T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2022/466 - Karar No:2024/144
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/466
KARAR NO: 2024/144
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/01/2022
NUMARASI: 2021/309 E-2022/25 K
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 23/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/02/2024
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin 09.07.2020 tarihli 259.659 TL tutarlı e-faturayı keserek davalıya teslim ettiğini, davalının 74.000 TL ödeme yaptığını, BA ve BS formları vs incelendiğinde faturayı defterine kaydettiğinin anlaşılacağı, 30 günlük süre içerisinde ödeme yapmadığını, TTK 1530. madde gereğince temerrüde düştüğünü, icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen faturayı davacının düzenlemediğini, faturanın .... Şirketi tarafından düzenlendiğini, davayı açan .... Şirketinin taraf sıfatının bulunmadığını, arabuluculuk taraf sıfatının sağlanamadığını, icra takibinin de .... Şirketi tarafından başlatıldığını, ticari unvanı değişen şirketin eski ticaret unvanı ile işlem yapamayacağını, eser sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yüklenici tarafından yerine getirilmediğini, işin teslim edilmediğini, iş bedeline hak kazanılmadığını, müvekkili ile .... Şirketiyle 16.03.2020 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, KDV hariç 150.000 TL bedelle işyeri dekorasyonunun yapılmasının, sözleşme tarihinden itibaren 60 gün içerisinde kabule hazır hale getirilmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmeden itibaren 1.5 yıl geçmesine rağmen edimlerin ifa edilmediğini, müvekkilinin oyalandığını, 10.05.2021 tarihli ihtarname ile işin sözleşmeye uygun olarak ikmalinin istendiğini, sonuç alınamadığını, şirket faaliyetlerini yürütebilmek için eksik ve ayıplı olarak yapılan işlerin üçüncü kişilere yaptırıldığını, bedelinin ödendiğini, sözleşmenin 9. maddesinde 50.000 TL peşinat verileceğinin ve kalan ödemelerin her imalattan sonra hakedişle yapılacağının düzenlendiğini, davacının işi yapmadığını, kararlaştırılandan farklı tadilatlar yaptığını, yapılan imalatın eksik ve ayıplı olduğunu, işin kesin kabulünün yapılmadığını, iş bedeli KDV hariç 150.000 TL olduğu halde müvekkilinin toplam 183.268 TL ödeme yaptığını, ödemelerin taraflarca 28.08.2020 tarihinde tutanağa bağlandığını, faturanın kabul edilmediğini, müvekkili tarafından 79.650 TL tutarlı iade faturası düzenlendiğini, davacının iade faturasına itiraz etmediğini, sözleşmenin asıl olduğunu, faturaya itibar edilemeyeceğini, fatura ile sözleşme ilişkinin değiştirilemeyeceğini, sözleşmenin 14.3 maddesinde bölümlerin iş verenin onayından sonra işin yapımına başlanmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin onayının bulunmadığını, somut olayda iş bitirilerek teslim edilmediği halde davacının iş bedelinin 2 katı tutarda fatura düzenlediğini, faturanın işin teslim edildiğini göstermeyeceğini, e-faturanın kapalı fatura olarak düzenlendiğini, ödeme yapılmadığını davacının ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Taraflar arasında 16.02.2020 tarihinde dekorasyon sözleşmesi yapılmış olup, sözleşme bedeli 150.000,00 TL + Kdv olarak belirlenmiştir. Davalı taraf sözleşme kapsamında yaptığı ana ve ek işleri tevsik eder şekilde 09.07.2020 tarihinde 259.659,00 TL lik faturayı düzenleyip davalı tarafa tebliğ etmiştir. Davalı taraf ise faturayı defterine işlemiş , fakat fatura tebliğ tarihinden çok sonra 18.05.2021 tarihinde ihtarname ile faturayı davacıya iade edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme, fatura ve davalının faturaya süresinde itiraz etmeyerek fatura bedelini sözleşmeyi aşar şekilde kısmı olarak ödemesi ,yine davalının süresinde ayıp ihbarı yapmaması nazara alındığında davacının fatura konusu işleri sözleşme kapsamında asıl ve ek iş olarak ifa ettiği sonucuna ulaşılmaktadır ve Mahkememiz kabulü de bu yöndedir. Bu kapsamda davacının 259.659,00 TL lik asıl ve ek işleri yapmış olduğu kabul edilmekle birlikte taraflar arasında düzenlenen , itiraz ve inkar edilmeyen 28.08.2020 tarihli tutanağa göre davalı tarafından davacıya 153.268,00 TL ödeme yapılmıştır. Bu kapsamda yapılan ödemlerin büyük çoğunluğu belgeli olup , dosyada mübrez olan ödeme belgeleri tutanakla da uyuşmaktadır. Bu itibarla bu tutanakdaki ödemeler ve davalı tarafından eft yapılmak suretiyle 16.10.2020 tarihinde ödenen ve davacı defterinde de kayıtlı olan 20.000,00 TL'nin(4.659,00 TL'nin lik ödemenin belgesiz olması ve davacı defterinde kayıtlı olmaması nedeniyle bu ödemeye dikkate alınmamamıştır.) toplamı olan 173.268,00 TL 'nin davacı alacağından düşülmesi suretiyle davacı alacağı 86.391,00 TL olmaktadır. Davalı tarafından takipten sonra yapılan ve davacı tarafça da kabul edilen 10.000 TL lik ödemenin takipten sonra yapılması nedeniyle İcra Müdürlüğünce dosyanın infazı aşamasında dikkate alınması gerekmektedir. Açıklanan bu nedenlerle davacının davalıdan 86.391,00-TL alacağının bulunduğu, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir bilginin bulunmadığı bu nedenle işlemiş faiz talebinin yerinde olmayacağı, hükmedilen alacağın varlığı, miktarı, fatura ile sabit olması ve kabul edilen miktar da nazara alınarak kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatı, davalının ödemelerinin tutanakla ve belgelerle sabit olmasına rağmen davacı tarafından bu ödemeler düşülmeden kötüniyetli olarak takibe girişildiği anlaşılmakla reddedilen miktar üzerinden davalı yararına kötüniyet tazminatı verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulü ile; davalı borçlunun Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2021/5450 esas sayılı dosyasında 86.391,00-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, fazla istemin reddine karar" vermek gerektiği gerekçesiyle "Davacının davasının Kısmen Kabulü ile; davalı borçlunun Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2021/5450 esas sayılı dosyasında 86.391,00-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, Fazla istemin reddine, Hükmedilen alacağın varlığı, miktarı, fatura ile sabit olması ve kabul edilen miktar da nazara alınarak %20 oranında hesaplanan 17.278,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından 04/05/2021 tarihinde yapılan 10.000,00-TL ödemenin İcra Müdürlüğünce dosyanın infazı aşamasında dikkate alınmasına, Davalının ödemelerinin tutanakla ve belgelerle sabit olmasına rağmen davacı tarafından bu ödemeler düşülmeden kötüniyetli olarak takibe girişildiği anlaşılmakla reddedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 19.853,60-TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; imalatın 259.659 TL tutarında olduğu, davalının borcun 74.000 TL'sini ödediği, bakiye 185.659 TL'nin ödenmediği, dava değeri itibariyle basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği, basit yargılamada cevaba cevap müessesesi bulunmadığı, davalı tarafın sunduğu tutanağa istinaden hüküm kurulduğu, davalı tarafın cevap dilekçesi ve delillerinin kendilerine tebliğ edilmediği, 25.09.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davalı tarafın tutanak, çek vs. türdeki ödeme savunmalarının tamamını reddettiklerini belirttikleri, tutanağın inkar edilmediği gerekçesiyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı, tutanaktaki imza ve kaşenin müvekkiline ait olmadığı, bu nedenle 2022/27689 soruşturma numarası ile devam eden şikayetlerinin bulunduğu, mahkemece ticari defter kayıtlarının dikkate alınmadığı, müvekkili defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı defterlerinin ise bilirkişi raporlarında değerlendirmeye dahi alınmadığı, mahkeme kararındaki ödemelerin büyük çoğunluğunun belgeli olduğu ve dosyada mübrez olan ödeme belgelerinin tutanakla uyuştuğuna dair gerekçenin doğru olmadığı, davalı tarafın sadece bir adet banka dekontu sunduğu, 20.000 TL bedelli bu ödemenin müvekkili defterinde de kayıtlı olduğu, defterde kayıtlı olan bu ödemenin mükerrer olarak hesaba katıldığı, toplam ödeme miktarının 74.000 TL'den ibaret olduğu, TTK 1530. maddede ticari işletmeler arasındaki nam ve hizmet tedarik sözleşmelerine ilişkin temerrüt faizi konusunda özel düzenleme bulunduğu, borçlunun temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle ticari temerrüt faizinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki vakıa ve savunmaları tekrarla müvekkilinin dosyaya sunulan Whatsapp mesajları ve ihtarnamelerle belirli olduğu üzere işin bitirilebilmesi için davacıyı defalarca kez ikaz ettiği, ayıp ihbarında bulunduğu, davacının müvekkilini oyaladığı, yerinde inceleme yapılarak davacının edimini ifa edip etmediğinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini talep ettikleri, mahkemece talebin karşılanmadığı, işin teslim edildiğinin ispat yükünün davacı şirkette olduğu, müvekkilinin süresinde ayıp ihbarında bulunduğu ve işin eksik yapıldığını bildirdiği, faturanın malın teslim edildiğini kanıtlamayacağı, eksik inceleme ile karar verildiği, faturada teslim edilen malın ne olduğu ile niteliğine ilişkin somut bilgi bulunmadığı, götürü bedel olarak belirlenen sözleşmeden yaklaşık 90.000 TL fazla tutarda fatura kesildiği, 22.700 TL muhtelif elektrik işleri kaydından fahiş miktarın anlaşıldığı, faturada yazan imalat ve malzemelerin tamamının müvekkiline teslim edilmediği, davacının kötü niyetle TTK'deki faturaya ilişkin adi karineden yararlanmak istediği, sözleşme varken faturaya itibar edilemeyeceği, faturanın sözleşmeye uygun düzenlenmesi gerektiği, fatura ile sözleşmenin değiştirilemeyeceği, davacının götürü bedelli sözleşmeye ilişkin fatura bedelinin neden sözleşme bedelinden fazla olduğunu açıklaması gerektiği, TTK 21/2. maddedeki 8 günlük sürenin hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi olmadığı, düzenleyici süre olduğu, müvekkilinin sözleşme fazlasına ilişkin 79.650 TL'yi iade ettiği, müvekkilinin 183.268 TL ödeme yaptığı yazılı delil ve dekontlarla ispatlanmış iken hatalı olarak ödeme miktarının 173.268 TL olarak kabul edildiği, hüküm kısmında da 10.000 TL'nin infazda nazara alınması gerektiğinin belirtildiği, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, halde harçların tamamından müvekkilinin sorumlu tutulmasının doğru olmadığı, bilirkişi raporlarına itiraz ettikleri, raporlara itirazları hakkında mahkemece bir karar verilmeden ve itirazlarını karşılar yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığı, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, zira ekli tensip zaptı gereği davacının .... Şirketi olduğu, müvekkilinin bu şirketle hiçbir hukuki ilişkisinin bulunmadığı nedenleriyle öncelikle icra takibinin durdurulmasına ve mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece 28.08.2020 tarihli ödemeye ilişkin tutanak başlıklı belgeye itiraz edilmediği gerekçeli kararda belirtilmiş ise de, davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belgeyi kabul etmediğini açıkça belirttiği, bu belgeye ilişkin suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmakla, belgenin sıhhati araştırılarak davalı tarafından yapılan ödeme miktarının tespitiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüyle, mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına göre inceleme yapılmak üzere dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,
2-)Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/01/2022 tarih ve 2021/309 E-2022/25 K
sayılı kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına,
3-)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-)Davacı tarafından yatırılan 1.912 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
5-)Davalı tarafından yatırılan 1.475,35 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
6-)Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve yatırdıkları istinaf başvuru harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 23.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır