T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/760 - Karar No:2025/27
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/760
KARAR NO: 2025/27
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/09/2021
NUMARASI: 2014/1949 E-2021/610 K
DAVACI:
VEKİLLERİ
DAVALI:
DAVALARIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 15/01/2025
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli asıl ve birleşen davalarda mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; müvekkili ile davalı .... Şirketi (...) arasında 06.01.2014 tarihli mühendislik hizmetleri sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmenin 2. maddesinin A ve B bölümlerinde yer alan işlerin tamamının müvekkili tarafından eksiksiz şekilde yerine getirildiğini, faturaların müvekkiline ödenmediğini, müvekkili tarafından 32. İcra Müdürlüğünün 2014/23325 sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının icra dairesinin yetkisine Artvin İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle itiraz edildiğini, oysa sözleşmenin 16.2 maddesi gereğince Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, kaldı ki davalının yerleşim yerinin de Hopa olduğunu, 14.07.2014 tarihli icra takibine konu faturanın kapsam A işleri mühendislik ve müşavirlik bedeli için 59.000 USD bedelle kesildiğini, şirket kayıtları ve cari hesap tablosu incelendiğinde müvekkilinin 131.516 TL bakiye alacaklı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan imalat ve hizmetlerin hakedişlere bağlandığını, faturaların hakedişlerden sonra kesildiğini öne sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin 131.516 TL asıl alacak üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; sözleşme gereğince bölüm A kapsamındaki işlerin sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 10 hafta içerisinde tamamlanarak teslim edilmesinin, bölüm B kapsamındaki işlerin süresinin ise, 6 ay olarak kararlaştırıldığını, davacı ...... Şirketinin (...) projeleri tamamlayıp teslim etmediğini, teslim ettiği projelerde ise imalata başlanmasını engelleyen önemli eksiklikler ve tutarsızlıklar bulunduğunun tespit edildiğini, eksiklikler listesi hazırlanarak giderilmesi için birden çok kez sözlü olarak kendisine ek süreler verildiğini, son olarak müvekkili tarafından 19.11.2014 tarihinde sözleşme kapsamındaki taahhütlerdeki eksikliklerin tamamlanması hususunda iadeli taahhütlü mektup gönderildiğini, davacının buna rağmen işleri tamamlamadığını, kötü niyetle icra takibi başlattığını, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, davacının projeleri hazırlayarak sözleşme konusu işlerle ilgili kontrolörlük ve müşavirlik hizmeti vermekle yükümlü olduğunu, projeleri tamamlayamadığını, müvekkilinin sözleşmenin 12.2 maddesi gereğince eksikliklerin davacı nam ve hesabına tamamlatılması maksadıyla 17.12.2014 tarihinde .... Şirketiyle (...) sözleşme yaptığını, ...'ın işe başlamasıyla davacının hazırladığı ve kullanılabileceği düşünülen projelerde de birtakım düzeltmeler yapılması gerektiğinin ortaya çıktığını, gizli ayıplar nedeniyle tasarlanan çelik yapı projelerinin tamamının kullanılmaz olduğunun tespit edildiğini, ... tarafından yürütülen ve halen devam etmekte olan çalışmalar kapsamında 21.500 TL ilave ödeme yapıldığını, tahsili için müvekkili tarafından 2015/2651 sayılı icra takibinin başlatıldığını, davacının takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, eser sözleşmesinde iş bedelinin kararlaştırılan sonucun gerçekleştirilmesi için ödendiğini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2015/358 esas sayılı davasında davacı ... vekili özetle; asıl davaya sunduğu cevap dilekçesindeki vakıaları tekrarla, belirlenen eksikliklerin yüklenici ... nam ve hesabına tamamlatılması için dava dışı ... ile yapılan sözleşme gereğince gizli ayıplı imalatlar nedeniyle ...'a 21.500 TL TL + KDV olmakla toplam 25.370 TL ilave ödeme yapıldığını, tahsili için başlatılan Ankara 20. İcra Dairesi'nin 2015/4870 sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle; müvekkilinin sözleşmenin Bölüm A kapsamındaki konveyörler ve çelik altıgen bankerlerle, bunların mekanik alımları ve betonarme taşıyıcı kolon ve kirişleri işlerini tamamladığını, projenin sahaya monte edilmesi aşamasına geçildiğini, bu aşamada davacının güzergahın uygun olmadığını düşünerek değişikliğe gittiğini, müvekkili tarafından hazırlanmış olan projenin adeta çöpe atıldığını, yeni güzergahın daha kapsamlı bir proje gerektirdiğini, taraf yetkilileri arasında 07-10 Ağustos 2014 tarihli e-posta yazışmalarının yapıldığını, revize paftaların müvekkiline gönderildiğini, konveyörler ve transfer istasyonlarının yeniden projelendirildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, davacı işlerin eksik ve hatalı olduğunu, zamanında tamamlanamadığını iddia etmekle birlikte müvekkili hakedişlerini onaylayarak teslim ettiğini, ancak hakedişleri ödemediğini, müşavirlik ve kontrolörlük hizmetlerinin ücretlerini de değerlendirmeye almadığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2015/458 esas sayılı davada davacı ... vekili özetle; asıl davaya ilişkin cevap dilekçesindeki vakıaları tekrarla davalı yüklenici nam ve hesabına imalatların tamamlatılması için dava dışı ... ile yapılan sözleşme gereğince ... tarafından yerine getirilen işlere ilişkin olarak davalının 12.000 TL + KDV ve 11.500 TL + KDV tutarlı 2 adet fatura düzenleyerek gönderdiğini, sehven işleme alınıp davalıya ödeme yapıldığını, bilahare aynı tutarda iade faturası düzenlenerek davalıya gönderilmiş ise de, davalının iade faturasını iade ettiğini, ödemenin tahsili için Ankara 22. İcra Dairesi'nin 2015/2652 sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle; güzergah değişikliği nedeniyle müvekkilinin projeyi tekrar hazırladığını, ilave olarak BC-39, BC-40, BC-41 ve BC-42 konveyörleri ile TR-35 ve TR-36 transfer istasyonlarını yeniden projelendirdiği, ayrıca liman işletmesinin güzergahta demiryolu geçişi olduğunu bildirdiğini, bu nedenle güzergahın bir kez daha değiştirildiğini, müvekkilinin bütün kapsam artışı ve revizyon taleplerini anında yerine getirdiğini, inşaat temeliyle imalatın başlamasına engel olmadığını, sözleşmenin 9. maddesi gereğince yüklenicinin hata ve/veya kusuru dışında iş sahibinin isteğiyle meydana gelen revizyon ve değişiklikler için sözleşme bedeline oranı bulunarak ilave ödeme yapılmasının gerektiğini, davacının revize edilen işler nedeniyle müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, davacının hazırlanan hakedişleri onaylayarak teslim ettiğini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2015/455 esas sayılı davada davacı ... vekili özetle; asıl davaya ilişkin cevap dilekçesindeki iddia ve vakıalarını tekrarla, ... ile yapılan sözleşme bedelinden davalı yüklenicinin mevcut alacak bakiyesinin mahsubuyla 44.819,80 TL fark doğduğunu, sözleşmenin 12.2 maddesi gereğince fark alacağının tahsili için Ankara 22. İcra Dairesi'nin 2015/2651 sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle; birleşen davalara ilişkin cevap dilekçesindeki vakıaları tekrarla revize işler nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2015/573 esas sayılı davada davacı ... vekili özetle; proje çalışmaları sırasında inşaat projeleri için dava dışı .... Şirketinin (...) firmasına iletilen davalı tarafından hazırlanan verilere uygun olarak ... tarafından betonarme yapıların statik hesaplarının ve projelerin tamamlandığını, ancak yüklerde hatalar olduğunun, gizli ayıp niteliğindeki hatalar nedeniyle projelerin uygulanamaz ve kullanılamaz olduğunun belirlendiğini, ... tarafından doğru yüklerin temin edildiğini, projelerin tekrar ... tarafından statik hesaplar yapılarak çizildiğini, bu nedenle ...'ya ilave 16.520 TL ödeme yapıldığını, tahsili için Ankara 12. İcra Dairesi'nin 2015/12414 sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle; birleşen davalara sunduğu cevap dilekçesindeki vakıaları tekrarla, müvekkilinin sözleşme gereğince bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, projelerin büyük çoğunluğunun davacı tarafından kullanılan, projelerin gönderildiği program üzerinden davacı şirketin bilgi deposuna aktarıldığını, revize işler nedeniyle davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince özetle; "Asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan hakediş alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen davalar birleşen davalı nam ve hesabına yaptırılan eksik ve ayıplı iş bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isetmine ilişkindir. Taraflar arasında eser sözleşmesi düzenlendiği, davacının yüklenici konumunda olduğu ve defter kayıtları gözetildiğinde iş bedelinin bir kısmının ödenmediği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının işi eksik ve ayıplı teslim edip etmediği, ayıplı ve eksik iş bedelinin miktarı, gideriminden davacının sorumlu olup olmadığı, davalının dava dışı kişilerle işin tamamlanması için yaptığı sözleşmelerden doğan bedellerin davacının sorumluluğunda olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Asıl dava yönünden, yerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan ek raporda belirlendiği üzere, davacı tarafından ifa edilen işin eksik, ayıplı ve kabul edilemez olduğu, süresinde tamamlanmadığı, bu hali ile eksik, ayıplı işin giderim bedelinin 56.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir. Talimat Mahkemesi aracılığı ile ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere işin ayıplı olmasının davalının verdiği talimattan doğmadığı, davacının bu nedenle ayıptan sorumlu olduğu ve davacının giderim bedeli ile ayıplı ve eksik işlerin tamamlatılması için dava dışı firmalarca yapılan sözleşmelerden doğan fark bedellerini de yüklenicinin özen borcu kapsamında davacıdan isteme hakkı bulunduğu değerlendirilmiştir. Her ne kadar davalının asıl davada cevap dilekçesini süresinde ibraz etmediğinden ayıp savunmasında bulunamayacağı düşünülebilecek ise de, birleşen davalarda ayıba dayalı alacak iddiasında bulunduğundan ayıp savunmasına itibar edilmiştir. Teslimin 16/10/2014 tarihinde yapılması kararlaştırılmış ise de taraflar arasındaki yazışmalarda teslimin 03/11/2014 tarihine kadar uzatıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça tutulan tutanaklar da gözetildiğinde ayıp ihbarının süresinde yapıldığı değerlendirilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, asıl davada itibar edilen bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere davacının eksik ve ayıplı işler bedeli düşülmek suretiyle defter kayıtları da gözetildiğinde iş bedeli olarak 75.516,00 TL talep edebileceği, davalının süresinde iade faturası düzenlediği ve davacının davalıyı temerrüte düşürmediği gözetildiğinde işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, bu hali ile davanın kısmen kabulü gerektiği, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ve şartları oluşmadığından reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/458 esas sayılı dosyasında, birleşen davalının eksik bıraktığı işlerin tamamlanması aksi takdirde nam ve hesabına işlerin tamamlatılacağına ilişkin birleşen davalıya ihtarda bulunulduğu, ancak tamamlanmadığından dava dışı şirkete fatura karşılığı tamamlatıldığı iddia edilmiş, bilirkişi heyetince yerinde yapılan incelemede işlerin tamamlanması için gereken bedel kapsamında kaldığı anlaşılan ve birleşen davacı defterlerinde kayıtlı 27.730,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, birleşen davalı usulüne uygun temerüte düşürülmediğinden faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ve şartları oluşmadığından reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/358 esas sayılı dosyasında, birleşen davalının eksik bıraktığı işlerin tamamlanması aksi takdirde nam ve hesabına işlerin tamamlatılacağına ilişkin birleşen davalıya ihtarda bulunulduğu, ancak tamamlanmadığından dava dışı şirkete fatura karşılığı tamamlatıldığı iddia edilmiş, bilirkişi heyetince yerinde yapılan incelemede işlerin tamamlanması için gereken bedel kapsamında kaldığı anlaşılan ve birleşen davacı defterlerinde kayıtlı 23.370,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ve talep olmadığından reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar kısa kararda, davanın tam kabulüne karar verilmiş ise de sehven "takibin kısmen iptaline" yazıldığı gerekçeli kararın yazılması sırasında fark edilmiş olup kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmaması bakımından esasa etki eder mahiyette olmayan ibare yönünden düzeltilme yapılmamıştır. Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/455 esas sayılı dosyasında, eksik ve ayıplı işlerin tamamlanması için dava dışı şirketle anlaşma yapıldığı, birleşen davacı kayıtlarına göre işlerin tamamlanması için 44.819,80 TL fatura düzenlendiği ve hükme esas alınan raporda bu miktarın talep edilebileceği belirtildiğinden davanın kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ve talep olmadığından reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar kısa kararda, davanın tam kabulüne karar verilmiş ise de sehven "takibin kısmen iptaline" yazıldığı gerekçeli kararın yazılması sırasında fark edilmiş olup kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmaması bakımından esasa etki eder mahiyette olmayan ibare yönünden düzeltilme yapılmamıştır. Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/573 esas sayılı dosyasında, eksik ve ayıplı işlerin tamamlanması için dava dışı şirketle anlaşma yapıldığı, birleşen davacı kayıtlarına göre işlerin tamamlanması için 16.520,00 TL fatura düzenlendiği ve hükme esas alınan raporda bu miktarın talep edilebileceği belirtildiğinden davanın kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ve talep olmadığından reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar kısa kararda, davanın tam kabulüne karar verilmiş ise de sehven "takibin kısmen iptaline" yazıldığı gerekçeli kararın yazılması sırasında fark edilmiş olup kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmaması bakımından esasa etki eder mahiyette olmayan ibare yönünden düzeltilme yapılmamıştır. Açıklanan gerekçelerle asıl davanın kısmen, birleşen davaların kısmen ve tam kabulüne" karar vermek gerektiği gerekçesiyle "1-Asıl davanın kısmen kabulü ile, Ankara 32. İcra Dairesi'nin 2014/2325 esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 75.516,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ve faize ilişkin talebin reddine, Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, Reddedilen kısma ilişkin şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, ... 2-Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/458 esas 2015/341 karar sayılı davasının kısmen kabulü ile, Ankara 22. İcra Dairesi'nin 2015/2652 esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 27.730,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, faize ilişkin talebin reddine, Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, Reddedilen kısma ilişkin şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, ... 3-Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/455 esas 2015/392 karar sayılı davasının kabulü ile, Ankara 22. İcra Dairesi'nin 2015/2651 esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 44.819,80 TL asıl alacak üzerinden devamına, Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, ... 4-Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/358 esas 2015/350 karar sayılı davasının kabulü ile, Ankara 20. İcra Dairesi'nin 2015/4870 esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 25.370,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, ... 5-Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/573 esas 2015/628 karar sayılı davasının kabulü ile, Ankara 12. İcra Dairesi'nin 2015/12414 esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 16.520,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına," karar vermiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 06.01.2014 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşme imzalanana kadar projenin 699 olduğu, iş bitiminde toplam proje pafta miktarının 857 olarak öngörüldüğü, sözleşmenin A bendi kapsamında kalan işler için 150.00 USD'nin müvekkiline ödenmesinin, işin 10 hafta içerisinde tamamlanmasının, B bendi kapsamındaki işler için ise 12.000 TL ücret belirlenerek 6 aylık süre verilmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 9. maddesinde; "...Yükleniciden kaynaklanan revizyonlar bedelsiz olarak yapılacaktır. Ancak revizyonun İşin başında verilen Donelerin değişmesi,yüklenicinin hata ve/veya kusuru dışında veya iş sahibinin isteği ile meydana gelmesi halinde, revizyon veya değişiklik olan miktarının sözleşme bedeline oranı bulunarak 3. maddede tanımlanan bedel dışında mutabık kalınan bedel ayrıca ilgili ayın hak edişine ilave edilerek yüklenici’ye ödenecektir. genel yerleşim ortaya çıktıktan ve onaylandıktan sonra yukarda söz edilen sebepler dışında tasarımın ana unsurlarının değiştirilmesi halinde karşılıklı mutabakata varmak suretiyle ücret revizyonu yapılabilecektir." denilmekle açıkça müvekkilinin kusurundan kaynaklanmayan herhangi bir iş değişikliği olması veya iş süresinin uzaması halinde müvekkiline ilave ödeme yapılacağının belirtildiği, müvekkilinin derhal işe başladığı, iskeleye paralel ve deniz kenarındaki çelik konstrüksiyon galeri ve taşıyıcı ayak projelerini yaptığı ve güzergah üzerindeki betonarme ayak yerlerini belirleyerek yüklerini çıkardığı, davalı tarafın katıldığı toplantıda Dikey Silo Konveyörleri hattının ilerde yapılacak gemi boşaltma ünitesi ile bağlantısının çift hat yapılmasının, mevcut BC-5/BC-6 ve BC-7/BC-8 konveyörlerinin tek hattan oluşturulmasının, silo çıkış konveyörlerinin kapasitelerinin 500-1000 T/S yerine, 1000-2000 T/S’ye çıkartılmasının, ilerde yatay bunkerlerden gelen malzemenin de tesise yüklenebilmesinin sağlanmasının talep edilmesi ile işin kapsamının artırıldığı, müvekkilinin tekrardan 10.01.2014 tarihinde işe başlayarak BC-1, BC-2, BC-3 ve BC-34 konveyörleri taşıma kapasitelerini iki katına çıkacak şekilde revize ettiği, BC-5/6 ve BC-7/8 konveyörleri tek hat ve 171 mt. olarak ve artık BC-5/6 adıyla anılacak şekilde birleştirdiği ve keza BC-9/10 konveyörü de artık BC-7/8 adıyla anılmak üzere her biri 1000 t/s taşıyacak şekilde iki katlı hale getirdiği, yine davalının 10.02.2014 tarihinde sözleşmede kararlaştırılan güzergahtan vazgeçerek siloların kuzeyinden geçen başka bir güzergah belirlediği, 17.02.2014 tarihli toplantıda yeni güzergah için alternatif seçildiği ve yeni güzergah için revize genel yerleşim projesiyle revize akış şemasının hazırlandığı, işbu düzenlemede konveyörler, gelen ve giden konveyörler olarak adlandırılmış, giden konveyörlerin numaralarının başına 3 rakamı, gelen konveyörlerin başına da 4 rakamı eklenmek suretiyle, (silolardan liman iskelesine) giden konveyörler de BC-31, BC-32, BC-33, BC-34, BC-35/36 , BC 37/38 , BC-39/40 ve BC-40/41 olarak adlandırılmışlardır. Aynı şekilde Silobas (kamyon) boşaltma noktasından itibaren düşey siloların tepelerine kadar malzeme getiren konveyörlerin de BC-21, BC-22, BC-23, BC-24, BC-25 VE BC-26 olarak adlandırıldığı, bu şekilde sistemin 8 adet gelen konveyör, 6 adet giden konveyör ve bir adet de elevatörden oluşmasına karar verildiği, bütün tesis içinde TR33, TR34, TR35 VE TR36 olmak üzere, 4 adet transfer binasının ve her transfer istasyonu içinde ayrıca bir filtre yapısının yeniden ve sıfırdan projelendirilmesi ihtiyacının ortaya çıktığı, müvekkilince yeni güzergah ve yeni konveyör sayısı ile yeni bant boylarına göre yeni bütçe maliyetinin çıkarıldığı, teknik özellikler ve dizayn raporunun yeniden hazırlandığı, 27.02.2014 tarihinde yeni çelik konstrüksiyon konveyör ayaklarının sahaya aplike edildiği, 03.03.2014 tarihli toplantıda 10 haftalık süreçte işin ancak 1/3'ünün tamamlanabildiğinin tespit edildiği, bu hususun işin güzergah ve kapsam değişikliğinden kaynaklandığı, projelerin hazırlanması ve sahaya aplikasyonu aşamasında mevcut güzergah üzerinden 5 adet demiryolu ray hattının geçeceğinin müvekkiline bildirildiği, bu durumun o zamana kadar müvekkilince yapılmış ve tamamlanmış olan BC-37/38 ve BC-39/40 Konveyörlerinin tamamen yeniden yapılmasını gerektirdiği, 1-5 adet demiryolu ray geçişinin isabet ettiği DA-2 ve AY-6 ayaklarının arasındaki 23.75 metrelik araç geçiş mesafesinin bu durumda yetersiz kaldığı ve bu mesafenin 38.5 metreye çıkarılmasının gerektiği, davalının üç defa sözleşmenin ana unsurlarını değiştirttiği, müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığı, müvekkilinin A kapsamındaki işler için 20 Ocak ve 20 Şubat tarihli 2 fatura kestiği ve bu faturaların davalı tarafından ödendiği, B kapsamındaki işlere ilişkin Ocak - Mayıs 2014 dönemine ilişkin 5 faturanın da davalı tarafından ödendiği, ancak kapsam A proje yapım işiyle ilgili 14.07.2014 tarihli, 59.000 USD tutarlı onaylı 3. fatura ile kapsam B kontrollük işleriyle ilgili 10.06.2014 tarihli 14.750 TL, 10.07.2014 tarihli 14.160TL ve 04.08.2014 tarihli 13.570 TL onaylı faturalar için 01.09.2014 tarihinde yapılan 50.000 TL dışında hiçbir ödeme yapılmadığı, müvekkilince hizmet verilmeye devam edildiği, her hafta ... tesislerine gidilerek faaliyetlerin kontrol edildiği, tarafların işlerin kontrolü için bir araya geldikleri, süreç içerisinde müvekkilinin her seferinde revizyonlu projeleri teslim ettiği, ancak onaylı faturalara göre kesinleşmiş olan bakiye fatura alacaklarının ödenmediği, izah edilen tasarımın ana unsurlarının ve güzergahın değişmesiyle artan kapsam ve süre artışlarıyla ilgili bir anlaşmaya varılamadığı, ... yetkilisi ... tarafından gönderilen AB noktalı hk. başlıklı e-postada revize edilmiş paftaların müvekkiline gönderildiği, e-postalardan sözleşmede belirtilen işler değiştirilerek yeni bir proje hazırlanmasının talep edildiğinin anlaşılacağı, davalı tarafından talep edilen bütün iş artışı ve revizyon taleplerinin müvekkilince yerine getirildiği, taraflar arasındaki yazışmalarda müvekkili yetkilisinin taraflar arasında yapılan toplantılarda kararlaştırılan yeni işlerin hangi tarihe kadar bitirilmesi gerektiğini sorduğu, cevap olarak ise mailin ekinde yer alan “yeniden düzenlenmiş ... proje listesi” adı altından yeniden yapılandırılmış işlerin 16.10.2014 tarihine kadar teslim edileceği ve işlerin teslim edilmesine müteakip bakiye ödemenin %10’luk kısmının teminat olarak tutulacağı ve kalan %90’ın ödeme gününde ödeneceğinin belirtildiği, belirtilen tarihte müvekkilince revize edilen projelerin davalıya teslim edildiği, işin sözleşmede kararlaştırılan süreden daha uzun sürmesinin müvekkili hata veya kusurundan kaynaklanmadığı, davalının işlerin tamamlandığını kabul ettiğinin hakedişlerden görüleceği, hakedişlerin ihtirazi kayıtsız imzalandığı, imalatların eksiksiz ve ayıpsız olarak tamamlandığı, müvekkilince davalının bağlı olduğu şirketler grubu yetkilisi ...'e 13.11.2014 tarihinde ihtarname gönderildiği, davalının bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü, mahkemenin ihtar bulunmaması nedeniyle dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine dair kararının hatalı olduğu, davalının müvekkiline hiçbir ayıp ihbarında bulunmadığı, müvekkilini iş sahasından çıkardığı, başka bir firmayla yeni iş üzerinde anlaşma sağladığı, müvekkili yokluğunda tutulan tutanakların ayıp ihbarı olarak nitelendirilemeyeceği, asıl davaya ilişkin ayıp ihbarının bulunmadığı, mahkemece karşı davaların açılmış olmasının ayıp ihbarı olarak kabul edildiği, ancak davaların makul süreden çok sonra açılmış olduğu, taraflarca tutulan revizyonlara ilişkin toplantı tutanaklarının ayıp ihbarı niteliğinden olmadığı, davalının revizyon taleplerini bildirmesine ilişkin oldukları, davalı tarafça müvekkiline hiç bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, davalının müvekkilini iş sahasından çıkarttığı, tren yükleme sisteminden vazgeçerek karından boşaltmalı kamyonlara göre yeni işler ve zorunlu revizyonlar için başka bir şirketle anlaştığı, karından boşaltmalı kamyonlara göre proje yaptırılmasının esaslı değişikliğini kanıtı olduğu, müvekkilinin üstlendiği işlerden olmadığı, keşfe davet edilmedikleri ve keşfin yokluklarında icra edildiği, yine davalının CD içerisinde sunduğu belgelerin muvafakatleri olmadığı halde rapor tanziminde dikkate alındığı, bilirkişi heyetinin yaptığı tespitlerin açıklanmadığı, itiraz edilmiş ise de, değişmeyeceğinin belirtildiği, işte ayıp bulunduğunun tespit edildiği, ancak hesaplama yapılırken rapor tarihindeki rayicin değil, ayıbın ortaya çıktığı tarihteki rayicin esas alınması gerektiği, bilirkişi heyetinin 4 yıl sonraki bedele göre hesaplama yaptığı, bedel indiriminin neye göre yapıldığının belirli olmadığı,2016 yılına kadar iş sahasında herhangi bir işlem yapılmadığı, davalı tarafça ... şirketine yaptırılan işlerin müvekkilinin yarım bıraktığı işler olduğunun belirtildiği, ancak davalı ...'ın ... ve ... firmaları ile anlaştığı, 03.02.2016 tarihli sözleşmenin akdedildiği, davalının ... ile yaptığı sözleşmenin 2.maddesinde ‘’…işsahibi daha önce tren yükleme tesisi düşünmüş olup daha sonra kamyon yükleme olmasına karar vermiştir.’’ denmekle işin tamamen değiştirildiğinin görülebileceği, yapılan ödemelerden de anlaşılacağı üzere sözleşmenin revize edilmediği, tamamen değiştirildiği, ... ve ... ye yapılan ödemelerin bambaşka bir projenin imaline ilişkin olduğu, ...'ın 2014 yılı son aylarında sözleşme yapmış olmasına rağmen 2016 yılına kadar herhangi bir iş yapmadığı, durumun 2014 ve 2015 yılı uydu fotoğrafları ile 13.12.2016 tarihinde bilirkişi ve mahkeme heyetinin yaptıkları saha ziyareti sırasında çekilen fotoğraflardan açıkça görüldüğü, 2014 yılında müvekkilinin kontrolü altındaki betonarme temeller dışında sahada yeni bir imalat bulunmadığı, davalının müvekkili ile ilişiğini kestikten sonra projeyi tamamen değiştirdiği, 2014 yılında Beypazarı'ndan toz sodanın arkadan boşaltmalı silobas kamyonlarla taşındığı, müvekkilinin buna göre proje hazırlayıp modifiye ettiği, Kazan'daki tesisten 2018 yılından evvel malzeme gönderilemeyeceğinin, malzemeyi vagonlarla taşımanın hayal olduğunun ortaya çıktığı, vagonlar yerine silobaslarla taşınmasının, arkadan boşaltmalı yerine karından boşaltmalı daha büyük silobaslarla taşımanın gerektiği, durumun fark edilmesi üzerine davalının ... ile ikinci bir sözleşme akdettiği, müvekkili ile yapılan sözleşmedeki işin tanımının bütünüyle değiştirildiği, bu ve diğer kapsam artışı ve kapsam değişikliği işleri için dava dışı ...'a ödenen 67.500 TL çelik proje bedeli, 17.500 TL betonarme proje bedeli ve 7.000 TL ilave revizyon bedeli olmak üzere KDV dahil 108.500 TL'nin müvekkilinden talep edildiği, oysa ...'ın yaptığı hiçbir projenin müvekkilinin üstlendiği iş ile ilgili olmadığı, müvekkilinin üstlendiği işleri yapmadığı, yeni bir şirketin bu işleri tamamladığı gibi bir görüntü oluşturulmaya çalıştırıldığı, müvekkili nam ve hesabına yaptırılan işlerin müvekkilinin cari hesaplarına işlenerek düşülmesi gerektiği, ancak davalının ticari defterlerinin aksini gösterdiği, davalının ... ve ... şirketleri için ayrı kayıt oluşturduğu, faturaların müvekkilinin cari hesaplarına işlenmediği, mahsup yapılmadığı, davalının müvekkilinin üstlendiği işleri başka bir şirkete tamamlatması halinde müvekkilinin cari hesabından düşmesi gerekirken yapmadığı, iş sahibi ...'ın açtığı birleşen davalardaki taleplerinin hangi proje ve işlere ilişkin ödemeler nedeniyle talep edildiği araştırılmaksızın doğrudan davaların kabulüne karar verildiği, mahsup edilen bedellerin dava konusu iş kapsamında olup olmadığının araştırılması gerektiği, mahkemenin gerekeli kararında proje değişikliğine ilişkin itirazlarını değerlendirmediği, dikkate alınmadığı mahkemenin bu hususa yönelik itirazlarına gerekçesinde yer vermediği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre davacının DDY Derince Limanı içinde yapılacak yeni tesislerin proje ve mühendislik hizmetlerini yapmayı taahhüt ettiği, sözleşmenin 5. maddesinde iş süresinin 2. madde Bölüm A Kapsamı işlerin Sözleşme’nin yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 10 hafta içerisinde tamamlanarak teslim edileceği, Bölüm B Kapsamındaki işlerin azami süresinin ise 6 ay olarak belirlendiği, müvekkilinin talebi ile bu sürelerin aylık olarak uzatılabileceği, müvekkilince yapılan kontrollerde ...'ın işi kararlaştırılan sürede yapmadığı, gerek yazılı gerek sözlü olarak davacıya yükümlülüklerinin hatırlatıldığı ve ek süreler verildiği, yükümlülüklerin hala tamamlanmaması üzerine 19.11.2014 tarihli "6 Ocak 2014 tarihli sözleşme konusu taahhütlerinizde eksiklerin tamamlanması" başlıklı mektubun gönderildiği, mektupta eksikliklerin 5 gün içerisinde giderilmesinin aksi taktirde sözleşmenin 12.2 maddesi uyarınca kalan eksiklerin yüklenici nam ve hesabına yaptırılacağının, fark doğması halinde de bu farkın ödenmesi ile yükümlü olunacağının belirtildiği, davacıya ek süreler verilmiş olmasına karşın davacının kötü niyetli olarak asıl ve birleşen davalara konu icra takiplerini başlattığı, davacının işi zamanında tamamlamaması, eksik ve hatalı olarak teslim etmesi nedeniyle işlerin bir kısmının ... firmasına ve ... firmasına yaptırıldığı, davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesine rağmen davanın kısmen kaublüne karar verilmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı, davacının hiçbir alacağı bulunmadığı, bu kapsamda bilirkişi raporuna yapılan itirazların mahkemece dikkate alınmadığı, mahkeme kararının gerekçe kısmında davacı tarafından yapılan işin eksik, ayıplı ve kabul edilemez olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, sözleşmenin 5. maddesinde yüklenicinin gecikmelere mahal vermeyeceğinin kararlaştırıldığı, ancak davacı yüklenicinin işi süresinde bitirmediğinin açık olduğu, bilirkişi raporunda da "tabloda görüldüğü gibi davalının mekanik ve çelik projelerde bulunan açık hata ve noksanlar için üçüncü kişilere ödemesi gereken proje ve revizyon tutarının en fazla 58.500,00-TL olduğu belirtilmiş olup, gerek bu tespit gerekse diğer yazışmalardan anlaşıldığı üzere davacı ... ... ... Şti tarafından işin gereği gibi ve süresi içinde bitirilmediği tartışmasızdır." dendiği, davacının işi eksik ve hatalı olarak teslim etmesi nedeniyle müvekkilince başka yüklenicilere yaptırılan işin en az 56.000 TL olduğu, bu miktarın en az denilmekle bilirkişi raporuyla sabit olduğu, işin eksik ve ayıbından kaynaklanan müvekkili zararının bu tutardan daha fazla olduğu, mahkemece müvekkili zararları hesaplanmadan minimum tutar mahsup edilerek karar verildiği, davacının kendi kusuruyla sebebiyet verdiği gecikme nedeniyle alacaklı olmasının mümkün olmadığı, müvekkilince başlatılan birleşen davalara konu icra takiplerine davacının kötü niyetle itiraz ettiği, icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, borcun likit olduğu ve davacının bunu bildiği, mahkemece müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmemesinin hatalı olduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava ve birleşen davalar itirazın iptali talepli olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda asıl davada davacı ... yüklenici, davalı ... iş sahibi olup, taraflar arasında 06.01.2014 tarihli eser ve hizmet sözleşmesinin akdedildiği çekişmesizdir. Sözleşmede DDY Derince Limanı içindeki mevcut soda yükleme tesislerine ilave olarak kiralanmış olan ilave alandaki mevcut/yapılacak olan silobas boşaltma istasyonundan başlayarak, düz tabanlı silindirik silolara yükleme bölümleri, silolardan birincisinin soda külü için devreye alınarak mevcut yükleme kollarına nakil sisteminin ve gelecekte alınacak olan shiploader ve buna bağlı olarak tripper bant için besleme yapacak bütün ekipmanların tasarımı ve tozsuzlaştırma sistemleri dahil bütün mekanik sistemleri ve bu ekipmanlarla ilgili bütün çelik konstrüksiyonların, yine tesisatın kurulması için gerekli olacak bütün çelik kule, galeri ve benzeri yapıların sözleşmenin 2.1 - 8 bentlerinde belirtilen işler ile Bölüm A Kapsamı başlıklı bölümde tanımlı işlerin mühendislik hesaplarının yapılıp projelerinin hazırlanması ile Bölüm B Kapsamı başlıklı bölümde sayılan mühendislik ve müşavirlik hizmetlerinin verilmesinin, Bölüm A kapsamındaki işlerin 150.000 USD + KDV götürü bedelli olup, bedelin sabit olduğu ile yüklenicinin hiçbir şekilde bedel artırım talebinde bulunamayacağının, Bölüm B kapsamındaki işlerin bedelinin ise aylık olarak yazılı miktarda ödeneceğinin, Bölüm A kapsamındaki işlerin süresinin sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 10 hafta ve Bölüm B kapsamındaki işlerin ise azami 6 ay süreli olduğunun, yine iş sahibinin sözleşmeyi feshetmeyip, isterse gecikme cezası alma veya sözleşmeye konu işi yüklenici nam ve hesabına bir başkasına yaptırma yoluna gidebileceğinin, bu nedenle iş sahibi aleyhine bir fark doğarsa yüklenicinin bunu ödemekle sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Asıl davada yüklenici olan davacı ... sözleşme gereğince edimini eksiksiz yerine getirdiğini öne sürerek 14.07.2014 tarihli "Kapsam A işleri mühendislik ve müşavirlik bedeli" açıklamalı 59.000 USD bedelli faturaya dayanarak 131.516 TL asıl alacak ile 4.318,41 TL işlemiş faizin tahsili için başlattığı Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2014/23325 sayılı icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş; iş sahibi ... ise, davacısı olduğu 2015/358 esas, 2015/455 esas ve 2015/573 esas sayılı itirazın iptali talepli davalarda yüklenici ...'ın işi eksik bırakması, gerçekleştirdiği imalatların ayıplı olması nedeniyle bunların giderimi için dava dışı şirketlere yaptığı ödemelerin yüklenici ...'dan tahsili için başlattığı icra takiplerine vaki itirazın iptaline, 2015/458 esas sayılı davada ise, yüklenici ... tarafından eksik bırakılan ve müvekkili tarafından yüklenici nam ve hesabına dava dışı şirkete yaptırılan imalata ilişkin olarak yüklenici ...'ın kestiği fatura nedeniyle sehven yapılan ödemenin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davacı yüklenici ... taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki işi sözleşmeye uygun olarak yaptığını, ancak daha sonra iş sahibi davalı ...'ın güzergah değişikliği yaptığı, demiryolu hattı nedeniyle güzergahı tekrar değiştirdiği, Kazan'dan malzemenin demiryolu ile taşınması öngörülmüş iken bunun gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması sonucu taşıma yapacak kamyonların alttan boşaltmalı olmasını talep ederek imalatı tekrar değiştirdiği ve işi dava dışı ...'a yaptırdığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamındaki işlerin ifa aşamasında güzergah değişiklikleri, demiryolu ile taşıma yerine alttan boşaltmalı kamyonla taşıma nedenleriyle tamamlanıp teslim edilen projelerin değiştirildiği, yeni projeler hazırladığı ve bu nedenle ayrıca iş bedeline hak kazandığı iddiasıyla taraflar arasındaki sözleşme kapsamında faturaya dayalı talepte bulunduğu, iş sahibi ...'ın ise açtığı birleşen davalarda yüklenici ...'ın hazırladığı projelerin eksik ve hatalı olduğunu, bunları 3. kişilere giderttiğini iddia ederek ödediği bedelleri talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde taraflar arasındaki sözleşmenin yapılacak imalat hususunda ayrıntılı olmaması nedeniyle kapsamının belirlenemediği belirtilmek suretiyle dava dışı 3. kişilere yaptırılan imalatların bedelleri belirlenerek mahsup edildiği görülmüştür.
Mahkemece taraf beyanları, dosyaya sunulan deliller, taraflar arasında imzalanan sözleşmeyle amaçlanan sonuç değerlendirilmek suretiyle, sözleşmenin kapsamı noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu kapsamda taraf beyan ve iddiaları doğrultusunda davacı tarafça revize projelerle iş artışı veya iş değişikliği bulunup bulunmadığı, dava dışı 3. kişilere yaptırılan proje ve imalatların sözleşme kapsamında iş değişikliği olup olmadığı değerlendirilerek ve yine asıl ve birleşen davaların niteliği dikkate alındığında sözleşme kapsamındaki iş bedeli belirlenirken eksik işler bedeli mahsup edildiğinde, aynı bedelin tahsiline ilişkin talep yönünden mükerrerlik de değerlendirilerek hüküm kurulması ve yine bedeli ödenmeyen işler için eksik iş bedeli takip edilemeyeceği dikkate alınmadan, yine yüklenicinin bakiye iş bedelinin belirlenmesi durumunda iş sahibinin de ödemede temerrüdünün olup olmadığı ve kalan işin ikmali noktasında 3. kişiye gidertilmesinde fazladan yapılan ödemenin tahsiline karar verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi hususlarında eser sözleşmesi konusunda uzman bir bilirkişinin de katılımıyla oluşturulacak bilirkişi heyetinden denetlenebilir nitelikte rapor, taraflarca itiraz edilmesi halinde itirazları karşılar nitelikte ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüyle, mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına göre inceleme yapılmak üzere dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,
2-)Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2021 tarih ve 2014/1949 E-2021/610 K
sayılı kararının HMK 353/1-a.6 madde gereğince kaldırılmasına,
3-)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-)Asıl davada davacı - birleşen davalarda davalı ... Mühendislik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından yatırılan 80,70 TL + 283 TL + 765,41 TL + 433,25 TL + 473,56 TL istinaf karar harçlarının istek halinde kendisine iadesine,
5-)Asıl davada davalı - birleşen davalarda davacı ...tarafından yatırılan 80,70 TL + 1.208,92 TL + 615,40 TL + 615,40 TL + 615,40 TL + 1.289,63 TL istinaf karar harçlarının istek halinde kendisine iadesine,
6-)Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödenen istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 15.01.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır