sorumlu olduğunu kanıtlamaya yarar tüm delillerinin sorulup saptanması gerekir" denildiğini, yine 7. HD. 2009/7777 Esas, 2010/1590 Karar sayılı ilamı gereği; “Haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarının geç ödenmesi nedeni ile işlemiş faiz hesabı yapılır iken işlemiş faize KDV eklenerek alacak hesabı yapılamayacağı gibi takip tarihinden itibaren işleyecek faize KDV de eklenemez.” denildiğini, ayrıca; araç sürücüsünün ise aracının hızını yol, trafik ve görüş durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak dava konusu trafik kazası sonucu oluşan hasarın artışına sebebiyet verdiğini, KTK’nın 52/b uyarınca araç sürücülerinin "hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmakla yükümlüdür." hükmü gereğince davacıya ait araç sürücüsünün görüşe açık yolda, aracının hızını yol ve trafik durumunun seyrine göre ayarlamaksızın; kısa mesafede frenle durabilecek bir hızla seyretmeyerek Karayolları Trafik Kanunun 52. maddesinin b bendine aykırı davranarak dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde araç kullanmak suretiyle dava konusu kaza sonucunda oluşması muhtemel hasarın artışına sebebiyet verdiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve kazanç kaybı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı kuruluşa ait dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün seyir halinde iken davalı kuruma ait rögar kapağının açılarak araca çarpması sonucu otobüste maddi hasar meydana geldiğini, kusurun tamamının rögar kapağının bakım ve onarımından sorumlu kurum olan davalı ... Genel Müdürlüğüne ait olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 3.075 TL gelir kaybı, 7.858,71 TL’sinin malzeme ve işçilik bedeli, 1.414,47 TL KDV olmak üzere toplam 12.347,64 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davalının asli ve tam kusurlu olması nedeniyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili kusur oranı ve hasar miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında, bir usulsüzlük bulunmamasına, dava konusu kazadan sonra olay mahallinde resmi görevlilerce kaza tespit tutanağı düzenlenmesi, kazaya sebebiyet veren kapağın davalı idareye ait olduğunun davalının savunması ve kapağın fotoğraflarından anlaşılması, davalı idarenin kanunla kendisine yüklenen görevini gereği gibi yerine getirmediğinin, davalıya ait rögar kapağının aracın geçişi sırasında yerinden çıkarak aracın alt körük kısmından başlamak üzere arka kısmına kadar zarar verdiğinin, rögar kapağının bakım eksikliği nedeniyle kazanın meydana geldiğinin bu nedenle davalının olayda tamamen kusurlu olduğunun, aracın tipi, caddenin fiziki konumu, yapısı, kaza saati dikkate alınınca davacıya ait araç sürücüsünün azami seyir hızından fazla hızla seyretmesinin mümkün olmadığının bu nedenle sürücünün kusurlu olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi, bu şekilde davacı tarafın davalı idarenin hukuki sorumluluğunu ve zararı dosya kapsamı itibari ile ispat etmesi, konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, olayda davalı idarenin %100 oranında kusurlu olduğunun ve davacı aracında toplam 9.272,64 TL tutarında hasar ve onarım süresince 3.075 TL tutarında gelir yoksunluğu oluştuğunun belirlenmesi, davalı tarafın tazminatla sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmaması, kusur durumunun ve davacı aracında iş bu kaza nedeniyle meydana gelen hasar ve gelir yoksunluğu zararının usulüne uygun şekilde tespit edilmesi, bilirkişi raporunun denetime, hüküm kurmaya ve dosya kapsamına uygun bulunması, davacı tarafın haksız fiil hükümleri gereğince davalıdan zararının giderilmesini isteme hakkının bulunması ve mahkemenin gerekçesine göre davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gereken 843,46 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 211,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 632,46 TL harcın davalı ... Genel Müdürlüğünden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinafa gelen davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.