T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2022/459 - Karar No:2024/137
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/459
KARAR NO: 2024/137
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/03/2021
NUMARASI: 2019/564 E-2021/264 K
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 22/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 22/02/2024
Eser sözleşmesinden kaynaklanan davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; müvekkili ile dava dışı Bakanlık arasında akdedilen sözleşme kapsamındaki bir kısım işlere ilişkin olarak taraflar arasında 01.08.2018 tarihli, 495.000 TL + KDV götürü bedelli sözleşmenin akdedildiğini, davalının edimlerini yerine getirmediğini, imalatı geciktirdiğini, sözlü olarak durumun bildirildiğini, sonuç alınamadığını, 24.01.2019/1068 yevmiye numaralı ihtarnameyle 15 gün içinde tamamlanmasının aksi halde cezai müeyyide uygulanacağı ile eksik imalatların nam ve hesabına üçüncü bir kişiye yaptırılacağının ihtar edildiğini, adresten taşınması nedeniyle ihtarnamenin muhataba tebliğ edilemediğini, işin tamamlanmasının zorunlu olması nedeniyle 10.05.2019 tarihinde dava dışı .... Şirketiyle yeni bir sözleşme yapılarak tüm eksik imalatların 590.000 TL + KDV bedelle tamamlatıldığını, geçici kabule hazır hale getirildiğini, arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamadığını, imalat kalemlerindeki fiyat artışları nedeniyle müvekkilinin 590.000 TL + KDV ödemek zorunda kaldığını öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere nam ve hesaba yaptırılan işler nedeniyle 20.000 TL ile 10.000 TL cezai şartın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince; "Dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında davalının üstlendiği edimi yerine getirmemesi sebebiyle davalının nam ve hesabına yaptırıldığı iddia olunan işler bedeli ile cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında imzalanan 15.09.2018 tarihli sözleşmede; Aksaray ili Aksaray Ceza İnfaz Kurumu Fesih Sonrası Oluşan Eksikliklerin Tamamlanması Yapım İşinde 31.07.2018 tarihi itibarı ile önceki taşeronun eksik bıraktığı tüm alüminyum doğramalar ve işleri ile her türlü cam işleri, önceden yapılan alüminyum pencerelere su/nem tahliyesi açılması, 60 m2'ye kadar bile bedel kompozit kaplama yapımına alt işlerin anahtar teslimi olarak 495.00,00 TL+KDV bedelle yapımı üstlenildiği, davacı şirketin sözleşme konusu bu iş bedelinin tamamını davalıya 550.001,54 TL olarak ödediği, davalı şirket tarafından da, 07.02.2019 tarihinde davacıya 550.000,54 TL tutarında fatura tanzim edildiği ve davacı şirketin, davalı tarafından yapılan ödemelere ve iş bedeline karşılık tanzim ettiği bu faturaya herhangi bir itirazda bulunmadan ticari defterlerine kaydettiği alınan bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiştir. Davalı tarafça isticvaba rağmen inkar edilmeyen 27.09.2018 alüminyum imalatlar eksik raporunda; işin bitim tarihinin 15.10.2018 olarak tashih edilip paraflanmış olduğu, T Tipi Kapalı Cezaevi için eksik pencere doğramaları, rüzgarlık kapıları, iç ve dış kapılar, kapı panel lambrileri, ısı yalıtım camları, Lojman binaları için wc-dus panjurlarının eksik olduğu belirtilmiştir. Gerek 27.09.2018 tarihli alüminyum imalatlar eksik raporundan gerekse davacı tarafından keşide edilen ancak davalıya tebliğ edilemeyen 24.01.2019 tarihli ihtarnameden sonra davalı şirket tarafından tanzim edilen 07.02.2019 tarihli faturanın davacı tarafından kabul edilmiş olduğu, bu fatura bedelinin davacının yapmış olduğu ödeme tutarlarıyla örttüştüğü, bu tutarın taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmede tutarı 495.000,00 TL+KDV=584.100,00 TL tutarı ile de yakın olması gözetildiğinde davalının ihtarnamede ve alüminyum imalatlar eksik raporunda belirtilen eksiklikleri tamamladığı kanaatine varılarak davalının davacının nama ifa bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesi uyarınca talep ettiği cezai şart yönünden yapılan değerlendirmede ise; söz konusu cezai şartın TBKnun 179/II. Maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, ifaya ekli cezai şartın istenebilmesi için sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça gecikmiş ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemesi gerektiği, aksi halde cezai şart isteme hakkının düşeceği, davalının dava konusu işi tamamladığı kanaatine varıldığından ve davacı tarafından davalının tesliminin çekince koyularak kabul edildiği iddia ve ispat olunamadığından cezai şart talebinin de reddine karar" vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddia ve vakıaları tekrarla, sözleşmenin 7. maddesinde işin kademeli olarak tesliminin kabul edildiği ve en son 15.09.2018 tarihinde teslim edilmesi ile aksi halde günlük 5.000 TL cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafa tebliğ edilemeyen 24.01.2019 tarihli ihtarnamede eksik imalatların tamamlanmasının, aksi halde nam ve hesabına yaptırılacağının ihtar edildiği, nihayet 10.05.2019 tarihinde dava dışı şirket ile sözleşme akdedilerek eksik imalatların tamamlatıldığı, mahkemece davalı tarafından tanzim edilen faturanın müvekkili tarafından iade edilmeyerek defterine işlendiği, işin tamamlandığı ve ifa çekincesiz olarak kabul edildiğinden cezai şart istenemeyeceği gerekçesinin hatalı olduğu, müvekkilinin TBK 113. madde gereğince ifa yerine geçmek üzere eksikleri tamamlatması ve cezai şarttan feragat etmemesi, eseri ihtirazi kayıtla kabul etmesi halinde cezai şart talep edebileceği, faturanın müvekkilinin davalıya 2018 yılında yaptığı ödemelerin muhasebeleştirilmesi için deftere kaydedildiği, imalatların sözleşmede kararlaştırılan biçimde yapıldığının ispata yeterli olmadığı, davalının 16.09.2018 - 09.02.2019 döneminde temerrüde düştüğü, cezai şart talep edilebileceği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle davalı tarafça yapılan imalat kadar fatura kesilip, bu miktarda ödeme yapıldığının ve de davalı taraf temerrüde düşürülmeden kalan işlerin dava dışı taşerona yaptırılmış olması nedeniyle cezai şart talep hakkının da bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-)İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 22.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır