T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2022/469 - Karar No:2024/317
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/469
KARAR NO: 2024/317
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/02/2022
NUMARASI: 2019/188 E-2022/87 K
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLLERİ:
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 22/04/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili yüklenici ile davalı işsahibi arasında Ordu - Giresun (FAZ-3) 14/07/2009 tarihli Doğalgaz Bağlantı Hattı Kalan İşlerin Tamamlanması İşi'ni konu alan anahtar teslimi götürü bedel sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin yarım kalan bir projenin tamamlanması işi olması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmede ihale dökümanı işin kapsamı madde 1.2.8'den de anlaşılacağı üzere sahada yapılan tespit doğrultusunda tamamlatılacak olan işin genel durumu ve eksikler, Durum Tespit Tutanağı içerinde yer alan ve yapıma esas teşkil etmek üzere yüklenici tarafından yapılacak işler olarak özetlendiğini, işin kapsamı ve keşfinin müvekkiline teslim edilen proje ve mahal listelerine göre davalı tarafından hazırlanmış teklif eki birim fiyat cetveline göre belirlendiğini, teklif eki birim fiyat cetvelinin daha önceki ihale kapsamında yapımı tamamlanmış gözüken günlük ilerleme raporları baz alınarak hazırlandığını ve bu proje kapsamında yapılacak olan işlerin toplam metrajlarının da bu faaliyet raporları ve durum tespit tutanaklarına göre belirlendiğini, sözleşmede işin Anahtar Teslimi Götürü Bedel usulü diye anılmakla birlikte esas olarak; ön veya kesin projelere ve bunlara ilişkin mahal listeleri ile birim fiyat tariflerine dayalı olarak; idarece hazırlanmış cetvelde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için istekli tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden yapılan birim fiyat sözleşme usulüne göre yapıldığı ve işin buna göre tamamlandığının görüldüğünü, buna göre müvekkili şirketin sözleşme konusu tamamlama işine başlamış olup, sözleşmede belirlenen işin süresi dahilinde teklif eki birim fiyat cetvelinde de gözüken metrajların iş kapsamı dahilinde artacağının öngörülmesi üzerine TBK gereği basiretli tacir olarak davalı idareye bu durumun defaten yazılar ile bildirildiğini ancak idarenin iş artışlarını dikkate almadığını, iş artışına konu olan işlerin sahada fiili olarak müvekkili tarafından yapıldığının bizzat idarenin Saha Kontrol Amirliği bünyesindeki yapı denetim görevlisiyle mutabık kalınarak hazırlanan ve karşılıklı imza altına alınan resmi günlük ilerleme raporlarından da ispat edildiğini, bu günlük ilerleme raporlarına baz teşkil eden hidrostatik test raporları, logbook kayıtları, NDT raporları aynı şekilde idare saha kontrol amirliğiyle mutabık kalınarak imza altına alındığını, bu günlük ilerleme raporlarının hazırlanış şeklinin de sözleşmenin 31.3.8.maddesinde açıkça belirtildiğini, sözleşmenin eki olan YİGŞ ve idari şartnamenin madde 52.1 e göre, Yapım sözleşmelerinde öngörülmeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde artışa konu olan işin sözleşmeye esas proje kapsamında kalması, idareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması şartlarıyla anahtar teslim götürü bedel ihale edilen işlerde sözleşme bedelinin %10'una kadar oran dahilinde süre hariç sözleşme ve ihale dökümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabileceğinin düzenlendiğini, ve dava konusu olayda müvekkili açısından bu şartların bulunduğunu, buna göre sözleşme maddeleri, Yapım İşleri Genel Şartnamesi, idari şartname ve sözleşme maddeleri ışığında sözleşme toplam boru hattı uzunluğunun ihale dokümanlarında 261.683 metre olarak göründüğünü ancak idare tarafından onaylı günlük ilerleme raporlarında ise Giresun hattı 63.653,41metre, Havza-Bafra hattı:109.993,18metre, Çarşamba-Fatsa hattı:92.244,15 metre olmak üzere toplam 265.890,74 metre olarak tamamlandığını, boru hattı yapımı sırasında hangi aktivitenin ne kadar arttığının davalı idarenin günlük ilerleme raporlarında belli olduğunu, bu miktarlara göre müvekkili tarafından hazırlanan kesin hakkediş raporunun idare tarafından kabul görülmediğini, dava konusu sözleşmeye dayalı müvekkili ve davalı kayıt ve defterlerinde bulunan kesin hesap metraj cetvellerinden ve kesin hesaplardan anlaşılacağı üzere, davalı tarafından müvekkiline dava konusu belirtilen kalem işlerin ilave olarak yaptırıldığını ve ilave yaptırılan işlerin metrajlarının belli olduğunu, davalı idarenin haklı iş artışına dayalı taleplerine verdiği cevapta “eksik işlerin bir kül halinde ihale edildiği ve eksikliğin giderilmesine dair oluşabilecek her türlü işin ihale kapsamında değerlendirildiğini” şeklinde cevap vererek, iş artışı verilmeyeceğini ve İşin Anahtar Terslim Götürü Bedel Sözleşmeye konu olduğunu belirttiğini ancak işin sadece eksik işlerden (Durum Tespit tutanağında belirtilen işler), ayrıca yeni boru hattı yapım işlerinden oluştuğunun atlandığını, davalı tarafından verilen cevabın, anahtar teslim götürü bedel sözleşme hukukuna ve mantığına da tamamen aykırı olduğunu, 4735 Sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu'nun 6.maddesi ve 11.maddesinin dikkate alınması gerektiğini, buna göre Anahtar Teslim Götürü Bedel işlerde tüm projelerin, yapılacak iş miktarlarının, mahal listelerinin sözleşme esnasında yükleniciye verilmek zorunda olduğunu, kesin kabul ve geçici kabul tutanaklarında da ihtirazı kayda ilişkin şerhlerinin bulunduğunu,taraflar arasında aktedilen sözleşmenin götürü bedel sözleşmesi olup (sözleşme mad. 6.1), müvekkili tarafından yapılacak işlerin uygulama projeleri, şartnamaler, mahal listeleri ve diğer teknik şartnameler ile belirlenmiş olup, işbu belirlemeler dışındaki taleplerin sözleşme dışı ek iş olarak taraflarca kabul edildiğini, sözleşmenin 19.1.maddesinde de sözleşmede öngörülmeyen durumlar nedeniyle sözleşme bedelinin %10'una kadar oran dahilinde bir iş artışının zorunlu olduğu hallerde ilave işin gerektirdiği ek sürenin yükleniciye verileceği ve ek ödentisinin işverence ikmal edileceğinin belirtildiğini, %9 fazla imalat yapıldığını ve iş artışı kaynaklı ek süre uzaması verilmediğinden kesilen gecikme cezalarının haksız olduğunu, süre uzatımlarının talebe rağmen verilmediğini, boru hattı metrajının uzamasından dolayı yapılan ihale, sözleşme ve şartnamelerinde yer almayan metraj uzamalarının bulunduğunu, idarenin iş yapılırken bu durumu kabul ettiğini ve boru hattı uzamasından dolayı Giresun branşmanı için sözleşmeye göre kendisi tarafından sağlanması gereken 3.617 metre boruyu teslim ettiğini, bunun da idarenin iş artışını, fiili ve zımni olarak kabulü olduğunu ancak daha sonra kendisiyle çelişerek bu miktar boruyu da hakedişlere dahil etmediğini, yine idarenin talebi ile iş artışı ve yazışmalarda açıklanan doğal ve çevresel mücbir sebepler kaynaklı süre uzatımı vermediğinden, işin süresinde tamamlanamadığını ve haksız olarak gecikme cezalarının kesildiğini, toplam 588.000,00 TL gecikme cezasının haksız olarak kesildiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirketçe yapılan iş artış (fazla imalat) alacağı için şimdilik 300.000,00 TL ile sözleşmeye ve fiili duruma aykırı haksız kesilen gecikme cezası alacağı için şimdilik 50.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL'nin, iş artışları için imalatların yapıldığı hakediş tarihlerinden itibaren, kesintiler için ise kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin eki niteliğindeki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesinin delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve bu maddede belirtilen şekilde itiraz edilmeyen hakedişlerin kabul edilmiş sayılacağını ve davaya konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından usulüne uygun olarak yapılmış bir itiraz bulunmadığından açılan işbu davanın reddi gerektiğini, davacı firmanın iş artışı olduğundan bahisle alacak talebinde bulunmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından somut olarak ortaya konulamamış olmakla birlikte yapıldığı iddia olunan birtakım işlerin iş artışı niteliğinde olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, davacının taleplerinin reddi gerektiğini, davacı firmaya yönelik gecikme cezalarının taraflar arasındaki sözleşme ile mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiğini, davacı firma ile müvekkil kuruluş arasında 14.07.2009 tarihinde sözleşme imzalandığını, 21.07.2009 tarihinde yer teslimi yapıldığını, dava dilekçesinde davacı firmaya süre uzatımı verilmediği iddia edilmiş ise de işbu hususun gerçeklerle bağdaşmadığını, verilen onca süreye ve gecikmeye rağmen projenin tamamının geçici kabulünün 28.10.2011 tarih ve 245 sayılı Genel Müdür Yardımcılığı onayı ile yapılabildiğini, devam eden süreçte davacı tarafın 24.01.2013 tarih ve 13 sayılı yazısı ile projenin kesin kabulünün yapılmasını talep ettiğini, kesin kabul komisyonunun 19.04.2013 tarihli kesin kabul tutanağı ve eklerinde yer alan aynı tarihli Durum Tespit Tutanağında belirtilen eksikliklerin tamamlanması için davacı tarafa 120 gün süre verildiğini, davacı tarafın bu süre zarfında eksiklikleri gidermek adına herhangi bir gayret göstermediği gibi yapılan uyarıları da dikkate almadığını, müvekkili ...'ın 31.10.2013 tarih ve 32218 sayılı yazısı ile davacı firmaya kesin kabul eksiklerinin namı hesaplarına müvekkili tarafından giderilerek çıkacak bedel için taraflarına rücu edileceğinin bildirildiğini, akabinde bahsi geçen kesin kabul eksiklikleri ile ilgili davacı firmanın 17.08.2013 tarihinde tamamlaması gereken kesin kabul eksikliklerinin 25.10.2016 tarihinde tamamlanabildiğini, davacının ihalesini almış olduğu "Ordu-Giresun Doğal Gaz Boru Hattı (Faz-3) Kalan İşlerin Tamamlanması İşi" projesini sözleşmede öngörülen zamanda tamamlamakla yükümlü iken müvekkili Kuruluşça verilen süre uzatımları da dâhil olmak üzere işi yine gecikmeli olarak tamamladığını, hem geçici kabul eksikliklerinin hem de kesin kabul eksikliklerin tamamlanmasında her zaman ciddi gecikmeler yaşandığını, sözleşmesi 14.07.2009 tarihinde imzalanmış olan projenin kesin kabul eksiklikleri de dâhil olmak üzere 25.10.2016 tarihinde, 7 yıl 4,5 ay sonra tamamlanmış olduğunu, dava konusu gecikme cezasının, davacı tarafın işi sözleşmeye uygun olarak ve zamanında ifa etmemesi nedenleriyle düzenlendiğini, hukuka ve yasaya uygun olduğunu, bir an için dava konusu bedelin iadesi gerektiği kabul edilse dahi, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçirilmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının dava tarihinden önce usulüne uygun bir şekilde müvekkilini temerrüde düşürmediğinden faiz talebinin reddinin gerektiğini savunarak, öncelikle davanın usule ilişkin nedenlerle reddine, usule ilişkin hususlarda mahkeme aksi kanaate varır ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dosya kapsamına, toplanan delillere, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre; tarafların kabulünde olan sözleşmeye göre, işin yaklaşık olarak toplam 261.683 metre uzunluğunda yüksek basınçlı doğal gaz çelik boru hattı ve istasyonları işlerinden oluşan bütün bir projenin eksik işlerinin tamamlatılması işi olduğu, işin bedelinin anahtar teslim götürü bedel olarak kararlaştırıldığı, sözleşmede boru hattının uzunluğu 261.683 metre yaklaşık olarak belirtildiğinden kesin hak edişe esas uzunluğun 265.709,88 metre olarak belirlenmiş olmasının tek başına iş artışı olarak kabul edilemeyeceği, ihale aşamasında idare tarafından belirlenen ve yerleri kesin projeler ve mahal listeleri ile yükleniciye bildirilen güzergahlar üzerinde proje dışı değişiklikler olduğuna ve bu proje değişikliklerinin iş artışına neden olduğuna ilişkin somut belgelerin dosya kapsamında sunulmadığından, davacı tarafın iş artışından kaynaklanan alacak talebinin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre, proje değişikliğinden kaynaklı iş artışı olmadığından davalı tarafından davacıdan kesilen emanet ceza kesintileri tutarından mahsup edilen 588.743,47 TL tutarlı gecikme cezasının sözleşmeye uygun olduğu, davacı tarafın gecikme cezasından kaynaklanan alacak talebininde yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece yasaya, usule ve dosya içeriğine aykırı hüküm kurulduğunu, davalının kamu adına hareket eden idare olması, yasa ve yönetmeliklerden ari hareket etmesinin gerektirmeyeceği gibi mahkemelerin de işbu duruma göz yumamayacağını, dosyada müvekkilinin fazla imalatının açık ve sarih günlük ilerleme raporları ile ortadayken, eksik incelemeye göz yumularak karar verilmesinin yerinde kabul edilemeyeceğini, bilirkişilerin ispat külfetini müvekkiline yüklemelerinin, ... ihale, işleyiş ve ihtilafları konusunda hiçbir bilgi ve fikirlerinin olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, davalının yüklenicilere hiçbir belge aslı ve/ veya örneği vermediğini, tüm belge ve bilgileri kendi uhdesinde tuttuğunun bilinen fiili bir durum olduğunu, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ve itirazları karşılar denetime uygun rapor tanzimine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazlarının karşılanmadığını, bilirkişilerin davalı kamu kurumunu korur nitelikte hareket etmesinini yerinde kabul edilemeyeceğini, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin 4734 ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu şartlarında belirlenen anahtar teslimi götürü bedelli sözleşme olarak düzenlendiğini ve işin bedelinin KDV hariç 10.462.278,00 TL olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin basiretli tacir niteliğinde işin selameti için işi sonuna kadar tamamladığını, öngörülemeyen nedenlerle iş artışı oluştuğunun davalı tarafa bildirildiğini ancak olumlu cevap alınamadığını, 4734 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 6.maddesinde açıkça görüldüğü üzere, Anahtar Teslim Götürü Bedel Sözleşme “uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak”, yani işin yeri, türü, kapsamı, iş kalemleri ve bunların miktarlarının net olarak belli ve tanımlı olduğu işlerde uygulanan bir sözleşme türü olduğunu, bu nedenle sağlık ocağı, karakol, hizmet binası gibi çoğu tek tip olan yapım işleri Anahtar Teslim Götürü Bedel Sözleşme ile yapılıp, bu projelerde temeldeki demir miktarından çatıdaki kiremit sayısına kadar sayısal olarak net bir belirlilik söz konusu olduğunu, uygulama projesi ve mahal listesine göre az veya çok farklılık olmasının “iş artışı” kavramının konusu olup, 4735 Sayılı Yasa 24.maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi madde 21 /3-a maddesine göre Anahtar Teslim Götürü Bedel Sözleşmelerde %10'a kadar artışlar aynı sözleşme içinde yaptırılabileceği hükmünün açık olduğunu, aksi halde ek rapordaki yoruma göre, yaklaşık belirtilen miktar bilfiil gerçekleşen her miktarı kapsıyor olsaydı Anahtar Teslim Götürü Bedel Sözleşme işlerinde hiçbir şekilde iş artışıın söz konusu olamayacağını ve kanunda da bu hükümlerin olmayacağını, "İşin Kapsamı" başlıklı mahal listesi vasfındaki belgede idarece iş kalemlerinin tek tek belirlendiğini ve miktarların fiyatlandırılarak hazırlandığını, teklif bedelini oluşturan iş kalemlerindeki miktarların da teklif bedelini etkileyen asli unsur olduğunu, ihale ilanındaki miktar rakamların, işteki bütün bilfiil gerçekleşme miktarlarını kapsıyor olsaydı, kanun koyucunun “Uygulama Projeleri ve Mahal listelerine dayalı olma” şartını koymasına gerek kalmayacağını, zira her türlü proje ve her miktarı mahal listesi işleri zaten kapsamda olacağını, sonuç olarak idare tarafından Anahtar Teslim Götürü bedel olarak ihale edilmiş bir işin bilirkişi heyeti tarafından yaklaşık olarak değerlendirilmesinin kanun ve yönetmeliklere aykırı olduğunu, teklif eki birim fiyat cetvelinin daha önceki ihale kapsamında yapımı tamamlanmış gözüken günlük ilerleme raporları baz alınarak hazırlanmış olup, bu proje kapsamında yapılacak olan işlerin toplam metrajları da bu faaliyet raporları ve durum tespit tutanaklarına göre belirlendiğini, bu durumun ödemeleri de sözleşmenin 31.14.2-B maddesinin son paragrafında da açıkça belirtildiği gibi “ödemeler teklif mektubu eki fiyat cetvelinde ayrı ayrı belirtilen ödemeye esas sözleşme değerlerine dayanacaktır.” ibaresiylede belirlendiğini, anahtar teslim işlerde iş artışı ortaya çıkması halinin YİGŞ gereğince ihale aşamasında idare tarafından belirlenen ve yerleri kesin projeler ve mahal listeleri ile yükleniciye bildirilen güzergahlar üzerinde; Pig ve vana istasyonları yerlerinde değişiklikler, güzergah üzerinde bulunan heyelan tehlikeleri vb. yapılan değişikler nedeniyle yüklenici kusuru harici ve idare onayı ile öngörülemeyen değişiklikler meydana gelmesine sebep olduğunu, bu sözleşme imzası esnasında belli olmayan ve öngörülemeyen boru hattı uzamaları idare kontrol amirliğince tespit ve kabul edilmiş sonuç olarak hakediş raporlarına altlık ve esas teşkil eden günlük ilerleme raporlarında artışların kalem bazında (kaynak, kazı, test vb.) belirtilerek karşılıklı imza altına alındığını, aynı zamanda davalının boru hattı ihalelerinde tüm işlerin yaklaşık olarak ihale edildiğini, bunun da yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı boru hattında meydana gelebilecek uzamalar/ kısalmalar ve eğimli topoğrafyalar nedeniyle ortaya çıkacak yatay ve eğik mesafeler de ortaya çıkacak olan metraj farklılıklarından kaynaklandığını, boru hatlarında iş sonunda kaynak kayıt defterleri ve as - builtler düzenlenerek idare ve yüklenici arasında kesin hakedişe esas metraj tabloları düzenlenerek kesin boru hattı metrajının belirlendiğini, bunun metraj (artış/ azalış) üzerinden de kesin hakedişler düzenlendiğini, ihale dosyaları, mahal listeleri ve uygulama projelerinde belirtilmeyen bu boru hattı uzamalarının idare tarafından da kabul edilerek yüklenici firmaya yine sözleşme harici işin tamamlanması amacıyla iş devam ederken 3.617 metre fazladan boru verilerek kendi tarafından da zımnen kabul edildiğini ve talep edilen iş artışının büyük bir kısmının da bu miktar olduğunu, aynı zamanda bilirkişi ek raporunda “eksik teslim edilen boru bedeli 192.693,63 TL idare tarafından kesin hakediş raporunda davacıdan kesilmiştir" tespitinin bulunduğunu, bu kesintinin idare tarafından bilirkişi heyeti tarafından da tespiti yapılmış olan artış miktarı (4026 metre) kadar olan, kesin hakedişe esas metrajlar değerlendirilerek yapıldığını, idarenin kesintileri iş artışını kabul ederek yapmakta ancak artış miktarlarını ödemeye gelince boru hattı yaklaşık metraj olduğunu, bunun gibi idare tarafından yapılan tüm kesintilerin iş artışı gerçekleşen miktarlar üzerinden yapıldığını, bunun da kabul edilemez bir çelişki ve haksızlık içerdiğini, bilirkişi 1. ek raporu 2. sayfasında “…işin anahtar teslimi götürü bedel sözleşme olması, sözleşmede miktarın yaklaşık olarak belirtilmesi,…” yorumu ile iş artışı kaynaklı alacak taleplerinin yerinde olmadığı değerlendirmesi yapılmış olduğunu, halbuki yasa metnine göre Anahtar Teslim Götürü Bedel Sözleşme işlerinde, kesin tanımlı ve miktarlı olmasının şart koşulduğunu, 4735 Sayılı Yasa, uygulama projeleri ve bunlara dayalı mahal listelerini şart koşmuş iken bilirkişi raporunda, “miktarların yaklaşık belirtilmesi” iş miktarı olarak yeterli görüldüğü ve kanuna muhalif bir yorum ile yanlış kanaate varıldığını, üstelik dava konusu iş artışlarının ek bilirkişi raporunda da bilirkişiler tarafından tespit edilmiş olup, branşman bazında ne kadar artış olduğu ve sözleşmeye göre boru hattı uzaması farklarının belirlendiğini, bilirkişi 2. ek raporunda hiçbir itirazlarının karşılanmamasının açıklanmadığını, bilirkişi raporlarına göre sadece Giresun branşmanı ele alınırsa %4,8'lik bir iş artışı ortaya çıktığını, diğer hatlardaki artışlarla artış metrajı genel boru hattı işlerinde 4.026,88 metre uzamaya ve artışa sebebiyet verdiğini, iş bazında (kaynak,kazı,kapatma vb) artış miktarları ise idare kontrol amirliği ile tek tek belirlenerek günlük ilerleme raporlarına yazıldığını ve karşılıklı imza altına alındığını, yani idare kontrol amirliği iş yüzdelerinde ki artışları resmi olarak kabul etmiş ancak kesin hakediş raporlarında kırmızı ile çizerek inkar yoluna gidildiğini, bilirkişi heyetinin ek raporunda belirlediği üzere işin tamamında meydana gelen boru hattı uzamasının %1,54 olduğunu, davacının yapmış olduğu işin “Ordu-Giresun DGBH Eksik İşlerin Tamamlanması İşi" olduğunu ve ana işin yaklaşık iş miktar ve kalemleri ışığında %75'inin önceki ihaleler neticesinde diğer yükleniciler tarafından tamamlandığını, bu durumda tespit edilen %1,54 iş artışının belirtilen kalemlerde ve yüzdelerde artışa sebebiyet verdiğini, Giresun Hattı Aktivite sözleşme yapım miktarı (metre), toplam reel ilerleme (metre), toplam metraj farkı (metre), sözleşmeye göre yapılan fazla ilerleme yüzdesinin;
Güzergah Açma15.89419.2693.375121,23%
Kanal Açma24.35828.2913.933116,15%
Boru Dizgi17.42421.0193.595120,63%
Boru Bükme17.42821.0193.591120,60%
Kaynak 17.42821.0193.591120,60%
N.D.T17.42821.0193.591120,60%
Ek Yeri Sargısı22.15326.2234.070118,37%
İndirme26.16429.6303.466113,25%
HDPE Döşeme28.77932.9634.184114,54%
Geri Dolgu28.77934.0465.267118,30%
Bağ.Kaynağı (Tıe-In)27.75432.5444.790117,26%
Kat.Kor.Ölç.Kut.Yer.60.57963.6533.074105,08%
Hava Temizliği60.57963.6533.074105,08%
Hidrostatik test 60.57963.6533.074105,08%
Gaz Alma60.57963.6533.074105,08% olup, belirlenen metrajların yüklenici tarafından belirlenen uzunluklar olmadığını, tamamıyla idare yapım denetim görevlisi ile belirlenen ve karşılıklı imza altına alınan uzunluklar olduğunu, boru hattı faaliyetine devam etmekte iken gaz akışının sürdüğünü, boru hattı metrajının artık belli olup, değiştirilme şansının bulunmadığını, boru hattı uzunluğunun artık yaklaşık değil kesin olduğunu, hesaplamaların bu değerler üzerinden yapılması gerektiğini ve bunun sonucunda % 9'luk iş artışının ortaya çıktığının görüleceğini, sözleşme kapsamı harici yapılan işlere en somut belge idare kontrol amirliği tarafından imzalanan günlük ilerleme raporları ve kesin hakedişe esas metraj tutanakları olduğunu, günlük ilerleme raporlarında yapılan reel iş miktarlarının net bir şekilde belirli olduğunu, bu rakamların kesin hakediş raporlarına yansıtıldığı zaman işin tamamlanma bedelinin bilirkişi raporunda da belirtilen miktar olan 11.249.505,95 TL olduğunu, taleplerinin bilirkişi heyetinin belirlemiş olduğu iş artışı miktarlarının günlük ilerleme raporlarındaki kalemlere göre belirlenmiş miktarlarının kesin hakediş raporunda ödenmesi olduğunu, bu çerçevede işin ihaleye çıkarıldığı süreçte, ihale dokümanları içerisinde yer alan, davalı idarece hazırlanmış ve tamamlanacak işin hangi iş kalemlerinde hangi miktarlarda imalat yapılması gerektiğini gösteren belgelere göre, bilfiil fazla yapılan işlerin yani iş artışının bedelini ve iş artışına bağlı yasanın 24.maddesine göre verilmesi gerekirken, verilmediği için oluşan gecikmeden kaynaklı gecikme cezalarının iadesinin talep edildiğini, artışa konu olan işin, sözleşmeye esas projenin içinde kalması, fıkrası gereğince, artışa konu olan iş boru hattı metrajının yukarıda belirtilen nedenlerle uzaması olup, artışı sözleşmeye esas proje içerisinde kaldığını ve boru hattı işlerinin bir bütün olup, başladığı noktadan son noktaya kadar tamamlanmaması halinde gaz akışı sağlanmasının mümkün olmadığını, davalı idareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik ve ekonomik olarak mümkün olmaması kapsamında, idare tarafından artışa konu olan işlerin ayrılmasının teknik ve ekonomik açıdan mümkün olmadığını, teknik olarak boru hattının bir parçası bile tamamlanmaz ise gaz akışının sağlanamayacağını, bu durumdan dolayı teknik olarak işin ayrılmasının mümkün olmadığını, artışa konu olan işin ekonomik olarak maddi artışlar içerdiğinden, ana sözleşmeden harici düşünülemeyeceğini, ilave işlerin, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin %10'u, birim fiyat teklif alınarak ihale edilen yapım sözleşmelerinde ise %20'si kapsamında kalması şart olup, proje anahtar teslim götürü bedel sözleşme olduğunu, yasanın iş artışları için istediği tüm koşulların, dava konusu işte mevcut olup, taleplerinin yasal ve haklı nedenlere dayandığını, artış miktarının küçük/ büyük olmasının bu gerçeği değiştirmediği gibi yok hükmünde varsayılmasının kanuna, realiteye ve vicdana aykırı olduğunu, diğer yandan kesin hakedişe ilişkin incelemede ceza kesintisi yapılmadığı görüldüğü, bu sebeplerle bu hususta bir değerlendirme yapılamadığından bahisle gecikme cezaları ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığını, davalı tarafından verilen faturaların dosyada mevcut olup, devletin resmi kurumunun resmi muhasee belgesi olduğunu, ayrıca “…Dosya kapsamında ara hak edişlerin sunulmadığı ve kesilen cezalara ilişkin ceza tutanaklarının sunulmadığı görülmüştür” denilerek, bilirkişilerin bu konuda bir kanaate varmaları ve konunun açıklığa kavuşması için idareden her üç branşman bazında kesilen ceza miktarları ve bunlara ait bilgi ve belgelerin mahkemece istenilerek bilirkişilere verilerek değerlendirmelerinin tamamlatılması gerektiğini, zira bu cezaların kesilmiş faturaları dosyada mevcut olup, tutanakları idare tarafından gönderilmediği için cezaların yok kabul edilmesinin hukuken ve vicdanen kabul edilebilir olmadığını, eksik belgelerin idareden temin edilerek dosyaya kazandırılması gerektiğini, taleplerinin ortaya çıkan %9'luk iş artışından dolayı ilgili kanun maddelerinde açıkça belirlenen iş artışından dolayı süre uzatım haklarının verilmesi yönünde olduğunu, iş devam ederken idarenin kusurlarından kaynaklanan süre uzatımlarının verildiğinin görüleceğini ancak süre uzatımına ilişkin taleplerinin sözleşme kapsamı harici ortaya çıkan öngörülmeyen metraj artışlarından dolayı meydana gelen iş artışlarından kaynaklanan ve yasal hakları olan süre talebi olduğunu, idare tarafından kesilen 588.743,47 TL'lik gecikme cezasının iş artışı sebebiyle geçersiz olduğunu, işte meydana gelen % 9'luk iş artışının aynı oranda süreye yansıtılması gerektiğini, artış olan iş kalemleri ve yüzdelerinden değerlendirilirse çok daha uzun bir süre uzatımı hakkının ortaya çıkacağını, bilirkişi heyetine kamu ihale uzmanı bilirkişinin eklenmesi gerektiğini, böylece taleplerinin Kamu İhale Mevzuatına tam olarak uygun ve haklı olduğunun net olarak görüleceğini, sonuç olarak kanun maddeleri, YİGŞ ve taraflar arasında imzalı sözleşme maddeleri uyarınca, bilirkişi heyetinin tespit etmiş olduğu iş artışlarının "Sözleşme kapsamı dışında yapılan işin tanımı” olarak belirlenmesine ve idare yapı denetim görevlisinin branşman bazında onayladığı günlük ilerleme raporlarında ki işte meydana gelen uzamalar/ kısalmaların yürürlükte olan kanunlara bağlı kalarak değerlendirilmesi gerektiğini, tespiti yapılmış olan iş artışı miktarlarının geçici kabul itibar tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiğini, ihtiyaç ve/veya teyit gerekirse işin yürütülmesinden sorumlu olan idare yapı denetim görevlisinin iş artışlarının teyit edilmesi amacıyla dinlenmesi/ yazılı beyanının alınmasını, ortaya çıkan iş artışı miktarı oranında yasaların hükmettiği süre uzatım haklarının verilerek, haksız olarak kesilen 588.743, 47 TL'nin kesildiği tarihten itibaren mahkeme karar tarihine kadar oluşacak yasal faizlerle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, davalının mahkemenin esasa girmemesi için çaba içinde olduğunu ve dava konusu belgeleri bilirkişi raporunda da talep ile belirlendiği üzere dosyaya sunmaktan imtina ettiğini, 27.12.2010 tarihli ve 30.12.2010 tarihli dava konusu iş günlük ilerleme raporlarının dosyaya sunulduğunu ancak bilirkişilerin eksik yorumunun izaha muhtaç olduğunu, davalının günlük ilerleme raporlarını dosyaya sunmakta imtina etmesi halinde raporlarda davalı ... onay görevlisi olarak ismi geçen Yapı Denetim Görevlisi ...'ın tanık olarak dineltilmesini talep ettiklerini, bilirkişilerin dava konusu, davalı yanın kamu kurumu olması, sektöründe tek taraf olması, tüm işleyiş ve ihale şekli, dava konusu sözleşmenin niteliği nazarında ihtilafın tek çözümün günlük ilerleme raporları olmasına rağmen bu konuda ehil olmadıkları açık olduğundan, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile mahkemenin hüküm kurmasına uygun rapor alınması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesine talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında "Ordu-Giresun Doğal Gaz Boru Hattı (Faz-3) Kalan İşlerinin Tamamlanması İşi"ni konu alan 14/07/2009 tarihli sözleşme imzalandığı ihtilafsız olup, sözleşmenin "İşin Adı, Yapılma Yeri, Niteliği, Türü ve Miktarı", başlıklı 3.maddesinde işin Ordu-Giresun Doğal Gaz Boru Hattı (Faz-3) Kalan İşlerinin Tamamlanması İşi, işin yapılma yerinin Samsun-Ordu-Giresun olduğu, işin niteliği, türü ve miktarının Ordu-Giresun Doğal Gaz Boru Hattı (Faz-3) Kalan İşlerinin Tamamlanması İşi, Ordu, Giresun Doğal Gaz Bağlantı Hattı (Faz-3) Yapım İşi Projesi'ne ait; "Ordu- Giresun Doğal Gaz Bağlantı Hattı Projesi (Faz-1)'in bitiş noktası olan yaklaşık KP=99+300 (Ordu Giresun Ayrım Noktası) noktasından başlayan ve Giresun ili yönünde yaklaşık KP=60+579 noktasında yer alan Giresun Pig İstasyonu ile aynı saha içerisinde tesis edilecek Giresun take-off vanası ile son bulan yaklaşık 60,579 km uzunluğunda 10 icnh çapında yüksek basınçlı doğal gaz çelik boru hattı sistemi, Samsun- Ankara Doğal Gaz İletim Hattı üzerinden yaklaşık KP=23+620 noktasındaki mevcut 16 take-off vanasından başlamak üzere Çarşamba, Terme, Ünye ve Fatsa yönünde devam eden ve Fatsa Pig İstasyınu ile yanı saha içerisinde tesis edilecek olan Fatsa take-off vanası ile son bulan yaklaşık 91,954 km uzunluğunda 12 inch çapında yüksek basınçlı doğal gaz çelik boru hattı sistemi, Samsun- Ankara Doğal Gaz İletim Hattı'nın yaklaşık KP=117+000 noktasında belirlenecek uygun bir noktada yapılacak 10 inch hot-tap bağlantasından başlayarak 10 inch çapında boru hattı ile Vezirköprü yerleşim birimine, buradan aynı çapta boru hattı hattı ile Bafra yerleşim birimine kadar devam eden ve yaklaşık KP 109+150 noktasındaki Bafra Pig İstasyonu ile aynı saha içerisinde tesis edilcek olan bafra ve Sinap take-off vanaları ile son bulan yaklaşık 109,15 km'lik yüksek basınçlı doğal gaz çelik boru hattı sistemi olmak üzere yaklaşık olarak toplam 261.683 metre uzunluğunda yüksek basınçlı doğal gaz çelik boru hattı ve istasyonları işlerinden" oluşan bütün bir projenin (Ordu- Giresun Doğal Gaz Bağlantı Hattı (Faz-3) Yapım İşi Projesi) eksik işlerinin tamamlatılması işi olduğu, sözleşmenin "Sözleşmenin Türü ve Bedeli" başlıklı 6.maddesinde sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedelli sözleşme olup, ihale dokümanında yer alan uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak işin tamamı için yüklenici tarafından teklif edilen 10.462.278,00 TL bedel üzerinden akdedildiği, sözleşmenin 7.maddesinde KDV’nin sözleşme bedeline dahil olmayıp, idare tarafından yükleniciye ayrıca ödeneceği, sözleşmenin "Sözleşmenin Ekleri" başlıklı 9.maddesinde ise Yapım İşleri Genel Şartnamesi, İdari Şartname, sözleşme tasarısı, işin kapsamı, teknik şartnameler ve varsa açıklamaların sözleşmenin eki olduğu hususlarının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Götürü bedel sözleşmelerde yüklenici tarafından sözleşme ve eki projeler kapsamında işin maliyetinde artış olduğu gerekçesi ile sözleşme bedeli dışında ilave bedel talep edilemeyeceği gibi, sözleşme dışı işlerin hakedişte yer alması durumunda Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin sözleşmenin eki olmakla, usulüne uygun itiraz edilmemesi durumunda hakedişe giren imalatlar yönünden de sonrasında talepte bulunulması mümkün değildir.
Davacı tarafça dava dilekçesinde ve yargılamadaki beyanlarında bitmiş istasyonların yerlerinin değiştirildiği, yer yer boru hatlarının güzergahlarının değiştirildiği bu hususun davacı ile davalı idare elemanlarınca mutabık kalınarak günlük ilerleme raporlarında yer aldığını belirterek taraflar arasındaki sözleşme, geçici ve kesin kabul tutanakları, yazışmalar, pursantaj cetvelleri, uygulama projeleri, mahal listeleri, günlük ilerleme raporları, iş ilerleme raporları, hidrostatik test raporları, logbook kayıtları, NDT raporlarına dayanmış olmakla Mahkemesince taraflar arasındaki sözleşme ve eki tüm belgeler , taraflar arasında düzenlendiği belirtilen tüm ilerleme raporları ve yazışmalar davalı kurumdan getirtilerek davacı talebine konu kalemlerin sözleşme dışı iş veya iş değişikliği olup olmadığı, sözleşme dışı iş veya iş değişikliği bulunduğunun tespiti halinde hakedişe girmeyen imalatlara yönelik Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere YİGŞ gereğince ihtirazi kayıt şartının aranmayacağı, hakedişe giren imalatlar yönünden ise usulüne uygun ihtirazi kaydının bulunup bulunmadığı hususu incelenmelidir.
Yine, yanlar arasındaki sözleşme anahtar teslimi götürü bedel imzalanmış olup, Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olduğundan şartnamenin 22. ve 23. maddelerinde sözleşme dışı imalât ya da iş değişikliği halinde sözleşmenin birim fiyatlı ya da götürü bedelli olmasına göre fazla imalâtın hesaplama yöntemi belirlenmiştir. Davada sözleşme dışı ilave işlerin bedeli istendiğinden, bu bedelin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin (YİGŞ) 22. ve 23. maddelerine göre hesaplanması gerekir. Sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22. maddesinde "sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi" başlığı altında sözleşme kapsamında yaptırılacak ilave işlerin şartları sıralanmıştır. Buna göre, sözleşme dışı ilave işlerin sözleşme ve eklerindeki hükümler çerçevesinde yaptırılabilmesi için,
a)Yapım sözleşmelerinde öngörülmeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması,
b)Artışa konu olan işin, sözleşmeye esas projenin içinde kalması,
c)İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik ve ekonomik olarak mümkün olmaması,
d)İlave işlerin, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin %10'u, birim fiyat teklif alınarak ihale edilen yapım sözleşmelerinde ise %20'si kapsamında kalması şarttır.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 23. maddesi uyarınca şartnamenin 22. maddesinde anlamını bulan sözleşme dışı ilave işlerin bedelleri, 23. maddede gösterilen usuller dairesinde belirlenecektir. Bunun yanında, aynı düzenleme ile 22. maddede gösterilen şartları sağlamasa bile işin yürütülmesi sırasında idarenin gerekli görerek yapılmasını istediği işlerin bedellerinin de 23. maddede gösterilen usullere göre hesaplanması gerektiği kabul edilmiştir. Buna göre, sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 23. maddesi uyarınca, gerek 22. madde kapsamında kalan ve bu hükümde gösterilen şartları sağlayan sözleşme dışı ilave işler bedelinin belirlenmesinde, gerekse bu hükümde gösterilen şartları sağlamayan ancak işin yürütülmesi sırasında idarenin gerekli görerek yapılmasını istediği işlerin bedellerinin hesaplanmasında sırasıyla,
a)Yüklenicinin birim fiyatların tesbitinde kullanarak teklifinin ekinde idareye verdiği ve yeni iş kalemi ile benzerlik gösteren iş kalemlerine ait analizlerle kıyaslanarak bulunacak analizler,
b)İdarede veya diğer idarelerde mevcut olan ve yeni iş kalemine benzerlik gösteren iş kalemlerine ait analizler,
c)Yeni iş kaleminin yapılması sırasında tutulacak puantajla tesbit edilecek malzeme miktarları ile işçi ve makinaların çalışma saatleri esas alınarak oluşturulacak analizler uygulanacaktır. Bu analizlerin belirlenmesinde ise, yine sırasıyla;
a)Yüklenicinin teklifinin ekinde idareye verdiği teklif rayiçleri
b)İdarede veya diğer idarelerde mevcut rayiçler,
c)İdarece kabul edilmek şartıyla uygulama ayına ait Ticaret ve Sanayi Odalarınca onaylanmış mahalli rayiçler kullanılacaktır.
Bu kapsamda mahkemesince alınan bilirkişi raporu ve ek raporlarında ihale aşamasında İdare tarafından belirlenen ve yerleri kesin proje ve mahal listeleri ile yükleniciye bildirilen güzergahlar üzerinde proje dışı değişiklikler olduğuna ve bu proje değişikliklerinin iş artışına neden olduğuna ilişkin somut belgelerin dosya kapsamında sunulmadığı, eksik belgelerin sunulması durumunda inceleme yapılabileceği belirtilmiş olup, davadaki talep hususunda denetlenebilir nitelikte teknik inceleme ve değerlendirme içermeyen bu raporlar esas alınarak ve mahkemesince davacı tarafça dayanılan ve bilirkişilerce incelenmesi gerektiği belirtilen belgeler davalı kurumdun getirtilmeksizin sözleşmenin götürü bedel sözleşme olup, davacının sözleşme harici fazla iş yaptığı iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin eksik incelemeye dayalı olduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan; davacı vekilince davadaki bir diğer talep olan haksız kesildiği iddiasına dayılı gecikme cazasının idesini talep etmiş olmakla, sözleşme eki yapım işleri genel şartnamesinin 39/4-e maddesinde; yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun “İdareye verilen …tarihli dilekçemde yazılı itirazi kayıtla” cümlesini yazarak imzalaması gerektiği, eğer yüklenicinin hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorunda olduğu, yüklenicinin itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Şartnamenin bu hükmü sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 287. maddesi (6100 sayılı HMK’nın 193. maddesi) uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup, tarafları bağladığı gibi mahkemece de re’sen dikkate alınması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.12.2010 tarih ve 2010/15-609 Esas, 2010/634 Karar sayılı içtihadı) Bu hüküm uyarınca hakedişlere şartnamede belirtilen şekilde itiraz edilmediği takdirde yüklenicinin o hakedişe bağlı hakları düşer.
Mahkemece gecikme cezasına yönelik davacı talebi yönünden alınan bilirkişi raporunda, ara hakedişlerde emanet gecikme cezası kesintisinin yapılmadığı, kesintiler hakediş icmalde yer almazken, idare tarafından tek taraflı hazırlanarak, imza altına alınan ilgili hakedişe ilişkin düzenlenen ödeme emri belgelerinde emanet (gecikme cezası) adı altında kesintilerin yapıldığının görüldüğü, davacı tarafça da davalı tarafından yapılan kesintilere göre hakediş faturalarının düzenlendiği belirtilmiş olmakla, mahkemesince proje değişikliğinden kaynaklı iş artışı olmadığından davalı tarafından davacıdan kesilen emanet ceza kesintileri tutarından mahsup edilen 588.743,47 TL tutarlı gecikme cezasının sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiş ise de, iş artışı ve proje değişikliği iddiaları yönünden yukarıdaki açıklamalara ve sözleşmenin eki olan YİGŞ'nin yukarıda belirtilen hükümlerinin inceleme ve değerlendirmesini içermeyen ve denetlenebilir nitelikte olmayan bilirkişi raporu ve ek raporları esas alınarak gecikme cezasına ilişkin talebin reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Mahkemesince yapılması gereken iş yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında, aralarında eser sözleşmeleri ve ihale konusunda uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, taraflar arasında düzenlendiği belirtilen hakkedişler, imalat değişikliklerine ilişkin günlük ilerleme raporları, yazışmalar getirtilerek davacı tarafça sözleşme kapsamı dışında fazla imalat yapıp yapmadığı, yapıldığının tespiti halinde bu fazla imalatların hakedişe girip girmediği, hakedişe giren fazla imalatlar yönünden YİGŞ kapsamında usulüne uygun itirazının bulunup bulunmadığı hakedişe girmeyen imalatlar yönünden ise ihtirazi kayda gerek olmadığı hususları gözetilerek sözleşme ve şartnameye uygun olarak varsa fazla imalâtın nelerden ibaret olduğu, fazla imalâtların iş artış oranının belirlenerek Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22 ve 23. maddesi hükümlerine göre %10 iş artışı kapsamında kalan işlerin bedelini sözleşme fiyatlarıyla, sözleşmede fiyatı bulunmayan işlerin şartnamenin 22. maddesinde tespit yöntemi kullanılarak, %10’u aşan işlerin bedelini de yapıldıkları tarihteki serbest piyasa fiyatlarıyla hesaplatmak, gecikme cezası yönünden ise YİGŞ'nin hakedişlere ilişkin itiraza yönelik hükümleri de değerlendirilmek ve iş artışı proje değişikliği iddiaları yönünden gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi olup, mahkemece eksik inceleme ve yetersiz kök ve ek bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak yazılı şekilde davanın reddine karar doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne mahkeme, kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvrusunun KABULÜNE,
2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2022 tarih ve 2019/188 Esas 2022/87 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan 5.977,13 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
5-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere 17/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır