T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2002
KARAR NO : 2024/1278
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2022
NUMARASI : 2016/956 Esas 2022/493 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 22/11/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ve davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 04.11.2014 tarihinde davalı ...’a ait olup davalı ...’in idaresindeki ve davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacı ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda davacıların yaralandığını, olayda davacıların kusurunun bulunmadığını, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, davacı ...’ün bir hafta yoğun bakımda kaldığını, davacıların sağlığına tam kavuşamadığını, çalışamadıklarını, davacı ... ...’un yüzünde sabit iz kaldığını, mesleğini bırakmak zorunda kaldığını, maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, davacı ... için 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve davacı ... için 5.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplam 15.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların her biri için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı ... için sürekli iş göremezlik tazminatını 41.923,78 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 1.923,78 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı tarafça başvuru zorunluluğu yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumu ve maluliyete ilişkin olarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, davacılardan ...’e SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, ceza mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, davacı sürücünün idaresindeki aracın davalının idaresindeki araca arkadan çarptığını, tanık beyanları, kamera görüntüleri ile kusur durumunun belirleneceğini, kusur konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmasını, tazminat tutarının kusur oranına göre belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, iddiaları kabul etmediklerini, davacı tarafın manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacı tarafın kendi ağır kusuru ile buna sebebiyet verdiğini ve sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 07.08.2019 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 75 oranında, davacı sürücü ...'ün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 08.04.2018 tarihli raporda davacı ...'ün vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği ve 2 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, 19.02.2020 tarihli raporda ...'ün çalışma gücünden % 5,3 oranında kaybettiği ve 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, 10.09.2021 tarihli raporda ...'ün vücut çalışma gücünden % 2,2 oranında kaybettiği ve 15 gün süreyle iş göremez halde kaldığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek davacı ...'ün maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 304,01 TL geçici iş görmezlik zararının davalılar ... ile ... yönünden kaza tarihi olan 04.11.2014 tarihinden itibaren, davalı ... AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 24.06.2015 itibaren işleyecek yasal ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davacı ... 'ün maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.340,90TL geçici iş görmezlik zararının davalılar ... ile ... yönünden kaza tarihi olan 04.11.2014 tarihinden itibaren, davalı ... AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 24.06.2015 itibaren işleyecek yasal ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... 'e verilmesine, davacı ...'ün maddi tazminat davasının kabulü ile 41.923,78 TL sürekli iş görmezlik zararı ile 1.923,82 TL geçici iş görmezlik zararı olmak üzere toplam 43.847,60TL'nın davalılar ... ile ... yönünden kaza tarihi olan 04.11.2014 tarihinden itibaren, davalı ... AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 24.06.2015 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davacı ... için 4.000,00TL, davacı ... için 2.000,00TL, davacı ...' için 6.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal ile birlikte davalılar ... ile ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacı ...’ün kullandığı aracın davalının kullandığı araca arkadan çarptığını ve davalının % 75 kusurlu sayılarak davanın kabul edilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, davacılar için 10.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğini, davacıların maluliyetleri ve yaşları nazara alındığında hükmedilen manevi tazminatın yetersiz kaldığını, manevi tazminatta caydırıcılık unsurunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulünün doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacılar vekili, 04.11.2014 tarihinde davalı ...’a ait olup davalı ...’in idaresindeki ve davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacı ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda davacıların yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 07.08.2019 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 75 oranında, davacı sürücü ...'ün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 08.04.2018 tarihli raporda davacı ...'ün vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği ve 2 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, 19.02.2020 tarihli raporda ...'ün çalışma gücünden % 5,3 oranında kaybettiği ve 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, 10.09.2021 tarihli raporda ...'ün vücut çalışma gücünden % 2,2 oranında kaybettiği ve 15 gün süreyle iş göremez halde kaldığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi rapor ve ek raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-Davalı ... vekilinin kusur durumuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde, 04.01.2014 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü ... idaresindeki araç ile fabrika yol ayrımına geldiğinde sola dönmek istediği esnada kamyonetine aynı istikametten geriden sol şeritten gelen ve geçme (sollama) yapacak olan otomobil sürücüsü ...'ün sol yan arka teker kısmından sol şeritte çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği ve davalı sürücünün geçilen araçlara ait kuralları ihlal ettiği, davacı sürücüsünün ise geçme kural ve yasaklarını ihlal ettiğinin belirtildiği, kazaya ilişkin Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/272 Esas, 2017/562 Karar sayılı dosyasında mahallinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda ve Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 03.08.2017 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli, davacı sürücü ...'ün tali kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece bu rapor esas alınarak davalı sürücünün cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 11.06.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 07.08.2019 tarihli raporda meskun mahal dışında idaresindeki kamyonet ile iki yönlü yolda seyri sırasında geldiği fabrika yaklaşımında hızını azaltması, sola dönüş işareti vermesi, yolun soluna yanaşıp iki yöndeki trafiği kontrol ederek emniyetle sola dönüş yapması gerekirken, sol gerisini gerektiği şekilde kontrol etmediği, soldaki mülke girmek üzere kontrolsüzce sola doğrultu değiştirmesiyle seyir yolunu aniden kapattığı araçla çarpıştığı olayda davalı sürücü ...'in % 75 oranında, davacı sürücü ...'ün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller, ceza dosyası içeriği ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
2-Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davalı ...'in idaresindeki araç ile davacılardan ...'ün idaresindeki aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralandıkları, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 08.04.2018 tarihli raporda davacı ...'ün vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği ve 2 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, 19.02.2020 tarihli raporda ...'ün çalışma gücünden % 5,3 oranında kaybettiği ve 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, 10.09.2021 tarihli raporda ...'ün vücut çalışma gücünden % 2,2 oranında kaybettiği ve 15 gün süreyle iş göremez halde kaldığının tespit edildiği, kaza nedeniyle davacılarda meydana gelen yaralanmanın niteliği ve tedavi süreci, ceza mahkemesi dosyası içeriği, olayın oluş şekli, kusur durumu, davacıların çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2014) paranın alım gücü, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları ile manevi tazminatın amacına uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekili ve davalı ... vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... vekili ve davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'den alınması gereken 3.927,31 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 980,32 TL'nin mahsubu ile kalan 2.946,99 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.