T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2132 - 2024/1284
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2132
KARAR NO : 2024/1284
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2022
NUMARASI : 2021/287 Esas 2022/504 Karar
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 22/11/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 22.02.2020 tarihinde dava dışı sürücü idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda davacıya ait araçta hasar oluştuğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunu, ekspertiz raporunda 32.011,87 TL hasar tespit edildiğini, ayrıca 413,00 TL ekspertiz ücreti ödediğini, davalı sigorta şirketi tarafından 10.877,49 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, ancak zararının karşılanmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru sonucunda süresi içinde karar verilemediğinden el çekme kararı verildiğini, davalı sigorta şirketinin 21.134,38 TL bakiye hasar bedeli, 1.000,00 TL değer kaybı, 1.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli ile 413,00 TL ekspertiz ücretini ödemediğini, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL araç hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL ikame araç bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıda tahsiline, 413,00 TL ekspertiz ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında araç hasarı bedelini 17.536,91 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ekspertiz sonucunda davacıya 13.04.2020 tarihinde 10.877,45 TL ödeme yapıldığını, haricen yaptırılan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, davacının talebinin fahiş olduğunu, değer kaybı talebinin teminat dışında olduğunu, kusur oranının mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşacağını, ikame araç bedelinin gerçek zarar olmayıp poliçe teminatı kapsamında olmadığını, ticari temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli istemine ilişkin olduğu, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 25.03.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, davacıya ait araçta kaza nedeniyle oluşan hasar, araçta değişen parça bedelleri, hasara ilişkin kayıt ve resimler dikkate alındığında aracın hasar onarım bedelinin işçilik dahil olmak üzere bakiye 17.536,91 TL olarak tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu, araçta önceki kazalar nedeniyle değer kaybı meydana gelip gelmediğinin belirlenemediğinin belirtildiği, davacı tarafça değer kaybı talebinin ispatlanamadığı, davacının ikame araç bedeli isteğinin ise zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe kapsamında olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 17.536,91TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 20.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, değer kaybı tazminatı ve ikame araç bedeli yönünden açılan davanın reddine, 413,00TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, KDV tutarına hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, onarım bedeline dahil edilen KDV tutarının davalı sigorta şirketine herhangi bir yansıma faturası düzenlenmeksizin talep edilmesinin mümkün olmadığını, yasal düzenleme uyarınca davalı sigorta şirketine yansıma faturası da düzenlenmediğinden KDV tutarının kabulünün mümkün olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 22.02.2020 tarihinde dava dışı sürücü idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda davacıya ait araçta hasar oluştuğunu, davalı sigorta şirketi tarafından 10.877,49 TL ödenen hasar bedelinin yetersiz olduğu ve zararı karşılamadığı belirterek araç hasar tazminatı, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerinde bulunmuş, mahkemece 25.03.2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak araç hasarı nedeniyle tazminat talebinin kabulüne, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı verili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içeriğinden, 22.02.2020 tarihinde dava dışı sürücü idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve davacıya ait aracın hasar gördüğü, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 13.04.2020 tarihinde 10.877,45 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin araç hasarı nedeniyle ortaya çıkan zararı karşılamadığı belirtilerek dava açıldığı, ayrıca araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerinde bulunulduğu, yargılama sırasında 25.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda araç hasarı yönünden yapılan değerlendirmede davacıya ait 2001 model ... 1,6i marka araç ile ilgili olarak davalının ve davacının talebi üzerine düzenlendiği anlaşılan eksper raporlarında belirtilen piyasa değerleri ve hasar değerlerine yer verildikten sonra aracın parça bedeli 18.500,00 TL, işçilik bedeli 5.580,00 TL ve % 18 oranında KDV ile birlikte gerçek hasar bedelinin 28.414,40 TL olarak belirlendiği, sigorta şirketi tarafından yapılan 10.877,49 TL tutarındaki ödemenin tenzili ile bakiye zararın 17.536,91 TL olduğunun belirtildiği ve bu rapor esas alınarak yargılamanın sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.
Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Meydana gelen kaza nedeniyle, aracın hasar gördüğünden bahisle hasar miktarının ve bedelinin tespiti, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda, amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti; tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespiti ile bu durumda araçta değer kaybı olmayacağı; aksi halde aracın tamirinin ekonomik olması durumunda da araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza tarihindeki kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre tespit edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacıya ait araçta meydana gelen hasar yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasar ile ilgili olarak davacı ve davalı tarafın talebi üzerine düzenlendiği anlaşılan eksper raporlarındaki tespitlere yer verildiği, denetimi kabil olarak hasar bedeli belirlenmediği gibi aracın onarımının ekonomik olup olmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu haliyle raporun hüküm vermeye yeterli ve elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda uzman bilirkişiden davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle gerçek zararın yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak belirlendiği ve buna göre aracın onarımının ekonomik olup olmadığının değerlendirildiği gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, tahkikatın eksiksiz olarak tamamlanması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken hüküm vermeye yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
5-Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2022/13319 esasına yatırılan 36.000,00 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.