T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2022/733 - Karar No:2024/447
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/733
KARAR NO: 2024/447
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/10/2021
NUMARASI: 2019/619 E-2021/634 K
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 21/05/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; taraflar arasında 14/08/2017 tarihinde santral yeri Şanlıurfa Viranşehir Defterdar olan Çıra 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 GES santralleri için Güneş Enerjisi Santralleri Mühendislik, Tedarik ve Yapım Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede yapılacak işin tanımının ve buna ilişkin diğer hükümlerin açıkça belirtildiğini, yüklenicinin, GES tesisinin şebekeye bağlanmasından sorumlu olacağını ve ... ve ...'a ödenecek masraf ve ücretler hariç olmak üzere tüm giderleri karşılayacağı gibi GES tesisinin yapımı, bakım ve onarımı için gerekli tüm ruhsat, izin ve ilgili diğer tüm belgelerin ve yetki belgelerinin alınmasından sorumlu olacağını, sözleşmeye ek sorumluluk tablosunda tarafların sorumluluklarının açık biçimde belirlendiğini, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak geç teslimde bulunduğu gibi ödeme öncesi yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve ödemelerin yapılması için faturaları ibraz etmediğini, buna ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, sözleşmenin 7.10 maddesinde düzenlenen yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, yine sözleşmede ...'ın ön kabulü ve ...'ın ise kabulü, sistem kullanım anlaşmasının ve kesin kabulün hangi hallerde nasıl yapılacağına ilişkin düzenlemeler bulunduğunu, yine sözleşmenin 5/2 maddesinde işin süresinin iş emri sözleşmesinin imzalanmasından itibaren mücbir sebepler hariç 120 gün olduğunu, iş programının işin başlangıç ve bitiş tarihlerini gösterecek şekilde düzenleneceğinin, sözleşmenin 9.maddesinde ise iş bitiş tarihinin belirtilen iş süresini aşması durumunda yüklenicinin her gün için MWP başına 100 USD gecikme cezası ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, geçici kabulün her GES için 12/12/2017 tarihine kadar gerçekleştirilmesi gerekirken, 03/04/2018 tarihinde geçici kabulün yapılabildiğini, bu nedenle davalının 112 gün teslimde gecikmesinin bulunması nedeniyle gecikme cezası taleplerinin bulunduğunu, GES tesislerinin geç teslimi sebebiyle müvekkili şirketin bu sürede üretim yapamadığından dolayı 112 günlük gecikmeye bağlı olarak üretim kaybına uğradığını, sözleşmenin 13/3 maddesi gereğince ...'ın kabulünden sonraki 2 yıl süreyle ... tarafından hazırlanmış olan bakım ve onarım şartnamesine uygun olarak GES ile ilgili bakım onarım hizmetini davalının vereceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin bu açık hükmüne rağmen davalının bakım ve onarım hizmetini vermemesi nedeniyle başka firmalara yaptırılmak zorunda kalındığını ileri sürerek, 5.000 USD gecikme cezası, 5.000 USD üretim kaybı ile 50,00 USD bakım hizmet bedelinin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; borcun doğumu için kararlaştırılan geciktirici koşulun gerçekleşmediğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre işin süresinin iş emri sözleşmesinin imzasından itibaren 120 gün olduğunun kararlaştırıldığını, bu hükümle borcun hem gerçekleşip gerçekleşmeyeceği şüpheli bir olay (iş emri sözleşmesinin akdi) niteliğindeki geciktirici koşula hem de bu koşulun gerçekleşmesi halinde vadeye (120 gün) bağlandığını, bu durumda taraflarca iş emri sözleşmesinin akdi olarak tayin edilen geciktirici koşulun gerçekleşmediğini ve bu gerekçe ile 120 günlük sürenin işlemeye başladığının ve eseri teslim borcunun doğduğunun kabul edilemeyeceğini, dava dilekçesinde hatalı olarak 120 günün sözleşmenin akdedildiği 14/08/2017 tarihinden başlatılmak suretiyle hesap edildiğini, somut olayda ne doğmuş bir teslim borcu ne ifanın iş sahibi tarafından talebinin (muacceliyet bildirimi) mevcut olduğu, bu nedenle de sözleşmenin 9.maddesinde kararlaştırılan cezai şartın talep edilemeyeceğini, kararlaştırılan cezai şartın ifaya ekli cezai şart olup, bu hak saklı tutulmaksızın ifanın kabul edildiğini, bu nedenle cezai şart talebinin yerinde olmadığını, eseri teslim borcunun doğmaması ve muaccel olmaması nedeniyle de üretim kaybı talebinin yerinde olmadığını, iş sahibi tarafından yükleniciyi temerrüde düşürmek maksadıyla temerrüt ihtarı gönderilmediğini, geçici kabul tutanakları incelendiğinde eserin 20/12/2017 tarihinde bitirildiğinin anlaşılacağını, talep edilen zarar hesabının hatalı olduğunu, müvekkilinin teslimde temerrüde düşseydi dahi davacının ancak üretime geç başlayıp oradan gelecek gelire geç kavuşmaktan doğan zararını talep edebileceğini, bunun da ancak cezai şartı aşan kısımla sınırlı olmak üzere ve yüklenicinin kusurunun ispatlanması şartıyla mümkün olduğunu, sözleşmenin 13.3.1 maddesinde düzenlenen bakım onarım hizmetleri, bakım onarımın ... tarafından hazırlanmış şartnameye göre yapılacağı belirtildiğinden, ilgili şartnamenin müvekkiline iletilmediğini, ayrıca bakım ve onarımın talep karşılığında ve ücreti mukabilinde gerçekleştirileceğini, yüklenicinin buna rağmen santrale gittiğini ancak ifa yardımcıları (işçileri) tarafından içeri alınmadığını ve iş sahibinin bir ihtarla temerrüde düşürüldüğünü, kaldı ki bakım onarımın gerçekleştirilebildiği diğer tesisler için de düzenlenen bakım onarıma ilişkin faturaların davacı tarafından iade edildiğini, hukuk düzeninin çelişkili davranışı korumayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında 14/08/2017 tarihinde özellikleri yazılı bulunan eser sözleşmesinin imzalandığı, davacının işveren, davalının yüklenici olduğu, yüklenici tarafından sözleşme konusu işin bitirildiği ve geçici kabul işleminin 03/04/2018 tarihinde yapıldığı, geçici kabul işlemi yapılan esere ilişkin olarak davacı ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında 18/06/2018 tarihinde Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması'nın imzalandığı ve yürürlüğe girdiği, davacı ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında geçici kabul işleminin yapılmasından sonra imzalanan anlaşma içeriği dikkate alındığında, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında yer alan işin bitirildiği ve davacı tarafından sözleşme konusu eserin teslim alındığını ortaya koyduğu, dosya kapsamına taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesine konu yüklenici tarafından bitirilen eserin çekince koymak suretiyle teslim alındığına ilişkin davacı tarafından herhangi bir bilgi veya belgenin sunulamadığı, sözleşme ile işin süresinin 120 gün olarak belirlendiği, sözleşmenin 5.1 maddesine göre sürenin iş emri sözleşmesinin imzalanması ile başlayacağının belirtildiği, sözleşmenin 5.1 maddesi uyarınca imzalanan iş emri sözleşmesinin imzalandığına dair herhangi bir iddianın bulunmadığı gibi buna ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı, başlama süresinin belli olmaması nedeniyle işin gecikme ile bitirildiği hususunun da düşünülemeyeceği, sözleşmenin 13.3 maddesi ile işin bitirilmesinden sonra 2 yıl süre ile bakım onarım hizmetinin dava dışı ... tarafından hazırlanacak şartname hükümlerine göre yüklenici tarafından yerine getirilmesinin kararlaştırıldığı, işin ücretsiz olarak yapılacağına dair bir hükmün bulunmadığı, dava dışı ... tarafından bakım ve onarım işine ilişkin olarak şartnamenin hazırlandığına ve yükleniciye bildirildiğine ilişkin herhangi bir iddianın bulunmadığı gibi buna dair belge yada bilginin dosya kapsamına sunulmadığı, sözleşme konusu işin çekincesiz olarak kabul edilmesi karşısında TBK'nın 179/2 maddesinde yazılı şartların oluşmaması nedeniyle gecikme cezasına ilişkin talebin, işin başlama tarihinin tespitine yarar iş emri sözleşmesinin dosyaya sunulmaması, işin yapılmasında gecikme olduğu hususunun da dosya kapsamına sunulan belgelerden anlaşılamaması nedeniyle üretim kaybına yönelik talebin, bakım onarım işine ilişkin olarak yapılacak işin ücretsiz yapılacağına dair hükmün bulunmaması ile bu işe ilişkin işin yapımını düzenleyen şartnamenin dosyaya sunulmadığından bakım hizmet bedeline ilişkin talebin de reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkının korunmadığını, HMK md. 27, 187 ve devamı maddelerinde belirtilen ispat ve delil sunma hakkının yeterince kullandırılmadığını ve deliller toplanmadan karar verildiğini, 17.03.2020 tarihli dilekçe (ve 27.04.2020 tarihli dilekçe) ile “delillerimiz ve somutlaştırma talebimiz” dilekçesinde delillerinin ve bu delillerin toplanması yönündeki taleplerinin ayrıntılı olarak açıklandığını ve 15.06.2020 tarihli dilekçede bu delillerinin toplanması amacıyla ilgili yerlere müzekkere yazılması talebinin sunulduğunu ancak mahkemece bu dilekçelerinde belirtilen deliller toplanmadan ve tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde davalı yüklenicinin “iş emri sözleşmesinin” imzalanmasına müteakip 15 gün içinde karşılıklı mutabakatla işe başlayacağı ve iş emri sözleşmesinin imzalanmasından itibaren sözleşmenin 15.maddesinde belirtilen mücbir sebepler hariç olmak üzere 120 gün içinde işin teslim edileceğinin kabul edildiğini, iş emri sözleşmesi düzenlenmediğinden 120 günlük süresinin hangi tarihte başladığı ve işin tamamlanma tarihine göre belirlenen sürenin aşılıp aşılmadığının tespitinin mümkün olmadığı, iş emri sözleşmesi imzalanmadan önceki çalışmaların ve bir kısım imalatların ön hazırlıklar olduğu gerekçesiyle gecikme cezası, ürün kaybı ve bakım/ onarım tazminatları taleplerinin reddine karar verildiğini, taraflar arasındaki ticari ve hukuki ilişkinin doğru değerlendirilebilmesi için ticari ilişkinin kurulma nedenlerinin ve yapılan çalışmaların açıklanmasında yarar bulunduğunu, müvekkili şirketin lisanssız “Güneş Enerjisi Tesisi” yapmak üzere kurulduğunu, 2016 - 2017 yıllarında EPDK ve kamu otoritesi tarafından güneş enerjisi üretimini teşvik etmek amacıyla düzenlemeler yapıldığını ve GES tesislerinin belirlenen tarihlerde bitirilmesi halinde fiyat alımı ve diğer teşviklerden yararlanacağına ilişkin düzenlemeler yapıldığını, tüm Türkiye'de hızlı bir şekilde GES tesislerinin kurulması amaçlanmış ise de, bu tesisler için gerekli olan güneş paneli vs. diğer malzemelerin yeterli miktarda üretilemediğini, bu aşamada müvekkilinin ve yatırımcının sahibi olduğu lisanssız elektrik üretim şirketlerinin bir taraftan ithalat yoluyla panel temin ettiğini, bir taraftan da bu tesislerin yapımıyla ilgili yüklenici firmalarla görüşmelere başlandığını, davalı ile davacı şirket (yatırımcılar davacı şirket dışında da pek çok şirketi temsilen) arasındaki görüşmeler sırasında sözleşme hükümleri beklenmeden çalışmaların başlatılması ve her türlü alım işleminin yapılması konusunda mutabakata varılması üzerine bazı tesis bedellerinin finansal kiralama şirketlerinden bazılarının ise bankalardan alınacak krediler yoluyla giderilmesi konusunda anlaşmalar yapıldığını, davalının GES tesislerinin 120 gün içinde ve özellikle 31.12.2017 tarihine kadar bitirilmesinin zorunlu olduğunu bildiğini, bu nedenle davalının savunmalarının samimi ve iyi niyetli olmadığını, mahkeme kararında iş süresinin başlangıcının “iş emri sözleşmesi” düzenlenmesine bağlandığı, işin fiilen başladığı tarih gözetilerek süre aşımının söz konusu olup olmadığının sözleşmeye aykırılık oluşturacağı şeklindeki gerekçesinin de dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun olmadığını, dosyaya sunulan 17.03.2020 tarihli dilekçede belirtildiği üzere 14.08.2017 tarihli sözleşmeyi davalı adına ...'nun imzaladığını ve sözleşme görüşmeleri devam ederken davalı tarafın talebi üzerine Ankara 30. Noterliği'nin 05.05.2017 tarih 06116 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ... ve diğer yetkili ... “güneş enerji santrallerinin inşaatı” kapsamında vekil tayin edildiğini ve bu vekaletnamede açıkça “şirketlerimiz adına hareketle yapımcısı olduğumuz güneş enerjisi santrallerinin inşaatı kapsamında gereken” denilerek işe başlama talimatı verildiğini, yine dosyadaki mail yazışmalarında (örneğin 01.02.2017 tarihli 11.07.2017 tarihli mailler) “ ilk kazma vuruldu 01 Şubat 2017 tarihi itibariyle projeye ilk kazmayı vurmuş bulunduğumuzu duyurmaktan mutluluk duyuyorum” “Eklerde 4 farklı kablo için her bir SPV nin ne kadar ödeme yapacağını gösteren tabloların bulunduğunu bu tablolara göre ödemeleri yarın gün içinde gerçekleştirmenizi rica ederim” şeklindeki beyanlarının da sözleşmede belirtilen işin başladığının açık kanıtı olduğunu, yine dosyaya sunulan 29.06.2017 tarihli “Master Planlama” başlıklı mail ekinde projenin 19.06.2017 tarihinde başlayacağını ve 27.09.2017 tarihinde bitirileceğini beyan ve taahhüt ettiğini, davalı tarafından saha çalışmalarının haftalık raporlar halinde bildirildiğini ve yapılan iş bedeli olarak farklı tarihlerde ödemeler yapılmasının talep edildiğini, bütün bu hususlar dikkate alındığında “geciktirici koşulun” söz konusu olmayacağını, işin sözleşmeden önce başladığı ve bu nedenle en azından sözleşme tarihinin işe başlama tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, buna göre de işin yasada belirtilen sürede bitirilmediği ve cezai şartın ödenmesi gerektiğinin açık olması nedeniyle aksi yöndeki mahkeme gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, taahhüt edilen işin süresinde bitirilemediğini, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, belirtilen sürede iş tesliminin yapıldığının kabul edilebilmesi için sözleşmede belirtilen koşullara uygun olarak yapılması gerektiğini, dosyaya sunulan teslim tutanağının hukuki anlamda bağlayıcı olmasının da mümkün olmadığını, zira teslime esas alınan bu belge incelendiğinde belgeyi davalı ... adına imzalayan kişilerin aynı zamanda davacı GES şirketlerinin de vekili olduklarının görüleceğini, bu durumda aynı kişilerin SGK kayıtlarına göre personel olmaları vekaletnamelere göre ise vekil tayin edilmeleri karşısında geçici kabul tutanaklarının bağlayıcılık koşulu bulunmadığından teslime esas alınmamaları gerektiğini, sözleşme koşullarına uygun bir teslim bulunmadığından hukuki teslimden söz edilemeyeceğini ve bu nedenle ihtirazi kayda gerek olmadığını, mahkeme kararında teslimden bahsedilmiş ise de GES tesisinin sözleşmenin bir unsuru olup sözleşmenin tamamı olmadığını, nitekim davalıya gönderilen 11.10.2018 tarihli ihtarnamede sözleşmeye uygun olarak malzeme seçiminde (en az 3 teklif alınması) ve sigorta vs. diğer yükümlülüklerin yerine getirilmediği ve sözleşme gereği belgelerin teslim edilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, ortada bir kesin kabul işlemi bulunmadığından ve geçici kabul tutanağını imzalayanların aynı zamanda iki tarafın vekili olmaları gibi sebeplerle bu geçici kabul tutanaklarının işin bitirildiği konusunda tek başına yeterli bir delil olarak kabulünün doğru olmadığını, cezai şartın yasal koşullarının yasal koşullarının gerçekleşmesine rağmen talebin reddinin yasa ve dosya kapsamına uygun olmadığını, yine yasalara ve sözleşmeye uygun bir kabul işlemi bulunmadığından ve iş süresinde bitirilmediğinden üretim kaybı talebine ilişkin yasal koşulların oluştuğunu ve bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının ...‘ın talimatlarına uygun olarak işi yürüteceği, işle ilgili her türlü mühendislik ve yönetim hizmetlerini, kontrol ve yönetim hizmetleri veren ... ile işbirliği içerisinde gerçekleştireceğini, bunun davalının sözleşmeden doğan asli yükümlülüğü olduğunu, sözleşmenin 13. maddesinde belirtilen yükümlülüğü her durumda yerine getirmek zorunda olduğunu, buna ilişkin şartname veya diğer talimatları ... doğrudan alması gerektiğini, davalının bir taraftan şartnamenin verilmediğini ileri sürmesinin, diğer taraftan da bakım yükümlülüğünü yerine getirmek için talepte bulunduğunu iddia etmesinin çelişki olduğunu, esasen davalının ... ile birlikte ve iş birliği içinde taahhüt edilen işleri yapmak için müvekkilinden talepte bulunduklarını, aralarında sıkı bir iş birliği ve dayanışma bulunduğunu, davalının buna rağmen ... muhatap almadan müvekkilinden şartname talep etmesinin samimi bir yaklaşım olmadığını ve mahkeme gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini, olmadığı takdirde de delillerin toplanması ve eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece verilen hükmün 5. bendinde davalı lehine 8.313,29 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın reddine ilişkin verilen kararın hukuka uygun ve doğru olduğunu ancak vekalet ücreti yönünden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, yabancı para cinsinden açılan davanın reddiyle, reddedilen miktar üzerinden karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek hesaplanacak vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, davalı lehine eksik vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olup, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini, Yargıtay içtihatları da aynı yönde olmakla (Yargıtay 9. HD'nin 2019/6569 Esas- 2019/16794 Karar), karar tarihi olan 12.10.2021 tarihinde TCMB efektif satış kurunun 9,0293 TL olduğunu, davada reddedilen 10.050 amerikan dolarının, karar tarihinde TCMB efektif satış kuru karşılığı 90.744,465 TL olup, vekalet ücretinin bu değer üzerinden hesaplanarak, mahkeme kararının bu yönden düzeltilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında 14/08/2017 tarihli "Şanlıurfa Viranşehir Defterdar (8.316,00kWp) Güneş Enerjisi Santralleri Mühendislik, Tedarik ve Yapım Yüklenici Sözleşmesi" imzalandığı ihtilafsız olup, sözleşme kapsamında davacı yatırımcı davalı ise yüklenicidir.
Sözleşmeye göre iş "İşbu Sözleşme kapsamında Yüklenici tarafından GES Tesisi'nin ve GES'nin gerçekleştirilebilmesi için ... ile işbirliği içinde yerine getirilmesi gereken işleri, yerel mühendislik hizmetlerini, gerekli Malzemenin temin edilerek Sahaya sevk edilmesi, hafriyat, gerekiyorsa zemin güçlendirmesi, drenaj ve inşaat işlerinin yapılması, GES Tesisi'nin kurulumu ve planlanan performans kriterlerini sağlayacak şekilde devreye alınması, ...'ın onay doğrultusunda ... 'a enerji verilerek fatura edilmesi ve ... Geçici Kabulünün yapılması sürecindeki tüm işleri ifade eder" şeklinde belirlenmiş, sözleşmenin "İş Kapsamı" başlıklı 4.maddesinin "Satın Alma Başlıklı" 4.2.maddesinin 4.2.1 maddesinde "... onaylı Proje Dökümantasyonu'na ilişkin olarak belirlenmiş Malzemelerin siparişlerinin Tedarikçilerle temasa geçilerek İş Programına uygun olarak verilmesi, Malzemelerin gümrükten ve/veya piyasadan temin edilerek Sahaya CIF (Incoterms 2010) bazında sevkiyatının yapılması, Sahaya indirilerek çevre koşullarından zarar görmeyecek şekilde istiflenerek korumaya alınması süreçlerinin tamamını Yüklenici yönetecek ve yapacaktır..." hükmünün , yine sözleşmede "Tedarikçi : Malzemenin temini için, Sözleşme içerisinde Yatırımcıların onayı doğrultusunda Yüklenici tarafından görevlendirilmiş tedarikçi olarak atanan firmayı ve hukuki haleflerini ifade eder." hükmünün bulunduğu, "Yüklenicinin Hak ve Yükümlülükleri" başlıklı 7.maddesinin 7.3.bendinde "Yüklenici işbu Sözleşme kapsamındaki hizmetleri yerine getirirken işinin ehli personel, Tedarikçiler ve Alt-Yükleniciler ile profesyonel şekilde hizmet vermeyi taahhüt etmektedir. Yüklenici satın almayı planladığı Malzeme için en az 3 (üç) Tedarikçiden teklif alacak ve Malzemenin özelliklerini ve teklif bedelini Yatırımcıların onayına sunacaktır.Aynı şekilde Yüklenici dışarıdan temin edeceği hizmet, inşaat ve montaj işleri için de en az 3 (üç) Alt-Yükleniciden teklif alacaktır. Bu faaliyeti yürütecek Alt-Yüklenicilere ilişkin yetkinlik belgeleri ve teklif bedellerini de Yatırımcıların onayına sunacaktır...", yine 7.4.maddesinde "Yüklenici Malzemelerin temini için gereken tüm anlaşmaları Yatırımcılar adına yapacak ve takip edecek, sahaya sevk edecek ve montajını yapacaktır. Bu tedarik, sevkiyat ve montaj sürecindeki işlemleri ayrık nakliye sigortası ve all-risk sigortası kapsamında yerine getirecektir.", sözleşmenin "Garantiler, Sigorta, Bakım-Onarım ve Kesin Teminat" başlığını taşıyan 13.maddesinin 13.1.2 bendinde "Malzemelerin garanti süresi, ürünlerin Tedarikçilerden teslim alınmasından sonra başlayacaktır,Yüklenici garanti sürecinde mevcut bakım hariç, hatalı malzemeden kaynaklanan tüm tamirat, parça değiştirme ve genel giderleri, tedarikçiden karşılayacak şekilde tedarikçi ile sözleşme yapacaktır.", 13.1.3 bendinde ise "Tedarikçi garantilerinden faydalanmak için Malzemelerin garanti süresi boyunca Yatırımcılara bilgi desteği Yüklenici tarafından verilecektir. ... Kabulünden sonra GES'de sadece Tedarikçilerin yetkili servislerinin müdahalesine izin verilmektedir. Tedarikçilerin yetkili servisi ve/veya yetkili servisin onay vereceği kişiler haricinde yapılacak tüm müdahaleler üçüncü kişilerin müdahalesi olarak sayılacak olup, ilgili Malzemenin garanti kapsamı dışında kalmasına neden olacaktır." hükümleri düzenlenerek, kullanılacak ekipmanların ve garanti sürelerine ilişkin tablo yapıldığı ve 13.1.3 "Bakım Onarım" başlıklı maddenin 13.3.1 bendinde "GES'in bakım ve onarım hizmeti ... kabulünden sonraki ilk 2 (iki) yıl süre ile yüklenici tarafından verilecektir.", 13.3.2 bendinde ise "Yüklenici GES'in bakım ve onarım hizmetlerini ... tarafından hazırlanmış olan Bakım ve Onarım Şartnamesine uygun olarak yapacaktır." düzenlemelerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
"İşe Başlama, İşin Süresi, İş Programı Ve Genel İş Programı" başlıklı 5.maddenin "İşe başlama" başlıklı 5.1 maddesinde "Yatırımcılar, Yüklenici ve ... tarafından iş emri sözleşmesinin (bundan böyle "iş emri sözleşmesi" yada "Master Agrehment" olarak anılacaktır) imzalandığı tarihte tarafların tüm sorumlulukları ve fiili yapıma dair tarafların hak ve yükümlülükleri başlar, "İşin Süresi" başlıklı 5.2 maddesinde "İşin süresi, İş Emri Sözleşmesinin imzasından itibaren Madde 15'de belirtilen Mücbir Sebepler hariç olmak üzere 120 (yüzyirmi) gündür. İşin yapımında hafriyat, tesviye ve drenaj işleri için belirlenen sürenin uzaması halinde bu süre, İşin süresine eklenecektir." yine sözleşmenin 8. maddesinde ...'ın ön kabulü ile ...'ın kabulüne ilişkin hükümlerin ayrıntılı olarak düzenlendiği, "Gecikme Cezası" başlıklı 9.maddesinde ise "İşin bitiş tarihinin belirtilen iş süresini aşması durumunda yüklenici her gün için MWp başına yüz (100) USD gecikme cezası ödeyecektir." hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin ... tarafından 03/04/2018 tarihinde, 20/12/2017 tarihinde işin bitirildiği tarih olduğu kabul edilerek geçici kabulün yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde; taraflar arasındaki sözleşmede iş bedelinin 25.000 ABD Doları olarak götürü bedel olarak belirlendiği, yapılacak imalatta kullanılacak malzemelerin sözleşme ve eklerine uygun olarak tedariki ve kullanımından kaynaklanan nedenler hariç GES'in bakım ve onarım hizmetinin ... kabulünden sonraki ilk iki yıl süre ile davalı yüklenici tarafından bakım ve onarımının yapılmasına dair garanti süresinin verileceğinin kararlaştırıldığı, garanti süresi içinde meydana gelecek arızalardan dolayı davalı tarafa ayrıca bir ücret ödeneceği kararlaştırılmadığından, bu taahhüdün de götürü bedel sözleşme bedeline dahil olduğunun kabulü gerekir.
Yine sözleşme gereği taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki işteki sürenin başlangıç tarihinin iş emrinin düzenlemesine bağlı olduğu, bu kapsamda sözleşmenin 1.1 maddesinde ve davacı vekilince verilen 17/03/2020 tarihli dilekçede iş emri sözleşmesinin celbinin talep edildiği anlaşılmakla, mahkemece davacının dayandığı bu delil yönünden bir ara karar oluşturulmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, iş emrine ilişkin davacı delilleri toplanmaksızın, işin süresi ve gecikme iddialarına yönelik eksik inceleme ve bakım onarımına ilişkin olarak sözleşmedeki hükümler hatalı değerlendirilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında iş emrinin düzenlenip düzenlenmediği, bakım onarım hükümleri gereği tarafların iddia ve savunma ile bu konudaki delilleri toplanarak, sözleşmenin niteliği dikkate alınarak, eser sözleşmesi konusunda uzman bir bilirkişinin de içinde bulunduğu bilirkişi heyetinden oluşa uygun ve denetlenebilir rapor, rapora itiraz edilmesi halinde itirazları da karşılayacak şekilde ek rapor alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararının niteliği dikkate alınarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2021 tarih ve 2019/619 Esas- 2021/634 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
6-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-Dairemiz kararının niteliği dikkate alınarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 20/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır