T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/150 - Karar No:2025/212
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/150
KARAR NO: 2025/212
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 16.09.2024
NUMARASI: 2024/610 E
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
DAVACI:
VEKİLİ:
KARŞI TARAF
DAVALI
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP KONUSU : İhtiyati tedbir
KARAR TARİHİ: 19.02.2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 19.02.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili: Bursa 20. İcra Müdürlüğünün 2023/8396 sayılı dosyasından müvekkiline 1.400.000,00 TL asıl alacak miktarlı ödeme emri gönderildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibine ilişkin ödeme emrinin 26.05.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, davalı şirketin ... Okulları yapım işindeki tüm kompozit, cephe kaplama ve harpuşta, ışıklık, alüminyum kapı- pencere doğramaları ile aksesuarları ve bu imalatlara ait camlar yapılması ve montajı işi için taşeron sözleşmesiyle müvekkili şirket ile anlaştığını, takibe konu alacağın sebebi bono gösterilmiş ise de, müvekkilinin takibe konu bono nedeniyle hiçbir borcu bulunmadığını, bilakis yapmış olduğu işler nedeniyle davalı taraftan alacakları bulunduğunu, öncelikle bononun bir teminat senedi olduğunun kabulü gerektiğini, taraflar arasında 03.06.2022 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını. sözleşmenin 5 nolu “Ödemeler “maddesinde müteahhite teminat senedi vereceği, 8 nolu maddesinde teminat senedinin geçici kabul tarihini müteakip 7 gün içinde taşerona iade edileceğinin belirtildiğini, takip dayanağı bononun metin kısmında ''bedeli teminat ahzolunmuştur.'' yazdığını, bu ibarenin dahi bononun teminat olarak verildiğini ispatladığını, sundukları sözleşmenin tarafları ile dayanak senedin alacaklı ve borçlularının, miktarı ve tanzim tarihleri örtüştüğünden ve alacaklı yanca sözleşmenin bu maddesi nedeniyle alınan başkaca teminat senedi olmadığından sözleşmenin 5. maddesi ile dayanak senede atıf yapıldığını ve takibe konu senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu, yapılan sözleşme tarihi ile bono tarihinin aynı olmasının da bononun sözleşmeye bağlı bir teminat senedi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, ayrıca ekte sunulan senette teminat senedinin boş olarak verildiği ve karşı tarafça gerçeğe aykırı olarak doldurulduğunu gösterdiğini, taraflar arasında taşeronluk ilişkisi dışında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, davalının yapılan iş nedeniyle müvekkilinden alacaklı olmasının mümkün olmadığını, işbu senetlerin, yapılan yazışmalar ve tutanaklardan anlaşılacağı üzere, hatalı veya eksik iş, gecikme vb nedeniyle işleme konduğu açık olup yapılacak bilirkişi incelemesi ve tespitler sonucunda borcun olmadığının ortaya çıkacağını, davalı şirketin müvekkiline olan borcundan kaçınmak için kötü niyetli biçimde sözleşmeye bağlı olarak kendisine verilen ve iadesi gereken teminat senedini icra işlemine konu ettiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, ancak davalının, hakedişlerin karşılığı kesilen faturalara itirazı olmamasına rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı şirketin kötü niyetle verilen teminat senedini icra işlemine konu ettiğini, verilen senedin teminat senedi olduğunu, boş verildiğini, sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğunu belirterek,dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren Bursa 20. İcra Müdürlüğünün 2023/8396 sayılı dosyasındaki icra takibinin, mevcut delil durumuna göre, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, aksi halde teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasına;müvekkilinin borçlu olmadığının kabulü ile Bursa 20. İcra Müdürlüğünün 2023/8396 sayılı icra takibinin iptaline,kötü niyetli alacaklının takip konusu alacağın en az %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen 16.09.2024 tarihli ara kararda özetle: Talebin İİK'nun 72/3.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkin olduğu, İİK'nın 72/2. maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında talep üzerine alacağın %15 aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceğinin düzenlendiği, talep dilekçesi ve dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında; ihtiyati tedbir yolu ile İİK'nun 72/3 maddesi bağlamında ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de; davacı vekilinin dilekçe konusu talebinin anılan yasal düzenleme kapsamında icra veznesine yatırılacak paranın takip alacaklısına ödenmemesine yönelik tedbir istemini değil; açıkça ve sadece takibin teminat mukabilinde tedbiren durdurulması istemini içerdiği, İİK 72/3-1 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına hukuken olanak bulunmadığından davacının bu konudaki tedbir isteminin reddi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinde talebin tedbiren Bursa 20. İcra Müdürlüğü 2023/8396 sayılı icra takibinin, dosyadaki mevcut delil durumuna göre, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, aksi tutumda teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasına yönelik olup mahkemenin bu hususta takdir hakkının mevcut olduğunu, takibin teminatsız olarak olmadığı takdirde mahkemece öngörülecek teminat karşılığında (%15 tutarındaki bedelinin yahut tamamının icra veznesine depo edilmek suretiyle) durdurulmasını talep ettiklerini, dolayısıyla öncelikle talep ettikleri halde talep etmediklerinden bahisle talebin reddedilmesinin bozma sebebi olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin taşeron-alt taşeron ilişkisi olduğunu, taşeronluk sözleşmesinin, tarafların ticari defter ve kayıtları, faturalar, irsaliyeler ve hakedişler incelendiğinde müvekkilinin borçlu olmadığı, verilen senedin sözleşmeye ek verilen teminat senedi olduğu, boş verildiği, sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğunun açıkça görüleceğini, davalı şirketin teminat senedini tahsil edebilmesinin müvekkili açısından geri dönülmez sonuçlar doğuracağını, 6100 Sayılı HMK'nın 389.maddesinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için aranan koşulların talepte bulunan müvekkili tarafından sağlandığını, mahkemenin vermiş olduğu söz konusu karara dayanak gösterdiği gerekçelerin hukuki bir isnadı bulunmadığını, ilgili kanun hükmüyle açıkça çelişen, bu kararın verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, talepte bulunan müvekkilinin hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasından ya da tamamen imkansız hale gelmesinden zarar görecek kişi olup, kanun kapsamında hukuki işlemlerini gerçekleştirdiğini, kanun hükmü gereğince bu talebin kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbire karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72/2 maddesi gereğince icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemece talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği, İİK'nun 72/3 maddesinde" İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez..." hükmüne yer verilmiş olmasına göre ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderleri ile ödediği istinaf başvuru harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19.02.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır