T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1772
KARAR NO : 2024/1338
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2022
NUMARASI : 2018/456 Esas 2022/180 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 04/11/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 02.07.2016 tarihinde davalının idaresindeki ... plakalı aracın davacı ... idaresinde bulunan ... plakalı araca sol arka kısmından çarpması ile trafik kazası meydana geldiğini, davacı sürücü ... ve araçta yolcu olarak bulunan davacılar ..., ... ve ...'ün yaralandığını, ...'in sağ kolunda çoklu kırık oluştuğu, koluna iki taraflı platin takılması gerektiğinden, 3 gün aileleriyle birlikte Konya'da hastanede kaldıklarını, çocuklar ve ...'ün ise, bacak, diz, ayak, yüz bölgelerinden yaralandığını, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, hurdaya ayrılan araç içerisindeki eşyalarının kullanılamaz hale geldiğini, çocukların 2 ve 6 yaşında olması, ...'in kolundaki kırıklar nedeniyle bakıma ihtiyaçları olduğundan, ailece davacı ...'ün anne ve babası olan ... ve ...'ün Antalya'daki evine gittiklerini, ayrıca ... ...'ün anne ve babası olan davacılar ... ve ...'ü de yanlarına almak zorunda kaldıklarını, kaza sonrası çocuklarda korku ve travmatik olaylar yaşandığını, evin küçük olması nedeniyle ...’in anne babası ... ve ...'ın yakın bir otelde konaklamak zorunda kaldıklarını belirterek, davacıların bedensel zararlarının tespiti ile uğramış oldukları maddi zararlarına karşılık şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte sorumluluk oranları da dikkate alınarak davalıdan müştereken tahsilini, (sigorta şirketi yönünden sigorta limitini ve sorumluluk kapsamlarını aşmamak kaydıyla) kaza nedeniyle davacıların yaşamış olduğu manevi zararlar için davacılar ... ... için 30.000 TL, ... için 20.000 TL, çocuklar ... için 10.000 TL ... için 10.000 TL, ... için 2.500 TL, ... için 2.500 TL, ... için 2.500 TL ve ... için 2.500 TL olmak üzere toplamda 80.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan müştereken (sigorta şirketi yönünden sigorta limitini ve sorumluluk kapsamlarını aşmamak kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.07.2018 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini ... için 100 TL, ... için kaza sonrası tedavi süreci ve araçta hasar görüp kullanılamaz hale gelen eşyalar ve kaza sonrası tedavi masrafları için 800 TL, ... için tedavi sürecinde kızları ve torunlarına yardım ve bakımı için yaptığı masraflara ilişkin olduğunu bildirmiş, 15.01.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini ... için 50 TL zarar gören yüzük bedeli, 30 TL iş göremezik, 20 TL ilaç bedeli; ... için 300 TL bebek arabası, 100 TL gidilemeyen konser bilet bedeli, 200 TL bakım tedavi sürecinde konaklama bedeli, 150 TL mesleki kazanç kaybı, 50 TL ilaç pansuman gideri; ... için Ankara'dan Konya’ya oradan da Antalya’ya özel aracı ile ulaşım bedeli olarak açıklamış, 17.01.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ise ... yönünden iş göremezlik talebini 34.103,41 TL’ye, ilaç bedeli talebini 113,34 TL'ye, ... yönünden bebek arabası ve bebek koltuğu talebini 950,09 TL'ye, gidilemeyen konser bileti talebini 234,65 TL'ye, bakım ve tedavi sürecinde konaklama bedelini 1.200,00 TL'ye; ... yönünden ulaşım bedeli talebini 250,00 TL'ye olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat alacağını toplam 37.101,40 TL’ye artırmıştır.
Davalı Serkan Uyar savunma yapmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalı ... yönünden açılan davanın tefriki ile davalı sürücünün sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile meskun mahal dışı, D715-02 kod numaralı Devlet karayolu üzerinde gündüz vakti, açık havada, eğimsiz düz yol üzerinde, Cihanbeyli İlçesi istikametinden Konya İli istikametine doğru seyir halinde iken olay yeri 25.km'ye geldiğinde aynı yönde ön gerisinde seyir halinde bulunan ... plakalı araç ile yeterli ve güvenli bir mesafe bırakmaya gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden, önündeki araca sol arka kesimden çarpması suretiyle dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile tamamen (%100) kusurlu olduğu, davacının oluşa etken hatalı tutum ve davranışı olmadığı, ... plaka sayılı aracın davalıya ait ve 24.06.2016-24.06.2017 devresi içinde davalı ... AŞ nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğu, davacı ...'ün yaralanması sonucu özür oranının %1 olduğu, 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, davacı ...'ün kaza tarihinde çalıştığı ve maaşını kaza sonrasında da tam almaya devam ettiği anlaşıldığından, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, davacı ...'ün yaralanması sonucu özür oranının %0 olduğu, 1 hafta süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, davacı ...'ün maluliyeti bulunmaması ve 1 haftalık süre içerisinde gelir kaybına uğradığını gösterir bilgi belge bulunmadığından kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, davacılar için hesaplanan yukarıdaki tazminatlardan ve dosya kapsamında ispat edilen ve doğrudan zarar olan bebek arabası ve bebek koltuğu, ilaç gideri, gidilemeyen konser bileti bedeli, konaklama bedeli, ulaşım bedelinden (davacı ... açısından) kazaya karışan araç sürücü ve maliki davalının sorumlu olduğu belirtilerek maddi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ün 34.103,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 113,34 TL ilaç gideri talebinin kabulü ile tazminatın haksız fiil tarihi olan 02.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine; davacı ...'ün bebek arabası ve bebek koltuğu bedeli 950,09 TL, gidilemeyen konser bilet bedeli 234,65 TL, konaklama bedeli 1.200,00 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 02.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine; davacı ... açısından ulaşım bedeli talebinin kabulü ile 250,00 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 02.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ... ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 1.250,00 TL, ... için 1.250,00 TL, ... için 1.250,00 TL, ... için 1.250,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 02.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, maddi tazminat açısından mahkemece sigorta şirketi yönünden tefrik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dava şartı noksanlığının giderilebileceğinden sigorta şirketine başvuru yapılmadığı gerekçesiyle sigorta şirketinin dava dışı bırakılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hesap raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı ... için çalıştığı kurumdan belgeler talep edildiği ve SGK hizmet dökümü sunularak yeniden hesaplama yapılmışsa da davacının prim alacağının dikkate alınmadığını, davacı ...'ün Ankara Barosuna bağlı serbest avukat olduğunu, kaza tarihinde 10 yıllık meslek tecrübesine sahip, tek avukat olarak mesleğini icra ettiği ofisinin bulunduğunu, kaza nedeniyle eşinin sağlık sorunları, küçük çocuklarının bakımına destek gerekmesi, aile büyükleri ile yaşamanın getirdiği maddi yük ve ailecek geçirilen kazanın yaşattığı psikolojik ve ruhsal sarsıntılar nedeniyle 2 aydan fazla ofisinden ve işlerinden geri kaldığını, yeni iş almayı ertelediğini, iş kaybettiğini, meslek odalarından ve ilgili kurumlardan emsal ücret araştırması yapılması gerektiği halde talebin yerine getirilmeden, dosyanın bilirkişiye sevk edildiğini, hesap rapor tarihinin 27.09.2021, ıslah dilekçesinin 24.02.2022 tarihli olduğunu, asgari ücretteki artışların dikkate alınması ve güncel hesaplamanın yapılması için itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili 02.07.2016 tarihinde davalının işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın davacı ...'ün idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpmak suretiyle tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazasında davacılar ... ve ...'ün yaralandıkları, araçtaki eşyalarının hasara uğradığını, yaralanan davacılara destek için yanlarında bulunan davacı ...'ün ulaşım gideri zararı oluştuğunu belirterek davacı ... için iş göremezlik, maddi ve manevi tazminat, davacı ... için mesleki kazanç kaybı, maddi ve manevi tazminat, davacı ... için ulaşım gider zararı ve manevi tazminat, davacılar ..., ..., ..., ..., ... için manevi tazminat talep etmiş, mahkemece maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Davacılar vekili, davacı ...'ün yaralanması nedeni ile uğradığı sürekli işgöremezlik zararının davalıdan tahsilini talep etmiş olup davacının maluliyet raporu yönünden itirazı olmayıp tazminat hesabına esas alınan gelirine ilişkin istinaf sebebi ileri sürmüş olmakla; Davacının talebi olan tazminat miktarının tam olarak tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekmektedir. Dosya içeriğinden, davacının kaza tarihinde özel bir bankada çalıştığı, kaza tarihinden 2019 yılı Aralık ayına kadar olan maaş bordrolarının dosya içerisinde mevcut olduğu, hükme esas alınan 27.09.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davacının geliri kaza tarihinden itibaren 2019 yılı aralık ayına kadar maaş bordroları esas alınarak hesaplandığı, ancak 2020 yılından bilinen dönem sonu olan Aralık 2021 tarihinde kadar olan dönem için asgari ücretin 3,84 katı üzerinden sürekli işgöremezlik zararının hesaplandığı görülmüştür. Davacının, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında aynı bankada çalıştığı ve belirli bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz.Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan maaş bordrolarının ve prim, tazminat gibi ek ödemeleri gösteren belgelerin dosyaya ibrazının sağlanması, kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirinin net olarak belirlenmesinden sonra bu hususta hesap bilirkişisinden sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda gerekli araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
2- Davacılar vekili davacı ...'ün çalışamaması nedeniyle kazanç kaybı olduğunu belirterek maddi tazminat talep etmiş olup, davacı hakkında Ankara Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 01.04.2019 tarihli raporda 1 hafta geçici iş göremezlik süresi tespit edilmiş, mahkemece 1 haftalık süre içerisinde gelir kaybına uğradığını gösterir bilgi belge bulunmadığı belirtilerek davacının kabul edilen talepleri dışındaki talepleri yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Bu durumda davacının 02.07.2016 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle yaralanmasından kaynaklanan maluliyetinin tespiti için Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde geçerli kabul edilen Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı ve iyileşme süresinin belirlenmesi için rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde davacının 15.01.2019 tarihli talep açıklama dilekçesinde 150,00 TL mesleki kazanç kaybı talep ettiği değerlendirilerek davacının geçici iş göremezlik süresi içinde mahrum kaldığı kazanç kaybını zarar sorumlusundan talep edebileceğinden geçici iş göremezlik tazminat talebi hakkında karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.
Kabul şekline göre ise; davacı ...'ün dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle 1 haftada iyileşeceği belirlendiğine göre 1 haftalık geçici iş göremezlik süresince bu dönemdeki mahrum kaldığı geliri belirlenerek sonucuna göre geçici iş göremezlik süresince tazminata hükmedilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvuru yapan davacıların istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir..
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 01.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.