T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2175
KARAR NO : 2024/1336
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2022
NUMARASI : 2019/346 Esas 2022/311 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 22/11/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 16.03.2019 tarihinde, davalı ... Şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, sigortalı araç sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalıya 03.04.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 500 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 50 TL bakıcı gideri, 50 TL tedavi gideri, 50 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 700 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 28.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici işgöremezlik talebini 7.499,31 TL’ye, 50 TL sürekli işgöremezlik talebini 23.897,74 TL’ye, bakıcı giderini 1.876,16 TL’ye, 100 TL tedavi ve ulaşım giderini 4.410,08 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın 05.01.2019-05.01.2020 tarihleri arasında 360.000 TL limitle davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu kusur, müterafik kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan rapor alınmasını, geçici işgöremezlik, tedavi, bakıcı ve ulaşım giderlerinin teminat dışı olduğunu, sürekli sakatlık tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu, 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi ve yol gideri istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihi olan 16.03.2019 tarihinde dava dışı sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olup, davalı şirket tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, kazada ... plakalı araç içinde yolcu olarak bulunan sürücü ...'nın eşi olan davacı yolcu ...'nın yaralanması şeklinde trafik kazasının meydana geldiği, kazada davacının herhangi bir kusurunun veya müterafik kusurunun bulunmadığı, olayın meydana gelmesinde davalı ... şirketinden sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın % 25 oranında, diğer araç olan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın ise % 75 oranında kusurlu olduğunun alınan kusur raporu ile belirlendiği, davacının herhangi bir kusuru veya müterafik kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alındığında kaza nedeniyle davacının engel oranının % 2 olarak hesaplandığı, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 3 hafta süresince başka birinin yardımına ihtiyacı olduğunun maluliyet raporu ile belirlendiği, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri yönünden aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve tedavi ve yol gideri bakımından ise Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dikkate alındığında; davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle talep edebileceği maddi tazminat miktarının 7.499,31 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 23.897,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.876,16 TL bakıcı gideri ve 4.410,08 TL tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 37.683,29 TL olduğu, davalı ... şirketinin ZMMS poliçesine istinaden hesaplanan tazminat bakımından davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun olduğu, buna göre oluşan kaza nedeniyle hesaplanan tazminat miktarı bakımından dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulü ile; 7.499,31 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 23.897,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.876,16 TL bakıcı gideri ve 4.410,08 TL tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 37.683,29 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 16.04.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; güncel Yargıtay Kararı doğrultusunda yapılacak olan hesaplamada TRH-2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerekirken hem bilirkişi raporunda hem de raporu esas alan yerel mahkeme kararında yer alan aksi yöndeki hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davalı şirketin sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, gerekçeli kararda sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere; dava dışı sürücü ...’nın kazanın gerçekleşmesinde %75 oranında kusurlu olduğunu bu husus gözetilmeden sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu gibi değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğun kusur oranı dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, dosyada 20.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsü ...'nın alkollü olduğunun tespit edildiğini, ayrıca kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespiti gerektiğini, toplanan delillerle beraber kazazedenin gerekli güvenlik tedbirlerini almadan alkollü sürücünün aracında yolculuk etmesiyle kaza sonucunda meydana gelen zararın artmasına sebep olduğundan belirlenen tazminattan en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davalı ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı, tedavi ve ulaşım gideri istemine ilişkindir.
Davacı vekili 16.03.2019 tarihinde, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araçla davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek sürekli ve geçici işgörmezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve ulaşım giderinin davalıdan tahsilini talep etmiş; mahkemece davacının kusursuz, davalı sigortalı araç sürücünün %25, davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu, davacının %2 maluliyeti, 4 ay iyileşme süresi 3 hafta bakıcı bakıcı ihtiyacı nedeniyle davanın kabulü ile 7.499,31 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 23.897,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.876,16 TL bakıcı gideri ve 4.410,08 TL tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 37.683,29 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 16.04.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan tahsiline dair verilen karara karşı davalı ... vekili, hesaplama yöntemine, müterafik kusura, kusur oranına göre karar verilmemesine, sürekli işgöremezlik tazminatı dışındaki taleplerin teminat dışı olduğuna yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Bakıcı gideri yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı ... şirketinin bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir.
Davacının bakıcı giderine ilişkin olarak talebi bulunmakta olup; uğranılan cismani zarar nedeniyle doğan bakım ihtiyacı ve yapılacak bakıcı giderinin doğru tespiti açısından, bakım ihtiyacının boyutunun belirlenmesi önem arz etmektedir.
Somut olayda; davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.12.2020 tarihli maluliyet raporunda sol el bilek radius alt kesiminden ayrılmamış fraktür nedeniyle üç hafta bakıcı ihtiyacı olduğu belirlenmiş olup hükme esas alınan 20.01.2022 tarihli hesap bilirkişisi heyet raporunda davacı yararına üç hafta bakıcı ihtiyacı nedeniyle brüt asgari ücret üzerinden 1.876,16 TL bakıcı ihtiyacı ve ayrıca tedavi gideri kapsamında 3.000 TL civarında da refakatçi gideri zararı hesaplanmış ve aynı döneme ilişkin olarak hem bakıcı gideri hem de refakatçi gideri hüküm altına alınmış olup aynı dönem için bakıcı ve refakatçi giderine hükmedilmiştir.
Davacı tarafın SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine ilişkin talebi de bulunmakta olup, uygulamada bu zararın miktarı TBK'nın 50/2. maddesi ve 51. Maddesine göre belirlenmektedir. Buna göre tedavi giderleri konusunda uzman doktor bilirkişiden, davacının kazadaki yaralanması ile tedavisinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile tedavi belgeleri dikkate alınmak suretiyle, tedavi sürecinde yapılması muhtemel ve belgelenmemiş tedavi giderlerinin miktarı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak yapılabilmektedir.
Mahkemece belgelenemeyen tedavi giderlerine ilişkin olarak doktor bilirkişiden rapor alınmış ise de raporda tedavi giderleri içinde "refakatçi gideri" masrafına da yer verilmiş olup, davacı tarafın bakıcı gideri istemi olduğundan, mükerrer nitelikteki refakatçi gideri adı altında brüt asgari ücrete göre tedavi masrafına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Davacının talep ettiği tedavi giderlerine ilişkin olarak; uzman doktor bilirkişisinden, davacının kazadaki yaralanması ile tedavisinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile tedavi belgeleri dikkate alınmak suretiyle, dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle illiyet bağı bulunan, tedavi sürecinde yapılması zorunlu olan ve KTK’nın 98. maddesi kapsamında kalmayan, belgelendirilmiş ve/veya belgelenmemiş tedavi giderlerinin miktarı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak hüküm kurulması gerekmekte olup, eksik inceleme ile hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda inceleme yapılarak ve sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı ... vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davalı ... vekilin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına
3-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 01.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.